Erdoğan için tam bir Whac-A-Mole durumu söz konusu

Biliyorsunuz, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik malumun ilamını yaptı; 22 Haziran tarihli MYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada AK Parti ve MHP’nin cumhurbaşkanı adayının Erdoğan olduğunu açıkladı.

Bildiğimiz bir şeydi elbette. Ama artık biliyor olmaktan çıkıp kesin olarak biliyoruz. Resmi bir ağızdan açıklanınca daha bir malum oldu. AK Parti Sözcüsü Çelik Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığını, MHP lideri Devlet Bahçeli’ye teşekkür ederek açıkladı. Çünkü Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adayı olmasını en çok Sayın Bahçeli istiyor. Bahçeli’ye göre “Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin Erdoğan’a fazlasıyla ihtiyacı var” ve Erdoğan’ın “Ben aday değilim deme lüksü” yok.

Derdi vatan ve millet olan bir Cumhurbaşkanının yolundan caymaya hakkı yoktur. Sayın Cumhurbaşkanımızın yapacağı daha çok hizmetler vardır. Bu nedenle Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Benim tekrar aday olma derdim yok’ ifadesi bizim nazarımızda adil ve hakkaniyetle bir hal beyanı değildir.” (23 Mayıs 2025)

***

Ben Erdoğan’ın “Benim tekrar aday olma derdim yok” sözünün yanlış anlaşıldığını düşünüyorum. Erdoğan haklı ve doğruyu söylüyor. Çünkü ‘adaylık’ meselesi Erdoğan için dert edilecek bir melese değil.

Ama Anayasa’ya göre Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için seçimlerini yenilenmesi gerekiyormuş, seçimlerini yenilenmesi için de TBMM’de üye tam sayısının beşte üç çoğunluğuna, yani en az 360 milletvekilinin oyuna ihtiyaç varmış… Sonra Yüksek Seçim Kurulu ne diyecekmiş! Bütün bunlar Erdoğan için tali ve önemsiz meseleler ve teknik ayrıntılar.

Ama Erdoğan için önümüzdeki seçimlerde elbette önemli bir sorun var. Mesele “aday” olmak değil mesele mevcut ülke şartlarında seçimleri nasıl kazanacağı. İlk kez seçimler Erdoğan için çantada keklik olmayacak.

MHP lideri Bahçeli partisinin 5 Kasım 2024 tarihli grup toplantısında Erdoğan’ın seçimleri kazanmasının şartlarını açıklamıştı:

Eğer terör hayatımızdan sökülüp atılırsa, eğer enflasyon canavarına kesif bir darbe indirilirse, Türkiye siyasi ve ekonomik istikrarın zirvesine çıkarsa, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha seçilmesi doğal ve doğru bir tercih değil midir?”

Seçimler vaktinde bile yapılacak olsa 2028 Mayıs’ına ne kaldı? Erdoğan seçimlerde halkın karşısına ağır bir ekonomik kriz yüküyle, kötü bir ekonomi karnesiyle çıkacak. Ekonominin başına Mehmet Şimşek’i getirmesine rağmen işsizlik, enflasyon, hayat pahalılığı sorununu çözemedi. Ve her geçen gün halk nezdinde ülke sorunlarını çözme konusundaki güvenini yitiriyor. Üstelik mevcut sorunları çözmeyi bırak her geçen gün mevcut sorunlara yenisini ekliyor.

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın içinde bulunduğu durumu bir süredir Whac-A-Mole oyununa benzetiyorum; bildiğimiz adıyla ve çocukların da büyüklerin de keyifle oynadığı köstebek vurma oyunu.

Muhtemelen oynamışsınızdır ama ben yine de anlatayım: Bizdeki adıyla köstebek vurma oyunu, aslında basit bir mantığa dayanıyor. Önünüzde deliklerle dolu bir düzenek var. O deliklerden köstebek kafaları çıkıyor ve elinizdeki tokmakla çıkan kafalara vurmaya çalışıyorsunuz.

Oyunun başında ritim yavaş. Bir köstebek çıkıyor, vuruyorsunuz. Sonra bir başkası çıkıyor, ona da yetişiyorsunuz. Fakat oyun ilerledikçe tempo hızlanıyor; köstebekler daha sık, daha hızlı ve daha fazla delikten çıkmaya başlıyor. Bir noktadan sonra artık mesele refleks meselesi olmaktan çıkıyor. Sistem seni çıkan kafalara yetişemeyeceğiniz bir noktaya getiriyor.

Whac-A-Mole’un siyasette metafor olarak kullanılmasının nedeni de tam olarak bu. İktidarlar yönetme kapasitesini kaybettiği dönemlerde sorunları çözmeyip bastırmaya, ötelemeye, görünmez kılmaya çalıştığında çözülmeyen her sorun bir süre sonra başka bir delikten daha kalabalık bir biçimde yeniden çıkar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önünde tek bir sorun yok ve iktidarı açısından daha vahim hakikat, artık sorunların müsebbibi haline geldiler.

Ekonomi, adalet, eğitim, gençler, yoksulluk, enflasyon, hayat pahalılığı, emekliler, her başlık ayrı bir delikten çıkıyor. Sorunlar artık tek tek değil kümelene, kümelene büyüye büyüye geliyor.

Enflasyonu düşürmeye çalışıyor ama bu kez vatandaşın konut krizi büyüyor. Konut krizini çözmeye çalışıyor, gıda enflasyonu başka bir delikten başını uzatıyor. Asgari ücretlinin sorununu gidermeye çalışıyor, daha o başlığı kapatamadan emeklilerin geçim krizi büyüyor.

***

Mesela Erdoğan Özgür Özel’le birlikte yüzde 32 bandına gelen CHP’yi “mutlak butlan” tartışmasıyla işlevsiz hale getirmeye çalışıyor; bu kez karşısına, Özgür Özel’in kuracağı varsayılan yeni partinin yüzde 37 oy oranına ulaşacağı senaryosu çıkıyor.

Ekrem İmamoğlu’nu, cumhurbaşkanlığı seçiminde karşısına aday olarak çıkamasın diye siyasi yasaklı hale getirmeye çalışıyor; bu kez Mansur Yavaş daha yüksek bir oy oranıyla karşısına çıkıyor.

Mansur Yavaş’la ilgili yargı devreye giriyor; yargı sopası Mansur Yavaş’ın tepesinde Demokles’in kılıcı gibi sallanmaya başlıyor. Bu kez de anketlerde Özgür Özel, Erdoğan’dan daha fazla oy alan aday olarak görünüyor.

Yani iktidar, bir rakibi devre dışı bıraktığında siyasetin boşalacağını sanıyor. Oysa her kapatılan delikten başka bir siyasi ihtimal çıkıyor.

Erdoğan için tam bir Whac-A-Mole durumu sözkonusu. Bir rakibin kafasına vurduğunu sanıyor, başka bir delikten daha yüksek oy oranına sahip yeni bir rakip çıkıyor.

Bir sorunun başına vurarak bastırdığını sanıyor öte taraftan beş sorun birden baş gösteriyor.

Yoksulluk bir yanda, işsizlik bir yanda. Gençlerin sorunları bir yanda yaşlıların sorunları bir yanda.

Baba akşam evine ekmek götürmekte zorlanıyor; anne okula giden çocuğunun beslenme çantasına bir elma koymanın hesabını yapıyor.

İktidar ise her baş gösteren soruna tokmakla vurmaya çalışırken, sorunların kendisini çoğaltan bir düzeneğin içinde çırpınıp duruyor.

Vatandaş, karşısında sorunları çözmek için çırpınan bir iktidar değil; devletin bütün gücünü, ülkenin sorunlarına değil muhalefeti bastırmaya yönelten bir iktidar görüyor.

Ve her geçen gün iktidarın sorunlarını çözeceğine dair inancını yitiriyor.

***

ANK-AR Araştırma Merkezi’nin Haziran araştırmasına göre katılımcıların yüzde 26.9’u enflasyon sorununu CHP lideri Özgür Özel’in yüzde 24.9’u ise DEVA Partisi lideri Ali Babacan’ın çözeceğine inanıyor. Peki Erdoğan enflasyon sorunun çözer diyenlerin oranı kaç: Yüzde 19.

ANK-AR’ın Mayıs araştırmasına göre katılımcıların yüzde 63.3’ü ekonomiyi CHP’nin iyi yöneteceğine inanıyor AK Parti ekonomiyi iyi yönetir diyenlerin oranı yüzde 36.7.

Aradaki fark 26.6 puan.

Son bir yıl bakın, kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’de ekonominin kötüye gittiğini düşünenlerin oranı yüzde 73’ten aşağı inmiyor. AK Parti seçmeni ikiye bölünmüş durumda, AK Parti tabanının yüzde 17’si oy verdikleri partilerinin ekonomiyi düzeltemeyeceğine inanıyor, yüzde 32’si ekonominin her geçen gün daha da kötüye gittiğine inanıyor. AK Parti seçmenin yüzde 59’u geliriyle temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını belirtiyor ve bunu söylemekten imtina etmiyor.

Mesela PanoramaTR’nin son araştırmasına göre MHP seçmenin yüzde 17’si iktidarın ekonomiyi düzeltemeyeceğine, yüzde 45’i ise ekonominin hergeçen gün daha da kötüye gittiğine inanıyor.

Kararsız seçmenin yüzde 51’i iktidarın ekonomiyi düzeltemeyeceğini düşünüyor.

Dün TÜİK enflasyon verilerini açıkladı, TÜİK’in altın makaslı verisine göre enflasyon oranı yüzde 32.11. ENAG’a göre enflasyon oranı yüzde 49. Vatandaş TÜİK’e mi ENAG’a mı inanıyor. Mutfağındaki, ocağındaki yangını gerçek olarak yansıtan TÜİK mi ENAG mı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinde olduğu, siyasetten yasaklandığı bir takvimde seçime gitse; hatta Mansur Yavaş’ı da siyasi rakip olmaktan çıkararak sandığa gitse; bütün güçlü rakiplerini devre dışı bırakmış olsa bile…

Vatandaşın karşısına işsizlik, hayat pahalılığı, enflasyon, yoksulluk ve her geçen gün ağırlaşan adalet sorunlarıyla çıkacak. Evine ekmek götürmekte zorlanan vatandaş oy kullanacak.

Enflasyon çıkıyor iktidar “sabır” diyor. Yoksulluk sorunu var iktidar “dış güçler” diyor. Hukuk krizi çıkıyor, “milli irade” diyor.. Gençler gidiyor iktidar “nankörlük” diyor. Emekli geçinemiyor, “bütçe imkânları” diyor…

Şimdi bütün bunlarla terazinin kefesine çıkacak ve vatandaş tartıp kararını verecek…

Tabii Erdoğan’ın derdi aday olmak değil. Erdoğan’ın derdi kazanmak.

YORUMLAR (6)
6 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.