Her dönemin trajedisi; Arturo Ui’nin önlenebilir yükselişi

"Ama bakmak yerine görmeyi öğrenirsin…"

"Ve tekrar tekrar konuşmak yerine hareket edersin.”

Alman oyun yazarı Bertolt Brecht'in 1941'de yazdığı bir oyun olan “Arturo Ui’nin Önlenebilir Yükselişi” epik tiyatronun da en önemli eserlerinden birisi kuşkusuz.

Hitler’in Danimarka’yı da işgale hazırlandığı zamanlar… Nazi Subaylarının arama listesinde başı çeken Brecht, bir yandan Amerika vizesi beklerken diğer yandan Chicago’da geçen bu epik öyküyü yazarak bir anlamda Amerikan rüyasını da kapitalist uykulardan uyandırma hayali kuruyordu. Elbette hayallerini hayal sahiplerine vermeyen Amerika’da geçen bir öykü kurmak, tam da anlattığı o öykünün öznesi olmak demekti.

Hitler gölgesindeki Nazi Almanya’sının kapitalist sistem ve sömürü aparatı olan şahıslarla olan alakasını farklı isimler ve unvanlar verdiği şahıslar üzerinden kurgulayarak anlattığı bu eseri, kaçak olarak bulunduğu Helsinki’de yazdı.

Oyun, 1929 Ekonomik Bunalımı sırasında geçer. Ticari klan ve şahısları, gangster Arturo Ui ve dürüstlüğüyle anılan belediye başkanı üzerinden yazılmış bir oyundur. Prolog ve epilog arasında 16 bölüm vardır. Şiirsel seslendirmeler, grotesk betimlemeler eşliğinde dümdüz bir yozlaşma öyküsüdür.

Buhran zamanlarında insan ilişkileri iyice sarpa sararken, enflasyona bağlı alım gücü her geçen gün daha da azalmıştır. Sebze ticaretinde ortaya çıkan sorunlar, tröst sahiplerini kâr konusunda ciddi bunalımlara sokmuş, sermaye sahipleri çok zor zamanların içine düşmüştür. Sahipler sık sık bir araya gelir ancak bu maddi yoksunluğun çaresini bulamazlar. Hemen herkes aynı problemi yaşadığı için -artık- birbirine borç verme, diğerine yardım etme dönemi bitmiştir. Son çare belediyeden kredi almaktır. Belediyeden aldıkları krediye karşılık yine belediyenin bir işini yapacaklarını sözünü veren bu ticari karakterler için her şey sermayeyi ele geçirene kadar kurgudur.

Elbette bu karakterlerin karaktersizliklerinin de üstünde bir güç vardır ve o da Arturo Ui’dir. Kötüye kötülük yapmak daha kolaydır. Önce mallarına ve canlarına zarar verip sonrasında da koruyacağı ve kollayacağı şartıyla onları haraca bağlayan ve bu sayede büyüyen Arturo Ui. Bilinir ki büyükler böyle büyür, basarak yükselir, harcayarak zenginleşir.

Halktan da çok tröst sahiplerinin desteğiyle belediye başkanı olan Dogsborough elbette bunun bedelini ödeyecektir. Dogsborough, tröst sahipleriyle girmiş olduğu zorunlu birlikteliğin sonucunda -herkes tarafından bilinen- dürüstlüğünden taviz vermek zorunda kalır, etrafındakilerin kendisini bu yolsuzluğa dâhil etmesiyle birlikte kontrolü kaybeder, gangsterlerin yönetiminde hareket etmek zorunda kalan bir çaresizdir artık. Görüntüde belediye başkanıdır, fonda ise bir kukla…

Evet. O çukura düşülmeye görülsün, çıkar savaşında tuzağa çekilerek suçlu durumuna düşürülecek, aklanmak için hukukun çaresizliğini görünce de çete lideri Arturo Ui ile iş birliği yapmaya giden yolu aralayacaktır… O bir zamanların ilkeli belediye başkanının da kendisine tuzak kuranlar gibi son çareyi mafyatik klan sahibinde bulması… işte karşımızda gangster ve yönetici bir aradalığının tüyler ürpertici seyri; Nazilerin iktidara yükselişinin hicivli bir alegorisi…

Ui’nin karanlık ilişkileri ve oluşturduğu sömürü çarkı hızla büyümüştür. Bu öykü üzerinde bizlere anlatılan, iktidarla sermaye günübirlik çıkarlar adına yasaları çiğneyerek iş birliği yaptığında, toplumsal düzenin onarılmaz yaralar alacağı ve siyasetin geri dönülemez bir baskı rejimine dönüşeceğidir. Hitler’in iktidara geliş süreci, adım adım diktatörlüğe uzanan yolu temsili olarak bir küçük bir ticari florada kurgulanmıştır.

Tarihsel bir diyalektik olan bu oyun, birey zaaflarının iktidar üzerindeki etkisini dahiyane bir üslupla anlattığı için yeri doldurulamayacak bir yerde hem tiyatro adına hem de edebiyat adına. Kendisine bir çiftlik hediye edildiği an yozlaşan karakterler, büyümek adına tüm günahların günah olmayabileceğini düşünen Arturo Ui, kendisini hukukun aklamayacağını bildiği için güçten, mafyadan destek alan Belediye başkanı. Yapılmış her iyiliğin bir gün karşına çıkacak, yüzüne vurulacak olması. Toplumda ekonomik krizle birlikte ahlaki problemlerin oluşması…

Ekonomik çıkmazlar başta bencillik olmak üzere ahlaki problemler yaratır. Hepsi insan oğlu var olduğundan beri yaşanmış o yazgıyı anlatmaktadır. Adaletin olmadığı yerde para, paranın olmadığı yerde huzur, huzurun olmadığı yerde ilerleme olmaz. Ben konuyu 1400 sene söylenmiş bir Hadisle özdeşleştirdim. “Açlık ne kötü bir arkadaştır.”

Her şey olur o arkadaşla, bir arada olmaya gör.

“Sizler görmeyi öğrenin bakakalmak yerine

Kımıldayın yerinizden, son verin gevezeliklere

Bu düzen az kalsın dünyayı yönetecekti.

Sonunda yenildi ama ceremeyi halklar çekti

Zaferi kutlamada hiç acele etmemeli

Pisliği doğuran karın bugün bile verimli.”

YORUMLAR (4)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
4 Yorum