Nolan’ın Şahlanan Atı, Nereye Dikilecek?

Şubat 2019'da TBMM Tören Salonu’nun önüne, "Troya Hazineleri: Asırlık Hasret" belgeselinin gösterimi ve 2018 Troya Yılı etkinlikleri kapsamında sembolik bir Truva Atı heykeli getirildi. Hem ziyâretçiler hem Meclis çalışanları, heykele bir hayli ilgi gösterdi. Kendisine oy vermeyenleri “içimizdeki Truva atları” diye mimleyenlerin, “Bu atın burada ne işi var?” demesini, nâfile bekledim.

3000 yıldır ölmeyen Truva Atı’nın hikâyesini, bilmeyenler için özet geçeyim.

M.Ö. 12. asırda Batı Anadolu’da yaşayan Truvalılar ile antik Yunan halklarından Akalar arasında on yıl süren bir savaş meydana geldi. Korsan yayılmacı bir krallık olan ve Çanakkale Boğazı’na gözünü diken Aka Krallığı, zengin ve görkemli Truva(Troya) şehrine sâhip olmadan Boğaz’a hâkim olamayacağını biliyordu. Arkeolojik kazılar, savaş sebebini böyle yorumluyor.

Savaştan dört asır sonra yaşayan Yunan şâiri Homeros’a göre, Truva prensi Paris, Sparta Kralı Menelaos’un güzel karısı Helena’yı kaçırıp Truva’ya götürdü. Menelaos, ağabeyi Mykenai Kralı Agamemnon’dan yardım isteyince Agamemnon, diğer Yunan krallarını da çağırarak yardıma gitti. Truva Kralı Priamos da kendi müttefiklerini topladı. Böylece savaş, bir doğu-batı savaşı hâline geldi. On yıl süren savaşın sonunda Truva düştü ve Akalar tarafından yağmalandı. Efsâvevî at, bu savaşta doğdu.

Homeros’un anlatımına göre, savaşa katılan İthaka Kralı Odysseus, Tanrıça Athena’nın verdiği akılla bir tahta at inşâ etti. Tahta atı Truva surlarının önüne bırakan Akalar, Bozcaada tarafına saklanıp beklediler. Bu hileye inanan Truvalılar, tahta atı, şehrin içine aldılar. Gece zafer kutlamalarına daldıkları sırada tahta atın içine saklanan Aka askerleri dışarı çıkıp şehrin kapılarını açtılar. Aka ordusu, içeri girerek şehri ele geçirdi.

Truva Atı hilesi, üç bin yıl sonra Çanakkale’ye saldıran haçlı ordusuna da ilham verdi. 25 Nisan 1915 sabahı Seddülbahir sâhiline yapılan çıkarmada River Clyde isimli eski bir kömür şilebi, Truva Atı olarak kullanıldı. Geminin original adı Odysseus idi. River Clyde’ı akıl edenlerden biri olan Teğmen Josiah Wedgwood, kendi deyimiyle eski şilebi, modern bir tahta ata dönüştürmüştü.

River Clyde’ın içine gizlenen askerler, sâhile çıkmaya başladıklarında karşılarında hayâl ettikleri alık Truvalıları değil, onları bekleyen Türkleri buldular. At hilesi, işe yaramadı. Çıkarma, başarısız oldu.

2017 yılında La Stampa gazetesinde çıkan bir habere göre, İtalyan araştırmacı Francesco Tiboni, Homeros’un destânındaki ifâdelerin yanlış yorumlandığını; Yunan komutan Odysseus’un, Truva surlarını aşmak ve şehre gizlice girmek için kullandığı aracın tam anlamıyla tahtadan bir at değil, at figürlü gemi olduğunu açıkladı. Tiboni, söz konusu iddiâsını, Archeologia Viva adlı arkeoloji dergisinde de yayımladı. İster gemi isterse at olsun, Truva Atı fikrinin 3000 yıl sonra Çanakkale Savaşı’nda kullanılmış olması, Homeros’un, Batı medeniyetine mühim bir savaş hilesi mîras bıraktığını gösteriyor.

“Cephede yenemediğiniz Doğulu halkları, hile hurdayla içeriden çökerterek yenebilirsiniz. Çünkü zeki değiller. Hileye, çok kolay inanırlar.”

Evet, Truva Atı hilesi, Batılıların zekâsının; Doğuluların ise kolay aldatıldığının sembolü.

1915’de geçirtmediğimiz Çanakkale’ye, 1973 ve 2004’de iki Truva Atı maketi dikip, “Yaşasın iki Truva atımız oldu!” diye sevinmemiz yeterince garipken Troya belgeseli sebebiyle TBMM’nde sergilenmesine sevinmek, garip ötesi bir durum.

Azıcık eleştiri yapanlara bile “Truva Atı” benzetmesi yapanların, TBMM’deki Truva Atı’ndan rahatsız olmamaları, Homeros’u haklı çıkarmıyor mu? O zaman da dediğim gibi; o atı yapanlar, nasıl 3000 yıl evvel Truva’yı yakıp yıktılarsa bir asır evvel de torunları, Anadolu’yu işgâl edip ateşe verdiler. Truva Atı’nı TBMM’de sergilemek, şehidlerimize saygısızlıktır.

Elbette bu saygısızlık hakkında herhangi bir şey yapılmadı. Zâten 2018’i Truva yılı ilân edip Truva Atı’nı reddetmek, tıpkı Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ilân ettiği “Truva Yılı” sebebiyle Helen kıyâfeti giyen Uganda Büyükelçisi Sedef Yavuzalp’i görevden almak kadar komik olurdu.

Gösterimdeki Odisseus filmini seyrettim. Yönetmen Christopher Nolan, daha evvelki Truva konulu filmlerde düz duran Truva Atı’nı şâha kaldırmış. Film hakkında yazacak çok şey var ama ben, bu filmde şahlanan Truva Âtı’nın Türkiye’de nereye dikileceğinin derdindeyim.

Hele de bol bol turist getirecekse niye olmasın?

Allah muhâfaza, mezkûr atın neyi temsil ettiğini yine ıskalayıp şahlanan Türkiye’yi temsil etmesini düşünmek bile istemiyorum.

Nasipse film hakkında yazmaya devam edeceğim.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.