Sınırsız gücün sınırı

Operasyonlar, gözaltılar, tutuklamalar, davalar ve butlanlar atmosferinin amacı malum ama bütün bu sürecin ülke üzerindeki etkisi ölçülemeyecek kadar belirsizdir. Elindeki sınırsız güç ile başta ana muhalefet partisi CHP’ye ve Cumhurbaşkanı adayına ağır baskı uygulayan iktidar malum amacına ulaşacak mı bilinmez ama bu yolda yaşanan tahribatın maddi ve manevi maliyeti uzun yıllar telafi edilemeyecek.

Ekonomide hem günü hem de geleceği kaçırmak büyük bir maliyet. Sırf ülkede hukuk ve demokrasi tehdit altında olduğu için, yabancı hatta yerli yatırımcı ürktüğü için değil… Aynı sebeple enflasyon ve faiz durdurulamadığı için değil… Yine aynı sebeple Türkiye hiçbir sektörde uluslararası rekabete giremediği için değil… Çalışanların yarıdan fazlası asgari ücrete talim ettiği için veya herkes hak ettiğinden daha fakir bir hayata mahkum olduğu için değil…

Ekonominin kronik krizde olduğu ve kötü yönetildiği zaten bir tartışma konusu değildir. Bugün yaşayanların ve gelecek nesillerin fatura ödeyeceği de sır değil.

İçinde bulunduğumuz atmosferin kaybettirdiği sadece para ve refah değildir. Baştan ayağa kalite kaybı vardır ve seviyesizlik her alana nüfuz etmiştir.

Demokrasi geleneği, hukuk duygusu, siyasi ahlak, farklılıklarla birlikte yaşama duygusu, liyakat ve ehliyete saygı, empati gibi değerlerin hepsi birden erimektedir. Bazıları tamamen tükenmiştir. Siyasi, hukuki, ticari hatta ahlaki kurallar ve teamüller bulundukları yerlerden kovulmuştur.

Sadece siyasette değil hayatın bütün alanlarında insanları ve kurumları bildiğinden, yaşadığından, gördüğünden ve öğrendiğinden geri koyan bir iklimin içindeyiz. Toplumlar geri gitmez diye bir kural vardı, artık geçersiz. Pekala geri gidiyormuş. Türkiye, teamüllerini, tecrübesini, seviyesini ve kalitesinden geri kalanları hızla kaybediyor. Her alanda el ele, hızla gerileme yaşanıyor. Bileşik kaplar gibi seviyenin biri diğerinden asla eksik ya da fazla değil. Yerine ikame edilen şey; daha basit düşünmek ve daha az şeyle mutlu olmak ve daha azına rıza göstermektir. Çünkü teamül, tecrübe, seviye gibi değerler iktidar için bizatihi tehdit haline geldi. Bunlar olmadan yönetmek daha kolay, daha emniyetli ve daha garantilidir. Rakipleriyle yarışmak için hazır devlet gücü kullanmak varken arada böyle tamponları tasfiye etmek gerekiyordu, ettiler. Hem de kısa sürede ve tahminlerin ötesinde bir hızla…

Bu sayede Türkiye en inanılmaz yargı kararlarının ve en inanılmaz siyasi hamlelerin kolaylıkla tasarlanabileceği, kolaylıkla yapılabileceği ve de kolaylıkla tahmin edilebileceği ülke haline geldi. Cumhurbaşkanı adayı hapse atılabiliyor veya ana muhalefet partisine kayyum tayin edilebiliyor. Anayasa Mahkemesi de Yüksek Seçim Kurumu da kolaylıkla denklemden çıkartılıyor. Yargı, akademi, iş dünyası ve sivil toplum zaten çoktan tasfiye edilmişti.

Neye ihtiyaç duyarsa bunu yapabilen bir iktidar ve o iktidarın kullanabileceği “sınırsız güç” var…

O sınırsız gücü ekonomide, sanayide, teknolojide, eğitimde, kültürde doğru yönde kullanmanın ülkeye sunacağı imkanlarla, bugünkü kullanım amacı arasındaki farkı düşünelim, neler kaybettiğimizi anlarız. Seçim kazanmak ve bugün olduğu gibi kazanmak zorlaşınca da yarışma şartlarını kendi lehine değiştirmek maksadıyla kullanılan bir sınırsız güç…

Aradaki bütün kurumlar ve değerler etkisizleştikten ve tasfiye edildikten sonra “sınırsız güç”le demokrasi arasında geriye kalan tek bağ millet iradesidir. Neyse ki milli iradenin hafızası hala yerinde ve gözleri de açık görünüyor…

YORUMLAR (6)
6 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.