Çakma Gazze mücahitlerini gören var mı?
7
İran’la savaşta ateşkes arasında bile İsrail haydutluğu durmak bilmiyor. Bir taraftan Lübnan’da sivilleri katlediyor, bir taraftan da Gazze’de soykırıma devam ediyor.
Çocukları, kadınları, sivilleri öldürmede sınır tanımayan İsrail, aynı zamanda açlık ablukasında tuttuğu Filistinli çocuklara yardım götüren ‘Küresel Sumud Filosu’na Girit açıklarında saldırdı, 21’i Türk, 180 aktivisti alıkoydu. Uluslararası sulardaki haydutluğa karşı Türkiye dahil başkentlerden cılız kınamalar dışında bir tepki gelmedi.
Tepki gelmediği gibi Trump’ın ön ayak olduğu ve Türkiye’nin de kurucu üyeleri arasında yer aldığı Barış Kurulu, adeta katil Netanyahu’yu ödüllendirircesine Gazze’ye doğru yola çıkan Sumud Filosu’nu hedef alan utanç verici açıklamalar yapmaktan çekinmedi. Filo için “gösterişçi sevgi teknesi aktivizmi” şeklinde aşağılayıcı ifadeler kullanan bu kurulun, şu ana kadar katili teşvik dışında bir mahareti bulunmuyor.
Şu dramatik tabloya bakar mısınız? Başta Türkiye olmak üzere Müslüman ülkelerin hiç birinden, Netanyahu haydutluğuna karşı bir tek onurlu ses yükselmedi. Körfez ülkelerinin önemli bir bölümünü ‘Müslüman ülke’ olarak tanımlamak bile insanın içini acıtıyor ama diğer Müslüman ülkeler de ne yazık ki vicdanlarını kaybetmiş durumda.
Biliyoruz ki Müslüman ülkelerin kahir ekseriyeti, Trump’tan işaret almadan Gazze’nin adını bile anamıyor. Hatta öyle ki Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail’e ittifak yaparak Filistin’e ihanette zirve yapmış durumda.
Peki, birileri Türkiye’nin neden bu kadar sessizliğe gömüldüğünü izah edebilir mi acaba? Muhtemelen Ankara, Trump’ın ilk döneminde Türkiye’ye karşı sergilediği patavatsızlıklardan çekiniyor. Bu yüzden ‘deliye yakalanmaktansa çalıyı dolaşmak evladır’ diye düşünüyor olabilir. İyi güzel de AK Parti iktidarı, en azından Gazzeli çocuklara yardım götüren sivilleri hedef alan bu utanmaz kuruldan çekilmeyi de düşünemez mi? Anlaşılan o ki Trump’ı üzmemek için Netanyahu ile aynı karede yer almayı içimize sindirmeye çalışıyoruz. Türkiye adına hüzün verici bir tablo.
İnsan, Müslüman ülkelerin bu perişan halini görünce hayıflanmadan edemiyor doğrusu. Bu ülkelerin liderlerinin toplamı bir İspanya Başbakanı Sanchez bile etmiyor maalesef.
Başından beri İsrail ve Amerikan haydutluğuna karşı çıkan o Sanchez, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için yola çıkan Sumud Filosu’na Netanyahu’nun çeteleri tarafından uluslararası sularda yapılan müdahaleye sert tepki gösterdi. İsrail’in “kendisine ait olmayan sularda sivil bir filoya saldırarak uluslararası hukuku bir kez daha ihlal ettiğini” belirten Sanchez, Avrupa Birliği’ne İsrail’le ortaklık anlaşmasını askıya alma çağrısı yaptı.
Bu kahredici tablodan hiç umutlu değilim ama keşke İslam ülkelerinin liderleri, biraz olsun İspanya başbakanından ders almayı başarabilse…
Ama esas ders alması gerekenler, çakma Gazze mücahitliği yapan İslamcı kesimler. Yıllardır Filistin ve Kudüs hamaseti yaparak ortalarda mücahitlik taslayan bu kesimler, bir kez olsun Gazze’de bebekleri katleden İsrail’e karşı şöyle milyonluk bir protesto mitingi bile düzenleyemedi.
İsrail’in Gazze’ye karşı insanlık dışı saldırılarının başladığı ilk günden itibaren tam yedi ay boyunca, Türkiye’den ticaret gemileri İsrail’e lojistik malzeme taşımaya devam etti. Ama iktidardan işaret almadan bizim çakma mücahitlerden en küçük bir itiraz sesi bile yükselmedi.
Sonrası malum… İktidarın kontrolünde Galata Köprüsü’nde mitingler yapıldı ama ne hikmetse buralarda “İsrail’le ticareti durdurun” şeklinde bir tek slogan bile atılmadığı gibi mitingin kıyısında köşesinde “İsrail’le ticarete hayır, vanaları kapatın” diye slogan atanlar gözaltına alınıp tutuklandı.
Ama haksızlık etmemek lazım, başta Amerika olmak üzere Batı başkentlerinde insanlığın vicdanı adına yüz binlerce sivil Gazze için yürürken, bizim İslamcılar da kola döktüler, bol bol dua ettiler, Gazze için hatimler indirdiler. Kısacası, miskinlik ve atalet içinde sürüklenen Müslüman dünyanın insanları, üzerlerine düşen en temel insani görevleri, kendilerinin yerine Allah’ın yapmasını beklediler.
Öyle ya, sen üzerine düşeni yapma, Allah her şeyi halletsin. Büyük şairimiz Akif’in şiirinde olduğu gibi…
/Havâle et ne kadar masrafın olursa... Verir!
Silâhı kullanan Allah, hudûdu bekleyen O;
Levâzımın bitivermiş, değil mi? Ekleyen O!
Çekip kumandası altında ordu ordu melek,
Senin hesâbına küffârı hâk-sâr edecek!
Başın sıkıldı mı, kâfî senin o nazlı sesin:
“Yetiş!” de, kendisi gelsin, ya Hızır’ı göndersin!/
Silâhı kullanan Allah, hudûdu bekleyen O;
Levâzımın bitivermiş, değil mi? Ekleyen O!
Çekip kumandası altında ordu ordu melek,
Senin hesâbına küffârı hâk-sâr edecek!
Başın sıkıldı mı, kâfî senin o nazlı sesin:
“Yetiş!” de, kendisi gelsin, ya Hızır’ı göndersin!/
İsrail Gazze’de hâlâ katliamlara devam ediyor, çocukları açlığa mahkum ediyor ama bizim çakma Gazze mücahitleri, şu günlerde yine kayıplara karışmış durumda. Muhtemelen iktidardan icazet alabilirlerse, Galata Köprüsü üzerinde yine arzı endam edeceklerdir.
7 Yorum
“Ağaç” organizasyondan “ahtapot” organizasyona
Raşit Yıldırım
‘Kâtip Bartleby’de irade ve özgürlük sorunu
Alaattin Karaca
Soyumuz neden kuruyor?
İbrahim Kahveci
Batı, Rusya’yı hâlâ yanlış anlıyor
Daniel Sleat
Amedspor topu nasıl göğsünde yumuşattı?
Yıldıray Oğur
Milli Robin Hood’lar yaptı
Yusuf Ziya Cömert
Çakma Gazze mücahitlerini gören var mı?
Mehmet Ocaktan
Erken seçimin basit formülü
Mustafa Karaalioğlu
Çin, Orbán’ın yenilgisinden ne öğrenecek?
Sam Chetwin George
Galatasaray lakayıt
Bülent Tuncay
Kozmik saat duruyor: Plüton frene basarken hayatınızda neler yıkılıp yeniden yapılacak?
Aynur Taş
Süper Lig izlemeye kalp dayanmazmış
Gökhan Aktürk
“Aldı Nemçe bizim nazlı Budin’i”
Kerime Yıldız
Dağların beyaz altını: Çiriş
Gamze Demirel
İmanla yoğrulan toprak
Bekir Fuat
