Back To Top
Ulus olma kabiliyeti

Ulus olma kabiliyeti

 - Son Güncelleme: 28.07.2019 Pazar 11:19
- A +

Toplumsal bir gelişme karşısında zihinler çaresiz kalınca aşırı yorumlar doğuyor. Aşırı yorumlar genelde iddia sahiplerinin tezlerinden yüzde yüz emin olmalarından değil, yaşadıkları kafa karışıklığından kaynaklanıyor. Suriyeli mülteciler hakkında yaşanan kafa karışıklığı bu minvalde bir şaşkınlık. Türkiye’de resmi olarak 3.6 milyon Suriyeli göçmen bulunuyor. Bu, hiç şüphesiz Türkiye’nin sosyo ekonomik imkanlarını aşan bir rakam. 

Dünyanın her tarafında özellikle ekonomik sorunlar yaşandığında ilk akla gelen hedef kitle göçmenler olur. Bu kaçınılmaz bir kader. Ekonomik sorunlarla başlayan suçlama, kademe kademe bütün sosyal sorunların göçmenler üzerinden yansıtılmasıyla devam eder. Yaptığı gerçek etkiden bağımsız olarak göçmenler ve göçmenlik, farkında olmadan siyasi bir sorun haline dönüşür.

Siyasi menfaat elde etmeye çok uygun bir alan. Muhalefetin mülteciler üzerinden siyasi fayda elde etmesine, günün sonunda iktidar da kayıtsız kalamaz ve bu kervana katılmak zorunda kalır. Avrupa’da özellike Almanya’da mülteci ve göçmen konusu aynı istikamette gelişti. Bundan birkaç yıl öncesine kadar tabu sayılacak ifadeler, ana akım siyasetçiler tarafından da dile getirilmeye başlandı. 

***

‘Yakaladığımızı sınır dışı edelim’ çılgınlığına varacak bir reaksiyon, farkında olmadan linç kültürünün meşrulaştırılması gibi önü alınamaz bir hukuksuzluğa götürür. Mülteci akınına karşı çaresiz kaldık propagandası, sokaktaki vadandaşın, her mültecinin kaderine hükmetme hakkı olduğu şeklinde bir sapkınlığa neden olur. Kendilerini kamuoyunda savunma imkanı olmayan bir kitleyi, insan olarak görmeme, sadece mülteciler açısından bir mağduriyet doğurmaz, diğer ucu toplumun çoğunluğuna yönelen zehirli bir ok halini alır. 

Hükümet de, mülteci konusunun iktidara mal olacak siyasi bir potansiyel taşıdığını fark etmiş olmalı ki, toplumda yaşanan memnuniyetsizliği radikal önlemlerle çözmeye çalışıyor. Ancak çözüm mültecilerin hareket kabiliyetlerini mümkün mertebe sınırlayarak değil, bilakis topluma uyumlarını kolaylaştıracak tedbirlerle elde edilebilir. Mültecilerin toptan sınır dışı edilmesi gibi bir yöntem siyasi, hukuki, ahlaki ve insani olarak mümkün olmayacağı için başta genç mülteci nüfus olmak üzere Türkçe, meslek eğitimi gibi önleyici tedbirler alarak yapıcı adımlara yoğunlaşmak gerekiyor. 

Suriyeli mültecilerin yüzde 46’sı 0-18 yaş aralığında. Toplam 3.6 milyon mültecinin yaklaşık 3 milyonu 40 yaşın altında. Bu kitleyi başıboş bırakmak yerine sosyal projelerle toplumsal hayata dahil etmek mümkün ve gerekli. Mültecilerin ne kadar süreyle Türkiye’de kalacaklarını kestirmek mümkün değil. Ancak siyasi koşullar bir çoğunun uzun süreyle Türkiye’de kalacağını gösteriyor. Nesillerden nesillere aktarılan mağduriyetler yaratmak yerine, yerinde ve zamanıda uyum tedbirleri ile konu sosyal bir sorun haline gelmeden önlemler alınabilir.  

Göçmenleri aynı göz hizasında görerek çözüm için çaba sarfetme olgunluğuna kolay ulaşılmıyor. Sorunu siyasi olarak suistimal edenler konunun sağduyulu bir şekilde ele alınmasının önünde büyük engel. Popülistler yer yer ırkçılığa varan söylemleri ile toplumsal değerlerin köküne kibrit suyu döktüklerinin farkında değil. Böylesi bir sorunla baş edebilme kabiliyeti, ulus olma kabiliyetimizle doğru orantılı.   

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 28 Temmuz 2019 15:05
Hiç sorgu sualsiz kim olursan ol gel siyasetini yapan karar mercileri suriyeli sorununu vatandaşın kucağına bıraktılar.Arada din kardesliği ,ensardı,muhacirdi diye sorunun etrafında dolanıp gidiyorlar.
KARAR OKURU 28 Temmuz 2019 10:20
Suriyeliler'e kızan yok, insan bu. Sorgusuz sualsiz kapılarını açıp kontrolsüz şekilde mülteci kampı yerine şehirlere dağıtırsan gelir tabi. Suriye'nin batı ve güneyindeki güvenli bölgelerdense, Türkiye'yi tercih eder, hazır lokma, hazır uygarlık. Biz çalışmışız kendi evlatlarımıza iyi gelecek sağlamak için, kim olsa üstüne konmak ister. Hızını alamayan çok, Türkiye kesmiyor, Avrupa’ya kapak atmaya çalışıyorlar, orada yaşam standardı daha yüksek. Suriye'nin yalnızca kuzey bölgesi ile sınırlı asayiş sorunu işin bahanesi.
KARAR OKURU 28 Temmuz 2019 11:09
4
Gerçek kokeniniz nedir. 1000 yıldır Anadolu da mi yasiyorsunuz. Yoksa sizde 100 yıl önce dünyanın değişik bir yerinde yaşadığı magduriyetten dolayı Anadoluya sığınan topluluklardan birine mi mensupsunuz. Bu ülkenin yarısından fazlasının kökeni araştırıldığında bir yerlerden göç ederek buraya yerlestigi anlaşılır. Anlıyorum tepkileri, ekonomiyi, sosyolojiyi falan ama biraz daha empati, sempati ve hoşgörü lütfen.
Adınızı giriniz 28 Temmuz 2019 12:17
2
11:09, gümrük kapılarının, pasaportun, uluslararası göçmen hukukunun olmadığı yüzlerce yıl önceki göçlerle şimdiyi karşılaştırmışsın, komik olmuş. Suriye'nin küçük bir bölümünde bölgesel savaş var, oraya bile akrabaları ile bayramlaşmaya gidiyorlar. Asıl büyük ve problemsiz kısmında 18 milyon Suriye vatandaşı yaşıyor, buna ne demeli?
DoğrucuDavut 28 Temmuz 2019 10:08
Suriye'nin kuzeyini gösterip illüzyon yapmayın lütfen. Suriye'de halen 18 milyon insan var, onlar neden bir yere gitmiyor, düşündünüz mü? Çünkü savaş yalnızca Kuzeyde.. Örneğin Şam'da, batıdaki sahil kentlerinde asayiş berkemal. 2018-2019 turizm forumlarında Suriye Arap Cumhuriyeti'ne tatile giden Amerikalı, Alman turistlerin yazdıklarını okuyun. Türkiye'nin güneydoğu şehirlerinde asayiş sorunu yaşandığı yıllarda, başka şehirlerinde sorun olmaması gibi.
Has Parti 28 Temmuz 2019 04:59
Sayın yazar halkının yarısına 'onlar' diye hitap edilen insan topluluğu sizce 'ulus' mudur ? Şimdi Suriyeliler 'daha onlar' hepsi bu.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN