Özel ne yapacak?
Geçenlerde tavukçuların başına gelen neydi öyle?
Bilmem kaç tane şirkete aynı anda filmlerde görülmeyecek şekilde operasyon yapılması çok garipti.
Bu şekilde verilen bir fotoğrafta yabancı sermaye nasıl gelir diye sormayacağım zaten rakamlar ortada…
Diğer taraftan kısa süre içinde tavuk eti üreticilerine atanan denetim kayyumları şirketlerin yaptığı itirazlar sonucunda mahkeme kararlarıyla kaldırıldı. Ancak yine de şu soruyu sormadan olmaz sanırım…
“Bizde serbest piyasa ekonomi koşulları işlemiyor mu? Yoksa kontrollü piyasa koşulları mı işliyor?”
Öte yandan rekabetin şekli çoktan değişti mi?
Şimdi böylesi bir ortamda Özgür Özel ne yapacak, parti kuracak mı, başarılı olacak mı gibi sorulara net cevap aramanın pek anlamlı olmadığı söylenebilir.
Burada iş sadece Özgür Özel’de bitmiyor ki... Özel dışında birçok değişken olduğu muhakkak…
Dolayısıyla muhalefet seçmeninin beklentisi Özel’in elinden gelenin en iyisini yapması olarak belirtilebilir.
Sayfayı çok az geriye çevirelim… Ve butlan kararının çıktığı ilk birkaç güne bakalım…
O birkaç günde Özel ve ekibinin performansının iyi olmadığı düşüncesindeyim. Kararı anlamlandırmakta zorluk yaşadılar. Herhangi bir hazırlık yapılmamış izlenimi verdiler. Karar nasıl gelirse gelsin buna göre senaryoları çalışmaları beklenirdi.
Burada Özel’in yakın ekibinin yeniden gözden geçirilmesi iyi olabilir. Gözden geçirilmesinden kastım böylesi kaos süreçlerini iyi yönetebilenlerin yakınında olması önemli.
Açıkçası o süreçte Özel ve ekibini özellikle kurtaran hareketin Meclise doğru yürüyüşe geçmeleri olduğu söylenebilir. Zira o ana kadar yenilgiyi kabul etmiş gibiydiler.
Meclise yürürken bir taraftan yağmurun yağması kalabalıkların gönüllerini titretti doğrusu…
Sanki kendileri kapının önüne konulmuş ve yağmurda ıslanmış gibi hissettiler. Bu noktada Özel ile bir duygusal bağlantı oluştu gibi. Bunu söylüyorum zira derinlemesine görüşmelerde Özel’in yağmurda ıslanmasına çok dem vuruldu.
Öte yandan Kılıçdaroğlu’na duyulan öfke ve seçim sonrası kalabalıkların ifadesiyle ‘birçok şeyin iyi gitmemesi’ durumunun Özel’le ilgili oluşan duygusal bağlantıya olumlu yönde katkı sağladığı belirtilebilir. Ayrıca Kılıçdaroğlu’na duyulan öfkenin zamanla sönümleneceği düşüncesinde değilim.
Sonrasında yine hazırlıksız bir durum yaşandı gibi.
Ve Özel’in sahaya inmesiyle birlikte güçlü adımlar gelmeye başladı. Vatandaşa dokunmasının, dertleri yerinde dinlemesinin ve çözüm önerilerini belirtmesinin etkili olduğu düşüncesindeyim.
Etkili oldu zira vatandaş çok oldu unutulalı…
Masa başı yorum yapanlar, orada burada sorunları çözdük havasında olanlar ne dediğimi anlamaz.
Tam da bu noktada küçük bir parantez açmak isterim…
Cumhurbaşkanı Erdoğan sonrası için masa başında karnından konuşanlara şunu belirtmek isterim… Erdoğan sonrası için belirtilen Bilal Erdoğan’da ya da Berat Albayrak’da Erdoğan gibi kitleleri peşinden sürükleyebilecek liderlik özelliklerinin olmadığı aşikâr… Bir taraftan da kitleleri peşinden sürüklemek öyle kolay bir şey değil. Hatta en zoru… Dolayısıyla herhangi bir konuda yorum yapmak için o konuda biraz olsun bilgiye sahip olmak gerekir.
Devam edelim…
Özetle; Özel’in adımlarının başından itibaren planlı olduğu söylenemez. Yeni yeni sağlam adımların atılmaya başlandığı söylenebilir.
Yalnız şimdi de yeni bir parti kurulacak mı ya da CHP’de mücadeleye devam edilecek mi sorusu cevaplanmayı bekliyor. Ve tüm bu mücadelede sırtında adalet sopası kırılacak mı sorusu sessizce soruluyor.
Açıkçası çoğunlukla saha mücadelenin en iyi şekilde verilmesini bir anlamda sonuna kadar mücadele edilmesini istiyor. Mücadeleyle birlikte yol haritasının da en iyi şekilde planlanmasını istiyor.
Hiç şüphesiz tüm bu süreçlerde önemli olan vatandaşla bağın hiç koparılmamasıdır. Bunu da Özel’in iyi yaptığı düşüncesindeyim.
