Back To Top
Din ve ahlakta eksen kayması

Din ve ahlakta eksen kayması

 - Son Güncelleme: 07.08.2019 Çarşamba 10:38
- A +

Geçen haftaki yazımın son bölümünde Yunus’un “Dağlar ile taşlar ile / çağırayım Mevlâm seni” mısralarıyla başlayan şiirinden üç kıta sunmuş, oradan ilhamla şunları yazmıştım:

“Kur’an kültüründen nasipsiz olan biri bu mısralardan hiçbir şey anlamaz; çünkü şiirdeki bütün mazmunlar Kur’an’dan alınmıştır. Medeniyetimizin altından Kur’an’ı ve Peygamberimizi çekersek bütün tarih üstümüze yıkılır. Çağdaş dünyanın en büyük talihsizliği, yalnız kendisinin kaba zevklerini ve çıkarlarını düşünen, bu amaçla canlı-cansız doğayı, bütün sistemi bozacak ölçüde sömüren ‘yeni bir canlı türü’nün eline düşmesidir. Onun için Yunus’un yukarıdaki mısralarının temsil ettiği, ilhamını Kur’an’dan alan ve sonu Yaratan ve yaratılan sevgisine varan kültürümüzün değerlerine ve onu üreten Kur’an’ı anlamaya çağımızın ihtiyacı var.”

***

Yüce Kur’an’ın –tarihsel şartlara göre ayrıntıda nelerden bahsederse etsin- nihayetinde tercih ve telkin ettiği dindarlık, sonu Yaratan ve yaratılan sevgisine varan, dolayısıyla “hukullah”a (Allah’ın haklarına) ve “hukuku âdemî”ye (insan haklarına) saygıyı öğreten dindarlıktır. Böyle bir saygıdan yoksun, sloganik, kaba, hoyrat ve saldırgan ‘dindarlık’ iddiaları Kur’an’ın gösterdiği nihai hedeften sapmadır. Kendi özümüzün ahlâkî gelişimini ihmal ettiğimizin ispatı olan böyle iddiaların arkasında, Kur’an değil, nefsin ve şeytanın telkin ettiği gizli-açık madde, itibar, siyaset, riyaset vs. dünya tutkularımız vardır. Hz. Peygamber “Yemin ederim ki ben, her gün yetmiş defadan fazla tövbe-istiğfar ederim” derken bu tutkulara karşı sürdürülmesi gereken iç hesaplaşma ve arınmayı kastetmişti. Çünkü Kur’an’da “Kendini arındıran kurtuluşa ermiştir; kendini kirletense kaybetmiştir” (91/9-10) buyurulur.

Ünlü Kur’an âlimi Ragıb el-Isfahânî bin yıl önce “Ruhu kirli olanın sözü ve işi de kirli olur” diyordu. Eğer toplumumuzda –mesela- ilk Müslüman kadın olma şerefini kazanmış Hatice annemiz hakkında edepsizce laf eden adama, din adamı kılıklı birileri, dünya küfür literatüründe benzeri görülmemiş iğrençlikte hakaretler ediyor ve bu hayasızlığı sosyal medyada paylaşabiliyorlarsa; sayısız “dindar” bu dibe vurmuş ahlaksızlıktan zevk alabiliyorsa; hatta bir ilâhiyat prof.u sosyal medya hesabından, “Sahabeye hakaret eden kimseye hakaret etmek inanın çok zevkli bir şey. Şahsen bana ibadet etmiş zevki veriyor. Sekinet hissediyorum” şeklinde mide bulandırıcı bir paylaşımda bulunuyorsa; toplumumuz, Lut peygamberin mücadele ettiği Sodom ve Gomore’dekine denk bir ahlâkî kokuşmuşluğa kayıyor demektir. Hele bu rezaletin müftü, imam, Ehl-i sünnet kisvesi altında sergilenmesi, üçü de Peygamberimizden miras olan bu kavramların nasıl kirletildiğini, nihayetinde Yunus’un dünyasındaki dindarlığın şimdilerde nasıl bir ahlaksızlık eksenine kaydığını göstermesi bakımından ibret vericidir.

***

Keşke, dini ve diyaneti temsil eden sivil toplum kuruluşları ve son yıllarda arz-ı endam eden diğer din-iman savunucuları, dinimiz ve Müslüman milletimiz için yüz karası olan bu ahlaksızlığa karşı –yasalar içinde- güçlü tepkiler verselerdi! Anlı şanlı unvanlar taşıyan biz ilâhiyatçılar da bu ‘ahlaksız dindarlık’ zihniyetinin nerelerden beslendiğini; cemaatten mi, siyasetten mi, başka yerlerden mi güç ve cesaret aldığını ilmî yöntemlerle sorgulayıp analiz edebilseydik!

Cahillerin cesur, âlimlerin korkak olduğu topluma ancak kötü bir akıbet yakışır. Kur’ân-ı Kerîm, geçmişte İsrailoğulları’nın, birbirlerinin kötülüklerine karşı koymadıkları için “Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın dilinden lanetlendiklerini” bildirir (5/78-79). Günümüz Müslüman toplumları, kimileri gerçek dinî ve ahlâkî ilke ve ölçülerini kaybettikleri kimileri de yeterince yürekli ve dürüst olamadıkları için ahlâkî, dinî ve toplumsal çözülme yaşıyorlar. Müslüman dünyanın içine düştüğü zillet halinin temeldeki sebebi budur ve belki bu zillet bir tür lanetlenmenin başlangıcıdır.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
özhan yılmaz 13 Ağustos 2019 16:17
Dini menşeli sivil toplum yapılarının tartışma zamanı geldi de geçiyor. Çok iyi değinmişsiniz ama bunu biraz açmak gerekiyor. Batıda dinin reformasyonunda eleştirel dini kökenli sivil unsurların ve din felsefecilerinin rolü çok etkili olmuştur. bizde kutuplaşan siyaset sivil toplumu da kutuplaştırmakla yetinmemiş, araçsallaştırmıştır. Bir siyasi anlayışın payandası olan dini oluşumların günümüzde temiz topluma hizmet için bahsettiğiniz "ahlaksız dindarlığın" ne ölçüde panzehiri olacaklarını sıkça gündeme getirip tartışmak gerekir.
Hasan 09 Ağustos 2019 08:13
İfade edilen bir fikrin; 1) insanda oluşmasına neden olan toplumsal, siyasi vb. etkenler; 2) dillendirilmesinde etkili olan niyet ve saikler; 3) gerçeklikle örtüşüp örtüşmemesi; 4) toplumsallaşması halinde ne tür sonuçları doğuracağı gibi dötr ayrı açıdan incelenmesi münkün. Dört açı da birbiriyle bağlantılıdır ama mantıki bir bağlantı değildir bu; insanın sözü batılsa muradı/niyeti de batıldır sonuçu çıkmaz ve tersi de geçerlidir. Bunları ayırmamak, birinden diğerine atlamak etik değildir...
OKURUN BİRİ 07 Ağustos 2019 18:45
Kuranı yüceltirken Sünneti, Sünneti yüceltirken Kuranı tahfif nasıl yanlışsa, Hz peygamberimizi yüceltirken Hz Hatice validemizi tahfif veya tahfif çağrışımı bile yanlıştır. "Bu din 3 şey üzere bina olmuştur. 1.Hz Hatice in malı 2.Hz Ebu Talibin Himayesi 3.Hz Alinin kılıcı" Hadis. Ayrıca peygamberimiz bir insan olarak peygamberlik öncesi Hz Hatice validemizle beğenerek, severek isteyerek, evlenmiştir. Peygamberimizi şehveti olmayan biri gibi göstermek reelmidir. Yoksa 10 erkek gücünde olup nefsine hakim olmak mı reeldir, kemaldir. Meseleye bir de bu açıdan bakılmalı. İslamoğlu maksadını aşmış.
KARAR OKURU 10 Ağustos 2019 15:27
0
Doğruyu söylemişsin. Bu mesleyle ilgili yazılan şeyler arasında isabetli bakan birkaç mesajdan biri.
MUHASEBE 07 Ağustos 2019 17:22
Hocam sizdemi; anlatılan konunun önünü sonunu bütün olarak dinlemeden,maksadı hiç hesaba katmadan M.İslamoğlu nun bencede "arta kalan"ifadesini kullanmadan da anlatabileceği bir kelimeye kafayı takıp vurgulamak istediği güzel yorumu kaçırdınız?Lütfen konuyu bütün olarak dinleme ve anlama ahlakına başta sizler olmak üzere hepimiz sahip olalım.
Murat Erak 07 Ağustos 2019 16:41
Mustafa İslamoğlu kesinlikle orda hakaret niyeti ile bir söz söylemedi sohbetin tümü dinlendiğinde bu açıkça belli oluyor zaten. Bu yüzden islamoğlu için edepsizce laf eden kişi yorumunu doğru bulmuyorum. Ancak son zamanlarda İslamoğlu gibi hocalar sayesinde tezgahta ki Yanmaz kefen ve benzeri satışları düşüşte olan sahtekarlar için söylediklerinize katılıyorum
METİN P. 07 Ağustos 2019 14:48
muhterem hocam;sizce iki adamdan arta kalan ifadesi bir küçümseme mi ifade eder.Allah aşkına o konuşma yapılalı epey zaman oldu.Bu ahlaksızların bunu bugünlerde gündeme getirmeleri ve müftü olduğu belirlenen bu takımdan birisinin o lafı söylemesi bu güruhun haksız olduğunu göstermiyor mu?Siz de onun gibi bir Siretülkuran dersi yapın bakalım.Kaç kişi etrafınızda toplanıyor?Biz o adama dediğiniz ADAM sayesinde Kuranla ve sahih islamla tanıştık.Bu piyasada bağırıp çağırıp ahlaksızlık yapanların çoğu hristiyan-musevi takımıdır.
Muhtefi. . 07 Ağustos 2019 14:47
**Şecaat arz ederken merdikıpti sirkatin söyler" **..Aklıma o.geldi. ne fena sözler. Hakli olmak güzel Haklı kalmak ondan da güzel. Her iki taraf Toplum nezdinde dışlanmalıdır. .Nasıl sözler öyle Psikolojik Hastalıklarını Maske yapıyorlar. Tedaviye ihtiyaclari var bu şahısların. .acilen. !..
Hasan Akseki 07 Ağustos 2019 13:10
Belki çok iddialı olacak ama,Türkiye ve diğer ülkelerde din hizmetleri Peygamberimizin tebliğ metodundan uzak..Diğer din elçilerini kaale bile almıyorum..Hepsi itici ve Yaratıcı'dan uzak..İhlassız ve ranta endeksli..Bakın Bediüzzaman'ın hizmet metoduna ve hayatına..İşte aradığımız gerçek din ve yakınlaştırıcı metot..Bilgi sahibi olmadan..incelemeden..önyargı ile yaklaşınca,haliyle pas geçmek normal..Benim favorim Bediüzzaman..
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 14:18
1
Evet çok iddialı. :)
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 16:09
1
O Bedüzamanın risalelerinde de sirk unsurları var. Mesela ona göre Cebrail Kuranı Ali'ye getirecekmiş yanlışlıkla Hz. Muhammed'e getirmiş. Sonra Risaleleri Kuran'dan sonra indirilen kitapmış falan. İstersen bir araştır.
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 23:27
1
Dedim ya..kulaktan duyma bilgilerle.. ön yargılar..şahsa endeksli hizmetler vb..Bu kafalarla haliniz içler acısı..kafası kum içinde devekuşu misalisiniz..İşte Türkiye'nin hali..Diyanet..tarikatlar..cemaatler şahsa ve ranta endeksli..Tatsız,tuzsuz ve yavan..köhnemiş metotlar ile devam edin siz..
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 23:31
1
Evet çok iddialıyim..Sıritacağına iki kelime yaz da cahilligin ortaya cıksin arkadas..Subjektif fikirli insanların yorum yazdıgi bir köşeye ve gazeteye yorum yazmak mı..tövbe tövbe.
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 12:25
Hocam siz burada Mustafa Islamoglu'na da mesaj verdiniz ama ben sizi hakli görmedim burada.. Peygamber efendimiz evlendiğinde 25 yaşındaydı.. Ilk 3 çocuklu 2 evlilik yapmış Hatice annemizle evlendi.. O gün şartlarda Hz haticenin durumu o toplumda tam da oydu.. ahalinin kendi arasinda konuştuğu da tam olarak şöyle bir şey olsa gerek: MUHAMMED genc-durust-güvenilir-yakışıklı.. Neden onunla evlendi.. Siz Haticenin durumunu 15 yıl sonra vahiye ilk iman eden hz.Hatice ile bir tutamazsınız.
Bir okur 07 Ağustos 2019 11:36
“Sahabeye hakaret eden kimseye hakaret etmek inanın çok zevkli bir şey. Şahsen bana ibadet etmiş zevki veriyor. Sekinet hissediyorum" diyen hocanın aldığı zevke ve duyduğu sekinete sebep olan hakaret şeklini, ben şahsen sodom ve gomereye ahlaki kayış zemini olabilecek bir bel altı ifadeler olarak görmüyorum. Bakın "Edepsizce laf eden bir adam" ifadesi de bir hakarettir. Ama bundan ahlaken sodom ve gomereye kayış işareti hissetmeyiz. Değerleri müdafa hattında belli bir seviyede omurgalı duruş mecburiyetimiz var. Mukaddesatı tahkir edeni taltif etmeyiz ve elbette tahkir ederiz.
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 10:33
Dini çözülme konusunda hemfikirim. fakat bence dinin gerçek yüzü ortaya çıktıkça gerçek ahlakın gereği de anlaşılıyor. Din kaynaklı olmayan bir ahlak anlayışının ortaya çıkması gerekiyor.
Mehmet 07 Ağustos 2019 10:31
Elinize, dilinize ve yüreğinize sağlık sayın hocam
Hiç 07 Ağustos 2019 09:54
Hz Hatice veya diğer İslam büyükleriyle ilgili ölçüsüz kelimelerin kullanılmasında, yüzlerce yıldır süregelen paganlastirilmis İslam büyükleri algısının etkisi yok mu?peygamberi ve sahabelerini insan üstü gören gelenek, doğal olarak diğer bir uç yaklaşımı doğurmaz mi?kutuplaşmanın altında yatan nedenler iyice irdelenmeden, sağlıklı bir tahlil yapmak mümkün müdür?
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 09:37
Mustafa İSLAMOĞLU'nun malum videosu sayesinde insanlar, Peygamber Efendimizin evliliklerinin şehvet değil şefkat evliliği olduğuna, önyargısız vicdan sahibi herkes ikna olmuştur. Ayrıca Hz. ''Hatice Validemize edepsizce laf eden adam'' diye tahkir etmek de adil değil. Belki yanlış anlaşılmaya mahal vermemek adına ''arta kalan ''kelimesini kullanmayabilirdi denebilir.
ÖMER AKBULUT 07 Ağustos 2019 11:06
0
Zaten videoyu izleyen vicdan sahibi bir insan buradaki "arta kalan" sözünden haz hatice annemizi bir hakaret bir hakir görme değil peygamberimizin şehvet düşkünü birisi olmadığını vurgulama saikiyle söylendiği gayet açıktır. bunun tersine yapılan tüm yorumlar ART niyetlidir. vicdanlı yorumunuz için sağolun. varolun.
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 08:58
Hoca da, din ile ahlakı ayıranlar kervanına katılmış intibaı veren başlık, isabetsiz olmuş. Din ile ahlakın arasında “ve”nin işi ne Hocam ? Bunlar ayrı ayrı şeyler mi ? Dinin peygamberi gönderiliş amacını açıklarken, güzel ahlakı tamamlamak, dediğine göre, din ahlaktan ibaret, değil mi ? Ahlakı olmayanın dini de olmaz, Hocam. Her gün binlercesine şahit olduğumuz o “dindar”tiplere dense dense dinbaz denir, din tüccarı denir, Hocam.
ÖMER AKBULUT 07 Ağustos 2019 11:06
1
AĞZINA SAĞLIK KARDEŞİM
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 08:51
O sözün söyleniş amacı Hz. Peygamber'e apaçık bir övgü iken ve sadece yaş farkı ve dulluk gibi verili durumu dillendiren o ifade hiç bir şekilde hakaret içermiyorken, bu sözü eden kişi "Hatice annemiz hakkında edepsizce laf eden adam" yakıştırmasını hak etmiyor. Çağrıcı da gaza gelmiş.
ÖMER AKBULUT 07 Ağustos 2019 11:11
1
ağzına sağlık. aynen katılıyorum.
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 08:44
İktidarın gölgesinde bir diyanet iktidarın ,hutbeleri,iktidarın müftü ve vaizleri ..Sn hocam makam sahibinden dava adamı olmaz. O makamın adamı olur.İslamoğlu ne demiş, adamı nerdeyse kafir ilan ettiler, birde çirkin hakaretler. Her gün Hz Aişeye küfrediliyor kim ne demiştir.Ben bağımsız alime şahit olmadım bu ülkede hepsi meliklerinin dini üzerinde Güzel maaşllar güzel makamlar la yaşayıp duruyorlar. Şimdi bir fetö ya vur bir başkasına hemen meşhur olur cihadı yapmış olursun. Yapmayın derin toplum mühendisliği ülkeyi birbirinden ayrıştırdı.
selahattin 07 Ağustos 2019 07:36
mevzu açık ve net ortada mustafa bey yahudiler hariç gerek müslümanlar gerek hırıstiyanların büyük çoğunluğu kesinlikle dinlerinde samimi değiller yalnızca sözden ibaret o kadar
OKURUN BİRİ 07 Ağustos 2019 06:22
Adalet yoksa Ahlâk, Ahlâk eğitimi yoksa Adalet olmaz. Kişi nasılsa öyle yönetiliyor, nasıl yönetiliyorsa o din/ahlak üzeredir. Ezcümle kapitalist, materyalist, pragmatist ahlâk oluyor o da. Modern hayat egoyu kutsama ve ona kulluğa dayalı ve sürekli bu pompalıyor millete. Yunus Emreler bugün yaşayamazdı bu toplumda üretilemezd. Faraza yaşasaydı mecnun olup dağlara çöllere vururdu kendisini Ya Rab aklıma mukayyet ol deyu herhalde... Çağdaş Yunus Emrelerde deli, sapık muamelesiyle yırtıyordur bu toplumun şerrinden bence...
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 04:13
Allah akıl vermiş Aklını kullanacak kadar sürede vermiş kullansınlar mustafa bey kullanmazlarsa malik bekliyor onuda biliyorlar sorun ne ? inanmıyorlar
musto 07 Ağustos 2019 01:32
Peygamberimiz günde 70 kere tövbe ediyorsa bizler yandıkki ne yandık.Neyseki biz emekliyiz fazla dışarı çıkmıyoruz bir kaç yüz tövbeyle kurtarırız.Ya bizi yönetenler her gün bir kaç yüz bin tövbe etmeleri lazım'ki oda kabul edilirse.Geçmişi bu gün yargılamak eleştirmek haklarında hüküm vermek ileri geri konuşmak ne kadar cahilce.
ahlak ,vicdan, acımak, iyilik yapmak, toplum bilinci, eşit paylaşım, eşit eğitim hakkı, adalet.. terkedilir ve bunların tam tersine,,,, komün malına zarar vermek, talan etmek, cana kıymak, doğa hayvan ve insan hakları, plansız üremek, önyargı, sonsuz silahlanmak, cahil kalmak ve özendirmek, din ritüellerini paraya çevirmek ve maddiyata tapmak..v.b. ikame edilirse, her şeyin sahibi olan yüce tanrıyı asla bulamaz insanoğlu, sadece atalarının dinini, kalıpsal şekillerle uygular durur. tapmak ifadesini bilerek yazdım.saygıyla
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN