Bekçisiz köyde çalışmadan gelir
Siz deyin altı ay, ben diyeyim bir yıl. Gazetelerde birtakım reklamlar dönüyor. Senaryolar çeşitli. İlk zamanlar genç ve güzel bir kadın çok pahalı bir arabanın başında veya direksiyonunda poz veriyordu. Altında şöyle bir yazı: 19 yaşında Çankaya’nın en zengini oldu. Epey dolaştığım için bu zengin tazenin benimle birlikte dolaştığını da fark ettim: Ankara’nın Çankaya’sı yerine ben neredeysem, zengin hanım da mesela Bursa’nın, mesela İstanbul’un bir semtinin genç zengini oluveriyordu.
Son zamanlarda senaryo değişti. Reklamlarda, mesela, Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölge programında, İş Bankası Genel Müdürü ile tanınmış bir gazeteci birbirlerine giriyordu. Nasıl olsa yazarım diye bu sayfaların adreslerini sakladım. Dönüp hele bir bakayım dediğimde o bağlantının artık oraya gitmediğini, hiçbir yere gitmediğini, tamamen ortadan kalktığını gördüm.
SİZ HÂLÂ ÇALIŞIYOR MUSUNUZ? NE GEREK VAR!
Bu tecrübeyle bundan sonra ekran görüntüsü almaya karar verdim. Bugün de aldım. Ama eminim yarın bu sayfalar orada olmayacak. Hikâye şöyle: Ahmet Hakan’ın programı. Bu sefer İş Bankası değil de Merkez Bankası Başkanı “ifşaata” dayanamayıp sahneyi terk ediyor. Karşısında, bir haberde Yılmaz Özdil, diğerinde Selçuk Geçer var. Sahne aynı sahne. İkisi de aynı gün yayımlanıyor. Bir bağlantı sizi sözde Hürriyet’in internet sitesinde, diğeri Sözcü’ye götürüyor. Bol fotoğraflı haberler. İnsanlar yattıkları yerden bol para kazanabilecekken doymak bilmeyen bankalar Türk halkından bu bilgiyi saklıyormuş. Buyurun, aşağıda ekran görüntüleri.
Hikâye değişiyor. Fakat her birinde çalışmadan para kazanmak için bir form doldurmanız ve bir başlangıç yatırımı yapmanız gerekiyor. Sonra “danışmanın” sizi aramasını bekliyorsunuz. Ben o noktaya kadar gitmedim. Bedavadan kazanmak pek hoşuma gitmedi mi ne! Danışman herhâlde ya kredi kartı bilgilerinizi alacak ya da size bir IBAN numarası verecek. Başlangıç yatırımı bugün 11.800 TL. Sitede sizden önce bu yatırımı yapanların birkaç günde yüzbinler sonra da milyonlar kazandığının hikâyesi var.
Hikâyeye on kişi inansa 118.000 eder. Yüz kişi? 1.180.000. Allah bin bereket versin. Kısa günün kârı.
OLTAYA GEL
Hiç “phishing” sözünü duymuş muydunuz? Bu, İngilizcedeki “fishing”, balık tutma gibi okunuyor. Bir sitenin başka bir siteymiş gibi davranıp sizi soymasının adı. Resimlere bakın. Hürriyet veya Sözcü. Adres çubuğuna bakın. Ne biri ne öteki var. Dolandırıcı site, gazetelerin sayfasını kopyalamış. Sözde gazete sayfasının üst kısmındaki bağlantıların hiçbiri çalışmıyor. Başka bağlantılar da var. Ya çalışmıyor yahut da sizi o dolduracağınız forma gönderiyor.
Ben OMELDİSU fonunun formunu buraya aldım. Fonun adı ve çalışma alanı sıkça değişiyor. Bir ara petrol geliriydi. Bir ara Bayraktar İHA’larının geliri… Şimdi yapay zekâ ile borsada para kazanıyorsunuz.
Bu kadar kolay “Türk ailelerini soymak”! Bu hırsızlık aylardır devam ediyor. İzleyen, durdurmaya, yakalamaya çalışan yok herhâlde. Diyelim sunucuyu gizlediler. Kaydı ve başka unsurları gizleyemezler. Asıl paranın akışını gizleyemezler. Eğer birilerinin yakalamaya niyeti varsa.
Bu yazdıklarımdan, sözde gazete sayfalarındaki hikâyede adı geçenlerin hiçbirinin haberi bile yoktur.




