İsmail Kartal - Marco Asensio

​Fenerbahçe sezona sırtında biriktirdiği yüklerle giriş yaptı. Yıllardır gelmeyen şampiyonluk, Şampiyonlar Ligi hasreti, bitmek bilmeyen iç meseleler...

​Teknik direktörler sadece oyun planı hazırlamak ve kadro kurmakla değil, oyuncularla ilişkilerini doğru seviyede tutmakla da yükümlüdür. İsmail Kartal, takıma geldiği dönemlerde bu konuda oldukça başarılıydı. Dzeko - Tadic ikilisiyle kurduğu samimi diyaloglar ve arkadaşça yaklaşım, bu iki yıldızın formda kalmasını sağlamıştı.

İsmail Kartal’ın son gelişi ise biraz sıra dışı oldu. Son ana kadar başkanın teknik direktör adayı Aykut Kocaman iken, son dakika kararıyla İsmail Kartal takımın başına geçti. Hoca bu görevi bekliyor muydu, hazırlıklı mıydı? Bunları ilerleyen haftalar gösterecek. Ancak görünen gerçek; Kartal'ın sezona formsuzluğun yanı sıra oldukça düşünceli bir başlangıç yaptığı.

​Bu düşünceli halin arkasında geniş bir kadro yatıyor: Antrenman düzeni, yolların ayrılacağı yabancı oyuncuların tespiti, takviye istenecek bölgeler ve yönetimle yürütülecek koordinasyon... Bir de tüm bunların yanında patlak veren Asensio meselesi var.

​Peki, gerçekten ortada bir "Asensio olayı" var mı?

Bakıldığında Asensio; bugün Süper Lig devlerinin yanı sıra Avrupa'nın beş büyük liginde zirveye oynayan her takımın kadrosunda görmek isteyeceği kalitede bir isim. İsmail Kartal’ın oyun planında İspanyol yıldıza yer var mı? Günlerdir sarı-lacivertli camianın yanıtını aradığı soru bu.

​Asensio, formda bir Talisca’nın gölgesinde kaldığı gerekçesiyle eleştiriliyor. Oysa ikisi aynı mevkide değerlendirilecek oyuncular değil. Talisca daha çok ikinci forvet profili çizerken; Asensio oyunu kuran, yönlendiren ve topla daha çok haşır neşir olan bir yapıda. İspanyol yıldız, arkadaşlarına alan açma ve asist üretme konusunda oldukça yetenekli.

​Eğer Asensio, İsmail Kartal’ın sistemine dahil olacaksa sarı-lacivertlilerin saha içi diziliminde bazı radikal değişimlere gitmesi gerekecek.

Takım 4-4-2 düzenine geçerse, Kante - Guendouzi ikilisinden biri kulübeye çekilerek İspanyol oyuncu merkeze monte edilebilir. Diğer taraftan, Kerem’in formsuz olduğu bu dönemde Greenwood sol kanada çekilip Asensio sağ kanada yerleştirilebilir. Bu hamle, hem Talisca’nın hem de forvet hattının yükünü ciddi şekilde hafifletir. Ancak bu senaryodaki en büyük tehlike, Asensio nun arkasında görev yapacak bekin süratli olma zorunluluğudur. Kadroda Oğuz Aydın bu role uygun bir profil çizerken; Semedo ve Mert bu tempoda ağır kalabilirler.

İsmail Hoca, önceki dönemlerinde ön alan baskısını benimseyen bir takım kimliği çizmişti. Bu baskıyı Asensio ile de kurabilir; fakat Lyon gibi geçiş oyununu iyi oynayan takımlara karşı bu anlayış büyük riskler barındırır. Nitekim salı akşamı ön alanda iyi işler yapılsa da, rakibe gereksiz top kayıplarıyla ikramda bulunuldu. Tolisso da bu cömertliği maç boyunca güzelce kullandı.

​Daha önceki yazımda Sturm Graz maçlarının olumlu sinyaller verdiğinden bahsetmiştim. Bu sinyaller hâlâ mevcut; ancak takım şu an tamamen bireysel performanslara bağımlı bir oyuna evrilmiş durumda. Atılan gollerde doğrudan Talisca ve Greenwood imzası var.

Unutmamak gerekir ki, uzun vadeli başarılar için sadece süperstarların ayağına bakmak yeterli olmayacaktır.

Fenerbahçe’nin net bir oyun planı var; fakat bu planı sahaya yansıtmasını engelleyen ciddi bir kadro kalabalığıyla karşı karşıya.

Bunun da ötesinde, sahadaki bazı isimlerin aklı transfer süreçlerinde.

"Acaba beni gönderecekler mi?" endişesi, oyuncuların saha içi konsantrasyonunu etkiliyor.

​Mevcut tabloya baktığımızda, ismail Kartal takımı lige beklenen coşkulu girişi yapamadı. Hafta içi alınan sonuç, Fransa deplasmanı için yeterli olacak mı? Açıkçası pek mümkün görünmüyor. Kendi evinde taraftar desteğiyle son derece yüksek tempoda oynayan bir Lyon karşısında işler hiç kolay değil.

​Aynı kadro ezberi ve kurguyla sahaya çıkması, Fransa’da büyük bir hüsranı beraberinde getirebilir.

YORUMLAR (3)
3 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.