Fenerbahçe’ de birlik beraberlik söylemde mi kaldı?

Kulübü çok iyi tanıyan başkan, sekiz yıl sonra yeniden göreve geldi. Yeni yöneticiler, yeni teknik direktör 43 futbolcu… Üstelik bu futbolcuların bir kısmı, ilk kez geldikleri bir ülkeye uyum sağlamaya çalışıyor.

Tüm bunların yanında, uzun yıllardır hasret kalınan şampiyonluk ve Şampiyonlar Ligi'ne katılamamanın oluşturduğu baskı da cabası.

Sayın Aziz Yıldırım, seçim öncesinde ve sonrasında yaptığı açıklamalarda birlik beraberlik vurgusunu sıkça dile getirmiş, bu anlayışla hareket edeceğinin mesajını vermişti. Peki, seçimden sonra bu söylem uygulamaya yansıdı mı? Sanırım bu soruya verilecek cevap "hayır" olacaktır.

Görevi devraldığı Sadettin Saran ile aralarında herhangi bir sorun bulunmayan başkanın, futbolcu İsmail Yüksek'in düğününe davetli olmasına rağmen eski başkanın katılımını engellediği iddia edildi.

Bununla da kalınmadı. Başta Acun Ilıcalı ve Hakan Safi olmak üzere kulüpte yöneticilik yapmış birçok ismin localarının, herhangi bir hukuki dayanak gösterilmeksizin iptal edilmesine yönelik girişimlerde bulundu.

Acun Ilıcalı, yaşananlara ilişkin; "Yedi yıl boyunca stadımıza uğramayanlardan, birlik ve beraberlik söylemiyle başlayan başkanlık döneminde ilginç bir icat!"

"Bundan sonraki hedefim, kanuni haklarımı kullanarak kin ve nefret dolu bu zihniyete karşı hukuk önünde mücadele etmek ve kulübümüzün hukuk çerçevesinde yönetilmesini sağlamak olacaktır."

Hakan Safi ise yaşanan süreci yalnızca bir açıklamayla değerlendirdi. Ancak ilerleyen dönemde onun da hukuki haklarını kullanması sürpriz olmayacaktır.

Transfer yetkilerini Cihan Kamer ile Oğuz Çetin'e bırakan başkanın, önceliğini kulüp içindeki sorunları çözmeye vermesi gerektiği yönünde değerlendirmeler de yapılıyor.

Öte yandan, birlik ve beraberlikten söz eden isimlerden eski yönetici Ertan Torunoğulları açıklamaları da dikkat çekti.

"Geçmişi suçlamak kolaydır, kendini geliştirmek ise cesaret ister.”

Torunoğulları; "Bir gün uçakta kendisine anlattık. 'Sen Fenerbahçe'nin hocasısın. Bu kadar analiz yapmana gerek yok.'

Süper Lig'de analiz yapacağın sadece iki-üç takım var. Diğer takımlar Fenerbahçe'nin analizini yapsın.

Bunu da Sayın Ertan Torunoğulları nın açıklamalarından öğrenmiş olduk…

Zamanında ülkemize gelen, Mourinho, Rijkaard, Mancini, Slaven Bilic’ de bu hataları defalarca yapmış olmalı… kravatlı iş adamlarımıza göre.

Ne demişti Slaven Bilic: "Türkiye'de temel problem ; bilgili olanların yetkisi yok, yetkisi olanların da bilgisi yok."

Sarı-lacivertliler, yıllarca bu güçlü iletişim ve birliktelik sayesinde başarılar kazanmayı bildi. Bunun dışındaki pek çok anlayış ise başarısızlıkla sonuçlandı.

Sarı-lacivertli takımın yeni sezonda dış etkenlere bakmaksızın yeniden birlik ve beraberliğe ihtiyacı var. O günlerin ruhu, sanki bugün de en çok ihtiyaç duyulan şey.

Sultanlar"ın Sessiz Zaferi

​A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi yarı finalinde Çin’i 3-0 gibi ezici bir skorla mağlup ederek adını finale yazdırdı. Filenin Sultanları, kendilerinden bekleneni bir kez daha eksiksiz yaptı Brezilya ile şampiyonluk maçı için sahaya çıkmaya hak kazandı.

​Ancak bu muazzam tablo, Türkiye’deki spor vizyonunun ve kamuoyu ilgisinin ne kadar çarpık bir zeminde durduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

​Bu başarı, bir kıta veya dünya şampiyonasında finale yükselen futbol milli takımına ait olsaydı ne olurdu?

Cumhurbaşkanı’ndan bakanlara, bürokratlardan çeşitli kurum temsilcilerine kadar herkes peş peşe tebrik mesajları yayımlar, soyunma odalarıyla canlı telefon görüşmeleri yapılır, ajanslar haberi dakikalarca üst sıradan servis ederdi. Oysa Türkiye’yi yıllardır uluslararası arenada en üst düzeyde temsil eden, İstiklal Marşı’mızı defalarca tüm dünyaya dinleten kadın voleybol takımımıza gösterilen resmi ve medyatik ilgiye baktığımızda aynı coşkuyu görmek pek mümkün olmuyor.

​Başarının rutinleşmesi mi, yoksa branş ayrımcılığı mı bilinmez; ama voleybolcularımızın döktüğü alın teri, başarımızın takdire şayan olduğunu bizlere gösteriyor.

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.