Back To Top
İlgi ve heyecan eksikliği

İlgi ve heyecan eksikliği

 - Son Güncelleme: 03.11.2019 Pazar 13:22
- A +

Almanya’da her yıl devlet tarafından dijital bir zirve düzenleniyor. Bir yılın bilançosunun çıkarıldığı bu zirvede aynı zamanda yeni trendler de tartışılıyor. 2006 yılından beri her yıl başka bir kentte düzenlenen bu zirveye özel ve resmi sektörün tüm önemli temsilcileri ve genelde başbakan da katılıyor.

Başbakan Angela Merkel bu yıl Dortmund’da yapılan zirveye katıldı ve çok uzun bir konuşma yaptı. Bu konuşmanın kısa bir bölümü aslında bizi de yakından ilgilendiriyor. Merkel Almanya’nın birçok ülkeye kıyasla iyi işleyen bir devlet sistemine ve yüksek bir yaşam standardına sahip olduğunu bundan dolayı da ülkede yeni teknolojilere sahip olma arzusunun, bu standartlara sahip olmayan ülkelere kıyasla daha az olduğunu ifade etti. Merkel, ülkelerin dijital gelişim düzeyini belirleyen uluslararası endekslerde Almanya’nın birinci sıralarda yer almamasını böyle izah ediyor. Merkel, dijital dönüşüme dair toplumsal baskı ve beklentinin bu konudaki öncü ülkeler gibi fazla olmadığını düşünüyor.

Her ne kadar Merkel Almanya’nın dijital dönüşüm hakkında yeterli heyecan ve çabayı sergilemediğini düşünüyor olsa da gerçekte durum çok farklı. Almanya’da dijital dönüşüm fazlasıyla önemseniyor. Bu amaçla Alman sanayi devlerinin iştirakiyle kurulan birlikler, araştırma kurumları, sayısız startup merkezleri, sürekli yenilenen yasalar, ülkenin IT alt yapısının baştan aşağı yenilenmesi gibi sayısız girişimler var.

***

Almanya, klasik ekonomide başarı ile gerçekleştirdiği bölgesel kalkınma modelini dijital ekonomide de uygulanıyor. Dijital yatırımları Türkiye gibi bir bölgede (İstanbul/Marmara) yoğunlaştırmak yerine ağırlık noktası sadece ana bir sektörden meydana gelen 12 ayrı dijital yatırım bölgesi oluşturuldu. Örneğin Hamburg lojistik yatırımların merkezi olurken, Frankfurt Fintech ve Siber Güvenlik, Nürnberg Erlangen Dijital Sağlık, Stuttgart Gelecek Teknolojileri, Karlsruhe Yapay Zeka konularındaki yatırım ve yeniliklerin merkezi haline getirildi.

Almanya’da bir konuya özel ilgi göstermek o konuda dünyada öncü olmak anlamına geldiği için Almanya dijital sektörde kendini yarışmada geril kalmış olarak hissediyor. Merkel’in kendi ülkesine eksikliğini hissettiği heyecan ve ilginin, kapatmak zorunda olduğu bir refah mesafesi olduğu için ülkemizde var olmasını beklememiz gerekirdi. Ancak konunun önemi Türkiye’de henüz sınırlı bir kesim tarafından fark edilmiş durumda. Ne tür bir kaçınılmaz dönüşüm ve rekabet içinde olduğumuzu, atmamız gereken birçok adım olduğunu henüz toplum olarak fark edemedik.

***

Dünya’da ise bu rekabet olanca hızıyla sürüyor. Özellikle yeni teknolojilerin en önemli hammaddesi veriler konusunda amansız bir rekabet var. Merkel’in konuşma yaptığı dijital zirvede Alman Ekonomi Bakanı Peter Altmaier, verilerin depolanmasında (ve kullanılmasında) dünya piyasasının yüzde 75’ini elinde bulunduran ABD kökenli Amazon, Google ve Microsoft’a karşı Avrupalı bir çözüm önerisi sundu. İlk kez bu zirvede resmi olarak açıklanan projeye GAIA-X ismi verildi.

GAIA-X verilerin belli başlı serverlarda toplanması yerine, Avrupa’daki bütün verilerin, bu verilerin sahibi olan kurumların birbiriyle bağlantılı serverlarında saklandığı ve bu verilerden herkesin istifade ettiği bir düşünceye dayanıyor. Yanı klasik bulut teknolojisi yerine bir ağ oluşturularak veriler saklanacak ve kullanılacak. Bunun nasıl işleyeceğini tam olarak kimse bilmiyor. Ancak Almanya ve Fransa 2020 yılında uygulamaya başlanacak bu projede öncü olacaklar. Avrupalıların verileri ABD merkezli serverlara bağlı olmaktan kurtulacak.

Dijital hammaddelerini korumaya çalışan bir başka ülke de Rusya. Rusya Runet adını verdiği bir projeyle, Rusya’daki İnternet kullanıcılarının, dış ağlara bağlı olmadan sadece Rusya’da oluşturulan ve kontrol edilen bir internet ağ alt yapısı kullanılması yönünde bir yasa çıkardı. Bunun alt yapısı da hızla oluşturulacak. Batı medyası ve Rusya’daki iç muhalifler bunun internette sansür ve devlet kontrolü anlamına geldiğini söylüyor. Resmi makamlar ise bu girişimi verilerin bağımsızlığı olarak değerlendiriyor.

***

Oysa GAIA-X de bir özel gerişim değil, devlet girişimi. Öte yandan ABD yasaları günün sonunda Google, Amazon ve Microsoft’un sahip olduğu verilere devletin ulaşmasına imkân sağlıyor. Başka bir dijital güç olan Çin’de ekonomi ve dolayısıyla dijital gelişmeler tamamen devlet kontrolü altında. Böyle bir realitenin olduğu dünyada verilerin şahsiliği, devletin müdahale yetkisinin sınırlı olması gibi, analog çağdan kalma ilkelerin artık fazla bir anlamı hele eski anlamı kalmamış gibi görünüyor.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 03 Kasım 2019 18:55
Eğitim sistemi öncelikle sorgulayan beyinler yetiştirmeyi hedeflemeli. Ülkemizin eğitime temel yaklaşımı ise itaat eden bireyler yetiştirmek. Bu ailede de böyle devamında da. O yüzden ülkede cemaatler cirit atıyor heryerde. Yoksa bu kadar insani nasıl devşirecekler. Toplum sorgulayan bireylerden oluşmadığı surece hiç bir şey değişmez.
hamza akyol 03 Kasım 2019 16:27
Sayın karaalioğlu, almanyadaki önemli olan bizde ise gündeme gelmeyen bir konuyu yazmak, çağdaş olmak anlamına gelmiyor maalesef ki, sizin son parağrafınızı kabul eden bir zihniyetin almanyadaki gibi bir önceliğinin olması mümkün değil. ya da lafla mümkün olur. devletin müdahalesini savunmak, tam da ülkemizin çıkarabileceği düşünce adamı düzeyini tanımlıyor.
Neo 03 Kasım 2019 12:35
Wikipedia'nın yasaklı olduğu ülkeden bahsediyoruz. Gerçekçi olalım: Türkiye hiç bir zaman iddialı bir teknoloji ülkesi olamayacak. Bu öncelikle bir kültür ve altyapı işi. Özgürlüğe, farklılığa ve bireyselliğe önem veren bir kültürünüz olması lazım. Merak ve deneme duygusu güçlü olmalı. Bilgiye saygı olmalı. Namus, gerçeğe bağlılıkla ölçülmeli. Türkiye'nin köylü kültüründe bunların hiç biri olmadığı gibi, bütün insanlar ortaokulda ağır bir milliyetçi endoktrinasyondan geçip doğal merak, düşünme ve sorgulama yetilerini kaybediyor, zombiye dönüşüyorlar.
Neo 03 Kasım 2019 15:15
0
Bu işin altyapı kısmı. Bir de üstyapı var. PISA sonuçları ortada. Ortalama Türk anadilini konuşamıyor, yazamıyor, anadilinde yazılmış bir metni tam olarak anlayamıyor. Matematik bilgisi yok denecek düzeyde. Anadil ve matematik disiplinli düşünmek, karmaşık fikir zincirleri kurmak ve bunları doğru ve hassas biçimde iletmek için şarttır. Anadil ve matematiği düzgün kullanamayan bir toplumun gelişmesi imkansızdır. Doğru beslenemeyen birinin sporcu olamayacağı gibi. Ortalama bizi ilgilendirmez, tepe %2'yi kutarsak kardır diye düşünenler de yanılıyor. Gelişim topyekün bir süreçtir, bir ekosistemin
Neo 03 Kasım 2019 15:19
0
Matematik bilmemenin bir sonucu da niceliksel (kantitatif) düşünememektir. Birisi "Ermeniler bizi arkadan vurdu" dediğinde refleks olarak "Kaç Ermeni? Nerede? Ne zaman?" sorularını sormuyorsanız düşünme kapasiteniz sınırlıdır.
Sinan 03 Kasım 2019 15:25
0
Bir tasarım duygusu da yok. O da önemli. Şehirler çirkin, ambalajlar çirkin, mobilyalar çirkin.
Köroğlu 03 Kasım 2019 15:31
0
Türkiye'de eğitimin amacı kendi potansiyelini gerçekleştiren bağımsız fikirli bireyler yetiştirmek değil. Tam tersine devlete sorgusuz sualsiz itaat eden köylü askerler yetiştirmek. Çağdaş uygarlığı temsil ettiğini iddia eden kesimin sloganının "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" olduğu ülke burası.
KARAR OKURU 03 Kasım 2019 01:29
Teknoloji yazılarınıza yapılan 3-5 yorumu görünce bizde de bu konularda heyecan olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. İlahiyatçı yazarınız Mustafa Öztürk’ün yazılarına ise 50-100 den aşağı yorum gelmiyor. Toplumumuzun ilgi alanı belli. Gelecek nesiller de daha çok imam hatip okulu mezunu olacaklar. O yüzden bence siz bu işi bırakın kendinize başka bir meslek seçin. Adios.
Takipci 03 Kasım 2019 09:37
1
Dogru soylemissiniz. Galiba tek yol Imam-Hatiplere kodlama dersi koymak, günah degilse tabi...
KARAR OKURU 03 Kasım 2019 11:45
1
sayın öztürkün yazılarına gelen yorum sayısı sadece ilgi ile açıklanamaz. belki başka yazarların yazıları veya başka konularda ilgi unsuru önemli bir etken olabilir. öztürkün yazılarına gelen yorumlarda, toplumdaki etkin bir gerçekliğe ilişkin tepki de önemli bir gerekçe oluşturuyor. öztürkün yazılarına yapılan yorumlara dikkat ederseniz, dini duyarlılığı fazla olmayan epey kişinin de yorum yazdığını farkedersiniz.
KARAR OKURU 03 Kasım 2019 12:43
3
Türkiyeyi geri bırakan din değil milliyetçilik.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN