Beyin göçüne artık sermaye göçü de eklendi

Bir yandan geleceğini ülke dışında arayan gençler var.

Türkiye’nin içinden geçtiği döneme dair en sarsıcı veri, en dramatik anket bu. Gidenlerin sayısı yüz binleri buldu; 18-25 yaş grubundakilerin yüzde 73’ü de fırsat bulsa gitmeyi düşünüyor. Daha ileri yaşlarda bile yurt dışına gitme talebi yüzde 60’larda seyrediyor.

Niye gittiklerini ve gitmek istediklerini biliyoruz. Demokrasi ve hukuk duygusu kayboldu. Ekonomi neredeyse 10 yıldır kriz içinde ve çıkış bulunamıyor. İstihdamda ve kariyerde eşit yarış imkanı kalmadı. Ehliyet ve liyakat artık bahis konusu bile edilmiyor.

Hayatının başında olan, eğitimli ve meslek sahibi gençlerin bu şartlarda geleceklerini yurt dışında aramaları kaçınılmazdır.

Meselemiz artık sadece gençlerin göçü de değildir. Hayatlarını burada kurmuş, üreten, yatırım yapan, işçi çalıştıran, zenginleşen insanlar da artık yurt dışına çıkıyor. Niye çıktıklarını söylemeye gerek var mı? Sadece sermaye değil sınırlı birikimi olanlar bile kendisini güvende hissetmiyor. Ticaret ortamının ve mülkiyet hakkının geldiği nokta malum… Son iki yılda mülk edinme, ticari yatırım veya “bilinmeyen sebeplerle” Türkiye’den dışarıya çıkan sermaye 60 milyar dolara ulaşmış bulunuyor. Büyük bir rakam. Yalnızca son bir yılda Türk yatırımcıların yurt dışı portföy ve doğrudan yatırımları ilk kez 10 milyar dolar sınırını aşarak yabancıların Türkiye’ye getirdiği portföy yatırımlarını geçti. Yani, yüksek faiz ve kur artırmama garantisi vererek ülkeye davet ettiğimiz yabancı yatırımcıların sıcak parasından daha fazlası…

Hem beyin göçü hem de sermaye göçü; ikisi bir arada… Bir ülke için bundan daha elim bir tablo düşünülemez.

Emek ve sermaye aynı kaygılarla kendisine güvenli liman arıyor ve orası ne yazık ki Türkiye değil.

Genç ya da yaşlı, işçi ya da patron herhangi bir sosyoekonomik sınıfın geleceğini veya parasının güvenliğini yurt dışında; özellikle Avrupa’da araması yapısal bir sorundur. Sorunun kaynağı da ülkenin hem bugüne hem geleceğe dair umutları da yok edecek kadar kötü yönetilmesidir. Niye kötü yönetildiği de sır değildir. Beyin ve sermaye göçünü zaruri kılan yanlışlar ne ise kötü yönetimin tanımı odur.

Bi’ Dünya Kıvılcım Derneği ile Konda’nın Beyin Göçü Araştırması var. Oksijen Gazetesi’nde yayınlandı. Yurt dışına göç etmiş ve artık orada yaşayan 3 bin 118 yüksek eğitimli kişiyle yapılan bir araştırma...

Gidenlere niye gittikleri soruluyor. Cevap: Yüzde 54 ekonomi, yüzde 52 siyaset, yüzde 49 refah, yüzde 44 güvenlik, yüzde 39 da eğitim problemleri.

Dönme planları olup olmadığı soruluyor. Cevap: Yüzde 85’in dönüş planı yok.

Peki, ne olursa dönmeyi düşünecekleri soruluyor ki meselenin özü bu cevapta: Yüzde 74 demokratik şartların iyileştirilmesi. Yüzde 64 bilim, eğitim ve kültür altyapısının güçlendirilmesi, yüzde 49 ekonomik şartların iyileştirilmesi, yüzde 47 daha güvenli bir ülke olmak, vs. Sadece yüzde 20 “ne olursa olsun” gelmeyi düşünmüyor.

Genç beyinlerin de paranın da gidiş nedeni aslında aynı kapıya çıkıyor. Dön dolaş demokrasi ve hukuk eksikliği, kötü yönetilen ekonomi ve bunlara bağlı bir dizi problem… Umutları yok eden ve imkanı olanları Almanya’ya, İngiltere’ye, ABD’ye kaçırtan bir atmosfer. Geleceğini kurmak isteyen de kurtarmak isteyen de aynı yolu izliyor, aynı adreste buluşuyor.

İktidar, sınırlı insan kaynağını ve sınırlı sermayesinin elinden kaçırırken bunu umursamıyor çünkü umursayacak olsa gereğini zinhar yapamayacak. Malum, umursamak demokrasi, hukuk, liyakat ve ehliyet gerektirecek. Bunlar olamayacağı için gücünü kalıcılaştırmaya odaklanan; bu yolda demokrasiyi ve hukuku dışlayan bir modelin kaçınılmaz sonuçlarını yaşıyoruz.

YORUMLAR (11)
11 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.