Buradan geri dönmek ileri gitmekten daha zor

Terörsüz Türkiye” süreci MHP lideri Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te TBMM’de yaptığı tarihi konuşmayla mı başladı?

Ezber bozan bir çıkıştı Bahçeli’ninki. Hiç kimsenin beklemediği sözler söylüyordu.

“Terörist başının tecridi kaldırılırsa gelsin TBMM’de DEM Parti grup toplantısında konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın. Bu dirayeti gösterirse umut hakkının kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin önü de açılsın.”

Rivayet olsa uydurma dersin. Görünen gerçeklikle uyuşmuyor dersin. Devlet Bey öyle bir şey söylemez dersin. Ama rivayet değil. Hepimiz kulaklarımızla işittik.

O gün bir milattır. Sürecin aşikâr olduğu gündür. Fakat böyle bir konuşmanın muhakkak ma kabli vardır.

Ma kabline dair bu sütunda bir şeyler yazmıştım. Tarihine baktım, 8 Ağustos 2022. Yani Devlet Bey’in tarihi konuşmasından yaklaşık iki sene önce.

“Açık kaynaklarda Türkiye’nin Sesi Partisi lideri Ayhan Bilgen’in “Ak Parti’nin Kürt sorununa ilişkin Öcalan’ın dahil edileceği ve MHP’nin de ikna edilmeye çalışıldığı yeni bir çözüm süreci başlatabileceğine” dair sözleri yer alıyor.”

“Eğer gerçekse, muhtemelen bu HDP tabanının seçimdeki tercihlerini etkileme gayesini gözeten bir çaba.”

“MHP’nin böyle bir sürece nasıl ikna edileceğini benim bilmem mümkün değil.”

O zaman yeni bir çözüm sürecinin yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP’nin oylarını etkilemeye matuf bir hamle olabileceğini düşünmüştüm. Küçük düşünmüşüm.

Yine o günlerde rahmetli Sırrı Süreyya Önder’e böyle bir teşebbüsün olup olmadığını sormuştum.

Önder, AB’nin umut hakkı konusunda bazı kararları olduğunu buna binaen bazı adımların atılabileceğini söylemişti.

Konuyu eski İlesam müdavimlerinin haftada bir buluştuğu Subaşı Kahvesinde de açtım. Orada da “Bahçeli’yi buna ikna edebilirler mi bilmiyorum” dedim.

(Adı bende saklı) bir arkadaşım “Bahçeli’yi ikna etmişler” dedi. “Nasıl ikna etmişler?” diye sormayı ihmal ettim.

DEM Parti milletvekili ve İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan dün süreci Devlet Bahçeli’nin başlattığını, öncesinin olmadığını söyledi.

Birlikte gazetecilerle buluştuğu, İmralı’da on yıl dört ay Öcalan’la kalan, 31 yıl hapisten sonra tahliye olan Veysi Aktaş da aynı şeyi söyledi. “Süreç Bahçeli’nin açıklamasıyla başladı.”

Fakat satır aralarında öncesine dair işaretler var.

“Başkan onu bekliyordu. Devlet içerisinde bir girişimin gelişmesini bekliyordu. Hatta geciktirildiğini söyledi. ‘2023’te aslında bu girişim başlatılmalıydı’ dedi.

“Aslında devlet içerisinde bu girişimi başlatmak isteyen bir kesim vardı. Mesela 2023’te Sayın Öcalan’ın odası değiştirildi. O zaman kendisi ‘Mandela’nın da ilkin yeri değiştirildi. Acaba böyle bir süreç mi başlıyor?’ diye söyledi. Devlet içerisinde bir kesim böyle bir görüşmeyi başlatmak istemiş. Ama engellenmiş.”

Demek varmış öncesinde bir şeyler. Bizim kulağımıza çalınan o çalışmaların dedikodusuymuş.

Veysi Aktaş sürecin karakteriyle ilgili başka şeyler de söyledi.

“Kürtler hukukun dışına itilmiş. Devletin de dışına itilmiş. Bu süreç Kürtlerin hukuk içine ve devlet içine alınması sürecidir, anayasal aşaması da dahil olmak üzere. Kürtlerin devleti tanıması lazım, devletin de Kürtleri tanıması lazım.”

“Kürt sorunun çözümü de tek başına Türkiye’nin başarabileceği bir şey değil. Orta Doğu’da hiçbir sorunun tek bir tane aktörü yok. Yani tek bir başkent Orta Doğu’daki sorunları yönlendirmiyor.”

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin çözüm sürecine katkısı süreci başlatmakla sınırlı değil.

Öcalan için ‘Kurucu önder’ tabirini kullanmaya o cesaret etmişti.

Çözüm için Öcalan’a bir statü verilmesi gerektiğini de o söylemişti.

Çözüm sürecinin toplumda karşılık bulması için yeni bir dil gerekiyordu. Yakın zamanlara kadar kullanılması sakıncalı olan bir dil.

Yeni bir dil gelişecek ve toplumun bu dile alışması gerekecek.

Kolay değil. Zaman alır. Bu zaman zarfında toplumun sürece muhalif olan kanadında hareketlilik artabilir.

Bu dilin önünü Devlet Bey’den başkası açamazdı.

Pervin Buldan, Bahçeli’nin önünü açtığı ‘statü’ konusunda ilk ipuçlarını verdi.

“Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında bir üst kurul kurulacak. Buna bağlı olarak bir alt kurul kurulacak. Sayın Öcalan bu kurulun başında olacak. Silahsızlanma ve Siyasallaşma Kurulu dediğimiz kurulun başında olacak. Muhtemelen bunun içinde devlet yetkilileri olacak.”

Bundan sonra ne olacak?

Kurulun adından belli, PKK siyasallaşacak.

Zannediyorum DEM de yeniden siyasallaşacak.

Türkiye bu süreçte önceki çözüm sürecine nispetle avantajlı.

Kırsalda ve şehirlerde terörün aktivitesi azalmış.

ABD, vekil güçlerle (proxylerle) çalışmayı bırakmış, devletlerle çalışmaya karar vermiş. Böylece PKK’nın Suriye’deki uzantısını Ahmed el-Şara’nın tarafına doğru itmiş.

Yani çözüme her zamankinden daha yakınız.

Daha önce söyledim, tekrar ediyorum: Buradan geri dönmek ileri gitmekten daha zor.

YORUMLAR (2)
2 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.