Hızla batan güneşler

Sultan Abdülaziz’in “Eskizlerden Tablolara” isimli resim sergisi ve bestelerinin icrası için Viyana ve Paris’ten sonra Londra’dayız.

Uluslararası Kültür ve Sanat Derneği (UKSD) tarafından düzenlenen bu ilginç etkinlik Sultan Abdülaziz’in resmî ziyarette bulunduğu Avrupa başkentlerine, yaklaşık 150 yıl sonra sanat aracılığıyla yeni bir ziyaret anlamını da taşıyor.

Londra Yunus Emre Enstitüsü Kültür Merkezi salonunda gerçekleşen açılışta, UKSD Başkanı Dr. Hilmi Baş, Londra Büyükelçimiz Abdurrahman Bilgiç ve Enstitü Başkanı Prof. Şeref Ateş de katılarak birer konuşma yaptılar.

Bazı hânedan mensuplarının da izleyici olarak katıldığı sergi açılışı Türk Müziği’nin üç genç ustasının ( Kemal Karaöz, Özer Özel, Aslıhan Özel) Sultan Abdülaziz bestelerini icrası ile ayrıca değer kazandı.

Avrupa’ya yaz galiba bu yıl gelmeyecek. Londra geleneksel imajına uygun olarak hayli soğuk ve hava yer yer yağmurlu. Ortadoğu ve özellikle Suriye’deki savaş, diğer başkentleri olduğu kadar burayı da etkilemiş.

Londra’daki bilinen ‘evsiz’ sorunundan bağımsız olarak, artık sokak aralarında perişan mülteci hayatlarını görmek mümkün. Küçük öbekler hâlinde birbirine tutunarak yaşamaya, bulduğu bir aralıkta hayatını ‘sürdürmeye’ çalışan insanlar, aileler var.

Fransa’daki son sokak olayları Londra medyasında ilgi ve kaygıyla izleniyor.

Londra dünyanın en kozmopolit başkentlerinden biri. Caddelerde Uzakdoğu, Afrika, Asya, Ortadoğu ve dünyanın her yerinden yoğun insan yüzleri görebilirsiniz.

Bu o kadar böyle ki, Londra’da İngilizlerin azınlıkta olduğunu söylemek pekâlâ mümkün. Zaten Londra’nın seçtiği son belediye başkanının kökeni ve kimliği de bu gerçekliği doğruluyor.

İki katlı kırmızı otobüslerin ve siyah taksilerin başkentinde kırmızı telefon kulübeleri artık turistlerin hatıra fotoğrafı çektirdiği bir sokak objesine dönüşmüş. Burada da her yüz kişiden 92’si başını cep telefonuna gömmüş biçimde yürüyor.

Büyük yeşil parklarda karga ve sincapların savaşı sürmekte.

Finans başkenti, Kraliçe’nin yeni doğum günü kutlamalarına hazırlanırken, hızla batan güneş görüntüleri vardı Britanya’da.

Sosyal hakları sürekli tırtıklanan emekli ve çalışanlar için gerilimli bir ufuk. Borçları en yüksek ülkelerden biri olan Birleşik Krallık topraklarında hizmet sektörü canlı, ancak üretim hiç de öyle değil. Ve nasıl söylemeli, majesteleri pedal çevirdiği sürece şimdilik sorun yok!

Bir gün ben de geleceğim

Değerli Karar gazetesi mensupları;

Her gün üç gazete alıyordum, sizi bir süre takip ettikten sonra bu sayıyı ikiye indirdim. Yağmur Atsız’ın yazı kadronuza katılmasına çok sevindim. Kendisinin özellikle türkçe yazımı konusundaki hassasiyetine hayranım. Yazılarını bir türkçe dersi işliyormuş gibi okuduğumu bilmesini isterim.

Bunun dışında Ebubekir Kurban’ın ve Hayâl Politik köşesinin de üslupları sebebiyle sıkı takipçisiyim. Geriye kim kaldı diyeceksiniz, İbrahim Kiras ve Beşir Ayvazoğlu zaten edebiyat yönleriyle tanıdığımız değerli büyüklerimiz. Sizin aracılığınızla hepinize sevgilerimi gönderiyorum. İnşallah bir gün ben de aranıza katılırım:) Y.T. Erzurum Edebiyat Fak.

Çay meselesi

Biz memleket dışında iken çayın şekerli yahut şekersiz içilmesinden bahisle vatan sathında küçük bir muharebe cereyan etmiş.

Efendim her ikisi de olur. Birinin yekdiğerine üstünlüğü mevzubahs değildir. Aynı şey kahve bahsinde de münakaşa konusudur ve bugüne kadar bu münakaşanın tarafların zevkini tebeddül ettirdiği görülmemiştir.

Bazı diyet kadılarının sözünden hareketle ağız tadınızı bozmayınız. Şekerli içen öldü de, lâ sükkar içen ölmedi mi?

O kaşığın şıkırtısını o ince bellide duymamız lâzım, anlatabiliyor muyum beyfendi?

Ya Bürokrasi

Şimdi kabine değişiyor.

Yeni Başbakanın üslubuna bağlı olarak bürokraside de bir üslup değişikliği bekliyorum.

Mümkün olacak mı bu?

Hani şu Cumhurbaşkanımızın da zaman zaman dile getirdiği ‘oligarşik bürokrasi’! Onun işleyiş mantığında zerre miktar bir değişiklik olacak mı acaba? En büyük merakım bu. Herkes bu konuda sabaha kadar konuşabilir ama Türkiye’nin en büyük dert ve engellerinden biri olduğu tartışılmaz. Bakalım oligarşik bürokrasi hazretlerine kim dokunacak, ne zaman dokunacak?

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
1 Yorum