Beyaz Ev’deki hesap İran çarşısına uymadı
Rus ordusu 2022’de Ukrayna’yı işgale kalkıştığında Putin ve ekibi operasyonun çok kısa süreceğini, “birkaç gün içinde Kiev’in düşeceğini” öne sürmüştü. Ancak Ukrayna’nın beklenmedik direnişi bu öngörüyü havada bıraktı. Aslına bakarsanız sonuç pek de beklenmedik değildi. Rus ordusu ve istihbaratı muhtemel bir işgal savaşının kısa sürede bitmeyeceğini, Ukrayna’nın uzunca süre direnebileceğini öngörüyordu. Ne var ki bu yöndeki raporlar devlet başkanına sunulamadı. Çünkü Putin çoktan karar vermiş olduğu bir konuda işin sakıncalarını gösteren veya başarısızlık senaryolarına dikkat çeken uyarıları görmek istemiyordu. Karizmatik tek adam yönetimlerinde böyle şeyler oluyor. Raporlar liderin hoşuna gidecek şekilde hazırlanıyor.
Yanına İsrail’i alarak İran’a yönelik bir saldırı harekatı başlatan ABD Başkanı Trump için de geçerli mi acaba bu durum? Hatırlayacak olursanız, Beyaz Saray’dan yapılan ilk açıklamalarda operasyonun “günlerle ölçüleceği” ve birkaç gün içinde sonuç alınabileceği söylenmişti. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı, bu sefer de İran’ın beklenenden güçlü direnişi havadaki bir öngörüyü daha havada kalmaya mahkum etti.
Bunun üzerine şimdi “Amacımız rejim değiştirmek değil” demeye başladılar. Trump mecburen “dört hafta ya da daha az sürecek” diyerek önceki süreyi de revize etti. Ancak siyasi gözlemcilere ve uzmanlara göre dört hafta bile ABD kamuoyunun tahammülünün üstünde bir süre. Bu kadar kısa bir zamanda sonuç almasının imkanı yok. ABD ordusu dünyanın en büyük silahlı gücü olsa da İran gibi bir ülkeyi kolayca işgal etmesini beklemek hayalcilik. Devlet Başkanını suikastla öldürdüğün bir ülkenin işgale karşı yelkenleri suya indireceğini varsaymak da akıl işi değil.
2003’te Irak ordusunun, 2025’te Venezuela hükümetinin nasıl davrandığına bakarak İran’ın özgün ve özgül siyasi ve toplumsal şartlarını görmezden gelerek işgal planları yapmak, dibi görünmeyen bir kuyuya atlamaktan farksız. Trump o kuyuya atladı. Muhtemelen kendisine verildiği ortaya çıkan “İran’ın nükleer silah üretme kapasitesi yok” raporu gibi, “Hava bombardımanıyla rejimi değiştirmek imkansız” şeklinde raporlar da verilmiş olmalı. ABD kurumları henüz Putin’i kızdırmaktan korkan Rus bürokrasisi seviyesine ulaşmış değil çünkü.
Ama her nedense “turuncu saçlı adam” bildiğini okumayı yeğledi. İsrail ve Suud cenahından gelen raporlar daha ikna ediciydi belki de.
Ne olursa olsun, Beyaz Ev’deki hesap İran çarşısına uymadı. Trump sıkışmış durumda. Rejim karşıtı İranlılar isyan etmedi, İran ordusu hükümete baş kaldırmadı. Fakat bu ülkeyi birazcık tanıyanların bile yüzde sıfır ihtimale sahip olduğunu söyleyecekleri bu sözde seçeneklere dayanarak savaş başlatılmış oldu.
Herkes biliyor ki Amerikan ordusu bir kara harekatına girişmediği sürece İran’da gerçek anlamda bir başarı elde edemez. Ancak bir kara harekatını da Amerikan kamuoyuna kabul ettiremez. Bilhassa da Trump’ın MAGA (Make America Great Again / Amerika’yı Tekrar Büyük Yap) ideolojisini benimsemiş kitleler ABD’nin hiçbir durumda kıta dışındaki bir meseleye karışmasını istemiyor.
Kendi çekirdek tabanından bile destek bulamayacağını bildiği bir politikanın başına ne işler açabileceğini iyi biliyor Trump. İran’a yönelik saldırılarda ve Hamaney suikastında İsrail’i öne sürmesinin sebebi de bu aslında: Öncelikle MAGA’cılara “Biz fiilen işin içinde değiliz, İsrail’e yardımcı oluyoruz sadece” diyebilme imkanı elde etmek. Oysa ülkeye Amerikan askerlerinin tabutları gelmeye başlayınca bu koz elinden çıkmış oldu.
Zaten yaklaşan kritik ara seçimlerde düşük puanını yükseltmek uğruna giriştiği bir işin tam da aksi yönde sonuç vermesi ihtimali var Trump’ın karşısında.
İşte bunun için yeni bir çıkış yolu bulmak zorunda. Körfez ülkelerini devreye sokması elbette yetmedi, Avrupa’dan gelebilecek desteğin mahiyetinin de farklı olmayacağı belli. Bu yüzden şimdi de son çare olarak Irak’taki Kürt grupları ikna ederek İran Kürtleriyle birlikte ABD adına hareket edecek bir çeşit kara ordusu oluşturmalarını talep ediyor.
İstediğini elde edebilir mi? Zor. Böyle bir oluşum gerçekleşirse bununla İran ordusunu bertaraf ederek mevcut rejimi ortadan kaldırmak mümkün olur mu? Daha da zor.
Elbette muazzam bir saldırı altındaki İran’ın durumu Trump’ın durumundan daha iyi değil. Onun da ayakta kalabilmek için bir çıkış yoluna ihtiyacı var. Ancak şu anda oyun sırası İran’da. Oyununu akıllıca oynarsa kendisine bir çıkış yolu bulabilir. Bana mukabil, Türkiye’yi karşı cepheye itmek gibi en fazla sakınması gereken yönde atılabilecek adımlar ise çıkış yollarını tamamen kapatabilir. Bu süreçte aklını kullanan kendini kurtarır.
