Bakan Şimşek “yabancı yatırımcının vatandaşa faydalarını” anlatmış!
Maliye ve Hazine Bakanı Mehmet Şimşek, geçen hafta katıldığı bir programda yabancı yatırımcıların Türkiye’ye gelmesinin ve ülkemizde yapacakları yatırımların “biz vatandaşlara” sağlayacağı faydaları şöyle anlatmış:
“Yabancı yatırımcıları Türkiye’ye çekme konusu… Bunun vatandaşa ne faydası var diyebilirler? Şirketler buraya taşınırsa taksiye binecekler, elektrik -su kullanacaklar, vergi ödeyecekler, hizmet alacaklar, alışveriş yapacaklar, restorana gidecekler, THY’ye binecekler, tatil yapacaklar, ev alacaklar. Bütün sektörleri etkileyecek unsurlar var.” (7 Haziran)
Şu konuşmayı dışarıdan dinleyen biri ne düşünür?
Maliye Bakanı’nın bu konuşmasını dinleyen biri, Bakan Şimşek’in ömrü hayatında “yabancı yatırımcının” ne olduğunu duymamış ya da yabancı sermayeye mesafeli duran vatandaşları, “Yabancı yatırımcı kötü bir şey değildir; bakın faydaları var, size de yarayacak. O yüzden itiraz etmeyin, kapıları açalım” diyerek ikna etmeye, vatandaşın rızasını almaya çalıştığı izlenimine kapılabilir!
Bakan Şimşek’in “taksiye binecekler, taksici kazancak, alışveriş yapacaklar, bakkaldan ekmek alacaklar, restorana gidecekler, THY’ye binecekler” sözlerini dışarıdan dinleyen biri, “yabancı yatırımcı Türkiye’nin kapısında bekliyor, iktidar vatandaşı ikna ettiğinde sökün ederek ülke kapısından girecekler” diye düşünür.
Bu konuşmayı dışarıdan dinleyen yatırımcının Türkiye’ye gelip gelmeme kararını verirken baktığı ekonomik ve hukuki göstergelere değil de ülkemiz vatandaşlarının “tamam gelsinler” kararına baktıklarını düşünür.
Duyan gören de yabancı yatırımcıların Türkiye’nin kapısında sıraya girip beklediklerini, iktidar vatandaşı ikna ettiği anda da sökün edip içeriye gireceklerini sanır!
***
Bakan Şimşek bu konuşmayı, İstanbul Finans Merkezi’ndeki (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryumu’nda düzenlenen ve finans sektörünün üst düzey temsilcilerinin katıldığı “Anadolu Ajansı Katılım Finans Zirvesi”nde yaptı.
Şaka gibi değil mi?
Finans sektörünün karar verici aktörleri, yabancı yatırımların ekonomik kalkınma için ne anlama geldiğini, gelişmekte olan ülkeler açısından nasıl hayati bir öneme sahip olduğunu bilen insanlara Mehmet Şimşek o gün çıktı ve “yabancı yatırımcının faydalarını” anlatan bir konuşma yaptı.
Bakan Şimşek “3 yıldır yabancı yatırımcıyı neden ikna edemediğini” anlatması gerekirken çıktı ve “Ali okula gel”, “Ayşe topu tut” kıvamında yabancı yatırımcının vatandaşa faydalarını saydı.
Sanki yabancı yatırımcı sınırda gelmeyi bekliyor da vatandaşın tepkisinden çekiyor! Halbuki yabancı yatırımcının gelmeyişinin sebebi, iktidara güvensizliğidir,
***
Sayın Şimşek; elbette yabancı yatırımcı geldiği ülkenin taksisini kullanacak, restoranında yemek yiyecek, tatilini yapacak, hava yollarını kullanacak, vergisini verecek; açtığı fabrikasında o ülkenin insanlarını çalıştıracak, istihdam yaratacak.
Aksini söyleyen mi var? yabancı yatırımcının ekonomik etkilerini “ilkokul düzeyinde” anlatmayı bırakın.
Hadi öncesine gitmeyelim, sizin bulunduğunuz 3 yıldır ülkemize yabancı yatırımcının neden gelmediğini, neden ikna edemediğinizi en iyi siz biliyorsunuz.
Hangi şartlarda geleceklerini de biliyorsunuz.
Hukuk güvenliği olmayan, mahkemeleri bağımsız olmayan, yargısı siyasallaşmış bir ülkeye yabancı yatırımcı gelmiyor.
Yabancı yatırımcı Merkez Bankası’na bakıyor, yargıya bakıyor, düzenleyici kurumlarına bakıyor. Kamu ihalelerinin nasıl yapıldığına, bürokrasinin kuralla mı yoksa keyfîlikle mi işlediğine, mülkiyet hakkının ve sözleşme güvenliğinin ne kadar korunduğuna bakıyor.
Hamaset, popülizm iç siyasette oluyor da yabancı yatırımcı nutukla ikna olmuyor.
Eğer mesele kişilerden ibaret olsaydı; güçlü lider profili, cazip teşvikler ve doğrudan siyasi teminatlar yeterli olsaydı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Artık tek muhatabınız Cumhurbaşkanı” sözü yabancı yatırımcıyı Türkiye’ye çekmeye yeterdi.
***
Cumhurbaşkanı Erdoğan 24 Temmuz 2018 tarihli partisinin TBMM Grup Toplantısında şöyle seslenmişti:
“Buradan uluslararası yatırımcıları, ülkemizdeki yatırımcıları, tüm finans çevrelerini Türkiye'nin geleceğine güvenmeye davet ediyorum. Bu ülke, kendisine itimat edip yatırım yapan hiç kimseyi hayal kırıklığına uğratmamıştır. Türkiye'ye bugün yatırım yapanlar, yarın en çok karlı çıkanlar olacaktır. Devlet olarak tüm yatırımcılara, tüm finans çevrelerine her türlü kolaylığı göstermeye, her türlü desteği vermeye hazırız. Büyük yatırımcıların muhatabı artık doğrudan Cumhurbaşkanlığı olacaktır.”
Erdoğan’ın verdiği bu garanti yabancı yatırımcıyı ikna etmedi. Dönüp bakmadılar bile. Beştepe’de yabancı yatırımcılar için ofisler kurulmuştu, ne oldu o ofislere?
Yabancı yatırımcı için “tek imza” cazip gelmedi, güven de duymadı, işleyen hukuk istiyor. Tek kişinin garantisini değil, öngörülebilir bir sistem istiyor.
Erdoğan hukuka dönmemek için Mehmet Şimşek’i getirdi ekonominin başına. Ekonomi çevrelerinin güven duyduğu ismi getirdiğinde, yabancı yatırımcıların ikna olacağını düşündü.
Ama Mehmet Şimşek’in itibarı da yabancı yatırımcıyı ikna etmedi. Edemezdi de zaten.
Öyle görünüyor ki Bakan Şimşek de mevzuyu salmış artık akışına. Yabancı yatırımcıların gelmesi için Erdoğan’ı hukuk güvenliği, mülkiyet güvencesi, siyasi belirsizlik, yargı bağımsızlığı konusunda ikna etmek zor.
Bu saatten sonra yapılabilecek bir şey de yok, seçimlere kalmış iki yıldan az bir süre. Hukuksuz ekonominin bu kadar düzeleceğini bundan daha ötesinin olmayacağını Mehmet Şimşek de biliyor.
O da “vatandaşa yabancı yatırımcının faydalarını” anlatmayı tercih etmiş…
