Back To Top
Tevhid temelli İslam geleneğinde gizli teslis

Tevhid temelli İslam geleneğinde gizli teslis

 - Son Güncelleme: 29.09.2019 Pazar 14:01
- A +

Kur’an’daki en büyük dava tevhid davasıdır. Allah’ın ulûhiyet ve rubûbiyette şeriksiz olduğu inancını haleldar eden tüm inanç ve anlayışlara karşı Kur’an sıfır toleranslıdır. Bu yüzden Kur’an’da müşriklerin politeist ve henoteist inançları kıyasıya eleştirildiği gibi Yahudilerin Üzeyr’e, Hıristiyanların İsa’ya rububiyet atfettikleri yönündeki inanç ve anlayışlar da reddedilir. Yine bu iki din mensuplarının “ahbâr” ve “ruhbân” denilen din adamlarını bir nevi tanrı yerine koymaları da kınanıp zemmedilir. Ayrıca Kur’an bir taraftan Hz. Peygamber’le çağdaş Hıristiyanların müslümanlara dostane davrandıklarını bildirirken, bir taraftan da Hıristiyanlıktaki teslis inancını kesin bir dille reddeder. Kur’an’ın teslise yönelik eleştirilerinden biri, çok basit gibi görünen ve fakat gerçekte İsa’ya ulûhiyet isnadını çökerten, “İsa da annesi de yemek yerdi” (Mâide 5/75) mealindeki ifadedir. Bu ifade, “İsa da her insan gibi yemek, sindirim, tuvalet gibi doğal ihtiyaçları bulunan bir insandır; hâl böyleyken İsa’nın tanrı veya tanrı oğlu tanrı olduğu inancı hangi akla hizmet edilerek savunulur?” gibi çarpıcı bir mesaj içerir.

İslam tevhid dini olmakla birlikte İslâmî gelenek adeta kaş yapayım derken göz çıkarırcasına tevhid içinde gizli teslis üretmiştir. Hıristiyanlıktaki teslis “Baba – Oğul - Ruhu’l-Kudüs”ten müteşekkildir. İslâmî gelenekteki gizli teslis ise “Allah - Nûr-i Muhammedi - Kelam-ı Kadim” şeklinde formüle edilebilir. İslam kelam tarihinde en çetrefil ihtilaflar ilahi sıfatlar ekseninde cereyan etmiş olsa da Allah’ın ulûhiyet ve rubûbiyette tek olduğu en azından ilke/inanç düzeyinde tartışma götürür bir mesele değildir. Buna mukabil, Allah’ın kâinatı ve insanlığı yaratmasıyla ilgili ayetlerde ne söylendiği gayet açık seçik olduğu halde İslâmî gelenekte mutasavvıf Sehl-i Tüsterî’den itibaren Allah’ın ilk olarak Hz. Muhammed’i kendi nurundan yarattığına dair bir fikir/inanç geliştirilmiştir. Aslında bu fikir ve inanç “Kur’an âlem ve yaratılış hususunda ne söylerse söylesin, biz bildiğimizi okuruz” demenin başka bir şeklidir. Tarihsel süreçte Muhyiddîn İbnü’l-Arabî ve Abdülkerîm el-Cîlî gibi mutasavvıflar tarafından daha sükseli biçimde sunumu yapılan Nûr-i Muhammedî fikrine/inancına göre Allah’tan başka hiçbir şey yokken ilk defa Muhammedî hakikat vücuda gelmiş, bütün mahlûkat bu hakikatten ve sırf onun uğruna vücuda getirilmiştir. Âlemin varlık sebebi ve gayesi bu hakikattir. Tasavvufî gelenekte sıkça dillendirilen ve “kutsî hadis” olarak da rivayet edilen, “Sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım” (levlâke...) ifadesiyle bu hususa işaret edilir. Nûr-ı Muhammedî zuhur ettikten sonra her şey ondan ve onun hatırına halkedilmiştir. İlk olarak Hz. Âdem’de tecelli edip daha sonra tüm peygamberlere intikal eden, Hz. Muhammed beden olarak dünyaya gelince ona intikal edip sabitlenen nur ölümünden sonra da devam etmekte, kâinat da bu sayede varlığını sürdürebilmektedir.

***

Özellikle Hanbelîler ve Ehl-i Hadis (Selefiyye) âlimleri, Hz. Peygamber’i bu şekilde algılamanın onu ilahlaştırmaktan farksız olduğunu söyleyerek Hakîkat-i Muhammediyye (Nûr-i Muhammedî) inancını küfür ve şirk saymışlar, bu arada önceki bazı ümmetlerin kendi peygamberlerine yönelik aşırılıkları sebebiyle yoldan çıktıklarına dikkat çekmişlerdir. Yeni Eflatunculuk’taki “logos” ve/veya İskenderiyeli kilise babası Aziz Clement’in nübüvvet konusundaki görüşleriyle irtibatlı olan Nûr-i Muhammedî fikrinin önce Şiî muhitine, oradan da tasavvuf geleneğine intikal etmiş olması kuvvetle muhtemeldir. Hz. Peygamber’in, “Hıristiyanların Meryem oğlu İsa’yı abartılı biçimde övdükleri gibi beni de övmeyin (lâ tutrûnî kemâ etrat en-nasârâ îsebne meryem). En nihayet ben bir kulum; deyin ki ‘Muhammed ‘Allah’ın kulu ve elçisidir” dediğini bile bile Nûr-i Muhammedî fikrini sahiplenmek, akıl erdirilebilecek bir tutum olmasa gerektir.

İslâmî teslisin bir diğer unsuru, gayet haklı biçimde ve tevhid inancını koruma saikiyle Nûr-i Muhammedî fikrini/inancını eleştiren Ehl-i Hadis ve Hanbelî geleneğe aittir. Ancak tevhid namına İslâmî gelenekteki gizli teslisin bir unsurunu reddeden Ehl-i Hadis’in “kelam-ı kadim” tabirinde ifadesini bulan diğer unsuruna sımsıkı sarılması gerçekten tuhaf bir ironidir. Başta Ahmed b. Hanbel olmak üzere Selefiyye âlimlerinin büyük çoğunluğuna göre Kur’an Allah kelamı olup mahlûk değildir. Hem lafzı hem de manası Allah’ın zatıyla kaim olup kadimdir. Kur’an Allah’ın kelamı, dolayısıyla O’nun sıfatı olduğundan, hangi cümle içinde kullanılırsa kullanılsın, ister yazılsın ister telaffuz olunsun, kesinlikle mahlûk değildir. Kur’an, Cebrail vasıtasıyla Hz. Peygamber’e indirilen mananın lafza büründürülmüş formu değil, hem lafız hem de mana itibariyle Allah’ın zatı ile kaim olan gerçek kelamıdır. Bu görüş, Zühdi Carullah ve Ahmed Emin gibi isimlerin de dikkat çektikleri gibi Hıristiyanların Hz. İsa hakkındaki inançlarından pek farklı değildir. Nitekim Ehl-i Hadis ulemasının “Zenâdıka” (Zındıklar) diye yaftaladığı Cehmiyye’nin tespiti de bu yöndedir ve bu tespit kesinlikle doğru bir tespittir. Çünkü Hıristiyan gelenekte İsa da ezeli-ilahi kelam (logos) olarak kabul edilir. Sonuç olarak, Hıristiyanlık “Ben Allah’ın kuluyum” diyen Hz. İsa’nın tanrı veya tanrı oğlu tanrı olduğunu ilan ederek vahiy kaynaklı dinî gelenekler içinde en büyük skandala imza atarken, müslümanlar da tevhid inancından asla ödün vermeyen Kur’an’a rağmen tevhid içinde gizli teslis üretme becerisini göstermişlerdir.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 15:20
Aydınlatıcı zihin açıcı bir yazı daha... iyi ki varsınız.
B 04 Ekim 2019 11:50
Sayın yazar ordunun subay sınıfı ile din görevlileri sınıfı Türkiye'de pek bağdaşmaz. Halbuki cihad dinin emridir. Cihadın ve şehitlik mertebesinin bugünün nato subaylarının oluşturduğu zümrede ve kemalist zümrede içi çürümüş bir meseleye dönüştürüldüğünü üzülerek görüyoruz. İmam hatip mezunları imam çavuş olarak göreve başlatılabilir. İlahiyat mezunları ise bir yıllık subaylık eğitiminden sonra imam teğmen olarak göreve başlayabilir. İmam albaylığa kadar yükselebilir. Ordumuzun hedeflerinin bu milletin ruhuna uygunluğu sağlanmalıdır.
Takipçi 04 Ekim 2019 09:37
Mustafa hocam, bu tür tartışmalar halk düzeyinde yapılacak tartışmalar değil. Üniversitelerde ancak bilimsel tartışmalarda oturum konusu olarak sunulabilir. Halk sizin düzeyinizde değil. Yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebilir. Birde tarikat hocaları ve ilahiyat hocaları arasında birtakım farklar var. Bu iş yine geliyor gidiyor okullu,alaylı meselesine dönüyor. Artık tarikatların bir denetime girmesi gerek. Faaliyetin özellikle mali yönü ortaya çıkarılmalı. Belkide ehliyet yada sertifikasyonla ilgili birtakım standartlar olsa iyi olur.
Ferhat Koca 03 Ekim 2019 23:24
Burada yapılan teslis ve vahdet tartışmalarına bir katkı olmak üzere değerli yorumcuların şu makaleye de bakmalarını tavsiye ederim: "KEMALPAŞAZÂDE’NİN RİSÂLE FÎ’Ş-ŞAHSI’L-İNSÂNÎ ADLI ESERİNDEKİ BAZI GÖRÜŞLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ", İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi, sy. 27, 2016, s. 9-55.
KARAR OKURU 03 Ekim 2019 04:25
Peygamberimiz nice katilleri, nice azgın müşrikleri affetmiş ve halkasına dahil etmiştir -- hainler ve İslamın temel öğretilerini sulandırıp nifak tohumu eken fitneler hariç. Dolaysıyla, ihanet ve fitneliğin İslamiyet için çok büyük tehlike arzettiğini ve asla afedilemez birer çok ağır suçlar olduğu kanaatine varmak çok kolaydır. İşte Öztürk hoca da (kısmen) bu derinlemesine önemli tarihi gerçeğe dikkat çekiyor --ama bunu anlamak istemeyen iki yüzlü muhafazakar gerici güruh; hocayı tekfir ediyor.
KARAR OKURU 01 Ekim 2019 16:16
Mustafa Bey, Allahın kelâmı konusunda Selefin çizgisinin ne olduğunu ve bu çizgiyi izah eden Selefi âlimlerin dediklerini tam anlamış gözükmüyor; bu nedenle yazısında bu konuda hataya düşüyor. Selefin kelâmullah konusundaki görüşünü İbn Teymiyye şöyle özetler: "Selef demiştiŕ ki: Kuran Allah'ın sözüdür, Ondan indirilmiş olup, (diğer nesneler ve varlıklar gibi) yaratılmış değildir.Allah ezelden beri dilediği zaman konuşandır.
Musab 02 Ekim 2019 10:45
2
hocam o dediğini İbn Teymiyye diyor da Mustafa Hoca daha gerilerden verdi örneği. İbn Teymiyye'den 4 asır kadar öncesinden.
Keşke bu yorumlara orneğin Prof. Dr. M. Erol Kılıç hocamız da birşeyler yazsaydı diye düşündüm...
Zahid bizi tan eyleme Hak ismin okur dilimiz Sakın efsane söyleme Hazret'e varır yolumuz Sayılmayız parmak ile Tükenmeyiz kırmak ile Taşramızdan sormak ile Kimse bilmez ahvalimiz Erenlerin birdir yolu Cümlesine dedik beli Gören bizi sanır deli Usludan yeğdir delimiz Muhyi sana olan himmet Aşık isen cana minnet Cümle alemlere rahmet Saçar şu yoksul elimiz Ehli tasavvufa taşlayın, incitin, dışlayın yetmezse asın, kesin, yakın... onlar yine de mütebessim ve mütevazi insanları Hak yola ilim ve irfana davet etmekten geri durmayacaklar.
Gelin Yüzleşelim 01 Ekim 2019 10:44
Biliyorsunuz Mustafa Cagrici hoca iki hafta once KARAR'da ki kosesinde "Tarikatlarla imtihanımız" baslikli yazisinda "Şehvetiye Tarikatı" adlı bir kitap tanitarak sozkonusu bu tarikat/tasavvuf kitlesini ifsa etti. Tarikatlarin gercek yuzunu gorebilmek icin Yılmaz DiKBAŞ'ın yıllar önce kaleme aldığı "Gelin Yüzleşelim" isimli kitabı da ilavaten mutlaka okunmali. Dikbaş mezkur kitabında Anadolu'da/Türkiye'de, İslama ait bildiğimiz bir çok eserin aslinda doğru olmadığını belgeliyor -- mesela Eyüp Sultan'da Müslüman sahabe değil, gerçekte Hristiyan azizlerin yattığı gerçeği gibi.
KARAR OKURU 01 Ekim 2019 07:45
Seni çok seviyoruz.sayende görendik hadis yok.mirac yok.namaz yok.aslında dinde yok bizi özgürlüğe kavuşturdun.dunya varmış
Ahmet Faruk 30 Eylül 2019 15:53
hep müslümana çatıyon, eleştiriyon, kusur ve hata buluyon. be hoca, dışarıda milyonlarca, Allah' tanımayan, Peygamberi bilmeyen, haram- helal ayırdedemayan insanlar var. onları islama, ahlaka, edebe çağır, senin elini öpeyim. Ama bunu yapmazda sadece müslümanlar arasında tartışmalı konuları gündeme getirip, tartışma, fitne fesat çikaracaksan, senin bir PROJE olduğunu düşüneceğim.
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 11:24
"İsimsiz, resimsiz" rumuzlu yorumcu arkadaş, maalesef öyle -- zira neden bu "tasavvuf ehli" yorumcuların rencide olduklarını anlamak zor, Hedef aldıkları yazar ve yorumcular hakaret etmemiş. Eleştirilerini gayet entellektüel bir üslupla belirtmişler ... Fikir yoksunu zavallı aciz Otatürkçü/kemalist zorba çeteler gibi karşıtlarına hakaretler savurup tekfir ve tehdit edeceklerine, keşke bu tarikatçı kardeşlerimiz her daim güzel "ilim ve irfan" deyimlerle süsledikleri hikayelerle (pardon "menkıbelerle") hasımlarını ikna etmeyi deneseler.
İsimsiz, resimsiz. 01 Ekim 2019 09:24
0
Güzel arkadaşım, Arının yuvasına çomak sokmak tabirini duymuşsunuzdur. Hocalarımızın çoğu, durduk yere kimseyi incitecek şeyler söylemiyorlar. Çoğumuz birkaç kelam üzerinden, tüm çalışmalarını yok sayarak hocalarımızı incitecek işler yapıyoruz. Kaldı ki, onlar bizim büyüklerimiz, ilim ehli insanlar, arada da kızıversinler. Baş göz üstüne diyemez miyiz? Bu kızmaları, babanın evladına kızması gibi algılasak sıkıntı biter (zaten öyledir). Biz Yunan'ın Türk ile mücadelesi gibi okuyoruz, problem bu.
İsimsiz, resimsiz. 30 Eylül 2019 08:41
Yahu her söyleneni neden düşmanca bir saldırıymış gibi okuyorsunuz. Neden yanlışlar söylenince bu kadar kızıyorsunuz? Kimse tasavvufa karşı falan değil ki. Cılkı çıkartılmış olmasına karşı. Cılkı çıktığının en net resmi şu; Neredeyse hiçbir dini oluşum birbirini sevmiyor! Düşmanlık edecekseniz buna edin. İlk önce müslümanları tekfir etmeyi bırakın lütfen. Allah rızası için ...
Sıbğatullah Renksiz 30 Eylül 2019 15:03
0
Evet, birbirinizi sevmedikçe iman etmiş sayılmazsınız gibi ilahi buyruklar varken dini oluşumların birbirlerini sevmemesinin nedeni nedir acaba? Dinin temel köklerine iman etmişlerse dallarında neden imanın meyveleri yok? Eğer dinin gayeleri, semereleri ve fonsikyonları hayatımızda olmayacaksa o zaman ne diye enerjimizi kelami bahislere ve teolojik tartışmalara harcıyoruz? Dini semere yoksa dini temeller ne işe yarar? Dini konular dinin semereleri üzerinden okunursa daha isabetli tespitler ve daha verimli tartışmalar yapabiliriz diye düşünüyorum.
B 30 Eylül 2019 01:01
Bir youtube kanalında görmüştüm. La ilahe illallah ne demek diye sorulduğunda cevap verenlerin çoğu insanı cin küfür edecek cevaplar verdi. Doğru cevap veren de vardı. Buradan şu sonuca varılır. Milletimiz zahiren dindar gibi gözükebilir. Camiye gidebilir. Namaz ve oruçta tutabilir. Buna mukabil dini mevzularda oldukça cahil de olabilir. Zaten mesele de budur. Cahil sofu şeytanın maskarasıdır yani eğlencesidir. Peygamberimizin hayatını çoğu kişi bilmez mevlüd dinlemekten öte bir bilgi yok. Ayet ve duayı bile ayırd edemeyen, aynı sanan var.
Takipçi 29 Eylül 2019 22:14
Peygamberimizin 100 metreyi 10 saniyenin altında koştuğuna dair bir rivayet yoktur. Bununla kastetmek istediğim peygamberlik görevini ifa edecek şekilde yaratılmıştır. Bu görev için gerekli sadakat, irade, akıl kendisine verilmiştir.Buna ilaveten insanoğlunun sahip olduğu yetilerin üstünde bir yetisi olmadığı gibi peygamberlik görevinin dışında gerekli olan bir yetisi de olabilir veya olmayabilir. Başka bir insana peygamberlik görevi verilseydi, belkide Allahım ben bu yükü kaldırmak için kendime güvenemem, beni azad et derdi.
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 14:58
Hocam teşekkürler. İstirhamımız kuranın kelamı kadim veya mahluk olup olmadığı tartışması ile ilgili tartışmanın gelenekde ve günümüzde taallukuna dair açıklayıcı ve ikna edici bir çalışma yapıp ( kitap, kitapçık, makale) bunu azınlık teşkil eden biz " zihin kapanması " hastalığına maruz kalmamış okuyucularla paylaşmanız. Selamlar
Düşünce özgürlüğüne son derece saygı duyuyorum. Düşünceleri serbestçe ifade esebilmeyi bir hak olarak görüyorum. Hocamız düşüncelerini ifade etmiş, ortalık yangın yeriyken, gençlerimizde islam ahlakı şuuru kalmamışken demekki ihtiyacımız olan konu bu imiş. Allah yardımcımız olsun, basiretimizi artırsın
İsimsiz, resimsiz. 30 Eylül 2019 07:57
2
Güzel arkadaşım, aynı şeyi belki siz belki de başkaları sürekli dile getiriyorsunuz. Hocanın ne söylemesini beklediğinizi kestirmek zor. Kaldı ki bu yazılanlar, insanların sizi ve bizleri de huzursuz eden ahlaki çöküşün temel sebeplerini irdelemektedir.
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 10:14
Immanuel Kant (1724-1804) Sören Kierkegaard (1813-1855) Friedrich Nietzsche (1844-1900) Blaise Pascal (1623-1662) Jean Jaques Rousseau (1712-1778) Sokrates (470-399 v. Chr.) Rudolf Steiner (1861-1925) Jean Paul Sartre (1905-1980) Arthur Schopenhauer (1788-1860) Romano Guardini (1885-1968) Yukarı isimleri olan şahıslar dünyaca tanınmış filizoflardır. Ortak özellikleri: paranoyak, şizofrenik, ses duyma ve diğer ruhsal hastalıklar...
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 09:33
Tarikat tasavvuf tayfası diye çirkinleşen kişi, kaç insana iman aşısı yapabildin, kaç tane genci uyuşturucudan kurtardın, kac bi-namazın Rahmana secde etmesine vesile oldun....
Muhtefi. . 29 Eylül 2019 17:13
9
Anlamaz bunlar anlamaz. KALPLERi VAR ama DUSUNMEZLER..!! Ateisti Deisti, Agnostiki,Vehhabisi,İşidi,Haricisi,Molla Kasımı, postmodern Sendikalı Diyanetcisi hepsi Tam Koro halinde topu, topu Hak Ehli bir Avuc (ya biraz fazla olsalar) ..:))... İnsana bulaşır. Cooook taaaaa tı ı ı ı ı n...Onlarda.!.Nasipsizler .kalsinlar o Karanlik Zanlarinda Ebediyen..:)))..
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 09:31
Bu tarikat tasavvuf tayfası dediğiniz insanlarla bi alıp veremediğiniz mi var. Uzaktan deyip gidip yüzlerine söyleyin. Tabi yapamazsınız, o yürek yok sizde. Sadece uzaktan çamur atarsınız...
Malik Bin Nebi 29 Eylül 2019 05:15
"Hz. Peygamber hayattayken, farkına varabildiği kendisi hakkında ki zaafları, yakıştırmaları, görüşleri hep düzeltmeye çalışmış bu meyanda kendisininde bu vasıfları ile diğer herhangi bir insandan farklı olmadığını daima vurgulamıştır." Arkadaşlar, tırnak içine aldığım paragrafı (Mustafa Öztürk hocamız gibi) eli defalarca öpülesi Bünyamin Doğruer hocamızın Düşünce Mektebi isimli sitede yayınlanan "Kuran`a Göre BEŞER OLAN PEYGAMBER TASAVVURU" başlıklı makalesinden alıntıladım. Sözkonusu bu çok değerli ilmi makaleyi harfi harfine Google'a girerseniz hemen ulaşabilirsiniz.
Malik Bin Nebi 29 Eylül 2019 05:15
Yukarıda görülen yorumda paylaştığım sitedeki makaleye ilavaten, Bünyamin Doğruer hocamızın "Nasıl Bir Allah'a inanıyoruz" başlığı altinda tarikat/ tasavvuf tayfasına tokat gibi çarpan bir makalesi daha mevcuttur. İşte o makaleden bir paragraf: "Kuran’ın amacı Allah’ı ispatlamak şeklinde ortaya konmamıştır. Zira tabiat ayetlerinin Allah’ın varlığının ispat etme konusunda yeterli olduğunu Kur’an bize hatırlatmaktadır." > (3/Al-i İmran-110)
Muhtefi. . 29 Eylül 2019 17:25
7
Tasavvuf ehli kimi tanıdın ki böyle İŞKEMBEDEN anlatıyorsun. :)))..Biz söyleyelim. Opr Dr Münir DERMAN. .araştır Akademik Alemde kariyerini ve Manevi Alemde ki Mursidligini. !..yine Türk Milletinin ilk ATOM MÜHENDİSLERINDEN ..Olan Zat ı Muhteremler. .bunlar Hakka Gonul vermis Dervislerimiz. Tasavvuf Büyüklerimiz. Senin cebinde ne var..at ortaya ( atıp, tutanlar degil) Laf değil. .İcraatı olanlar. .!
Karar Okuru 28 Eylül 2019 23:03
Yazarın yazısındaki bütün beyanları mantıken ahlaken ve İslamın temel esaslarını muhtevi Kur'an ayetleri ve hadisler muvacehesinde tamamen saçma ve kabulü mümkün olmayan beyanlardır. Deveye demişler hikayesindeki gibi eğri olmayan bir yeri yok.
Muhtefi. . 29 Eylül 2019 01:03
8
Aynen öyle. Siradan bir Sarhoşa sorsak,ne lan bu,,ne diyor bu ..:))).. Bir de NeyzenTevfik olmalı ki. :))....Hakkından gelsin. .ıçtı Cafer bez getir, ortalık doldu koku al Göt.ür. ..en hafifi olurdu sanırım. .!
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 22:12
Yine biraz dolambaçlı yoldan tasavvufa ve mutasavvıflara saldırı başlatılmış. Acizane, kanaatime göre İslam kelamı günümüz sosyal dünyasında çok geri kalmış hatta sınıfta kalmıştır. Ateizm ve de fantazi olmaya başlayan deizm giderek yaygınlaşmaya başladığı, genclerimizin batının tüketimci ve belden aşağısını besleyen kültür bombardımanı ve işgali altında kelam alimlerini, din alimlerini maalesef meydanda göremiyoruz. Müslüman toplumlar giderek eksenlerinden kayıyor, omurgaları kırılma noktasına dek eğiliyor, söyleyecek sözleri, gösterecek yolları kalmamış çaresizler gibi bekleşen bir durumda
Muhtefi. . 29 Eylül 2019 01:20
6
Vazgecmez..bunlar..oysa o kadar cok saha varki. Ilgilenecekleri Akademik branş olarak mesela Dinin Emirlerinden Çevre,Doga koruma ve temizligi,Tarım, İş Ahlaki,vb..ama emek,çalışmak, terlemek ISLERINE GELMEZ..:))... Yapanlarada Salça olurlar,Kıskançlık, hasedinden Tasavvuf İNCE MUSLUMANLİKTİR. BaşlıBaşına Ahlak,Edeb,Ilim,İrfandır. Bedava, Beleş İNSANLIK HADIMİDİRLER. .hiçbir gizli gayeleri ajandalari olmaz.El avuç açmazlar,,ama ne Hikmetse Tarihler boyu isportaci Molla Kasimlar, Hariciler vb atıp, tutmustur...;)))..
Hilmi 28 Eylül 2019 20:48
İslam bir din olarak vahye dayalıdır. Tevhidi geleneği, haneli geleneği... bu ifadeler İslam'ın beşeri bir din gibi algılanmasına sebep olur. Müctehitler vahye dayalı olarak meselelere çözümler getirmişler ve kendi içtihatlarının tüm İslam alemi için kesinlikle uygulanması gereken kanunlar olarak görmemişlerdir.(İmamı Malik'in bu konuda halife Harun Reşid'e verdiği cevap...) Fakat Mustafa Öztürk gibi geçmiş içtihatları bile anlayacak kapasitede olmayanlar mezhepsizler sadece eleştirir, kendilerini takip edenlerin sadece kafasını ve itikadını karıştırır....
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 20:05
Sn Öztürk, ne alaka demekten kendimi alamıyorum. Teslis, kullar tarafından tahrif edilmiş bir dinin (aslında bu hali ile din dahi demek zor) sapık bir inanışı iken, korunacağı bizzat Hz Allah cc tarafından teyit edilen ve din olarak seçildiği ifade edilen islam ile nasıl bağdaştırıyorsunuz? Son derece zorlama bir çözümleme olmuş. İtikat temellerinde yeri olmayan bir konu ile müslümanların zihinlerini bulandırdığınızın farkında mısınız? Cevabınız hayır ise el insaf, daha dikkatli olunuz, evet ise o zaman tashih-i niyet eyleyiniz.
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 20:56
3
O ayet müşriklerin, Muhammed cinlere karıştı, iddialarına karşı inmiştir ve şunu söyler: İddia ettiğiniz doğru değildir. Muhammed'in aklı yerindedir. O kafasından konuşmuyor. Biz ona vahyediyoruz. Onu (=Muhammed'i) koruyacak olan da biziz.
Malik Bin Nebi 29 Eylül 2019 07:55
0
@020:56 -- "Hayır! O deli değildir. O size gerçeğin ta kendisini getiren ve bütün peygamberleri tasdik eden bir resuldür.” (Saffat /35-37) Aziz mu'min kardeşim; gerçekten işaret ettiğin olaya dair ayet(ler) mevcuttur. Belliki başa sıraladığım ayet(lerden) söz ediyorsun. Fakat, ne sözkonusu ayet(lerde), nede başka bir ayet, veya ayetlerde --yani Kur'an'da-- peygamberin korunduğuna dair hiç bir kelama rastlamıyoruz. Öte yandan Kitabın Allah tarafından korunacağına dair net bir ayet mevcuttur: "Hiç şüphe yok ki o zikri, Kur’ân’ı Biz indirdik, onu koruyacak olan da Biz’iz." (Hicr suresi 15/9)
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 19:12
Üc şey birbiriyle irtibatli olursa teslis olur. Fakat yukarida kelami kadim taraftarlari ile nuri muhammedi taraftarlari birbirine hasimdir. Bir elma bir armut iki yapmaz aksine sonuc yine bir armut bir elmadir.
MALKOÇ 28 Eylül 2019 18:54
ALLAH RAZI OLSUN HOCAM ,SELAM VE DUA İLE DİYORUM..... ,MESELE TAM DA BU.... 1400 YILDIR ÜMEYYE OĞULLARINDAN BERİ.... DİNİ KAYNAKLAR VE UYDURMALAR , DİNİ KİŞİ VE MÜESSESELER ,ALLAHIN ÖNÜNE GEÇİRİLİYOR..... HZ PEYGAMBERİ VE KUR'ANI ALET EDİYORLAR ....KENDİLERİ DE KONUŞLANIYORLAR ....HER YERDE ALLAH YERİNE KENDİLERİ ÖNDE OLUYOR... KENDİLERİNİ GEÇME ŞANSIN YOK ZATEN....ALLAHSIZ MÜSLÜMANLIK ...TARİKATLI , VAKIFLI , ŞIHLI , MÜBAREKLİ , SEYYİDLİ ,ALLAHSIZ MÜSLÜMANLIK.... İYİ Kİ VARSIN , ÖMRÜN UZUN OLSUN....
Baaka bir yorumcunun da belirttigi gibi, Sayin Ozturk hoca, Kehf süresi 110. ayeti gercekten bu konuda en onemli bir ayettir. ..... Dolaysiyla, bu gercekten cok kiymetli makalenizi hemen edit edip sozkonusu ayeti eklersiniz insallah.
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 18:35
Din konusunda ağzı olan konuşur bilende bilmeyende.üzerler...işte islam aleminin hali...Mustafa bey, sen biraz Karadeniz 'in güzel yaylalarını yaz.Kendini doğaya bırak.Kainat kitabını tefekkür et oku. Huzur bulursun.Her şey ''ALLAH'' diyor.Bize de hisettiklerini yaz. olmaz mı?
KARAR ko$esindeki "Tarikatlarla imtihanimiz" ba$likli makalesiyle Mustafa Cagrici hoca da bu tasavvuf / tarikat ehlinin sapkinliklarina dikkat cekti bir kac gun once .... Fakat, ayni Cagrici hoca gecmisteki makalelerinde sozkonusu tariktatlarin kurucularindan (mesela "Hz Mevlana" deyimi gibi) ovguyle bahs etmesi yaman bir celiski yaratmistir. Dilaysiyla, simdi merak ediyoruz Cagrici hoca tevhid inancı konusunda Ozturk hocaya destek verir mi acaba??
Karar Okuru 28 Eylül 2019 17:53
Bir islam ve din bilgini olarak Öztürk hoca; Islam ile NOKTALANAN Ibrahimi tevhid inancini yuzyillardan beri temelden hedef alan bu sapkinliklara dikkatimizi cekti ..... Devlet saraylarinda krallar gibi agirlanan cubbeli, cubbesiz, sakalli sakalsiz tarikat babalarinin bu forumdaki zavalli muritleri de bu nedenle Ozturk hocayi agir hakaretler e$liginde sorgulayarak vicdan yoksunu ve gayr-i Islami bir ahlak yapisina sahip olduklarini bir kez daha kanitladilar
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 17:44
Sayın hocam:Dini hassasiyetleri olanların bile zor anlayabileceği mevzuları dile getirmenizin kimeye faydası olacağını düşünmüyorum. Kaş yapayım derken göz çıkarıyorsunuz. Bilerek yapıyorsanız, yandığınızın resmidir. Bu mevzular gazete köşelerine taşınmaz. Ancak ilmi toplantılarda, bu mevzulara vakıf olanlarla karşılıklı anlayışla müzakere edilir.Muteber alimlere karşı olan hüsnü zannı zedelerseniz, öte tarafta yakanızı onlardan kurtaramazsınız.
Sorgulayıcı 28 Eylül 2019 19:09
0
Yazarın eleştirdiği konuları birçok cami hocası olumlu görüş bildirerek sitayişkar bir şekilde anlatmaktadır. Şimdi, hafızamda bir soru var. Cami hocaları mı doğruyu söylemekte, yazar mı doğruyu söylemekte ? Bana sorgulama fırsatı verdiği için yazara teşekkür ederim. Şimdi, etrafımdakilerle beraber ; sorarım sordurum, okurum okuttururum, dinlerim dinlettiririm. Şimdiye kadar üzerinde hiç düşünmeyi akıl etmediğim konuyu sorgularım. İnşallah doğruya ulaşırım.
Muhtefi. . 28 Eylül 2019 16:28
:))))..ne ilksiniz ne de Son. .:)))..TEVHİD'te zerre kimse oynayamaz. !.oynayamadı,oynayamayacaktir. .Sevgili Peygambermiz ŞAH I RESUL. .Hakkın Habibi,Kulu ve Resuludur. Butün Hak Erenlerde bu İTİKATTADİR. ...Yoksa 1 mm (feyz) Yol alamazlar. Bu sizi, bizi Aşar hemdeeeee Coooook aşaaar...Saygılar.
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 14:51
Sayın Öztürk; Günümüzde bile hayvan figürlerine tapanlar varken, Kuran da, bir kısım insanların Hz. Musa'yı beklerken buzağı ya tapmalarını anlamsız bularak, Kuran ın zaman üstü olmadığını idrak edeme mek ve eksik bulmak, dolayısıyla Allah ın bu durumu ön göremedigini ileri sürmek, Tevhid de eksiklik değil midir?
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 14:49
Bunları okuyunca, İslam’ın, Hrıstiyanlıktakine benzer reform ve renösans türünden bir, hani yenilenme demeyelim ama, yıkanıp paklanma, safralarından arınma aşamasına yeni yeni gelmekte olduğuna inanası geliyor insanın.
Serap Avanoğlu 28 Eylül 2019 14:16
Teslise inananlar Bir'in üç unsurdan oluştuğunu öne sürerken, İNur-i Muhammedi teorisi ilk yaratılandan söz ediyor; bunun bir benzeri hikmet geleneğindeki ilk akıl/külli akıl, ardından ilk nefs/külli nefs. Hristiyanlığın üçlemesinden (teslis) Yunan felsefesinin Bir'den bir çıkması prensibiyle uyumlu. Kuran'ın sözü ve anlamı ile kadim sayılması ise bundan farklı olarak, kelamın Allah'ın sıfatlarından olduğuna dayanarak, Kuran da Allah'ın kelamı olduğuna göre onun yaratılmış olabileceğini reddediyor. Bu Hz İsa'nın Allah'ın kelamının bedenlenmiş hali olarak görülmesine benzer.
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 13:49
O hadis Allah beni kendi nurundan yaratti seklinde degil. " Evvelu me halagallahu nuri" manasi Allah'in Ilk yarattigi sey benim nurumdur. Not: ha harfi uzeri noktali ha harfidir. Alfabedeki okunusu HI seklindedir
KARAR OKURU nedim 28 Eylül 2019 13:42
(devamla2) Halbuki Ahmet b hanbel ra bu konuya nasıl baktığına baksaydiniz konuyu anlardiniz.Alim bu konuda sual edilince peygamber ve ashabin bu konuda sözü olmadığını ve bu konunun bidat oldugunu soylemisine fakat halk kafasi karıştı buna bir izahat yapmak zorunluluğu var(Allah'ın eli vb mutesabih içinde geçerli) denmesi uzerine uzun arastirmadan sonra araf 54 ayetiyle alakalandirip yaratma ve emr(iş,oluş, sıfat, hüküm) farklı ,ayri geçtiğini Kur'an'ın Allah'ın kelami olup,ilim gibi haşa sonradan olmasının Allah'a noksanlik izafe etmek olduğunu söyleyerek Allah'ın kelamı ezeli ve ebedi oldug
KARAR OKURU nedim 28 Eylül 2019 13:30
yazinizdaki tasavvuf tesbitiniz yerinde olup(tasavvufun teslis anlayışını iyi egitimli bir hristiyanda bana hatırlatmış ve ona tamam da bu İslami olmadigini soylemistim) fakat aynı tutarlılığı "halkur Kur'an" meselesinde gosterememuşsiniz ne yazık ki.şoyleki mutezile vb bu inanci savunanlar htistiyanlarin tuzağına dusmuslerdir.ayetlerde hz isa as "Allah'ın kelimesidir" yani kun feyekun,Adem as babasiz yaratılışını Allah'ın ol emri ile oldugunu anlatmasini hristiyanlarin tuzagiyla Allahin kelimesi, Kur'an'ın da İsa as gibi yaratılmış inancina sürüklemiştir.sizde bunu savunup tevhidin gereği (..
KARAR OKURU Nedim 28 Eylül 2019 14:57
0
devamini da yayınlayın lutfen.ahmed b hanbelin araf 54 ayetiyle"yaratmak ta emr'de(iş,oluş,sifat, hüküm) Allah'ın dir"açıklaması ile haşa Kur'an mahluktur diyenlerin Kur'an'ın yani Allah'ın kelamı,ilmi vb yaratilmadigini yaratmak ile bu tur sıfatlarının ayri olduğunu ve ezeli,ebedi olduğunu söylemiştir.aksi yani Kelam,ilim vb sıfatların yaratılmış oldugu itikadi haşa Allaha noksanlik izafe etmektir der
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 12:55
İbn Arabi nin zikredildiği yeni yazı tekrar ne zaman zuhur edecek diye bekler dururduk. Amma zaten 'Allah tan başka bişey yokken Muhammedi hakikat vücuda gelmiş...' ifadesi 'bu da gol değil' dedirtti. Şeyhül ekbere göre varlık sadece O dur, tek hakikat O... Hal böyle iken hakikat i Muhammediye den teslis kokusu çıkarmak da neyin nesi? Acaba bu yazı peygamberin vahyi kendine ve şartlara göre lafza büründürüp-şekillendirdiği iddianıza dayanak olsun diye mi yazıldı? Manaları kendine ve şartlara göre lafza bürüyen_şekillendiren siz olmayasınız!
Siraç Yeşil 28 Eylül 2019 12:46
Ulema, nefis çıkışlı kendi zihinsel ürünlerini yayımlamakla bir nevi abesle iştigal ediyorlar. Müslüman'a, kendini ve nefsini bilebilmesi için evvela muhtelif ibadet ve zikirlerle ruhunu nurlandırmaya başlaması lazım ki o nur, Kur'an hakkındaki batıni sırları ilham etsin. Ruhun İslami amel ve ibadetlere nurlanması hayat boyu devam eden bir süreçtir. Ne aynel ne de hakkal yakın derecesine ulaşabilmiş bir Müslüman İslam hakkında ilmel yakın bilgisiyle üstadlık yapmaya kalkışırsa din adına  kaş yapayım derken göz çıkarır.
Siraç Yeşil 28 Eylül 2019 12:42
Kendini bedensel ve ruhsal olarak kemiyet ve keyfiyet bakımdan tanıyamamış bir insandan Allah'ın vasıflarını betimlemesi beklenemez. Iskeletlerinin Azariller'i olduklarını hiçbir şekilde kavrayaman havas, hadlerini aşarak kelamullah hakkında her şeyi biliyorlarmış gibi ahkam kesiyorlar. İslam, hak din olmasına rağmen avamdan havassa hemen her Müslüman'a bilmece olarak kalmaya devam ediyor. Kur'an hakkında yapılan her türlü tevil ve tefsir nefislerin eseridir. Muhkem ayetleri henüz idrak edememiş bir din aliminin müteşabih ayetler hakkında görüş beyan etmesi abestir.
Ahmet Melik 28 Eylül 2019 12:38
Sayın Öztürk , Güzel yazınızda Kehf süresi 110. Ayet ten de bahsetmiş olsaydınız daha iyi olurdu . De ki: "Ben de ancak sizin gibi bir beşerim. Sizden farkım; bana, ilahınızın ancak tek ilah olduğu vahyedilmiş olmasıdır. Onun için her kim Rabb'ine kavuşmayı umuyorsa, salihatı* yapsın ve Rabb'ine kullukta hiç kimseyi ortak koşmasın.
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 16:52
1
@Ahmet Melik -- Bizi ayreten aydinlattin bu derin ihtilaf konusunda. Allah sender razi olsun mu'min Ahmet Melik
Şahin Azaklı 28 Eylül 2019 12:26
"Kur’an, Cebrail vasıtasıyla Hz. Peygamber’e indirilen mananın lafza büründürülmüş formu(dur)." Bu sözün anlamı, Kur'an ı Muhammed a.s. kendi bilgisi ile söze dökmüştür demektir. Bir adım sonrası ise Süruş'un “Kur'an-ı Kerim'i Peygamber oluşturdu, Kur'an'da yanlış bilgiler var, Peygamber de bu yanlışları doğru biliyor ve inanıyordu” veya "Vahiy bir ilhamdır. Peygamberlerinki daha yüksek düzeyde olsa da; o, şair ve mistiklerinkiyle aynı deneyimdir" sözleridir. Daha sonrasını hayal bile edemiyorum. Allah akıl fikir versin.
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 11:59
Düşünme, ancak yüzyıllardır kutsanan aklın, düşünmenin en büyük düşmanı olduğunu kavradığımız noktada başlar. Martin Heidegger. Hermeneutik diyenlerden değil, semi’na ve eta’na diyenlerdeniz. Şunun şurasında kulağın görebildiğini bilen kaç kişi vardır?
Aziz Metin 28 Eylül 2019 11:49
Mustafa bey, öncelikle bu mevzudaki yani Dini mevzulardaki ilim birikiminizi açıklayabilir misiniz? Bu yazdıklarınızdan anlaşıldığı kadarıyla piyasada dolaşan zahir ve çok yüzeysel bilgi biriminiz olduğu aşikardır. Neden, Kur'anı Kerim'de o Kelam Sahibi'nin mukaddes ömrüne kasem (yemin) edişini, Rahmet'el Lil Alemin oluşunu, Mahbubiyet makamına yücelişini, Mir'rac'a yalnızca O'nun (Sallallahu Aleyhi Wesellem) mazhar oluşunu görmüyorsunuz. Siz anlaşılan Risale-i Nur'dan habersizsiniz. Size tavsiyem, bu mevzu ile alakalı çok geniş o bölümü okumanız (sözler, mirac risalesi bölümü).
KARAR OKURU İsa topcu 28 Eylül 2019 13:43
1
Hemde Mustafa hocaya isnat ettiğiniz bilgisizlik çok absürt tek bir yazıyla yorum yaptinizsa anlayabiliyorum
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 15:36
5
Merakınızı gidermek babında şöyle söyleyelim: Mustafa Hoca'nın uzmanlık alanı jeoloji ya da botanikçidir kendisi. Dini ilimler alanında gönüllülük esasına dayalı olarak amatörce uğraş veriyor. Gerçi kütüphanesinde bizzat şahit olduğumuza göre Risale-i Nurun tümüü altını çizerek okumuştur; ama demek ki anlayamış; biz kendisine bu büyük eksikliğini hatırlatırız. Siz müsterih olun.
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 10:53
Camilerde sağ tarafta "Allah" lafzı sol tarafta "Muhammed" lafzı vardir. Oysa peygamberimiz kendi muhrunde ifade olarak Allah lafzini ustte yazdirmis ve resul oldugunu beyan ettmiştir. Bu durum sanki yanlis bi uygulama bana gizli teslis gibi geliyor. Diyanet dogrusunu uygularsa guzel olur. Yani mihrabin en tepesine muhru yazsa daha dogru olmaz mi?
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 10:49
Dogru tespitler... ama bunu hastaya nasil anlatacagiz. Sorun burda... cunku hastalikli fikir beyni kaplamişsa beyin nasil kurtulacak bu durumdan birde bunu yazarsaniz guzel olacaķ.
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 12:41
1
Beyin varsa elbet çaresi de vardır
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 10:30
RABBİM bize kuranın ışığında ve sevgili peygamberimizin aracılığıyla açık açık ayetleri ile göndermiş siz kalkıp peygamberinize doğa üstü bir güç gibi apayrı bir yere koyun demiyor onunda bizim gibi kul olduğu nu belirtiyor bu demek değil ki bizim de onlar ile aynı olduğumuz biz kim o sevgili peygamberimiz ve ehli beyti kim biz kuranın ışığında aklımızın aldığı kadarıyla islamı yaşayıp gerisini rabbimize bırakalım Allah yar ve yardımcımız olsun inşallah
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 10:14
Sayın hocam; Metin merkezli literal okumanın yetmezmiş gibi anakronizm yapmanın ve dahada ileri gidip sözlü kültür-yazılı kültür ayrımına dikkat etmemenin doğal sonucunu bizden iyi siz bilirsiniz. İlyada ve Odysseia destanları 1900 lerin başına kadar Batı’da üçüncü sınıf eser muamelesi gördü. Benzer yazılar daha çok bir kesimi gayrimeşru ilan edip tasfiye içindir. Sizi tenzih ederek inşaallah yazınız temelde öyle bir fonksiyona hizmet etmez.
A. sali turan 28 Eylül 2019 10:06
hocam,Peygamberle ilgili yazılanlara katılıyorum.ama ''Ahmed b. Hanbel olmak üzere Selefiyye âlimlerinin büyük çoğunluğuna göre Kur’an Allah kelamı olup mahlûk değildir. Hem lafzı hem de manası Allah’ın zatıyla kaim olup kadimdir. Kur’an Allah’ın kelamı, dolayısıyla O’nun sıfatı olduğundan, hangi cümle içinde kullanılırsa kullanılsın, ister yazılsın ister telaffuz olunsun, kesinlikle mahlûk değildir. Kur’an, Cebrail vasıtasıyla Hz. Peygamber’e indirilen mananın lafza büründürülmüş formu değil, hem lafız hem de mana itibariyle Allah’ın zatı ile kaim olan gerçek kelamıdır''. Bunu biraz açsanız
Oldukça bilgilendirici bir yazı...Çok teşekkürler
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 09:52
Birbirine rakip iki farklı grubu (Felsefi tasavvuf-Hanbelilik) yanyana koyup, toplayıp teslis üretmek de nedir hocam. İslami geleneği ısrarla Hıristiyan kültürüne yamamaya çalışmak nasıl bir ezikliğin dışavurumudur. Hıristiyanlık olmasa bidat ve hurafe üretemeyecek miydi Müslümanlar. Bu kadar mı zavallılar.
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 09:46
Hocam .dil felsefesi açısından dil mana ayrımı yapmak imkansızdır.bütün bu çabalar vahiy kurtarmak adına olmasın çok ikna edici cevaplar gerekli vahiy tartışmalarında verilecek tartışmalarda ,Kuran’ın ilahi olduğunun tanrısal olduğunun delili
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 11:00
0
Mustafa Hoca'nın Kur'an vahyinin mahiyetiyle ilgili görüşleri etrafında büyük gürültü koptuğu sıralarda ben de hocaya bir mail yazıp lafız-mana ayrımının pek mümkün olmadığından söz etmiştim. Hoca sağolsun üşenmeyip bana cevap yazdı. Cevabi yazınının özü özeti şuydu: Bir insanı, bir varlığı sevmek, ona yönelik sevgiyi kalbinizde, zihninizde, fikrinizde duygu ve düşünce olarak taşımanız manadır; "Ey Sevdiğim" diye başlayan bir şiirle kalp ve zihninizdeki sevgiyi kelama dökmek ise lafızdır. Lafız ve mana basbayağı ayrılır; bunu anlamak için dil felsefesi filan gibi karmaşık mecralarda dolanmaya
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 09:29
Tasavvuf özü itibari ile Yeni eflatunculuktan mülhem bir felsefedir.Bir düşüncedir.Ve bu gün Bizim İslam dediğimiz şey de FIKIH,KELAM TASAVVUF ve HADİSTİR.Biz İslam derken Bu disiplinlerin anladığını anlıyoruz.O zaman İki tür İslam OLDUĞU vakıadır.Bir ALLAHTAN neşet etmiş ARI DURU İSLAM ,birde elimizde olan İNSAN ELİNE GEÇİP ,mutlaklaştırdığımız İSLAM DÜŞÜNCESİ
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 09:25
Hocam .fazlurrahmanın -Abdülkerim suruş-sebuşteri-ikbal ve filozofların vahiy tasavvurunu biliyoruz,Hasan Hanefi -nasrhamid ebu Zeydide bu kadroya kata biliriz tabi bu kadrodakilerin arasındaki farklar var bilenler bilir ama gelenekten farklıdır bu insanların söyledikleri benim asıl merak ettiğim.kitabın tamamen peygambere ait olması. Varlığı tanrı merkezli okuması Tanrı’yı ve tanrısallığı tanrı merkezli okuması yorumlaması ve dillendirmesi olabilirim? Kitabın içeriğinde beşer potansiyelini aşan ne var?
Günümüzün “muteber” Nakşi ekollerinin birinin, pilava kaşık salladıktan sonra kurulan, sohbet halkasında “hoca” anlatıyor: Allah önce Hz. Muhammed’in (Tabi, bu sırada sağ el kalbin üzerine konuyor.) nurunu yarattı. Sonra o nurdan beş damla ter toprağa düştü. Allah, o terden, önce Hz. Ebubekir’i, sonra Hz. Ömer’i, sonra Hz. Osman’ı, sonra Hz. Ali’yi, beşinci ter damlasından da pirinci yarattı.
KARAR OKURU 04 Ekim 2019 06:30
0
@YİYENE AFİYET OLSUN -- Bu yorum bana Katolik papazların "İsa'nın dökülen kutsal kanını" temsilen her Ayin'den sonra kilise cemaatine kırmızı şaraba batırılmış ekmek parçacıkları dağıtma "ibadetini" hatırlattı ...
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 08:33
Hocam, ağrıyan dişiniz varsa işaret parmağınızı ağrıyan dişinizin üzerine koyun; besmele çekin ve Yasin’in son sayfasındaki “bu çürümüş kemikleri kim diriltecek diye sorarlar de ki onları...”diye devam eden ayeti 3 defa okuyun şifa bulacaksınız. Selamlar, sizi çok seviyoruz
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 12:12
1
Mümkündür. Kuran'ın rukye özelliği de vardır. Ama sadece o andaki ağrını giderirsin 08:33. Dişin çürümeye devam edecektir. Zamanında tedavi ettirmediğin için çekilip atılacaktır. Artık o zaman, üzerine Yasin okuyacağın diş de kalmayacak. :))
Öztürk hoca ve yorumcuları 04 Ekim 2019 08:46
0
Müslüman halk kitlelerin sıkça tekrarladıkları "eşeğini bağla ondan sonra tevekkül et" güzel deyimini Kur'ân-i Azîmuşsan'ın Yasin suresi'ni de zikr ederek başlayan yukarda görülen şu kısacık guzel yorum; İslam felsefesinde ki iman (uhrevi/soyut inanç) ve mantık (Dünyevi/somut/materyal inanç) kavramlarının uyumluluklarını az ve öz bir dil ile net olarak ifade edildiğini ilk defa bu forumda rastladığımı belirtmek isterim. Bu nedenle hem Öztürk hocaya, hem de sözkonusu mu'min yorumcuya şükranlarımı takdir ediyorum
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 05:59
İsmail Hakkı Bursevî "Kur'an Kelamullahtır ki gayri mahlûktur. Belki mahlûk olan ahvâl-i arızasıdır, makrû'iyyeti ve mesmû'iyyeti ve mektûbiyyeti ve mahfuziyyeti ve emsali gibi”. Kuran mana olmaklığı itibariyle gayri mahluk olup ezelidir. Hz. Peygamberin ahlakı Kuran ahlakıdır ve Nuru Muhammedi’den kasıt Kuran’ın manasıdır.
Karar okuru 28 Eylül 2019 10:56
4
Bozacıya şıracıyı şahit tutmuşsun, 05:59. Bursalı, Allah’ın dini İslam’ı ifsat eden sofizm felsefesinin, yaratılışın nedeni üzerine temel tezi olan kenz-i mahfi (Ben gizli bir hazine idim. Bilinmek istedim ve alemi yarattım.) anlayışına, parantez içindeki uydurma hadisi delil gösteren bir kitabın yazarıdır. Sofizm, hadis uydurma fabrikasıdır. Felsefesine uygun uydurduğu “hadis”lerin sıhhatine delil olarak, “keşf”i gösterir. Mesela Suyuti, Peygamberle CANLI CANLI görüşüp, kendisine sıhhatini onaylattığı 70 civarında rivayetten bahseder.
Allah - Nur-i Muhammedi - Kelam-ı Kadim=Teslis... Hiç böyle düşünmemiştim; ne yalan söyleyeyim, zihnimden duman çıkmaya başladı sanki...
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 08:59
4
Duman, kulaklarından ve dübüründen çıkacak kadar kızdığın, beni aldatanlara lanet olsun kıvamına geldiğin anda, imanına bulaşmış şirk lekelerinden kurtuluyorsun demektir. Sahih imanın şartlarından biri de sofizm felsefesine karşı olmaktır. Necip Fazıl’ın Nur şiirinde, “Yok bile yokken o vardı/O bir nur…Ki mutlak saffet” diye başlayarak manzumeleştirdiği Nur-i Muhammedi anlayışı şirktir.
Çerkez Ethem 28 Eylül 2019 02:10
Kuran'ı okuyanlar ve anlıyanlar bilirki, bizlerin ve dünyanın niye yaratıldığı birçok ayette açık ve nettir. Bu "hadis"lede hiçbir alakası yoktur! Bir çok cemaat bunun gibi uyduruk hadislerle insanları kandırmaya devam ediyor. Aynı şekilde Tövbe meselesinde, Allah benden sadece tövbe sorun der Kuran'da, sahtekar alim/şeyhler yok direk Allahtan soramassın derler! Aynı hiristiyanların rahiplerden günah çıkarması gibi bizden sorup Allah'a ulasırsın derler! Kuran'ı okuyup anlamıyosan, kandırılırsın!
Süleyman Doğanay 28 Eylül 2019 02:08
J. Saramago diyordu ya hocam, "sevmek sahiplenmenin en güzel, sahiplenmek ise sevmenin en çirkin yoludur" diye. Aşırı ve orantısız muhabbet maşuğa zarar verebiliyor, onu kimliksizleştiriyor. Yakınlaşmak için atılan her adım aslında uzaklaştırıyor aslından. Örnekliği yok ediyor, metatron haline getiriyor. Sonuçta mumyalanan gerçeğe dokunamıyoruz bile, hissedemiyoruz onu. Hasılı kelam, tespitinize tamamen katılıyorum hocam.
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 12:24
1
süleyman hocam harikasınız tesbitlerinize bayıldım
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN