Back To Top
Eğitimde yüzde 90’ı yüzde 10’a mı feda edeceğiz?

Eğitimde yüzde 90’ı yüzde 10’a mı feda edeceğiz?

 - Son Güncelleme: 06.11.2019 Çarşamba 10:50
- A +

Eğitimle ilgili ne zaman yazsam, bir kesim –sağcı solcu fark etmiyor- hemen devletin herkese eşit eğitim-öğretim imkânı sunması gerektiği itirazı ile “Ne yani öğrencilerin gerisini harcayalım mı?” diyor. Bırakın eğitimi, hayatın hemen hiçbir alanında eşit imkanlar sunamazken biz eğitimde eşitlik sevdasına düşmüş durumdayız. Üstelik de bu zorunlu eğitim uygulamasının Fransız İhtilali sonrası üretilen ulus devlet projesinin bir dayatması olduğunu, Sanayi Devrimi ile fabrikalarda çalışacak işçi sınıfını üniform bir hale sokmak için yaygınlaştırıldığını bilmiyoruz.

***

Araya bir not: Sayın Ziya Selçuk da geçenlerde öğretmenler için önlük tasarımları ile karşımıza çıktı. Eğitimde reforma çok güzel bir yerden başladık desem doğru olur herhalde. Özgürlüğün fazlasının zarar olduğuna inanılan bu topraklarda insanlarımızı üniform hale getirmekte bir sakınca yok zaten. Kendimiz hariç herkesin bu çerçeveye girmesinde bir sakınca yok zaten.

Geçenlerde, kızıma okuduğum İngilizce bir diyalogda bize ters bir bölüm vardı. Gece yarısı Londra’da misafir oldukları eve dönen Ahmet Bey sokaklarda kimse olmamasına rağmen kırmızı ışıkta duran taksi şoförüne neden durduğunu sorar, şoför de: “Biliyorum efendim fakat kırmızı ışık görünce durmak mecburiyetindeyim. Kural-kanun budur. Trafik polisinin olmadığı yerde trafik polisi benim.” diye cevap verir.

Zihin dünyalarımızın ne denli farklı çalıştığını anlayabilmek bile bizim için çok zor. Biz şekille şemalle yıllarını boşa harcamış bir millet olarak elbette ki bu ayrımı anlayamayacağız. Sonra da Batı’nın ahlaksızlığını aldık diye birbirimize vaazlar vereceğiz.

***

Konumuza dönersek; bunu savunanların büyük bir kısmının çoluk çocuğu ya özel okullarda okuyor ya da zaten semt itibariyle yaşadıkları yerlerin en iyi okullarına gidiyor ve zannediyorlar ki(!) tüm okullar böyle. Hemen hemen her ilimiz ve ilçemizde az ya da çok özel okullarla yarışabilecek hatta onlardan çok daha başarılı okullarımız var. Ancak bu başarı küçük ve mutlu bir azınlığa hitap ediyor. Ve bu okullardaki çocuklar zaten hayata diğerlerine göre 5 değil belki de 10-0 önde başlıyor.

Yıllar önce bir hocamız ülkemizin ünlü ve saygın entelektüellerinden birisinden bahsederken şöyle bir cümle kurmuştu: “A’nın babası ülkemizin ilk doktorlarından annesi bir ressam, üvey babası çok önemli bir diplomat, amcası sosyal bilimci, dayısı Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biri ve gözünü açtığı günden beri Türkiye’nin en elit kesiminden insanların katıldığı ev partileri onun oyun alanı olmuş. Elbette ki biraz da zeka ile A’nın A olmaktan başka bir şansı yoktu! Peki ya biz?” demişti.

Kaderimizi çizmek bir yere kadar elimizde ancak gidebileceğimiz yolların çoğu bizim için zaten çok önceden çizilmiş. Madem böyle neden milyonlarca gencimizi aslında kendilerine hiçbir faydası olmayacak sadece asker gibi hizaya sokmaktan başka bir işe yaramayan ve hayata da hazırlamayan bir cenderenin içine hapsediyoruz ki?

Geçmişte çeşitli sebeplerle pek çok genç okula devam edemiyordu ama bu gençlerimiz bir şekilde iş ve meslek sahibi olabiliyordu. Bugün ise en büyük problemimiz çocuklarımızın becerilerini geliştirebilecekleri en verimli zamanlarının boşa harcanmasıdır. Liselerimizde doğru düzgün matematik sorusu çözemeyen ama çeşitli becerileri gelişmiş ve gelişebilecek birçok gencimiz var. Ancak bizim onların bu yeteneklerini bulup ortaya çıkaracak bir okul anlayışımız yok.

Milyonlarca çocuğun önüne tek hedef olarak üniversiteyi koyuyoruz ama orada da eğitim seviyesi liseden farksız.

Akademisyen bir arkadaş durumu yarı mizahi bir dille şöyle anlatmıştı: “Arkadaşlara diyorum ki öğrencileri karşınıza almayın, başkaları geçirtmesin siz geçirin ki rektör ya da dekanın sizi aramasına mahal bırakmayın. Nasıl olsa bir şekilde size bu gençler mezun ettirilecek. Öğrencilere “Babam, dayım vs. hocaya sıkıyı verince geçirdi beni…” dedirtmeyin. Mademki tepedekiler öyle istiyor bari nam sizin olsun!”

Efendiler, o çok düşündüğünüz %90 var ya, hani harcayalım mı dediğiniz, işte o çocuklar zaten bu sistemde %10’a kurban gitmekte.

12 yıl zorunlu eğitim bu hali ile milyonlarca genci kölelik düzenine kurban vermek demektir. Biran önce ‘AB ya da BM böyle diyor’u bir kenara bırakıp, “bizim bin yıllık geleneğimiz çıraklık sistemini nasıl çağa uydururuz”u düşünmemiz şart. Aksi takdirde mesleksiz ve niteliksiz yığınlarla dolu bir nesil bizi bekliyor olacak.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 06 Kasım 2019 23:10
Dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Gelişmiş ülkeler zorunlu eğitimi 12 yıla çıkardı diye aynısını kuru kuruya taklit edeceğimize, onların yaptığı gibi alt yapısını da oluşturarak öğretim sürecinin belli dönemlerinde öğrencininin ilgi, yeti ve yeteneğine göre yönlendiren bir model oluştursak daha iyi olmaz mı?
Metin 06 Kasım 2019 20:18
Şükürler olsun! Nihayet gerçekleri yazan birine rast geldim. Aslında bu konuda daha söylenecek ve yazacak çok şey var...
KARAR OKURU 06 Kasım 2019 17:41
Söylediklerinizin yanında, ki hepsi doğrudur, bütün tarafları rahatlatacak bir çözüm olarak ev okulu sistemini de tartışmamız gerek...
bahri123 06 Kasım 2019 16:41
bu konuda güzel kitaplar yok değil. -okulsuz toplum -zorunlu eğitime son -the sistem -vd.
KARAR OKURU Mürsel 06 Kasım 2019 15:51
12 yıl zorunlu eğitim bu hali ile milyonlarca genci kölelik düzenine kurban vermek demektir. Biran önce ‘AB ya da BM böyle diyor’u bir kenara bırakıp, “bizim bin yıllık geleneğimiz çıraklık sistemini nasıl çağa uydururuz”u düşünmemiz şart.
Thales 06 Kasım 2019 14:43
Eğitimin amacı herkesin kendi potansiyelini ortaya çıkarması olmalı. Herkes aynı anda iyi matematikçi, edebiyatçı, tarihçi, sporcu, sanatçı olacak diye bir şey olmaz. Zorunlu eğitim de 8 yıla inmeli. Öte yandan herkese eşit eğitim imkanı şart. Eğitimin amacı devlet ve/veya toplumun faydası değildir. Bireyin faydasıdır. Kişiye verilen bir hizmettir eğitim. Devlet bütün vatandaşlara aynı kalitede hizmet vermek zorundadır. Vatandaş ayıramaz.
Eğitimci 06 Kasım 2019 13:27
Eğitim IQ ya göre yapılmazsa zaman ve kaynak israfına sebep olur, liseye IQ su 100 üzerinden 60 ve yukarıda olanlar gitmeli, 50-60 arası olanlar meslek liselerine , 40-50 arası çıraklık eğitime gitmelidir.Ayrıca ihracat ithalatı geçmediği , yeterli sanayi tesisleri kurulmadığı , fert başına milli gelir 25000 § olmadığı, Uluslararası bilim sıralaması Hirsch index inde 36. Sıradan süratle 25. sıraya çıkmadıkça meslek lisesi mezunlarını istihdam etmek bir hayli güçtür.Üniversitelerimizde akademik yapı Hirsch index ine göre yapılandırılmalı, doçentlik ve profluk buna göre verilmelidir.
Takipci 06 Kasım 2019 10:54
Herkes cocugunu Imam-Hatip okullarina gondermeli. Imam-Hatip mezunlarinda issizlik sifir(0), issiz kalma ihtimali sifir(0), geliri normalden fazla.
KARAR OKURU 06 Kasım 2019 09:56
Bu sene yazlik iznimde gecen senelerde gormedigimi gordum, sanayide calisan ciraklarin hepsi ya afgan ya da suriyeli. Kendimizi hazirlayalim gelecege, sanayide gidecek bir Turk Usta bulamayacagiz gelecekte
KARAR OKURU 06 Kasım 2019 14:37
2
Onlar da bizim gibi Türkiyeli oldular panik yapma. Senin de 3 kuşak öncen, bilemedin 5 kuşak öncen göçmendi.
KARAR OKURU 06 Kasım 2019 09:37
Harika yazmışsınız. Davranış bozukluğu olan bir avuç serseri düzelsin diye okullara dolduruldu, düzeleceklerine okulları bozdular. Buna devlet müsade etti. Öğretmenin idarenin elini kolunu bağladı. Sonrada suçlu öğretmen oldu. Bozuk makineden doğru ürün çıkmaz. Okuma yazma düzeyindeki öğrenciye fizik matematik öğretmeye çalışmak balıklara uçma yarışı yapmak gibidir.
bozeren 06 Kasım 2019 11:15
0
mükemmel yorumunuz için teşekkür ediyorum kardeş.
ismet badem 06 Kasım 2019 09:32
Son cümle herşeyi özetlemiş, Allah razı olsun...
KARAR OKURU 06 Kasım 2019 08:23
Doğru söze ne denir. Meslek lisesinde çalışıyorum. Öğrencilerin genelinin düzeyi düşük. Bu şaşırtıcı bir durum değil ama her sınıftaki üç beş haylaz sebebiyle ders anlatmak zorlaşıyor. Bunlara doğru dürüst yaptırım da uygulayamıyorsunuz çünkü yönetmelik izin vermiyor. Bu çocuklar hepten yeteneksiz değiller şüphesiz başka yetenekleri var ama bunları okulda geliştiremezler. Zorunlu eğitim burada önümüzü tıkıyor.
KARAR OKURU 06 Kasım 2019 06:35
Kesinlikle katiliyorum ortaokulu ve ilkokulda bu artik rezalet boyutlarda. Sinifta kalma yok, yaptirim yok. Neymis ogrenciyi kazanmakmis amac. Laf! O zaten kazanilamayacak 1 ogrenci icin kalan 29 ogrenci de harcaniyor.
Düşünür 06 Kasım 2019 01:29
Meslek lisesi müfredatı, sektör temsilcilerinin görüşleri alınarak hazırlanmalı ve çocuklara gereksiz bilgiler verilmemeli. Okulların atölyeleri çağın gerektirdiği makine ve teknolojiyle donatılmalı. Öğrencilerin mezun olduktan sonra başka eğitimlere ve kurslara para dökmelerine gerek kalmamalı.Ne yazık ki şuan lise eğitimi pek çoğu için boşa giden 4 yıl demek.
KARAR OKURU 06 Kasım 2019 08:30
0
Gerekirse her meslek lisesi teşvik verilerek ne bileyim belki vergiden düşülerek bir veya birkaç girişimciye zimmetlenmeli. Bu girişimciler okulu fabrikalarına ara eleman hazırlayan bir kuruma dönüştürmeli.Takibi ve denetimi de bakanlık yapmalı.
Yaw he he 06 Kasım 2019 08:43
1
Meli malı ...
Düşünür 06 Kasım 2019 01:20
Üniversite sayısı azaltılmalıdır. Üniversitelerimiz maalesef diplomalı işsiz fabrikası haline gelmiş durumda. Belli başlı üniversitelerimizin dışındaki okullarda eğitim kalitesi kötü ve mezunlarının iş bulması zor.Bu sebeple üniversite sayısı kademeli olarak azaltılmalı. Tıp mühendislik öğretmenlik bölümlerinin puanı yükseltilmeli. Eski sistem gibi liseler Fen, Anadolu ve Meslek olarak ayrılmalı.(Düz lise olmamalı). Fen lisesi ve Anadolu lisesi mezunları üniversiteye gitmeli, meslek lisesi mezunları ise iş hayatına katılmalı.
KARAR OKURU 06 Kasım 2019 10:08
0
Çok doğru yazmışsınız.Aklın yolu bir de neden yukardakiler anlamıyor bunu. Bende MEB i anlamıyorum.
KARAR OKURU 06 Kasım 2019 01:15
Helal sun
KARAR OKURU 06 Kasım 2019 00:25
10 numara bir yazi olmus tamamen katiliyorum
KARAR OKURU 06 Kasım 2019 00:15
%10’a haksızlık yapmışsınız. Hatta bunu yüzde %1’e düşürmek gerekli. Yüzde %1’lik lise öğrencilerine bütün imkanlar seferber edilmeli ama nerede? Tam dersi bir durum var bu nicelik olarak %1 fakat ülkeyi ileriye götürme potansiyeli olarak %90’lık öğrenciler feda ediliyor asıl.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN