Geç doğumlarda rapor parasının süresi de uzar
Bir çalışanımız 10/5/2026 tarihinde doğum yaptı. Doğum öncesi ve sonrası için düzenlenen rapor süresinin toplam da 24 hafta (168 gün) olması gerekirken sisteme yansıyan raporların toplam süresi 172 gün. Bir yanlışlık olabilir mi, ne yapılması gerekir? Hatice Y.
7578 sayılı Kanun sonrasında kadın sigortalılara son bir yıl içinde 90 prim gün sayılarının bulunması ve 32. Haftada hekime başvurmaları kaydıyla tekil gebelikte doğum öncesi ve sonrası için 8+16= 24 hafta =168 günlük, çoğul gebelikte ise 10+16 = 26 hafta = 182 günlük süre boyunca geçici iş göremezlik ödeneği verilmektedir.
Geçici iş göremezlik ödeneğinin verilmesi sırasında 168/182 günlük sürelerin hesabında rapor bitiş tarihi hesaplanırken, ayın çektiği gün sayısı üzerinden parmak hesabı yapılarak geçici iş göremezlik ödeneği verilecek süre bulunmaktadır. Ayrıca bebeğin, “Doğum Öncesi Analık Çalışır” raporunda yer alan “Tahmini Bebek Doğum Tarihinden” sonra doğması halinde (geç doğumlarda) tahmini bebek doğum tarihi ile bebeğin doğduğu tarih arasındaki süre kadar geçici iş göremezlik ödeneğinin süresi uzatılmaktadır.
2016/21 sayılı Genelgede yapılan açıklamalara göre geç doğum nedeniyle uzatılan geçici iş göremezlik ödeneği hastalık sigortasından karşılanmakla birlikte analık raporunda gösterilmektedir.
Bu bakımdan okurumuz Hatice hanımın sorusunda belirttiği kadın çalışanın tekil gebelikte geçici iş göremezlik ödeneğinin 4 gün fazla ödenmesinin nedeni, bebeğin doğum öncesi analık çalışır raporunda yer alan tahmini bebek doğum tarihinden 4 gün sonra doğmasından kaynaklanmış olup, bu hususun doğum öncesi analık çalışır raporundaki tahmini bebek doğum tarihi ile bebeğin doğum tarihi karşılaştırılmasıyla teyidi mümkündür.
Bu aşamada raporla ilgili hastaneye veya SGK’ya başvurulması gerektiren bir durum söz konusu olmayıp, raporda belirtilen süreler zarfında çalışmadı onayının e-Vizite uygulamasından yapılması yeterli olacaktır.
YABANCI ÇALIŞANLARIN SAĞLIK KURULU RAPORU ALMASI ZORUNLU MU?
Çalışma izni aldığımız Portekizli bir çalışan için işe giriş bildirgesini SGK’ya gönderdikten sonra kronik hastalığı bulunmadığına dair rapor alınması gerektiği yönünde bir uyarı mesajı aldık. Bu rapor alınmadığı takdirde çalışma izninin iptali veya idari para cezası uygulanır mı? İpek A.
Çalışma izni alınmış yabancı ülke vatandaşlarının ülkemizde sigortalı olarak çalışmaya başlamaları halinde, sağlık hizmetlerinin finansmanın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanabilmesi için TC uyruklu vatandaşlarımız da olduğu gibi sigortalı olarak çalışmaya başladıkları tarihten itibaren 30 günlük genel sağlık sigortası prim gün sayılarının bulunması gerekmektedir.
Ancak 5510 sayılı Kanunun 64. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre, yabancı ülke vatandaşlarının genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlüsü olarak sayıldığı tarihten önce mevcut olan kronik hastalıklarının finansmanı SGK tarafından karşılanmamaktadır.
Kanunda yer alan bu düzenlemeye istinaden, yabancı uyruklu sigortalılar adına işverenlerince düzenlenen işe giriş bildirgesinin onaylanması sonrasında kronik hastalıklarının bulunmadığına dair sağlık kurulu rapor almaları gerektiği hususunda ekranda bir uyarı mesajı verilmektedir.
Bu uyarı mesajına istinaden yabancı uyruklu sigortalının işe giriş tarihinden itibaren 30 iş günü içinde Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri veya Devlet Üniversite Hastanelerine başvurarak kronik hastalıklarının bulunmadığına dair sağlık kurulu raporu alması halinde, bu raporların SGK Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezlerine ibrazının ardından 30 prim gün sayısı koşulunu yerine getirmeleri sonrasında kronik hastalıklarının tedavi masrafları da Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacaktır.
Sigortalı işe giriş bildirgesinin gönderilmesinin ardından ekrana gelen uyarı mesajı yukarıda belirtilen hususların açıklanmasına yönelik olup, bu sigortalıların kronik hastalıklarının bulunmadığına dair sağlık kurulu raporu almamaları halinde çalışma izninin iptali veya işverenler aleyhine idari para cezası uygulanması söz konusu olmayıp, yalnızca kronik hastalıklarının tedavi masraflarının kendileri tarafından karşılanacağına yöneliktir.
