Devleti ‘benim’seme zihniyetimiz

Sandık sonuçlarının netleşmesinin ardından kazanan tarafça “Seçim bitti, artık 85 milyon millet evladı bizim için birdir. Kimseye inancı, ideolojisi veya siyasi görüşü sebebiyle ayrımcılık yapmayacağız” şeklindeki demokratik mesaj bir kez daha yinelendi.

Seçim öncesinin diline nazaran bu olumlu bir değişim sayılabilir gerçi ama olması gereken bu zaten. İş başına gelen hükümet tabii ki yalnızca kendisine oy verenlerin değil bütün milletin hizmetinde olacaktır. Ancak bunlar söylenirken bir taraftan da şu lafları duymaya devam ediyoruz:

“AK Partili belediyenin etkinliğinde CHP’li şarkıcının işi ne?”

“Seçimde Millet İttifakına oy vereceğini söyleyen falanca sanatçı TRT’deki dizide nasıl oynayabilir?”

“Bizim paramızla onları besliyorsunuz!”

Gazetelerde TRT dizilerinde rol alan “muhalif” oyuncuların isim listeleri yayınlanıyor. Sosyal medyada kampanyalar yapılıyor, “Falancayı işten atın” diye.

(Belirli bir siyasi görüşü olmadığı halde günün atmosferine uyup anlamını bilmediği laflar edenlerin başına gelenler ayrı konu. Onlar bir şekilde kendilerini affettirip işlerine devam edebiliyorlar.)

Oysa belediye de TRT de devlet kurumu. “Falancalar buradan içeri giremez” demeye hakkı yok hiç kimsenin. Bu kurumların “Bizim paramız” dediğiniz bütçeleri ülkedeki bütün vatandaşların ortak hazinesinden geliyor. O para bütün vatandaşların ihtiyacı için harcanmak üzere o kurumları yönetenlere emanet edilmiş bir para. 85 milyonun hakkı var onda. Kendi partinizin çıkarı için, kendi taraftarınızın keyfi için harcayamazsınız.

Bunları söylediğinizde alacağınız cevap belli: İyi ama muhalefet partilerinin yönettiği belediyelerin programlarında da AK Partili veya MHP’li sanatçılara yer verilmiyor.

Mesele yanlışı kimin yaptığı değil ki! Yanlış yanlıştır. Ayrıca bir devlet kurumu olan belediyeyi devletin kendisi olarak görmekten değil, hükümet karşıtlığını devlet düşmanlığı olarak nitelendirmekten kaynaklanıyor konuştuğumuz mesele.

Mamafih özellikle şu son sekiz on yılda mevcut iktidarı destekleyen toplum kesimleri nezdinde “devlet” ve “hükümet” kavramlarının giderek eşanlamlılık kazandığı bir vakıa olsa da burada herhangi bir siyasi grubun yaklaşımından ziyade bizim toplumumuzda baskın durumdaki bir zihniyeti ele almak zorundayız.

Bu zihniyet herhangi bir siyasi görüşün değil, Türk toplumunun tamamının davranış kodlarını belirliyor.

Söz konusu zihniyet sosyolojik anlamda millet olma aşamasına ulaşamamış topluluk zihniyeti. Burada aidiyetimiz geniş millet kimliğine değildir, küçük grup kimliklerinedir. Millet nosyonu gelişmediği için devlet nosyonu da gelişmemiştir. Milli varlığın siyasi çatısı olarak görmeyiz devleti. “Benim” saymayız. “Benim”semeyiz.

Devlet, bizim olmadığına göre, ele geçirilecek bir kaledir. Onlar ele geçireceğine bizimkiler ele geçirsin dediğimiz güç kaynağıdır. Bu yüzden kurumların iyi yönetilmesi değil “bizimkiler” tarafından yönetiliyor olması tercih edilir.

Bizde seçime yüksek katılımın sebebi de demokrasiye duyulan iştiyaktan ziyade, seçimin devleti ele geçirme aracı sayılmasıdır. Belli toplumsal şartlar itibarıyla modern millet hakimiyeti anlayışının gelişemediği zihinlerde devlet hâlâ bize ait olmayan, bizim dışımızda bir varlıktır.

Buna göre millet değil, devleti yönetenler devletin sahibidir. Zaten burada millet yoktur, birbirine düşman gruplar vardır. Ve böyle bir toplumda siyaset “yegâne güç ve zenginlik kaynağı olan” devleti “onların”“bizimkilerin” mi ele geçireceğine ilişkin bir mücadele demektir.

Bu yüzden seçim sandığı mühimdir. Siyasi angajmanların kolayca değişmemesinin de sebebi budur.

Siyasi angajmanlar kişisel tutumlardan ziyade aidiyetlere dayanır. Seçim de devleti kimin daha iyi yöneteceğini belirleme işi değildir. Devleti kimin ele geçireceğinin belirlenmesidir.

Demek ki siyasetin yapısının değişmesi için zihniyetimizin değişmesi gerekiyor önce.

YORUMLAR (52)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
52 Yorum