Mecidi ve son filmi Hz. Muhammed

Bir baş yapıt mı? Hayır. Gelecekte de üçlemenin bu ilk bölümü düşünüldüğünde yüksek sinema değeriyle değil eğildiği tema yönüyle hatırlanacak. Yönetmenin atmosfer oluşturmakta ve sinematografi geliştirmekteki hüneri sinema ile yakından ilgilenenlerin malumu. Işık ve renk kullanımı İslam ve sinema bağlamında düşünce geliştirenlere, ‘etkisi’ bakımından değil ‘arayışı’ açısından örnek olabilir. Sonucun başarılı olup olmamasının ötesinden bakıldığında ışığı ve buna bağlı renk tercihini poetik olduğu kadar ontolojik bir mesele olarak algıladığı hissediliyor Mecidi’nin.

Abartma ve bir şeyi olduğundan büyük gösterme kitle sineması kadar İran sanatının da özelliği. Mecidi’nin önceki bütün filmlerinde hiç böylesi bir zorlama, abartma görmemiştik. Şiirsellik hep ön plandaydı ve dramatizasyon senaryonun özündeki evrensel insancıllığı pekiştiriyordu. Hz. Muhammed filmi dramayı daha geri plana iterek aksiyona, abartmaya ve kitlenin duygusal dopingine bel bağlamış gözüküyor. Üç saate yaklaşan metrajda bir tempo sorunu olduğu söylenemez ama abartıyla basılmış müziğe ve tekrar izlenimi uyandıran çok açılı ve çok vurgulu detaylar yapay bir dile dönüşüyor. Destansı anlatım, inanç ve duygu dışında, salt sinema için koltuğa oturan birisini ikna etmekten ve etkilemekten uzak. Fantastik uyarımlar dini anlatıların bir kanadı belki ama özü değil. Hele Hz. Peygamber’e yönelecek bir sine-gözün ısrarla kaçınması gereken bir nokta.

Burada meselenin kitleye yansıtılmaya çalışılan teolojik ve çok çarpışmalı politik tarafında duracak değilim. Bu politik ve jeopolitik yorumlar güncel dalışları gerektirir. Kaldı ki filme iki kişi için 46 lira ödedik. Hemen solumuzda iki yeni sınıf tip oturuyordu, büyük paketlerde patlamış mısır öğüttüler ve durmaksızın cep telefonlarını kontrol etmeleri yetmezmiş gibi Afrika’da açtıkları dondurmacı zincirlerinin dolar bazındaki değerinden konuştular fısıltıyla.

Farsça çekilmesindeki saklı paradigmaya bir itirazım yok ancak Arapça tercih edilseydi zamanın ruhunu daha özlü yansıtırdı. Dil lisan değil varlıktır çünkü. Öte yandan birkaç yerde (mesela Kabe’nin taştan ve her hangi bir kral veya valinin emriyle yapılmamış olması diyaloğu gibi) filmin miracını yakalıyor Mecidi. Yetmedi, yine önceki filmlerindeki rüya-gerçek-şiir karışımı sembolik metaforlar devreye giriyor, anlatımın dokusu çökmelere uğrasa bile renk ve dokunak kazanıyor. Portakal toplayan bir çocuk peygamber imgesi unutulur değil. Ve eğer bir kahraman aranacaksa bu filmde o da çocukluk ve yüzlerine yoğunlaşılmış kadınlıktır. Çocuk ve kadınlar demiyorum, dikkat.

Çağrı filminde Anthony Quinn unutulmaz oyunculuğu ile filmi temsil eden ana, taşıyıcı özne-karakterdi. Hz. Muhammed filminde böylesi bir tablo yok. Mecidi aile ve atmosfer üzerinden Hz. Muhammed’in çocukluğuna ve onun gelecekte belirecek kişilik ve mesaj özüne yoğunlaşmaya çalışıyor. İnandırıcı, çok mu inandırıcı, hayır. Ama bu seçilen sinema dil ile ilgili. Belli ki drama ve özneye yoğunlaşmanın getireceği derin problem ve siyasal sorunları aşamamış yönetmen.

Sinema sonuçta kültürel bir verimdir ve onu yaratanın kültürel-dil kodlarını taşır. Soğukkanlı ve objektif bakmaya çalıştığımda, yüksek felsefe ve inanç düşüncesi, keşfedilmesi ve sinema dili mutlak bulunup başarılması gereken bir filmin yöntemi tam çözülememiş.

Konusu Hz. Muhammed değil de başka bir özneye kolayca kalp edilecek temel bir zayıflığı var bu sebepten filmin. Karakter yok. Olaylar var. Bu bakımdan insansız. Kitleleri sarsamayacağı tutkulu film izleyicilerini düşlere sürükleyemeyeceği kestirilen bir film için ne söylenebilir peki? Mecidi’nin adımı bence eksik bir cesaret olmasıyla çok değerlidir ve çağımızda insana dokunacak sanat eserleri üretmenin yolu inanç ve siyaset çitleri yükseltmekten değil yüksek çok yüksek sanat, felsefe ve insanlık düşleri kurmaktan geçer. Mecidi düşünü görmüş ancak onu dile dökerken bocalamış. Düşler böyledir bazen. Orada sıkışıp kalırız.

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
1 Yorum