Yaşar Nuri Öztürk haklı mı çıkacak?

Ben bu milletin çok büyük sıkıntılara maruz kalacağını düşünüyorum. Bu millet kendi eliyle başına çok dikenli bir çorap örmüştür. Bunun faturasını ödeyecek… Bu millet son yıllarda çok büyük günahlar işledi. Ehliyeti cezalandırdı, dürüstlüğü cezalandırdı, helal lokmayı cezalandırdı, irfanı ve idraki cezalandırdı. Bu millet bunların faturasını ödeyecek…”

Rahmetli Yaşar Nuri Öztürk’ün bu cümleleri son dönemde sürekli karşıma çıkıyor.

Gelin TÜİK verisinden devam edelim.

Ara nüfus verisine göre 2026 yıl ortası nüfusumuz 86 milyon 321 bin kişi olmuş. Sene başında nüfusumuz 86 milyon 092 bin kişiydi. Yani son 6 ayda nüfusumuz 228 bin kişi artmış.

Ama bir fark var.

0-4 yaş nüfusumuz 4.857 binden 4.766 bin kişiye düşmüş. Son 6 ayda 0-4 yaş nüfusumuz 90 bin 972 kişi azalmış.

2024 sonuna göre ise 0-4 yaş nüfusumuz 316 bin 798 kişi azalmış.

Peki son 1,5 yılda 0-4 yaş nüfusumuz 317 bin kişi azalırken 65+ yaş nüfus ne olmuş? İşte burada da 673 bin kişilik yaşlı nüfus artışını görüyoruz.

Anlayacağınız şudur: Çok ama çok hızlı yaşlanıyoruz. Ve geriden çocuk gelmiyor.

Dünyada yaşlı başka ülkeler de var.

Dünya Bankası verilerinden aktarayım:

Japonya 50,2, İtalya 48,8, İspanya 47,2, Güney Kore 47,0, Almanya 46,9, Portekiz 46,8, Yunanistan 46,8, Küba 46,2… Bu listede Türkiye 34,4 yaşında görülüyor.

Peki, yaşam beklentisi nedir?

Mesela Japonya’da 84,2, İtalya’da 84,0, İspanya’da 84,0, Güney Kore’de 83,7 ve Almanya’da 80,9… Türkiye’de ise 77,5.

Neden yaşam beklentimiz düşük derseniz tek kelime ile cevap vereyim: Fakiriz ve erken ölüyoruz.

Zaten konunun ana odak noktası da burası: Fakiriz ve hızla yaşlanıyoruz.

Bu muazzam büyük bir tehlikedir.

Fakirlik ve yaşlılık…

Bu millet işte bu faturayı ödeyecek. Yaşar Nuri Öztürk’ü dinlediğimde aklıma hep bu geliyor.

Peki, şimdi neden ödemiyoruz?

Çünkü Orta Yaş Yığılması dediğimiz “Demografik Fırsat Eşiği” içindeyiz. Bunun anlamı şudur: Çocuk ve yaşlı nüfusumuz şimdi çok az. Yani bakıma muhtaç insanlar az olduğundan dolayı tüm gelirimizi kendimize harcıyoruz.

Mesela 80’leri düşünün. Her gün o kadar doğum vardı ki, yaşlılar yerine nerede ise sadece çocuklarımıza para harcıyorduk. Yeni okullar açılıyor, yeni şehirler kuruluyordu.

Şimdi öyle olmayacak.

Yakında okullar kapatacağız. Yakında kreşler kapatacağız, yakında öğretmen alımını durdurmayı bırakın muhtemelen bazı öğretmenleri bile işten çıkartacağız.

Düşünsenize… 10 yıl önce bu ülkede 1,35 milyon bebek doğuyordu. Şimdi ise 895 bin bebek doğuyor.

Ortalamadan söylüyorum, yaklaşık olarak okul ve öğretmen ihtiyacımız yüzde 30-35 azalmış duruma geldik.

Peki, şimdi emekli+dul+yetim ne kadar? 17,1 milyon kişi.

Kamu personeli ne kadar? 5,4 milyon kişi.

İşte tüm bunlara yeni doğan çocuklarımız bakacak.

Yaklaşık 10 milyon yaşlıya (şimdilik) da bu çocuklar bakacak.

İyi de bu çocuklara ne bırakıyoruz?

İşte bunu da yine TÜİK açıkladı:

Üretmeyen, borçlanarak tüketen bir Türkiye bırakıyoruz.

Bakınız sanayi üretimi son 4 yılda yüzde 5,5 artarken tüketim artışı %32,0’ye ulaşmış (Dün grafikle verdim)

Hele hele kalkınma anlamında nerede ise SIFIR çekerek bunu veriyoruz. Yani bilim yok, teknoloji yok, yatırım yok… Kısaca geleceği hazırlama anlamında nerede ise sıfır durumdayız.

Ama hızla yaşlanıyoruz.

Şu anda orta yaşımızdayız ve korkmuyoruz ama yarını düşününce korkmak ötesi bir halimiz olacak.

Kısaca rahmetli Yaşar Nuri Öztürk çok haklı.

Bu toplum çok ama çok büyük bedeller ödeyecek.

O gün geldiğinde de korkunun ecele faydası olamayacak.

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.