Küresel derin devletin kalbinde Ahmet El Şara

Londra - 1920’de kurulan Chatham House ya da Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nün küresel komplo teorilerinin, Ortadoğu’yu ve dünyayı şekillendiren İngiliz aklının merkezi olduğuna dair internette iddia çok. İngiliz devlet hastanelerinde ufak bir operasyon için bir yıl beklemeniz gerekmese, Londra elitleri 2016’daki Brexit referandumu için ‘ne yapsak da dönsek’ diye sürekli dizlerini dövmeseler, Trump’ın İngiliz aksanlı versiyonu Nigel Farage gümbür gümbür geliyor olmasa bu akla inanabilirsiniz.

Ama mevcut durumda pek kolay değil. Olsun. Yine de geçmiş birikimi ve küresel düşünce dünyasındaki yeri nedeniyle Chatham House’un sembolik önemi komplo teorilerinin altında sarkastik yaklaşımların üstünde bir ağırlığa sahip. İşte o adres Salı günü, birkaç yıl önce terör yaptırımları listesinde olan Suriye Devlet Başkanı Ahmet El Şara’yı ağırladı.

Şara’nın buradaki konuşması Almanya ve İngiltere’yi kapsayan turunun sonunda gerçekleşti. Orta Doğu’nun İran savaşı nedeniyle herkesi yakan bir ateş çemberinden geçtiği bir dönemde olan bitenden izole bir şekilde Suriye Devlet Başkanı’nın kendi gündemi ve öncelikleri için iki kritik başkenti ziyaret etmesi çok önemliydi.

Şara’nın Almanya ziyaretinin odağında ülkedeki bir milyona yaklaşan Suriyeliler vardı. Alman Başbakanı Merz’in Almanya’daki Suriyelilerin yüzde 80’inin üç yıl içerisinde geri dönmelerini beklediğini söylemesi tartışma yarattı. 220 binin üzerinde Suriyeli Alman vatandaşlığı almış durumda. İş gücü açığını kapatmak için sürekli formül arayan Almanya’da aralarında çok sayıda doktorun ve yetişmiş insanların bulunduğu Suriyelileri geri gönderme fikri Merz’in kendi partisinden ve sivil toplum örgütlerinden tepki çekti. Kaldı ki Şara da Londra’da konuşurken kendisinin de böyle bir şey kastetmediğini söylemek ihtiyacı hissetti.

Almanya’da Suriyelilerin durumu kadar yeniden inşa projeleri ve mali katkı başlıkları da ele alındı. İran savaşı nedeniyle başta Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerinin Suriye’ye beklenen katkıyı yapamayacak olmaları Avrupalılara bölgede alan açabilir.

İngiltere ziyareti de iki ülke ilişkileri açısından tarihi öneme sahipti. Londra Şam’la ilişkilerini 14 yılın ardından geçen temmuz ayında normalleştirdi. Şara’nın ziyareti Suriye’ye yapılacak yatırımlar, iki ülkenin büyükelçiliklerinin yeniden aktif hale gelmesi açısından kritik bir eşik.

Bugüne kadar Şam’da birçok yabancı dışişleri bakanı ve temsilciyi kabul eden Ahmet El Şara’nın iki önemli Avrupa şehrinde ağırlanması yeni yönetimin meşruiyet zemini açısından bir ileri aşamayı temsil ediyor. Türkiye’de ya da Orta Doğu’da bazı kesimler hala “Colani” diyerek pejoratif bir tanımlama ile “cihatçı” parantezine hapsetmeye çalışsa da Şara’nın bu iki başkentteki temasları o parantezin çok bir anlamı kalmadığını gösterdi.

Suriye Devlet Başkanı’nın Chatham House’daki konuşmasını bu çerçevede farklı bir yere koymak gerek. Şara konuşma yapacağı adrese küçük çaplı gösteriler ve güvenlik önlemleri nedeniyle 75 dakika geç geldi. Eğer bu ziyaret Ocak, Şubat aylarında gerçekleşseydi tepkiler çok daha büyük olabilirdi. Chatham House’a sadece birkaç yüz metre uzaktaki meydanlarda her gün düzenli olarak Kürtlerin eylemleri varken bu sefer Şara’yı protesto edenler arasında Kürtler neredeyse yoktu. 30 kişilik protestocu grubu da daha çok Nusayrilerden oluşuyordu ki bu bile çok geniş bir eylem anlamına gelmiyor.

Chatham House’daki programın kurum içindeki bir değerlendirme ve İngiliz Dışişleri Bakanlığı’nın görüşü ile gerçekleştiğini öngörmek zor değil. Dolayısıyla Şara’nın buradaki programı bugüne kadar yaşanan diplomatik normalleşme sürecinin sivil normalleşme alanına kaydığını da işaret ediyor.

Küresel düşünce dünyasındaki önemli adreslerden biri olan kuruluşun salonunda Londra’daki birçok büyükelçi, yatırım firmalarının temsilcileri, dışişleri yetkililerinden, gazetecilerden oluşan üst düzey dinleyici katılımı da bu sembolizmi yukarı taşıyan unsurlardı.

Açıkçası bugüne kadar birçok yabancı basın kuruluşuna mülakat veren, ülkenin geleceğine dair kapsamlı çerçeveler çizen Şara’nın burada daha iyi bir performans göstermesi beklenirdi. Özellikle demokratik geçiş süreci ve ülkenin bütünlüğü konularında yasal takvimler ve düzenlemeler dışına çıkmamaya gayret etti. İran sorularına Suriyelilerin son 14 yılda çektiği acılardaki İran sorumluluğunun altını çizerek yanıt veren Şara’nın “Bizim Tahran’daki İran’la sorunumuz yok, Şam’daki İran’la sorunumuz var” sözü en net cümlelerinden biriydi. Askeri kapasitesi, altyapısı ve ekonomisi ile ağır bir enkaz devralan Şara ülkesini yeniden inşa ederken İsrail konusunda da dengeli bir dil kullanmaya çalışıyor. Bu denge Şam’ı İsrail’in saldırılarından koruyabilir mi ayrı soru işareti.

Şara, daha altı ay önce İsrail Cumhurbaşkanı İzak Herzog’un oturduğu koltukta konuştu. Chatham House Direktörü Bronwen Maddox’un Herzog’u neredeyse geldiğine pişman eden soruları hatırlandığında Şara’nın ağırlanış tarzı bölgesel dengeler ve algılar adına çok şey söylüyordu.

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.