Back To Top
Avrupa açılımı…

Avrupa açılımı…

 - Son Güncelleme: 11.08.2019 Pazar 10:34
- A +

Türkiye uzun ve sarsıntılı bir dönemin ardından “Batı” ile olan ilişkilerini normalleştiriyor. Amerika ayağında S-400 krizi büyük ölçüde atlatılmışa benzer. Suriye sınırındaki güvenli bölge konusunda da belli ki Türkiye’yi tatmin eden bir uzlaşmaya varıldı. F-35 teslimatının ve üretim sürecinde yer alışımızın askıya alınması doğal olarak sıkıntı yaratıyor ama onun da aşılabileceğini göz ardı edemeyiz. Hepsinden önemlisi de Rahip Brunson, Hakan Atilla ve onlarla bağlantılı sorunlar geride kaldı.

Avrupa ayağında da ilerleme, normalleşme var. Cumhurbaşkanı Erdoğan vize serbestisini tıkayan altı konuda, ki birinde, biyometrik pasaportlarda zaten yeterli çaba gösterilmişti, adım atılacağının vurguluyor. Adalet Bakanı Gül de yargı reformu yapılacağını söylüyor. İlişkilerin önünü tıkayan Kıbrıs sorunu konusunda da havanın yumuşaması mümkün. Cuma günü KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı ile GKRY Cumhurbaşkanı Anastasiadis’in görüşmesi, görüşebilmesi önemliydi.

Ancak sorunlar bitmedi sadece biraz daha yönetilebilir hale geldi. İki taraf da birbirine güvenmiyor. ABD hala FETÖ konusunda bir adım atmış değil. PKK/PYD’den vazgeçeceğine dair de hiçbir işaret bulunmuyor. Ayrıca İran gerilimi yakında Türkiye için sonuçlar doğurabilir. Trump’ın Kudüs tavrı ya da damadının hazırladığı “Barış Planı” ilişkileri bir kez daha sarsabilir. Avrupa cephesindeki en büyük yapısal sorunsa popülizm olarak adlandırılan milliyetçiliğin, ayrımcılığın yükselişi. Kıbrıs sorunu ve sorunun türevleri de AB ile olan ilişkilerimizin kapanmayan yarası.

Zaten muhtemelen bu nedenlerle Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Büyükelçiler Konferansı’nın açılış oturumunda Avrupalı müttefiklerimizi ve ticari ortaklarımızı sert bir dille eleştirdi ve “Asya Açılımı” müjdesini verdi. Her ne kadar içeriği, stratejisi tam belli olmasa da bu açılım inisiyatifi bir süredir Türkiye’nin Rusya ve Çin’e duyduğu yakınlığı daha da pekiştireceğe, işbirliği imkanlarını arttırmaya yönelik olacağa benzer. Umarız bu sadece söylemde kalmaz Türkiye Asya’nın dengelerini iyi analiz edip doğru bir açılım stratejisi geliştirir.

Türkiye’nin çok boyutlu bir stratejik vizyona, her kıtadaki ve her türlü bloklaşmadaki imkanları kullanmaya ihtiyacı var. Ama sanırım en çok da Avrupa ile yakınlaşmaya, işbirliği olanaklarını arttırmaya. Çünkü ABD ile sorunlarımızı aşsak da, Rusya ile yakınlaşsak da iki büyük güce de güvenmemiz, güvenliğimizi onlara teslim etmemiz gerçekçi değil. ABD bundan önce olduğu gibi bundan sonra da bizden anlık politikalarına uymamızı, çıkarlarımızı onun için feda etmemizi isteyecek.

ABD ile hep mücadele, sürekli pazarlık etmek zorunda kalacağız. Elimizdeki NATO üyeliği kozu, ittifak değiştirme keyfiyeti de eğer bu ülkeyle tek taraflı bir güvenlik işbirliği içinde kalırsak yakında anlam ifade etmeyecek. NATO’ya giderek daha az önem atfeden Amerika bize en basit askeri teknoloji transferi için bile direnecek, kendisiyle ast-üst ilişkisi içinde kalmamızı talep edecek. Türkiye’yi hep olduğu gibi kendi başına değil bir bölgesel vizyonun parçası olarak görecek.

Rusya’nın farklı davranmasını beklemek de gerçekçi değil. İlişkilerimizdeki bahar havası kalıcı olmayabilir. NATO üyesi Türkiye ile pazarlık eden, Atlantik ittifakını dağıtmak için Türkiye’nin çıkarlarına ve beklentilerine hitap eden Rusya’nın her zaman böyle kalacağını, geçmişteki politikalarına dönmek istemeyeceğini garanti edemeyiz. Rusya Türkiye için önemlidir ama güvenliğini emanet edebileceği bir güç olamayabilir. Çıkarlarımız her zaman, her alanda örtüşmeyebilir. Çin derseniz her anlamda çok uzakta.

Türkiye’nin pazarlık gücü büyük ölçüde NATO’ya üye olmasından kaynaklanmaktadır. ABD NATO’dan kopmasın diye, Rusya NATO’dan kopsun diye Türkiye’nin optimum çıkar ve beklentilerini karşılayacak adımlar atmaktadır. Türkiye NATO üyesi olduğu için Batı’dan da Doğu’dan da askeri bir tehdit algılamamaktadır. Bir tarafa karşı üye olmanın imkanlarından, diğer tarafa karşı da ittifakın giderek azalsa da caydırıcılığından yararlanmaktadır. NATO Türkiye için çok fonksiyonlu, çok boyutlu bir güvenlik örgütüdür.

Fakat artık bu örgüt doğal ömrünü tamamlamaya başlamıştır. Bir yandan ABD’nin giderek daha fazla Çin’e ve Asya’ya bakması, diğer yandan Avrupa’nın kendi güvenlik zafiyetlerinin idrakine varması ittifakın bitmesine değilse bile içinin boşaltılmasına yol açacağa benzemektedir. Almanya-Fransa aksındaki askeri bütünleşme çabaları, PESCO gibi mekanizmaların yaratılması, Kuzey Akım’dan İran politikasına kadar farklı alanlarda ortaya çıkan köklü çıkar çatışmaları Atlantik İttifakını zorlayamaya adaydır.

***

Bu yüzden Türkiye’nin kendini NATO sonrası dünyaya hazırlaması gerekmektedir. AB’ye üye olamasak da, Türkiye’nin AB ile olan güvenlik ve siyasi işbirliğini derinleştirmesinde, kendinden kaynaklanan AB’nin normatif yapısıyla uyuşmayan sorunlarını çözmek için adım atmasında, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konusunu ilişkilerin gündeminden atılım yaparak çıkartmasında, Doğu Akdeniz ve Ege gibi bölgelerdeki iddialarını hukukileştirmesinde yarar vardır.

Kıbrıs sorunu çözülemese, AB bizi kimliğimiz, aidiyetimiz yüzünden üyesi olarak görmek istemese bile güvenlik işbirliğini geliştirmemiz mümkün olabilir. Bu, ne Asya’ya açılmamıza, ne Rusya ile yakınlaşmamıza, ne de ABD ile barışmamıza engeldir. Sadece çok boyutlu bir politikanın, güvenliğimizi daha sağlam temellere bağlamanın aracıdır. Yapabiliriz, yeter ki isteyelim. İyi, mutlu ve huzurlu bir bayram geçirmeniz dileğiyle…

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 11:13
Sözcü haber sitesi , gitmiş bir tane, Alman hans adında birini bulmuş , Güya yazarmış , Ne tuhafdır ki , Altın çıkarmak Ağaç ve doğa katliamı ona göre , bu nasıl iştir, Şaşırdım !!! Oysa Araştırdım ve Sonuçta , Dünyada ABD Amerika’dan sonra Almanya 2-ikinci sırada En çok Altın madenleri var. Ve Altın çıkaran üreten işleyen ülkeler... Bu aynen 3 . İstanbul hava limanı meselesi gibi Aman bizden başka söz sahibi ve güçlü ülkeler olmasın meselesi, Frankfurt ( am main ) adamlar nükleer tesisler ve Altın maden ve türlü madenler işletiyor. Ağaç ve doğa talan olmuş, eylem yapan ceza alıyor. Aha buyr
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 05:14
Ya bu kaz dağları meselesi , baya uzadı, Halbuki Dünyada bütün ülkeleri, yer altı madenleri ile zengin olmuştur. Hal böyle iken, Bizimkilerin birden Ağaç ve böcek sevgisi başlamış, O zaman Orman sevginiz varsa, Neden Tek bir günde 29 kere ayrı yerlerde Orman yangınları çıkar ve kimseden Ses Çıkmaz. ??? Mesele ağaç mı ? Yoksa ülkede Kaos mu ??? Ben Şimdi anladım, Oyun var sahnede... Birileri basmış Düğmeye .. Altında CHP çıkmaz diyorum ... Buna Üzülürüm . Akp karşıtlığım olsada , doğru yöntem bu değil bence ..,
KARAR OKURU 12 Ağustos 2019 00:56
Türkiye olarak yönetim sorunumuz var . Etrafımız ateş çemberi, gel gör ki , Akp Açıkkapı politikası yüzünden , ülkeye kim girmiş kim çıkmış, belli değil. Bizde Siyasi etik yasası, Yargı bağımsızlığı, Yolsuzlukla mücadele yasası, Güçler ayrılığı ilkesi, Cumhurbaşkanı denetleme mekanizması yok. Tek adam Sorunu var bu ülkede... yalan mı ???
KARAR OKURU 11 Ağustos 2019 22:38
Bu kadar insan nasil kor olabilir, anlamak mumkun degil. Belkide Turkiye Cumhuriyeti tarihinde her acidan yasadigimiz en tehlikeli donemde her sey sanki gul pembe imis gibi eh?
Mustafa ALSANCAK 11 Ağustos 2019 20:25
Şu korkunç düşünce matematiğine bakar mısınız?Vatandaş ailesi ile Avrupa’yı dolaşmış ve bizdeki gibi adımbaşı polis kontrolü falan görmediğini ve sadece pasaport kontrolleri yapıldığını yazıyor. Çok güzel bir anlayış olarak algılamak gerekir demeye hazırlanırken başka bir yorumcu sen bakalım başörtülü falan gitseydin o zaman sana yapılacak eziyetin neler olduğunu görürdün diyor. Yahu kardeşim kara çarşafla oralara gitmek sana bana ne kazandırır. Adamlar bu yüzden Arap Kadınlarının ve Afkanistanlı kadınların Kara peçeli hallerinden korku duyuyor olmalılar.Normal giysili turistlerin şikayeti Yo
KARAR OKURU 11 Ağustos 2019 14:33
Ne kadar sığ ve basit bir bakış bir yazı bir değerlendirme ve kahve ağzı bilgisi kokan bir yanaşma teşebbüsü. Abd suriyenin kuzeyinde pyd için koruma alanı oluşturuyor koruma olarak da seni seçiyor ve sen buna başarı diyorsun. Aynı kuzey ırak 'ta olduğu gibi. Tarih tekerrür ediyor.
Karar Okuru 11 Ağustos 2019 22:13
0
2000 lerde kırmızı çizgi olan kürdistanı en yüksek ağızlarda da telafuz ediyoruz ABD büyük güç eninde sonunda dediğini yaptıroyor. Sovyetlerin tek kurşun atmadan çöktüğünü de hatrlayalım. Eskilerin deyişi güzel ortada bir merkep varsa semer vuran çok olur.
KARAR OKURU 11 Ağustos 2019 10:11
Sayın yazar yirmi gündür Fransa İtalya Macaristan ve Almanya da seyahat ediyorum ailemle birlikte. Ne bir polis noktası nede arama. Sadece pasaport kontrolü. Polisler Bizim Özel güvenlikçiler den daha mütevazi. Miadını dolduranlar bizim yönetim sistemlerimiz ama gel bunu müslümanlara anlat.
KARAR OKURU 11 Ağustos 2019 14:09
2
Dindar,sakalli,başörtülü,çarşaflı bir imajın olsaydı görürdün Batı'nın gerçek yüzünü.Onlar gibi giyinirsen,içersen,yuzersen sorun yok
Karar Okuru 11 Ağustos 2019 22:17
0
Dindar olanda gelen turisti öldürüyor fasta. Bu kafayı hiç bir yere sokmamak lazım avrupa bu konuda ahmakça davranıyor. Bağnazları ucuz iş gücü diye görmezden geliyor ama bedeli ağır olacak. Cehalet ve bağnazlığı uzak tumak lazım. Onlar allaha yakın bize uzk olsun.
KARAR OKURU 11 Ağustos 2019 00:03
Keşke açılsalar hocam
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN