Back To Top
‘Cehennemin dibine’

‘Cehennemin dibine’

 - Son Güncelleme: 14.06.2019 Cuma 10:40
- A +

Bir okuyucum demokrasinin Kur’an-ı Kerim ve hadislere uymayan bir sistem olduğunu söylüyor, İslam’a uygun olmayan rejimler için “esfel-i sâfiline” diyordu, cehennemin dibine yani.

Türkiye’nin çok büyük çoğunluğu demokrasiyi ana hatlarıyla benimsemiştir.

Fakat yakın zamana kadar demokrasiyi “devrim”e zararlı sayanlar vardı, bugün İslam’a aykırı görenler, hatta bunu yazan fıkıh profesörleri var.

KAMU HUKUKU GELİŞMEDİ

Zamanımızda devletler ve toplumlar son derece karmaşık hale gelmiş; pek çok yeni hukuki kurallar ve kamu kurumları gelişmiştir. Bunlar bugün anayasa hukuku, idare hukuku, kamu hukuku, denetim kurumları, birey hak ve hürriyetleri, kuvvetler ayrılığı gibi başlıklar altında hukuk ilminin çok önemli branşlarıdır.

Bunları Kur’an ve sünnette bulamayacağımız gibi, çok daha geniş ve çok daha ayrıntılı olan fıkıh sistemlerinde de bulamayız.

Muhafazakar fıkıh profesörü Hayrettin Karaman tarihte hilafet, vergi, kumandanlık, yönetim gibi konularda eserler yazıldığını ama “devlet ve anayasa hukuku” konularının fıkıhta gelişmediğini şöyle anlatır:

“Hususi hukukun hemen her branşına ait geniş ve derin araştırmalar yapılmış, bilgiler verilmiş olmasına rağmen kamu hukukunun konumuz olan branşına ait eser ve bilgiler oldukça mahduttur. Bunun en önemli sebebi Hz. Peygamber’den otuz yıl sonra başlamış olan saltanat ve istibdadın, bu bahisleri serbestçe işlemek, gerçeği çekinmeden söyleyip yazmak için gerekli fikir hürriyetine meydan vermemiş olmasıdır. Birçok İslam bilgininin yalnızca fiili muhalefetleri yahut zalim sultanlara karşı tarafsızlıklarını muhafaza etmek istemeleri karşısında çektikleri işkenceler bu baskı rejiminin bir başka delilini teşkil etmektedir.” (Anahatlarıyla İslam Hukuku, I, s. 165-166)

 

İSTİBDAT VE HUKUK

Sayın Karaman’dan aktardığım bu tabloda bugün ciddiyetle irdelememiz gereken iki büyük olgu var:

. Bugün anayasa hukuku ve kamu hukuku dediğimiz dallar tarih içinde fıkıhta gelişmemiştir. Peki, 21. Yüzyılda bir ‘İslamî devlet’ nasıl bir anayasa hukukuna ve kamu hukukuna dayanacak? Neye göre anayasal kurumlar kuracak?

Bugün siyasal İslamcı denemelerin başarısızlığında bu eksikliğin rolü büyüktür.

Suud ve Taliban çok ilkeldir, geçiyorum.

Pakistan’da 1978-1988 döneminde General Ziya ül Hak yönetiminde halkın ve askerin desteğiyle yürütülen “kanunların İslamileştirilmesi” çalışmaları sadece başarısız olmadı, dinî görüş farklarını keskinleştirerek ihtilafları büyüttü. Çünkü çağımızda bir devletin yönetilebilmesi için gereken kamu hukuku kültürü yoktu.

. İkincisi istibdat sorunudur. Çağımızda kapsamı çok genişlemiş olan ‘hürriyet’ kavramı bir kenara, asırlar önce bile kamu ve anayasa hukuk dallarında fıkhın gelişmesi ancak özgürlük ortamında mümkün olabilirdi, istibdat bunu engellemişti.

Dış güçler falan değil, istibdat!

Bugün çoğulcu demokrasiden başka bir rejimle özgürlük sağlanabilir mi?

TÜRKİYE FARKI

Çağımızda Müslümanlar bilimde ve ekonomide geridir. Fakat toplumun tamamında aidiyet duygusu yaratan rejimler ve toplumun tamamına güven veren kamu kurumları kuramamak çok daha büyük bir sorundur.

İşte, “kodu mu oturtan” devletler hak ve hürriyetleri kolayca boğabiliyor, Mısır’daki Sisi rejimi 2500 kişiyi idamla yargılıyor!

Ama bu eli sopalı rejimler tabii ki rasyonel bir eğitim sistemi kuramıyor.

Türkiye farklıdır; uzun asırların “kanunname” geleneğine sahiptir, Tanzimat’tan beri “Devlet-i muntazama” amacı vardır, Cumhuriyet’in kamu kurumları asırlık köklere sahiptir. Altmış yıldır kuvvetler ayrılığını, otuz yıldır AB Standartlarını özümsemeye çalışıyoruz.

Fakat demokrasiyi İslam’a aykırı sanmak gibi… “Devrim”i veya “dava”yı hukuktan üstün sanmak gibi…

Denetim ve denge eksikliği, ölçüsüz siyasi güç yoğunlaşması gibi sebeplerle hâlâ “hukuk devleti” standartlarında çok aşağılardayız, on yıl öncesinin de gerisine gitmiş durumdayız!

İslam insanlara adaleti emretmiş, herhangi bir yönetim modeli emretmemiştir. Hilafet de dinin icabı değil, tarihin ürünüdür.

Çağımızda hukuk devleti ve özgürlükçü demokrasiden başka yol yoktur.

Müslümanlar asıl odaklanmaları gereken kelam ve ahlak alanında saygın örnekler ve çağımızın düşünce boyutlarında büyük eserler ortaya koymaya bakmalıdır.

Bu konularda muhterem Hocamız Ali Bardakoğlu’nun “Yüzleşme” adlı eserini tavsiye ederim.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Musa Akman 17 Haziran 2019 02:07
Dinin yönetime ilkeleri vardır. Siyasetin kendi tecrübesiyle oluşturduğu ilkeleri vardır.. Din siyasetten siyaset dinden bağımsız olamaz.. Zira müslümanın hayat kesitinde ; Hayatım ve ölümüm Alemlerin Rabbi içindir.. Şiarı vardır.. Peki bu iki alanın mutabakatı nasıl sağlanır.. Din siyaset üzerinde kavvam olmalıdır.. Buda ancak bağımsız güçlü iradesiyle ve toplumu elinden tutup çekecek rüştünü isbat etmiş , alimler eliyle olacaktır.. Tarihte buna tanıklık yapanlar oldu.. Tarih bu ihya ve ıslahı oluşturacak yigitlerini beklemede..
KARAR OKURU 15 Haziran 2019 19:37
Ayrıca biat kültürü İslâm'da vardır.Bu ilgili ayet olduğunu biliyorum.Bu günün yöneticilerine biat edilir mi?Derseniz,bu beni aşar kardeşim!Ben fakih(fıkıh âlimi)değilim
KARAR OKURU 15 Haziran 2019 19:30
Ali Bulaç'tan bahseden kardeşim; Bu zat suçlu veya suçsuz diyecek değilim.Savcı ve hakimler adalete yürekten bağlı iseler,eninde ve sonunda beraat edecektir.Değilse Mahkeme-i Kübra'da hasımlarından intikamını alacaktır,muhakkak!Gönül ister ki suçsuz olanla ve masum olanlar,bir dakika içerde kalmasınlar.Yanlış,yanlıştır.Kimden gelirse gelsin,kime karşı olursa olsun.Farkı yoktur.Ha bir kişi,ha bin kişi mağdur olmuş fark etmez.Zulmü alkışlayamayız.Şunu sakın ola unutmayın;Hırsızın hiç mi suçu yoktu.Burada kimse hedef değildir.Madalyonun iki tarafına bakmalıyız ki,hakikati görebilelim.
KARAR OKURU 15 Haziran 2019 18:36
Osmanlı devleti bir şeriat devleti değildi.Amma referansı Kur'an ve Sünnet idi.Gayesi İ'layı Kelimetullah(Allah adının yüceltilmesi)idi.Peki Cumhuriyet Türkiye'sinin gayesi nedir?Türkiye Cumhuriyeti Devleti resmen neyi yüceltmekle vazifelidir?Cumhuriyetin ta kendisi,Atatürk'çülük ve Lâiklik olmasın?Ben çok iyi bilmiyorum.Burada Allah'ın adını yüceltme var mı?Allah',ın hükümranlığını tüm cihana ilân etme ve yüceltme mefkuresi var mı?Bildiğim kadarıyla yok.Ben cahilim.Bilenler söylesin.Zahmet olmazsa!
KARAR OKURU 17 Haziran 2019 12:23
0
Bilmiyorsan niye yaziyorsun. Ne şeriatı ne osmanlıyı ne cumhuriyeti biliyorsun. Ben o osmanlının icraatlarını bir sıralarım aaaa bu işlerin ilâyı kelimetullah ile ne alakası var diye apışıp kalırsın
KARAR OKURU 15 Haziran 2019 18:32
Bizim giyebileceğimiz endama kavuşturulmuşmudur(Düzeltme) Toplumun şu andaki yapısı zaten şeriata uygun değildir.Kardeşlerimiz yanlış anlamasınlar.Allah'ın emir ve yasaklarından ibaret olan Şeriat dünya barışını sağlayacak iktidara sahiptir.Hakiki mânada şeriattan bahsediyorum.Dini kendi istikbâli için eğip,büken idarecilerin elinde,şeriat yara alır.Ayrıca milletin kahir ekseriyetinin tam müttaki ve müdeyyin olmaları gerekir,şeriatın gelmesi için.İslâm dini yönetimden ziyade,yönetenlerin vasıflarından bahseder.Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye vasiyeti güzel bir örnektir.
KARAR OKURU 15 Haziran 2019 18:22
Ne güzel demiş Bilge Kağan; "Ey Türk!Titre ve kendine dön!" Bu güne uyarlarsak; "Ey Müslüman Türk!Titre ve kendine dön!". Hürmetler muhterem hocam! Selâm ve dua ile!
Kartal Vakur 15 Haziran 2019 21:10
0
Hz. Muhammed veda hutbesinde "arabın aceme üstünlüğü yoktur" diyerek ırkçılığı ayaklar altına almıştır. Sizler hem Hz. Muhammedin ümmeti oluyorsunuz hem de ırkçı nasıl oluyor bu.
KARAR OKURU 15 Haziran 2019 18:18
Cumhurbaşkanı sebep her ne olursa olsun,eleştirebilirsiniz.Gazi Mustafa Kemal Atatürk vurgusunun altındaki sebep,kendi idealleri açısından oldukça başarılı bir politikacı,asker ve devlet adamı olan Atatürk ve Lâiklik tabu olmaktan çıkmadıktan sonra,bize rahat yüzü yok.Elletteki ondan alacağımız dersler vardır.Amma geleğe yürümek için fanatik Atatürk'çülük ve Lâiklik önümüzde dağ gibi duruyor.Suçlu olan ne Atatürk'tür ve nede Lâiklik.Bazılarının onlara yüklediği anlam,bizim yerimizde saymamızın en büyük sebeplerinden sadece ikisidir.Onu kabrinde rahat bırakın artık.
KARAR OKURU 15 Haziran 2019 18:09
Beşer aklının ürünü olan devrim kanunları halen 21.Asırda vahiy olarak algılanıyor,bazı tarihçi,akademisyen,araştırmacı,yazar,gazeteci ve mutlu azınlık(beyaz türkler)tarafından.Elbetteki Atatürk çok önemli tarihi şahsiyettir.Allah'ın,Peygamber'in,Kur'an'ın bile alenen ve edebe aykırı sorgulandığı zamanımızda,Atatürk ve Lâiklik tabulaştırılmış ve din gibi saygı görmeye başlamıştır.Hemde yaklaşık bir asırdır.Çoğunlukla Sağ siyaset hükümet olmasına rağmen,bürokratik iktidar halen CHP'nin elindedir.
KARAR OKURU 15 Haziran 2019 18:01
1925 Anayasasında,1961Anayasasında,1982 Anayasında bu sosyolojik kriterler dikkate alınmışmıdır?Avrupai kanun ve hukuk kurallarına bütün,bütün karşı değilim.Alınmasına itirazım yok.Bediüzzaman Hazretlerinin çok güzel tesbiti var bu konuda; "Eski hal muhal, Ya yeni hal, Ya izmihlâl(Dağılma)! Hukukçu olanlar incelesin.Tarafsızlıkla! İsviçre Medeni kanunu,İtalyan ceza kanunu vesaire,doğru dürüst elekten geçirilmişmidir? Bu müslüman millete biçilip,yeniden şekil vererek,bizim vicdanen kabul edip,giyebileceğimiz endama kavuşturulmuştur.
KARAR OKURU 15 Haziran 2019 17:49
Biz demiyoruz ki;Cumhuriyeti ve demokrasiyi rafa kaldıralım.Şeriatı ilan edelim.Toplum Hayatını Düzenleyen Kurallar; 1)Dini kurallar, 2)Ahlâki kurallar, 3)Gelenek ve görenekler, 4)Hukuk kuralları 5)Örf ve Adetler, 6)İnsan Hakları. Kaynak;9.Sınıf Mesleki Gelişim Ders Kitabı! Mevzuat(Yazılı Kurallar(Hukuk,Anayasa vb.))tesbit edilirken özellikle 1,2,3,5,6. maddeler dikkate alınmışmıdır?Bu saydığım kavramlar bilimsel ve sosyolojik gerçekler!
KARAR OKURU 15 Haziran 2019 15:21
Batılı müsteşrikler gibi hilafet yönetimini istibdat ile tavsif etmek İslami yönetime muarız diyemesek de soğuk bakmak değil midir? Allah(c.c) ilm-i küll sahibi olduğuna göre ve Kur'an İlahi siyanet ile kıyamete kadar korunacağına göre İslam devlet yönetiminde nasıl (haşa) kifayetsiz olabilir? Allah kelam suretinde beşeri idrake emir ve nehiylerini sunduğuna göre bu emirlerin tatbik edilmesi hususunu (haşa) unutmuş mudur ki İslam ile yönetilme esası müşkildir? İstikbal İslam'ın olacaktır!
Okur 15 Haziran 2019 12:22
Sayın Taha Akyol, yorumların çoğu, gerçekten din ve devlet ilişkisi hakkında kafalarımızın ne kadar karışık olduğunu, genel bilgi kıtlığını sergilemekte. Yönetim biçimi, bu bağlamda istibdat ve demokrasi ile dini inançın yaşamın farklı alanları olduğunu dahi kavramakta zorlananlar çok. (Osmanlı´nın yalnızca dini inançla yönetildiği, ya da kimi idamların dinsizlikten kaynaklandığı gibi üstü örtülü varsayımlar) Bu konuda yiyeceğimiz çok ekmek var; çabalarınızın devamını dilerim.
KARAR OKURU 15 Haziran 2019 09:08
Şu anki demokratik sistemlerde çoğunluğun istediği oluyor.Şu yaşadığımız dünya da haklı olan değil,güçlü olan haklıdır.Öve öve yere,göğe sığdıramadığımız batı,mazlum ve masum milletlere demokrasi ve insan hakları maskesiyle ateş,kan ve gözyaşı ihraç etmiyor mu?Evet burada İslâm milletlerininde kabahati var.Çağı yakalayamamışlar.Maddi üstünlük batıya geçmiş.Güçlü olmak adaletsiz olmayı gerektirmez.Osmanlı bunun için en iyi örneklerden sadece biridir
Okur 15 Haziran 2019 11:03
0
„Batı“ derken gerçekçi bakmakta yarar var. Batı´da onlarca devlet, her devletin yöneticisi, işçisi, zengini fakiri var. Yani tek başına karar veren bir üstün varlıktan söz etmiyoruz. ABD yönetiminin kararlarını diyelim Danimarkalı işçi, ya da Fransız işçi vermiyor. Hatta birçok Avrupa ülkesi ABD´nin Irak´ı bombalamasını engelleyemeseler de katılmadılar. Bunda halkın savaşı benimsememesi, yani demokrasi de etkin oldu. Ve, eğer ABD´de demokrasi olmayaydı, muhtamelen daha da fazla kan, gözyaşı ihracedilirdi.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 23:17
Müslüman allahın dünyasında allahın dediğinin galip olmasına kalben taraftarlık gösterene/iltizam edene denir. İsmi önemli değil fakat anayasası kuran olan bir idareye taraftar olmaya mecburdur müslüman itikaden. Mesela faiz böyle bir devlette yasal olamaz. Vb. Medyasından eğitimine, ekonomisinden şehirciliğine kadar devletin müslümanlaştırmanın yolu/teorik izahı vardır. Mesela kuranda sarih olarak hırsızın elinin kesilmesi gerektiğinden bahseder. Peki bu eli kim kesecek, elbette devlet. Peki kuranın devlet ile ilgili böle hükümleri varken bir Müslüman nasıl "kuran devletle ilgilenmez" der?
KARAR Okuru 14 Haziran 2019 23:12
Keşke her alanda yazı yazma ihtiyacı duymasanız hocam. Bugün dünyada ki ölümlerin büyük bir çoğunluğu Demokratik Hukuk Devletlerinin özgürlük anlayışından kaynaklanmıyor mu acaba. Diyeceksiniz ki kendilerini kullandırmasınlar. Nasıl oluyorsa kendi topraklarında demokratik hukuk devleti olan devlet ve milletler diğer halklara gelince onlara ölümle birlikte özgürlük getiriyorlar. VESSELAM.
serdar aykın 14 Haziran 2019 23:09
Taha bey maide suresindeki ALLAHIN HÜKMÜ İLE HÜKMETMEYENLER KAFİRLERİN TA KENDİSİDİR ayetinin neden indirildiğinide açıklarmısınız.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 21:33
Uğur Mumcu'nun "Türk vatandaşı kime denir?" diye güzel bir konuşması vardı. O konuşmayı bilenler bizdeki kanunların veya demokratik sistemin direk batıdan ithal edildiğini hemen anlar. Ayrıca babam bana elli sene önce: Fakir veya az gelişmiş ülkelerde demokrasi olmaz oğlum derdi. Ben ortaokula gidiyordum. Babamın bu sözle ne demek istediğini anlayamazdım. Lise çağlarına gelince babamın bu sözünü kavradım. Demokrasi güzel bir sistem fakat gerçek anlamda uygulanırsa iyi. Şu anda bizdeki demokrasi de "iç güveginden hallıca" işte.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 20:41
Siyasal islamdan, Hilafet fikrinden, din istismarından kurtulmamız mümkün değil maalesef. Çünkü adamlar kendilerinde değil
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 21:46
0
Milletin 90 senede geldiği noktaya bak... Kendinden haberi yok...
İsmail Polat 14 Haziran 2019 19:17
İslam hemen herkesin söylediği gibi herhangi bir yönetim modeli sunmaz bunlar müslümanlara bırakılmış emprik şeylerdir. Ancak İslam, siyasal düşüncesinin veya siyasal eylemin dayandığı evrensel ilkeler sunar. Daha açık bir ifade ile İslam Devleti'nin aslı, formunda değil Kuran ve sünnette yer alan ilkelerdedir. Bu ilkelerin şekillendirdiği her model İslamidir. İsmi ne olursa olsun fark etmez.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 19:07
Yazdıklarına eyvallah. Ancak şunu da belirtmek gerekir. Demokrasi denilen yönetim biçimi de sadece tüm süreçleri kontrol eden bir azınlığın elinde degil mi? hukuk, ekonomi, her türlü algi vs bunların istedikleri doğrultu da şekil almıyor mu?.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 18:54
Sayin yorumcu A.A. kardeşim 300 auro benim için servet değil. Kaldı ki cep harçlığı hiç değil. Benim için ahlaktir. Böbrek satmaya gelince sahsima hakaret sayarim.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 18:28
Türkiye de1980 darbesi İslami yönetim mi ki Mısır daki Sisi yönetimini İslam Devleti hukuku meyanında yazdın. Milleti aptal yerine koyma hoca(!). İslamın bittabi ki bir toplum ve devlet öngörüsü var. Koca 600 yıllık Osmanlı Devletini nere götürdün?
Okur 15 Haziran 2019 11:04
0
Osmanlı Devleti hangi kanunlara göre yönetiliyordu haberiniz yok görünüyor. Biraz Halil İnalcık okuyun öneririm.
KARAR OKURU 15 Haziran 2019 18:45
1
Osmanlı Devletinin yegane referansı İslamdı. Eğer öyle olmasaydı 400 Yıl hükmettiği Balkanların hepsini zorla Türkleştirdi. Halil İnalcık'ı doğru dürüst okursan sen de anlarsın.
Okur 15 Haziran 2019 23:09
0
18:45 Bilginiz eksik, hatalı. Osmanlı tüm Balkanları “zorla Türkleştirme” siyaseti gütmemiştir; Balkanlar´da yalnız cami değil, kilise de yapmıştır. Osmanlı´da Müslüman olmayanların da hak hukuku güvence altındaydı. Osmanlı hukukuna gelince, “yegane referansı İslam” değildi; dini temellerin yanında bir de örfî hukuk vardı ki, bunun da kökeni eski Türk devlet anlayışına kadar geri gider. Bu konuda İnalcık´ın yazdıkları yoruma yer bırakmayacak kadar net. (Bkz. Osmanlı´da Devlet, Hukuk, Adalet adlı kitabı) Yani okuma bilip okuduğunu da anlayan herkes anlar.
Hüseyin YILMAZ. 14 Haziran 2019 17:54
Biz ya ak, ya kara; ifrattan ve tefritten kurtulup, orta yol izleyemediğimiz sürece arayışlarımız daha sürecektir. İslam esasları ortaya koymuş; "devletin dini adalettir" ilkesini getirerek, detayları insanlara bırakmıştır.
Muhtefi. . 14 Haziran 2019 17:35
Cehennemde Ates yokmuş. :))..Hz Behlül i Dana öyle dedi. Gitmiş bakmış Herkes Ateşini Buradan götüruyormus. :))..ne yaparsan elinle o da gider seninle..bu kadar basittir. Hz Mevlanin.güzel sözleri var Kuyumcu Akşamlayan Kuyumcu uyanır. Eskici Aksamlayan yine öyle. Hırsız, Katil vb de.öyle. Nasıl Yaşarsanız öyle ölürsünüz Nasıl Ölürseniz öyle Hasrolursunuz Buyurmuş Şanı Yüce Sevgili Peygamberimiz. .İrfan sahibi için Gayet net. Fakat Bazi İnsanlar turlu gerekceler,Maskeler ile Sömürü pesinde..yemezler. :))
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 17:15
Asıl yurdumuz olan;"Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı taktirde,fani dünya da bıraktığın eserlere de kıymet verme!" Bediüzzaman Said Nursi. Sadece dünyayı gören,ahiret ve ahiret hayatından bihaber(habersiz)olanlardan,bu veciz ifadeyi anlamalarını beklemiyorum.Cevapta beklemiyorum. Muhterem hocam;Okuyucularının yönünü sadece fani dünya çevirip,ebedi hayattan hiç bahsetmezseniz,ahiret diyarını dirayetli ve tecrübeli kaleminizle ihtar etmezseniz,mahşerde bunun hesabını veremezsiniz.Size hürmetim var.Beni küçük kardeşiniz olarak kabul edin.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 20:36
1
Din istismarciarin en önemli özelliği muhatabıni gerekli gereksiz övmesidir.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 17:05
Eğer ki müslüman isek,%51 ne demek.Tamam sistem gereği durum bu eyvallah.Halkın dediği olur.Hakk'ın ne dediği,haram-helâl dikkate alınmaz ne demek?Bunu ifade eden kardeşimiz müslüman ise,kendi eliyle bir tanecik evini kendi eliyle kendinin başına yıkıyor.Her aldığımız ve verdiğimiz nefesimizin hesabı sorulacak.Yaradan her nefes alış verişimizde iki defa hayatımızı bağışlıyor.Nefes alamazsak bittik.Aldığımız nefesi veremezsek yine bittik.İlâhi nimetler deryasında yüzdüğümüzün farkındamıyız acaba?
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 16:48
Tıp fakültesini,Hemşirelik Yüksek Okulunu ve daha başka okulları birincilikle bitiren kızlarımız,çok yakın tarihimizde,yaklaşık yirmi sene önce iğrenç ve tiksindirici bir şekilde sahneden kovulmuştur.Daha yirmi sene kadar önce haberciler,okulların izbe,rutubetli ve ufunetli,pis kazan dairelerinde vahşi hayvanlar gibi namaz kılan yavrularımızı avlıyorlardı.Muhterem hocam;Gençler bunu bilmeyebilir.Sizde unuttunuz mu,yoksa sizin için bu yapılanların bir kıymeti harbiyesi yokmu?
bozkurt enver 15 Haziran 2019 00:06
1
senin yazdığınla Taha Beyin yazdığı konuların ilgisi yok.bahsettiğin dönem çoğulcu bir demokrasi ve hukukun üstünlüğü kavramlarının benimsenmemesi nedeniyle yaşandı
metn 14 Haziran 2019 16:41
İslamda adalet ve liyakat tavsiyesi dışında herhangi bir yönetim modeli yoktur. İslam bir ideolojiye hapsedilemez. Çünkü evrenseldir. Ahlak, adalet,merhamet ve insana değer veren.İnsan hak ve özgürlükleri müslümanların gündemini daha çok meşgul etmelidir.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 16:40
Hakiki mânada Cumhuriyet'in İslâm ile çatışan yönü yok.Cumhuriyet isim ve resimden ibaret ise,bizden uzak olsun.Yani sloganlarla yüceleştirilen,aslında cüceleştirilen Cumhuriyet'te ancak mutlu azınlık vardır.Cumhuriyet tarihimiz buna şahittir.Din ve dindarlar yakkaşık bir asırdır bu ülkenin zencileri muamelesi görmüştür.Milletin helâl oylarıyla seçilen bir hanımefendi milletvekili,mütevazi ve demokrat kimliği ile bilinen bir parti başkanı tarafından,ağzından salyalar akıtarak,yaka paça milletin özbe öz tapulu malı olan meclisten kovulmuştur.
Adem oğlu 14 Haziran 2019 16:25
Taha abim güzel demiş, islam yönetim şekline karışmaz ama, islami yönetimin çerçevesi bellidir. içini demokrasi ve hukuk ile doldurulması kaçınılmazdır.
Mesele, Müslümanların demokrasiye bakışında değildir. Mesele, demokrasiyi babalarının malı sanan seküler ateist ve deistlerin İslam'a bakışındadır. Buna rağmen yavuz hırsız ev sahibini yakalar misali Müslümanlar suçlanıyor. Demokrasiyi ilk tarif edenler mümin kişilerdi. Seküler değillerdi. Batının aydınlanma süreci dediği sekülerleşeme sürecinde demokrasi din karşıtlığı hatta dinin alternatifi gibi gösterilmeye çalışıldı. Bu düşünce külliyen yanlıştır, dünyaya yalnız gavurca bakıştan ibarettir...
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 19:56
0
Eski Yunan uygarlığı müslümandı zaten. Demokrasi’de kutsal kitaplarda geçer.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 21:50
1
19.56, İşkemden atma. Müslüman demedim, mümin dedim... Kutsal kitaplar Meydan Laurse Depil. Ama demokrasiyi ilk akledenler kutsala inananlardır, ateist, deistler değil...
Olması gereken. 14 Haziran 2019 15:38
Taha bey yazdıkların geçmişte kaldı bugün kimsenin devleti ile sorunu yok.Halkın inancını yasaklayan zorlamalar olmadıkça halk devlet bütünleşmesi olur.Bütün engeller aşılır.Tarih Türk devletlerinin bunu hep başardığını göstermektedir.Küllerimizden yeniden doğuyoruz.Bir takım olağan dışı olaylara tanıklık etmeseydik bugün daha demokrat bir Türkiye de elbette yaşama şansımız vardı.Pkk,Deaş,Fetö gibi yapılar,bunu sınırlamamıza neden oldu.Bunda da hayır vardır.Belki bundan sonra atılacak adımlarda tehlikelerde gözetilmek zorunda olacak.
Asıl olması gereken 14 Haziran 2019 17:59
1
Dostum sen yazıyı ya okumamışsın, ya da hiç anlamamışsın.
? 14 Haziran 2019 18:34
1
Sen sınıf öğretmenimisin.Okuma ödevimi verdin.Yahu ne insanlar var!
CEVDETT 14 Haziran 2019 15:03
DEMOKRASİLERDE %51 NE DERSE O OLUR. HAKKIN ÜSTÜNLÜĞÜ YA DA HELÂL-HARAM KAVRAMLARI DİKKATE ALINMAZ.
Okur 15 Haziran 2019 11:20
0
Demokrasilerde azınlık hakları, kişilerin temel hak ve özgürlükleri son derece önemlidir; bunların olmadığı yönetim biçimine demokrasi denmez. İnsan Haklarını ihlal etmeye kimsenin hakkı yoktur; devlet yöneticilerinin de. Siz demokrasi %51 çoğunluğun dediğidir diye kimden öğrendiniz bilmiyorum; ama hatalı öğrendiğiniz kesin.
KARAR OKURU 15 Haziran 2019 21:38
0
Cevdet bey tam tersi demokrasi azınlığı, farklı düsuneni korumak için vardır.
Bilal 14 Haziran 2019 14:50
İstesek 3 saatte pkkyi bitiririz diyen paşlarimiz gibi siyasetcilerimiz de isteseler hakkin hukukun adaletin zirvesi olan islami yonetim sistemine 3 gunde gecebilirler. Ama isteyen kim? Yagli ihaleler balli maaslar saraylarda lux icinde yasamak. Nefsleri boru gibi olmuş doymak bilmiyorlar ki, islam da canlari sıkılır. Hah tam da adamindan islami görüş paylasmişsiniz yahu Karaman hoca daha gecen gün durduk yere Suriye savaş fetvasi verdi bizim siyasetcler hoca hoca dolasiyor fetvayi alana kadar kadim gelenek osmanlidan kalma bunu bilmeniz lazim.Demokrasi falan hergun bir isim degistiriyorsunuz.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 14:09
Peki ya Cumhuriyet tarihimiz böylemidir?Birisi başına şapka örtüyor.Örtsün zararı yok. Kendi tercihidir der ve geçersiniz.Bunu yasalaştırmak ve cebren giydirmenin,giymekte direnenlerin giyotine gönderilmelerini hangi bilimsel kriterle,insafla,iz'anla vicdanla izah edersiniz?İslâm dininin yeri sizin için müstesna bir yerde ise mütalâa edin.
Okur 15 Haziran 2019 11:33
0
Konu demokratik yönetim, çağdaş yönetim; bunun Islam anlayışındaki yeri. Siz gelmişsiniz 90-100 seneki olaylardan bahsediyorsunuz; bir de tümüyle tarihi bağlamından kopuk. O dönemde „çoğulcu demokrasi“ olduğunu iddia eden kimse yok bildiğim. Yani herkesin istediği gibi giyinmesine izin vermeyen „demokrasi“ değil. Ayrıca, derdiniz giyim ise, günümüzde bu konuda zorlama maalesef en katı şekilde islami camiadan gelmekte.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 14:04
Cumhuriyet tarihinde İstiklâl Mahkemelerinin marifetiyle idam edilenlerin adedi,bildiğim kadarıyla devletin resmi arşivlerine göre on beşbindir.Bu günün beşeri hukuku(evrensel hukuku veya kendi iç hukukumuz)çerçevesinde bakalım.İşledikleri var sayılan suçlarının karşılığı idammı idi.Osmanlı Padişahları için astığı astık,kestiği kestik ithamları yapılıyor insafsızca ve vicdansızca.Osmanlıda asılan ve kesilenler var.Eşkiyalar tarafından Padişahlar asılmış ve kesilmiştir.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 16:37
0
Sayılar şöyledir : Fransız Devrimi takiben, Fransız Cumhuriyetinin kurulmasına karşı örgütlenen 40000 kişi giyotinle idam edilmiştir. Türk Kurtuluş Savaşını takiben, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasına karşı örgütlenen ya da düşmanla işbirliği yapan 1630 kişi idam edilmiştir.
Okur 15 Haziran 2019 11:44
0
Neden konudan bu kadar uzaklaşılıyor anlamak zor! Kim kimi ne zaman idam ettiyse, idama azmettiren de, idam eden de „çoğulcu demokrasi“ değildi! Osmanlı hukuk anlayışı da yalnızca „İslam“ ile şekillenmiş değildi; eski Türk yönetiminlerindeki hukuk anlayışı da etkiliydi. Ayrıca, bugün yaşamımızı düzenleyecek hukuk, anayasa, bugünün koşulları, sorunlarını gözönünde bulundurmak durumundadır.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 13:58
İslâm dininde istibdat(zorbalık)yoktur.Ama müstebit halife,padişah ve yöneticiler vardır.Haccsc-ı zalim,Yezid,Velid gibi. Hz.Ebubekir(R.A.),Hz.Ömer,Osman,Ali,Hasan,Hüseyin Radıyallahü Anh'lar müstebit'mi idi?Sultan Alparslan,Osman ve Orhan beyler,Fatih,Yavuz ve Kanuniler müstebit'mi idi,?Selahaddin Eyyübi müstebit:mi idi?Halife Ömer Bin Abdülaziz müstebit'mi idi?600 yıllık Osmanlı tarihinde kaç kişi idam edilmiştir?Divan-ı harpler müstesna!
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 13:49
Allah İslâm dinini hesaba çekme haddini kendinde görenlere hidayet nasip etsin.Hocam dikkat ettiniz mi?Makalenizle kimler dört köşe olmuş?Kimler üzülmüş?Bunlar size bir şeyler anlatmalı.Hz.Ebubekir(R.A.)ve Hz.Ömer(R.A.)efendilerimize komitacı yaftasını yapıştırmaya çalışan nasipsiz,nasılda nara atıyor.Yazılarınız şeytani fikir taşıyan ve bunları savunanları sevindiriyor ve diğerlerini incitiyorsa!!!!!!
Atakan Volkan 14 Haziran 2019 13:32
Kur’an’ın yönetimle ilgili bildirdiği temel hükümler şunlardır: Şura esası- kollektif katılım-Demokrasi ( Şura-38 Aliimran-159) Liyakat esası- Emanetlerin-yönetimin ehline verilmesi. (Nisa-58) Adalet. (A’raf-29 Nahl-90 Mümtehine-8) Atatürk'ün liderliğinde Türk Milletinin kuruduğu Cumhuriyet Rejimi; demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti; dini esaslara, Kur’an hükümlerine ve insan fıtratına en uygun yönetim şeklidir. Mezhep şeriatlarına, Emevi fıkhına en uygun yönetim şekli ise, Kur’an hükümlerine tamamen zıt olan saltanat ve hilafet sistemidir.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 13:10
Mütefekkir Ali Bulaç 'ın fikirlerinden ötürü hapse atıldığı ülkeyiz. Nasıl gelişecek demokrasi? Biat kültürünün hayatımızdan katiyetle çıkması gerekir.
Özay İbrahimbaş 14 Haziran 2019 12:39
Neden bunca gelişmiş dünyada, hukukun temel kavram ve uygulamaları için illa İslam'da referanslar aranıyor. Herkes görüyor, yok işte. "...Hz. Peygamber’den otuz yıl sonra başlamış olan saltanat ve istibdadın..." şeklinde alıntıladığım cümleniz bile, İslam'ın kitleler üzerinde güç ve otorite kuran bir "iktidar" dini olduğunu göstermiyor mu...Tarih boyunca bu hep böyle olmadı mı. Şimdi de öyle değil mi.? Ne olacak ta bu değişecek...Siyasetin söylediği her şey, düşünme ve sorgulama sorunu olan kitleleri uyutmak için değil mi...?
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 12:22
Demokrasiyi, hukuku, insan haklarını ön plana çıkaran toplumların milli gelirleri 50 000 usd yi aşarken sözüm ona şeriat la yönetilen toplumların açlıktan ölmeleri, bize bir şeylerin ters gittiği konusunda yeterli bir ip ucu veriyor sanıyorum. Bu çağda bile sizi anlayamayan insanların varlığınını esefle müşahede ediyorum. Siz bir fenersiniz etrafa ışık saçmaya devam edin. Işığın gücü karanlığı yenecektir.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 13:53
6
Daha serinkanlı ve nesnel değerlendirmeler yapmalıyız: "Demokrasiyi, hukuku, insan haklarını ön plana çıkaran toplumlar"da gelir dağılımı iyi mi? Sokaklarda yarı aç yarı tok yaşayanlar... Zengin semtlerine gelmesinler diye oturup yatamayacakları sokak düzenlemeleri... Petrol zengini ülkelerde (birçok kötü yönleri olabilir) refah kötü mü? İtirazım; akıl yürütmelerimizin -en hafifinden- yetersiz olmasınadır.
Okur 15 Haziran 2019 12:12
0
13: 53 Milli gelir, toplumsal yaşamda huzurun yeterli olmasa da önemli göstergelerinden birisi. Malum, paylaşım sorunları daha az olunca, toplumsal çelişki de daha az oluyor. Paylaşımda adalet ise ancak demokrasi ile sağlanabiliyor; başka yolu yok. Nitekim zengin ülkeler aynı zamanda temel hak ve özgürlüklerin de en gelişmiş olduğu ülkeler. Bu demek değil ki, oradaki düzen ideal, kusursuz; ama çoğu ülkeden daha huzurlu yaşadıkları da şüphesiz. Öte yandan, özgürlük başlı başına bir değer; sırf petrol geliri ile alınıp satılamaz.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 11:56
Ey Şeriata karşı olan kardeşim;Şeriat;Allah'ın emir ve yasaklarından ibarettir.Neyi ve kimi taşladığının farkındamısın?Eğer ki müslüman isen.Değilsen sana sözüm yok.İstediğini düşün ve yaz.
KARAR OKURU Demkr hukukçu 14 Haziran 2019 21:57
0
Sözümona şeriatla yönetilen ülkeler demek istiyor kardesim. Hani Suudi Arabistan BAE Iran gibi. Yanlış anlıyorsun.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 11:56
Ne Cumhuriyet ve nede demokrasi kavramlarıyla İslâmi hayat tarzını,emir ve yasakları tartamayız.Beşerin ihdas ölçü ve terazilerin haddi değildir,Allah'ın emir ve yasaklarını sınırlamak.Böyle düşünen ve yapan Allah'a baş kaldırmış,O'na savaş açmış ve edepsizlikte bulunmuştur.Beşer şunu diyemez ve hakkı yoktur."Ey gökleri ve yeri yaratan Allah;Senin emir ve yasaklarının tümünün bizim aramızda yeri yok.(Haşa)Sen kendi işine bak,bizde kendi işimize bakalım.Bizim işimize karışma.Tamam Sen söyledin,biz işittik.Artık bizi kendi halimize bırak."diyemeyiz.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 13:40
0
Kuran’da yer almayan, lakin mollaların uydurduklarını Allah'a addetmek çok büyük günahtır. Kuran'da yalnızca dört şeyin cezası vardır : İftira atmak, çalmak, öldürmek, eşini aldatmak (zina). Bunlar dışındaki başka hiç bir şeyin cezası Kuran'da yazılı olarak bulunmaz.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 11:46
Kendi akıl terazimizle değil,işi ehline soralım.Bu konuda İslâm tarihinde ehil olanlar o kadar çok ki,Mezhep imamları,Mevlanalar,Yunus Emre'ler ve daha niceleri.Biz ne tefsir,ne hadis,ne kelâm ve benzeri konularda alim değiliz.İşi ehline sormak lâzım.Safa Mürsel'in eserini tavsiye eden kardeşimden Allah razı olsun.İslâmiyet bizzat hayattır.Ferd ve cemiyetin nasıl yaşaması gerektiğiyle ilgili mesajları fazlasıyla yeterlidir.Sıkın uygulamadadır.İslâm'ın kendisinde değil!
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 11:39
"Hakimiyet kayıtsız ve şartsız milletindir."Ben edebiyatçı ve dil bilimci değilim.Anlağımı ifade edeyim;Kayıtsız ve şartsız ifadesi sonsuzluğu ve sınırsızlığı çağrıştıryor,bana göre!Hudutları Allah'mı tayin eder,yoksa beşer aklımı?Beşerin Ademden kıyamete kadar olan her türlü vahyin dışındaki tecrübe ve birikimi Allah'ın sonsuz ilmini aşabilirmi?Allah'ın isim ve sıfatlarının dışında herkesin ve herşeyin hududu var fıtrat ve yaradılış gereği.Bu hududu aşan Nemrut,Firavun ve benzerlerinin akıbetleri ortada.İslâm'ın yol gösterici ışığı altında bir daha, bir daha bakalım hadiselere hocam.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 11:12
İnananların öbür dünyasını da hesaba katan bir demokrasi.
Atakan Volkan 14 Haziran 2019 13:47
1
Ontolojik külli ilahi hakimiyetle dünyevi/idari hakimiyeti karıştırmayalım. “Sizleri yeryüzünde halefler- yöneticiler kılan odur..” (Fatır-39 Yunus -14) "Ey inananlar, Allah'ın yardımcıları olun" (Saff-14) Allah aklı, iradeyi ve bilgiyi insana dünyayı imar etmek ve yaşanabilir bir dünya kurmak üzere bahşetmiştir. Kur’an’da bu konudaki ifade son derece açıktır: “Sizi yerden (topraktan) yaratan ve orayı imar etmenizi isteyen O’dur. Haydi artık Rabbinizden af dileyin ve O’na yönelin. (Hud:-61)
Önce iman.... 14 Haziran 2019 17:05
1
13.47, Külli ilahi hakimiyet, adı üstünde "küllidir". Dünyevi ya da uhrevi diye sınıflandırılamaz.. Zamandan ve mekandan bağımsız olan Tanrının hakimiyeti bütün zaman ve mekanları kapsar. Kesinlikle sizi küçümsemek için söylemiyorum ama bu mevzu Kur'an'ın tarif ettiği iman elde edilmeden doğru bir şekilde anlaşılmaz...
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 17:08
1
11.12, Kesinlikle çok doğru bir tespit... Müslüman, ahireti hesaba katmayan hiç bir kurum, kuruluş ve düşünce ile uzlaşamaz. Üniversite sınavına hazırlık kursuna giden biri için kursta geçirdiği süreyi her şey sanmak ne kadar saçma ise bir Müslümanın ahireti hesaba katmayan bir düşünceye evet demesi de o kadar saçmadır...
Hasan 15 Haziran 2019 12:20
0
Beşeri akıl ilahi kelamın muhatabıdır ve ilahi kelamı anlamaya çalışırken hiçbir zaman beşeri olma özelliğini aşamaz, aşamadığı için ilahi kelamdan anladıkları da beşeri olmaktan yani hatalı, eksik ve sınırlı olmaktan kurtulamaz. Asıl mesele bu. Onun için diğer ilimlerde olduğu gibi dini ilimlerde de eleştiriye, durulaşmaya ve hatalardan, eksiklerden arınmaya ihtiyaç vardır. Ayrıca firavun ve kralların çoğu Allah adına, kendini Allah’ın gölgesi görerek veya Allah’la özdeşleştirerek hükümranlık sürmüşlerdir batıl namına değil.
KARAR OKURU 15 Haziran 2019 15:07
0
Hasan, çok karıştırmışsın. Önce namaz kıl, sonrası gelir...
Umut 14 Haziran 2019 11:10
Sayın Akyol, Çok açık, anlaşılır ve kafa karışıklığını gideren bir analiz. Bu günlerde bu içerikteki yazılara ihtiyacımız olduğunu biliyoruz. Emeğiniz için Teşekkür ederim.
küskün vatandaş 14 Haziran 2019 11:03
Şeriat isteyenlerin, demokrasi bizim dinimize aykırı diyenlerin tırnağına taş değsin de göreyim ben onların müslümanlığını. Kimse asrı saadetle günümüzü karıştırmasın. Adam adamı öldürüyor, işten atıyor, mahkemelerde süründürüyor. Bunu neden yaptığını sorunca devletin bekası için diyor. Fetöden ihraç olanların karılarını kızlarını namuslarını helal kılanları unutmadık. Bu gafleti yapana sorsan şeriat bunu gerektiriyor der. Demokrasinin güzelliğini öğrenmek isteyenler iskandinav ülkelerine gitsin.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 11:02
Her şey yoruma dayanıyor. Aynı Kuran-ı Kerim, başka bir dilde ve başka bir millete inseydi, oradan bambaşka bir uygulama çıkardı. Almanlar'a ya da Çinliler'e indiğini düşünün örneğin.
MİSAFİR KARAR OKURU 14 Haziran 2019 10:21
Hak,hukuk ve Adaleti sağlayamayan tüm sistemlerin, sadece islama değil, tüm dinlere aykırı olduğunu düşünüyorum. Dinlerin tümü nün temelinde, Devleti yönetenlerin adil olması öneriliyor. Ancak insanlar tarihi süreç içinde dinin aslında uzaklaşarak basit çıkarlar uğruna yeni dinler ürettiler.bu durum islam için de geçerlidir. İslam toplumu günümüzde dini tamamen yozlaştımış sadece ve sadece ritüellere indirgemiştir.Ülkemizde çoğunluğun azınlığı tahakkümü olarak algılanan "demokratik" anlayı demokrasi sandığımızdan islama aykırı olduğunu düşünenlere hak veriyorum.
Kul Tevfik 14 Haziran 2019 09:51
Peygamber efendimizin ilk anayasa düzenlemesi olan Medine Vesikası/Sözleşmesi, eğer ilerleyen çağlarda da bu anlayışla devam ettirilip geliştirilseydi bu sorular/sorunlar olmayacaktı. Yüzyıllarca keyfi idare edilmiş bir ümmet olarak başlangıç noktasına olan uzaklığımızı, çağdaş ideolojilerin olgunlaştırdığı düşüncelerden tedarik etme zorunluluğumuz hem gerekli hem de çok acı. Ama yine yeniden bu mevzu üzerinde çalışanlar/çalışacak olanlar olmalı, bir medeniyetin kendi yaralarını sarabilme kudreti olmalı ve var da..
Nurullah 14 Haziran 2019 09:45
Müslüman coğrafyada hiç mi özgürce yaşanılan bir dönem olmadı. Fatih Sultan Mehmet, elin kafirine bile merhamet gösterdi diye okudum ben tarih kitaplarında. En azından o dönemlerde Demokrasi ve Anayasa çalışmaları yapılsaymış. Yoksa padişahlar kafirelere sevimli, kendi tebaasına sert miydi?
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 09:36
'İslam insanlara adaleti emretmiş, herhangi bir yönetim modeli emretmemiştr.Hilafetde dinin icabı değil, tarihin ürünüdür.'üç beş satırlık makalenin neticesinde bu hükmü ortaya nasıl koyabiliyorsunuz. Bu yaklaşımla hakkınız ve haddiniz olmayan bir yaklaşım sergiliyorsunuz. Demokrasiyi salt idari mekanizma seçimi olarak kabul edip böyle bir algı oluşturmak haksızlıktan başka bir şey değil. Zira demokrasi dediğiniz kanunları belirleyici idari yönetim, aynı zamanda halka oylamasıyla belirlenn hukuk kuralları da değil midir? Hangi beşer aklı ilahi iradeden daha isabetli hüküm ortaya koyabilirki
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 12:05
0
Ilahi iradenin urunu olan yonetim sisteminin uygulandigi hukum surdugu bir zaman ve mekan gosterebilirmisiniz
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 17:19
0
Asrı saadet!
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 09:28
İslam'ın türlü yorumları mevcut. Hristiyanlıkta da aynı İncil'in 500 yıl önceki yorumları ile bugünkü yorumları bambaşka. Allah'ın kelamını nasıl anladığınız, sizin kalbinize kalmış. Bu aralar İhsan Eliaçık okuyorum, kalbi ve inancı çok temiz.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 09:27
Kuranı Kerim’i incelediğimizde aslında yönetim biçiminden çok nasıl yönetilmesi gerektiği belirtilir. Ana hatlar adaletle yöneten yönetici , idam , hırsızlık suçu, miras taksimi , boşanma durumunda eşe bakım gibi toplum için önemli olan konulara değinilmiştir . Peygamberimizden sonrada sahabeler içinde Ebubekir’in seçilmeside bir demokrasi göstergesidir.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 09:26
Ayrıca düşüncelerimi dikkate alıp,köşenize taşıdığınız için çok teşekkür ederim. Muhterem hocam; "Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır." Ayet meali olsa gerek.Ya da bu mânada ayet ve ayetler,hadisler mevcuttur.Benim asıl vurgulamak istediğim,dünyevi ve uhrevi tasarruflarımızda Allah ve Resul'ünü,Kitap ve Sünnet'ini yok saymamaktır.Bunları ötelememektir.Yoksa isim şu veya bu olmuş,hiç bir ehemmiyeti yoktur.Hürmetlerimle!
Ayvaz 14 Haziran 2019 11:21
3
Peygamberden sonra 6-7 kişi sakife denilen bir çardakta toplandılar, Ömer . Hadi Ebu Bekir elini ver sana biat edeyim . o da al elimi dedi o 6-7 kişiyle seçim oldu, bir komita ne seçimi . şimdi kalkmış Ebubekiri buna örnek gösteriyorsun, İslamın ve demokrasinin anasını ağlatanler zaten bu komita.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 20:40
0
11.22, Hem anlattığın mevuzuyu yalan, yanlış biliyorsun hem de demokrasi dediğin şeyi hiç bilmiyorsun. Demokrasinin asrı saadeti denen Roma Demokrasisinde seçim hakkı sadece konsüllere aitti...
Takipci 14 Haziran 2019 09:22
Ilahi Dinler ile Demokrasinin ortak bir alani yoktur. Demokrasi dunyevi bir sistemdir, Din vicdanlarda kalmalidir.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 11:41
0
Dünyanın Tanrısı başka vicdanların tanrısı başka mıdır?
Okur 15 Haziran 2019 15:01
0
11: 41 Allah işte akıl vermiş ki her işimizi Allah´a bırakmayalım, koşullara göre kendi yönetim biçimimizi seçebilelim diye. Seçerken de yön belirten temel (ahlaki, vicdani) ilkeler belirtilmiş: Adalet, liyakat gibi. Yoksa, kimseye gökten seçimlerle ilgili, yönetimle ilgili vahiy inmiyor. Kimse de bu iddiada olmamalı. Hülasa, yönetim dünyevi bir olgu.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 09:16
Muhterem hocam; Cumhuriyet ve demokrasi İslâm'a aykırıdır demedim.Öyle anlaşılmasına sebep olmuşsam,sizden ve takipçilerinizden özür dilerim.Hakkınızı helâl edin.Benim vurgulamak istediğim husus,kavramların veya yönetimlerin adı ne olursa olsun,teşekkül ederken Allah'ın rızası ve hoşnutluğu esas alınmalıdır..Kur'an ve Sünnet referans alınmalıdır.Çünkü bu dünya imtihan dünyası ve her halimizden hesaba çekileceğiz.Dünyevi meşguliyetlerimizde kılı kırk yararcasına hesap yaparken ebedi kalacağımız diyar için yapmamız gereken hesap nasıl olmalıdır?Hürmetlerimle!
ismet badem 14 Haziran 2019 09:11
İslam tarihinde hakiki hürriyet ve cumhuriyet 4 halife devridir. Sonrasında maalesef saltanat ortaya çıkmıştır. Şimdiki demokrasi eski deyimle meşrutiyet-i meşrua'ya en yakın yönetim biçimidir. İslam ferdi hürriyete büyük ehemmiyet verir ancak batıdaki gibi "başkasına zararın yoksa dilediğini yap" değil "hem başkasına hem kendine zararı olanı yapma" çerçevesindedir. Cumhuriyet bu zamanın en uygun yönetim şeklidir ancak ülkemizde ağır bir istibdat devresiyle başladığı için insanımız cumhuriyete uzun süre soğuk bakmıştır. "Bediüzzaman Said Nursi ve Devlet Felsefesi",Safa Mürsel kitabı tavsiyedir
Bedenci 14 Haziran 2019 09:03
Fertler kendilerini düzeltmedikçe toplumların düzelmesi beklenemez.
engineer 14 Haziran 2019 08:42
demokrasiler ikiye ayrılır, 1-tabancalı demokrasi, 2- üstünlerin hukukunun geçerli olduğu demokrasi, merhum Ecevit, neden bu düzen değişmelidir diyordu? çün ki ,rahmetli, demokrasi yalanıyla sürdürülen sömürü ve talan düzenine karşı idi, demokrasi muz gibi, cumhuriyet ise muz cumhuriyeti,yağmacı millet yağmalamaya devam, merhum Ecevitin dediği düzen değişiyor ancak düzülen hep Millet oluyor, tek fark biri besmemleli diğeri besmelesiz düzüyor, şimdilerde diğeri de besmele çekmeye başladı, iyi düzülmeler.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 08:29
Yönetim modeli itikadı bir konu ya da mutlak doğruluğu olan bir mesele olmadığından doğrudan teferruatlı bir düzenleme elbette kur-an da yer almaz. Ancak özü vardır ve meşveret ve adalet devlet yonetiminde emredilmiştir. Hem de peygambere. Diğer insanlara ne düşer düşünülsün. Hadislerde bu konular elbette vardır lâkin günümüz anlayışa göre kurumlar yoktur. Kurumlar zaten sitematik isimlendirmedir. Yazar haklı ki islam dünyasında bu konular gelişmemiştir. istibdadın yanı sıra son 300 yıldaki nedeni ise egitimsizliktir. Son olarak müslümanlarda gelişmemesi ile islamda olmaması farklı.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 07:49
Taha Bey, gercekten ilk paragrafdaki gibi dusunen insanlarimiz var mi? Eger sizinle dalga gecmiyorlarsa cok uzucu bir durum. Biz dukkani kapatip gidelim artik cunku demokrasi elektrik, internet ve cep telefonu gibi onemli ihtiyac artik. Insanlik aya gitmis, plutonun fotograflarini cekiyor, biz de onlara 100~200 yil geriden yetismek icin bogusuyoruz, ama bir yandan da vaktimizi ve enerjimizi bosu bosuna boyle dusuncelerin hasarlarini duzeltmeye calisarak harciyoruz. Dediginiz gibi en az 10 yil geriye gittik son 10 senede. Gel de kopruden asagi atlama simdi...
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 07:42
Bediüzzaman Said Nursi nin Münazarat adlı eserini tavsiye ederim
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 07:39
Bizimde kafamız karıştı artık.Dürüstlük adalet ahlak diye geldiğimiz iktidarda torpil zirve yaptı ve münafıklar için iyi bir ortam oluşuyor.Ezilenler ve güçlüler diye toplum ayrışıyormu aceba.
Karar Okuru 14 Haziran 2019 07:28
İslam Ülkelerinde yönetime gelmek isteyen adaylar hürriyet, demokrasi, hak, adaletle yola çıkarlar. Sonra güç eline geçtiğinde "ZOMBİ" olurlar..... Günümüze ve tarihe bir bakın lütfen....!
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 13:51
0
Hayal kırıklığı ve Şaşkınız...Yılların emeği yok oluyor.İdeal kalmayınca kimin gücü kime yeterse...
Dunyanin neresinde hukuk var? Yok! Hic bir yerinde yok! Sadece güçlünün hukuku var. Soykirimci somurgeci Avrupa ve onun gayrimesru cocugu ABD'nin zorbaliklarini "Hukuk" diye satiyorlar! Fizikci prof David Kelly: Irak'da kimyasal silah yoktur, yapacak yetenek, alt yapi da yoktur" dedigi icin her 2 bilegide kesilerek intihar etti! Musluman ulkeleri "islamci" teroristlerle katleden, yakan, pkk'ya son teknoloji silah veren İsrsil/AB-D "Demokratik, ozgurlukcu" Muslumanlar terorist!? Tabiki cehennemin dibi.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 08:17
2
İyi ya işte dünyanın hiçbir yerinde hukuk yoksa biz Müslümanlar olarak Dünyaya örnek olalım. Kurumlarıyla, kanunlarıyla ve halkın iradesiyle dünyada eşi benzeri görülmemiş bir adil düzen oluşturalım.
A.A. 14 Haziran 2019 08:41
2
O nedenle tüm dünyada hakkı yenenler Batı'nın uluslararası mahkemelerine başvuruyor. Geçiniz bu boş lafları. Batılılar da insan, dolayısıyla hata yapıyorlar. Yanlış yapıyorlar. Teraziye koyunca, Doğulunun hatası ve günahları daha ağır geliyor. Üstelik Batı, kendi günahlarını çarşaf çarşaf yazıp kendisini eleştiriyor. Doğu ne yapıyor? Hatalarını kimlikleştirip onları yüceltiyor, "evet suç işledim, iyi ki de yapmışım" diyor. Aradaki fark fersahlarca.
Düşünce 14 Haziran 2019 09:07
2
Dünyada hukuk yok diye, müslümanlarda da mı olmasın. ne garip düşünce
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 09:15
2
Yazıyı ve konusunu anlamamışsın. Öfke ile ipe sapa gelmez yorum yapıyorsun. Yazar bu konuda tamamen haklı. Diktatörlüğe veya monarşiye aşık olanların insani niteliklerinin noksan olduğunu düşünüyorum.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 10:52
2
Taha Bey'in bugünkü konusu uluslararası hukuk değil.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 11:39
2
10.52, Uluslararsı hukuk da vicdanlara bırakılmalıdır...
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 12:19
3
Tarih boyu dunyanin her yerinde bir devleti içerden yikmaya kalkismanin bedeli hep infaz olmustur. İdam olmustur. Turkiyeyi yonetenlerin korkakligi, basiretsizligi, 15 Temmuz failleri icin istisna, beraat olamaz. Hukum de icrasi da bakidir. Yoksa gelecek 100 yil boyunca Anadoluda siyasi hic bir birlik kurulamayacak, muhafaza edilemeyecektir
Okur 15 Haziran 2019 12:42
0
12:19 Siyasi sorunları insan öldürerek çözmek mümkün olaydı, 15 Temmuz darbesinin hiç olmaması gerekirdi. Türkiye´de çok insan idam edildi; yine de 15 Temmuz oldu. İdamın suçu önlemekte etkisiz, üstelik de son derece ilkel, intikam hislerini pekiştiren, şiddeti teşvik eden bir cezalandırma yöntemi olduğu artık bilimsel olarak da çoktan kanıtlanmış durumda. Üstelik de geri dönüşü olmadığı için hatalarla korkunç adaletizliğe yol açabilen bir yöntem. Artık şu idamla sorun çözme faraziyesinden, idam çağrılarından vazgeçin!
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 05:45
Dinler hukukunda demokrasiyi aramak gelişmemişliğii gösterir.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 03:19
demokrasi bizde çoğunluğun tahakkümü olarak kabul edilmiş. yüzde 51 al istediğini yap. Modern demokrasi ise azınlık hak ve hürriyetlerinin yargı ve yasalar ile korunduğu çoğunluğun yönetim biçimidir. İslam ülkesinde eşcinselin, başka dine ait bir kişinin ya da dinsizin ancak toplumun hoşgörüsü ve tolerans ile yaşama hakkı var. O tolerans zamana göre değişiyor tabiki
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 09:27
2
Kendisine “İslam devleti” diyen bazı ülkelerde Eşcinsellerin idam edildiğini bilmiyorsun anlaşılan. Dinsizin vb. “Toplumun hoşgörüsü ile yaşama hakkı var” diyorsun. Birincisi; bu sözün senin özgürlük ve insanlık anlayışının zayıflığı hakkında fikir veriyor. İkincisi; yasal güvenceye kavuşmamış başkalarının lütfuna kalmış hak ne işe yarar? Peki “İslam ülkelerinde” yaşayanların ülkelerinde sıkıntı yaşadıklarında diğer “İslam ülkelerine” değil de batıdaki özgür ülkelere sığınmak istemelerine ne diyeceksin?
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 13:56
0
9:27 yorumu anlamamışsın. Yazan İslam devletini eleştiriyor. Eşcinsellere hayat hakkı ANCAK toleransla mümkün, yasalarla garanti altına alınmamış diyor. ancak kelimesi önemli orda.
haydar keleş 14 Haziran 2019 03:16
on dokuzda kanuni esasi Kuran ın vazettiği hususlardır , yirmi altıda ahkamı şeriyye ve evkaf vekaleti kalkacak ,hazırlanan anayasalar ilke ve inkılaplar esasına göre olacak, bu maddenin değiştirilmesi bile teklif edilemez olacak , hilafetin kaldırılması ile Mekke dönemine dünya geri dönmüş olacak, Mekke de Kuran devletle ilgili hükümler vazetmemiş .......
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 03:05
Demokrasi İslam’a aykırı değil ama İslam demokrasiye aykırı.
Samsunlu Yücel 14 Haziran 2019 10:07
1
NİYE BİR ÖRNEĞİ Nİ YAZSANA.YADA BANA EN DEMOKRATİK ÜLKEYİ VE KANUNLARI SÖYLE D E NEYİ İSLAMA KARŞIYMIŞ GÖRELİM...
H.K. 14 Haziran 2019 10:16
0
Kolaya kaçan klasik bir ifade, ancak son derece yanlış. Hiç değilse yorumlandığı ve uygulandığı bazı durumlarda diyerek biraz ihtiyatlı olsaydınız...
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 11:45
0
3.05, Demokrasi İslam'a razı ise mesele yok...
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 13:55
0
Norveç
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 02:44
Bizler ne zaman kur'an ,sünnet,icma ve kıyası hayatın merkezine alıp uyguladık ta demokrasi karşısında yetersizliğine kanaat getirdik? Yasaların başarılılık oranı uygulayıcıların ona sadakatiyle orantılıdır.
Mahmut Emre Topsakal 14 Haziran 2019 01:28
ASLINDA TEMEL SORUN KENDİMİZLE YUZLESEMEMEMİZ.EĞRİYE EĞRİ DOĞRUYA DOĞRU DİYEMEMEMİZ. ASLINDA HAKİKAT, DOĞRU BİR. YOL VE YÖNTEM BELLİ. DEMOKRASİ YANİ HERKESİN HER KONUDA BİRBİRİNE SAYGI GÖSTERMESİ, BİRBİRİMİZİ DİNLEYİP ORTAK BİR KARARA VARABİLMEK.PEKİ HUKUK ALDIĞIMIZ BU KARARLARIN TARAFSIZ BİR ŞEKİLDE DENETİMİ VE BU KARARLARA UYMAYANLARİN UYARILMASI.PEKİ YANLIŞ NEREDE,YANLIŞ KENDİMİZLE YUZLESEMEMEMİZDE.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 01:00
Malesef islam dışında hiç bir hukukta caydırıcı ceza duymadım. Bu sebeple de ortalık tecavüzcü hırsız mafya kaynıyor. Can emniyetimiz yok. Cezaevine girip te ıslah olanida görmedim. Hepsi tekrar suç işleme eğiliminde. İleri batı demekrasileri daha da komik. İspanya seyahatinde rehberimiz in uyrasi çok manidar 300 aura paranız calinirsa polis işlem yapmıyor lütfen cüzdanlarınız için sıkı önlem alınız. Zira bu miktar aşirmadir çalma sayılmaz.
A.A. 14 Haziran 2019 08:41
1
300 Euro senin için servet, onlar için cep harçlığı. Adamlar tenezzül bile etmiyor. Sen olsan o para için böbreğini satarsın.
Ben 14 Haziran 2019 00:59
İslamcı'lara bu yorum köşesinden anlatmaya çalıştık. Laiklik dışında bir yönetim dine ve dindara zarar verir. Dini yönetimde dinin bir yorumu herkese zorla dayatılır. Laikliğin ortaya çıkış nedenlerinden biri de insanların dinlerini özgürce yaşama isteğidir çünkü dini yönetim altında dinini filan yaşayamazsın. Sadece başkasının dinini yaşamak zorunda bırakılırsın. Kendini yöneticilerle aynı dinden zannetmen dahi bu sonucu değiştirmez çünkü bir yerde zorlama varsa sonuç huzursuzluk ve başarısızlıktır.
KARAR OKURU 15 Haziran 2019 10:20
1
00.59, Dinsizler laikliği kendi limanları yapmış...
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 00:34
Bu sistemde demokrasi işlemez.Parlemento ve güçler ayrılığı pasifize edildi.
Bilakis 14 Haziran 2019 00:26
Kuvvetler ayrılıĝının İslam hukukunda olmadıĝı doĝru deĝildir. Aksine bu ilke İslam hukukunda dünya tarihinde en gelişmiş, bugün hayal dahi edilemeyecek haliyle, tamamen toplumun bir fonksiyonu olarak, devleti dışlayarak ve devlete sürekli direnerek, uygulanmıştır. İslam toplumu bilgi toplumu (bilgiyi en yüksek deĝer ve otorite kabul etme anlamında) olduĝu ölçüde bu böyle olmuştur. Bununla ve genel olarak İslam hukukunun tarihi seyri ile alakalı olarak Wael Hallaq'ın kitaplarını öneririm. Saygılar.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 03:12
1
Peygamber ve halifeler döneminde yürütme, yasama ve yargı yetkileri nasıl paylaşılmış? Lütfen aydınlatın bizi. Onu da geçtim. Herhangi bir İslam ülkesinden tarihten örnek verin lütfen. Osmanlı da vardı demeyin ama.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 08:45
0
Bu hususlar müslümanlarda ve fıkıhta sitematik olarak yok. Herşey yönetici inisiyatifinde. Yönetimin inisiyatifi ile bazı dönemler kısmen olmuş olabilir. Toplumun bilgili olduğu dönem ise hiç olmamıştır. Günümüzde bile böyle bir bilgili toplum yokken geçmişte vardır demek nafiledir. Toplumun ahlak ve erdemine peki derim. Ama yönetsel bilgi ve olgunluk olarak maalesef derim. Çünki toplumda öyle bir sorun bilinç olarak yoktu. Belki gündelik sorun olarak hayatta vardı. Bu konular zaten düşünce adamlarınca geliştirilir. Toplumun böyle bir fonksiyonu yoktur.
H.K. 14 Haziran 2019 16:15
0
#03:12 & 08:45; Hz. Peygamber dönemlerinde hayat bugünlere göre nispeten komplike değildi. Dünya nufusu ve sorunları çok arttı, doğaldır. İnsana dair yeni ihtiyaçlar oldukça ne gerekiyorsa geliştirilir. Yeni peygamber gelmeyeceği için sorumluluk varisler olarak alimlerde/bilim insanlarında. Yani bilgi, mantık ve düşünce insanlarında...
İbrahim DİRİ 14 Haziran 2019 00:23
Demokrasiye islamın içinde meşruiyet aramak demokrasiyi şeriata kurban etmektir.Bir kez islamın onayını ararsanız aşama aşama şeriat gelir,denge,denetim,özgürlük,kurum,hukuk,anayasa islamın umrunda olmaz."Mürtedin hakkı ölümdür"hükmünü bile güncelleyememişsin hocam.Saygılar.
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 06:07
5
Müslüman her işte İslamın onayını arayan kişidir. Demokrasi bundan rahatsız olmaz. Ama demokrasiyi gavurluk sananlar başka...
KARAR OKURU 14 Haziran 2019 08:50
1
Sen islamı ne sanıyorsun. Baskıcı bir yönetim emreden bir din mi. Neye göre. Mevcut yönetime göre mi ya da irana göre mi ya da suuda göre mi. Nasilki demokrasiye uymayan ya da kötü uygulayan devletler var diye demokrasi sorumlu tutulamazsa islamda islama uymayanlar yüzünden sorumlu tutulamaz. Örnekler lütfen kitabî olsun. Zalim insanları ve yönetimleri islama örnek vermeyin.
H.K. 14 Haziran 2019 10:42
4
Desteksiz atarken günaha girmeyim. Kuran'da "Mürtedin hakkı ölümdür" diye birşey varsa, önce onun referansını verin, araştralım. Yoruma açık bir konu şeçmiş yönetimllerde yanlış uygulanmış olabilir. Düzeltmeler yapılabilir. Güncelleme derken Kuran'ın değiştirilmesini ima ediyorsanız, havanızı alırsınız. Diğer din mensupları bunu yapmış olduğu için Kuran son bir şans olarak geldi. Kuran'ın pozitif ana konularını yeterince anlayalım da elbet bir gün cezai şartlarını da anlamağa sıra gelir. Şeriat gelir laflarından gına geldi...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN