Adalet Ağaoğlu kimdir ve neden öldü? Adalet Ağaoğlu hayatını kaybetti | İşte biyografisi

Türk edebiyatının usta kalemi Adalet Ağaoğlu, hayatını kaybetti. Gelen bu son dakika haberinin ardından, ‘’Adalet Ağaoğlu kimdir? Neden öldü? Ve mesleği ne?’’ soruları sosyal medyada gündem oldu.

Adalet Ağaoğlu kimdir ve neden öldü? Adalet Ağaoğlu hayatını kaybetti | İşte biyografisi

Adalet Ağaoğlu, Ankara’da doğup büyümüş, TRT Ankara Radyo’sunda, tiyatroda çalışmış roman ve öyküler kaleme almış önemli bir edebiyatçıdır. Öğrencilik dönemlerinde yazarlığa başlayan Adalet Ağaoğlu, 1970’ten sonra hiçbir işle uğraşmayarak kendini yazarlığa vermiştir.

ADALET AĞAOĞLU KİMDİR?

1929 yılında Ankara’nın Nallıhan ilçesinde doğan Adalet Ağaoğlu, Ankara Kız Lisesi’ni bitirmesinin ardından Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü tamamladı. TRT Ankara Radyosu’nda dramaturg, radyo tiyatrosu müdürü ve program uzmanı olarak çalışan Adalet Ağaoğlu, 1970’te TRT’den ayrılarak radyo ve sahne için oyunlar, roman ve öyküler kaleme aldı.

Öğrencilik dönemleri olan 1970’ten sonra yazarlığa başlayan ve ardından yazarlığı başka hiçbir işle paylaşmayarak sadece bu alana yönelen Adalet Ağaoğlu, radyo ve sahne oyunlarını romanları, öykü, anı, deneme kitapları takip etti.

Bu çalışmalarında hayatın değişim ve dönüşümlerine duyarlı yaklaşımlarıyla dikkat çeken Adalet Ağaoğlu, toplum, doğa, zaman ilişkilerinin insanın iç dünyasındaki yansımalarını düşünce yaratabilecek boyutlarda irdeledi. Değişimler karşısında edebiyatın yapısal durumu açısından da arayışçı davranan Adalet Ağaoğlu, kendine özgü anlatım biçimleri geliştirdi.

Evlenmeden önce Adalet Sümer olarak biliniyor. Yazar ve tiyatrocu Güner Sümer'in ablası olan Adalet, ailesiyle birlikte 1938 yılında Ankara'ya göç ediyor. Ankara Kız Lisesi'ni 1946 yılında bitirip, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümünü de 1950 yılında bitiren Adalet, bir yıl sonra girdiği Ankara Radyosu'nda dramaturg olarak çalıştı. Kısa zaman sonra Ankara Tiyatrosu Müdürü oldu. TRT'nin kurulmasının ardından burada program uzmanı olarak çalışan Adalet, bir süre de dair başkanlığı yaptı. Tam 20 yıl sonra yani 1971 yılında TRT'den ayrılan Adalet, Ankara Meydan Sahnesinin kurucuları arasında yer aldı.

Burada da çevirmen ve dramaturg olarak çalışan Adalet, (Mart 1961-Haziran 1966) ABD, Fransa, Almanya, İtalya, Norveç, İsviçre, Taiwan, Japonya, Çekoslovakya, Avusturya gibi birçok ülkeye turistik ve sanatsal geziler düzenledi. Eserleri Slovakça, Almanca, Hollandaca, İngilizce ve Bulgarca dillerine çevrildi. Uzun seneler Ankara’da yaşamasının ardından, 1980’li yılların başlarında İstanbul’a göç etti. 1996'da, parkta otururken bir arabanın gelip kendisine çarpmasıyla ağır biçimde yaralanan Adalet, Türkiye’de ve Türkiye dışında uzun bir tedavi dönemi geçirmesinin ardından sağlığına kavuşabildi.

Yazarlığa tiyatro eleştirileri ve şiirler yazarak başlayan Adalet Ağaoğlu, 1946-47 yılları arasında Ulus gazetesinde tiyatro eleştirileri yazdı. İlk şiiri (Gölgeler), Ekim 1948 tarihli Kaynak dergisinde yayımlandı. Ardından oyun yazarlığına yönelen Adalet Ağaoğlu’nun, Sevim Uzgören’le beraber yazdıkları Bir Piyes Yazalım isimli oyunu 1953 yılında Ankara’da sahnelendi. Yaşadığı çevreden edindiği gözlemler üzerine kurduğu Evcilik Oyunu 1963-64 sezonunda yine Ankara’da sahnelendi.

Evcilik Oyunu (1964) Adalet Ağaoğlu’nun kadın-erkek ilişkisine geniş açıdan baktığı ilk oyundur. Bu oyununda yaşamdaki problemlerin anlatımını cinsellik ve kadın-erkek ilişkisi temelinde ele alırken aynı anda yaşamın bütün alanlarına da göndermeler yapar. Ağaoğlu’nun oyunlarında, toplumun problemlerine, güncel gelişmelere duyarlı bir yazarın yaklaşımı gözlenmektedir. Özellikle psikolojik baskı ve toplumsal kurumların baskısı altında olan insanların yaşadıkları aldatıcı değerlere boyun eğmek zorunda kalışlarını aile-birey ilişkisi içinde yalın bir dille ortaya koyar. Ölüm, korku, barış, kadın-erkek ilişkisi, aşk özveri, gençlik, yaşlılık, özgürlük, başkaldırı vb evrensel temalar, Adalet Ağaoğlu’nun güncel kaygılarıyla, dünyaya bakışıyla, toplumsal gelişmelerle iç içe ele alınır.

Tombala ismindeki oyunu, bir çiftin yaşlılık dönemlerini düşünsel birikimden uzak, bir tombala oyunu çevresinde sadece küçük zekâ oyunlarıyla sınırlayan toplumsal yaşama yöneltilmiş bir eleştiridir. Bu oyun, önce Türk Dili dergisinin Haziran 1967 yılındaki sayısında yayımlandı ve 1969 yılında sahnelendi. Çatıdaki Çatlak, orta sınıfın alışkanlıklarını, değer yargılarını ekonomik ve toplumsal gelişmeler karşısında giderek yitiren, ancak bunun farkında olmayan ya da farkına vardıklarında geçmişi ve bugünüyle hesaplaşmaktan korkan insanları anlatır. Kahramanların kendilerini farklı göstermek adına bu gerçeklerden kaçma isteği, sonunda bütün yaşamlarına egemen olur. Sınırlarda oyunu Çatıdaki Çatlak ile birlikte 1969’da basıldı. Bu oyun, her biri kendi içinde bütünlüğe sahip üç perdeden oluşmaktadır. Ancak barış temasının temel düşünce olduğu perdeler arasında zaman-olay-kişi-konu ilişkilerine dayalı bağlantılar vardır. Barış temasına düşle-gerçek, istenenle-ele geçen ikilemleriyle bakan oyun, birbirlerine bir türlü ulaşamayan insanları anlatır.



ÖDÜLLERİ

1974 Türk Dil Kurumu Tiyatro Ödülü; Yüksek Gerilim, Üç Oyun, 1979 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü, 1975 Sait Faik Hikâye Armağanı; Bir Düğün Gecesi, 1980 Madaralı Roman Ödülü; Çok Uzak-Fazla Yakın, 1980 Orhan Kemal Roman Armağanı, 1997 Aydın Doğan Vakfı Roman Ödülü, 1992 Türkiye İş Bankası Edebiyat Büyük Ödülü (Tiyatro); ROMANTİK Bir Viyana Yazı, 1995 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat (Edebiyat) Büyük Ödülü.

Unvanlar: Eskişehir Anadolu Üniversitesi Fahri Doktora Unvanı (1998), TÜYAP Onur Yazarı (1994), Humane Letters) Edebiyat Fahri Doktora Unvanı (1998), ABD OSU (Ohio State University.

ESERLERİ:

OYUN: Bir Piyes Yazalım (S. Uzgören ile, 1953), Evcilik Oyunu (1964), Tombala (Türk Dili dergisi, Haziran 1967), Çatıdaki Çatlak (Sınırlarda ile birlikte, 1969), Üç Oyun (Bir Kahramanın Ölümü, Çıkış, Kozalar, 1973), Kendini Yazan Şarkı (Evcilik Oyunu ile birlikte, 1977), Oyunlar (sekiz oyun, 1982), Çok Uzak Fazla Yakın (1991), Duvar Öyküsü (1992), Şiir ve Sinek (1992), Oyunlar I-II (1993), Toplu Oyunlar (1996).

ROMAN: Ölmeye Yatmak (1973), Fikrimin İnce Gülü (1976, Almanca’ya çevrildi), Bir Düğün Gecesi (1979, Çekçe ve Bulgarcaya çevrildi), Yaz Sonu (1980), Üç Beş Kişi (1984),Göç Temizliği (anı-roman, 1985), Hayır… (1987), Ruh Üşümesi (1991), Romantik Bir Viyana Yazı (1993).

ANI : Damla Damla Günler (c. 1, 2004).

HİKÂYE: Yüksek Gerilim (1974), Sessizliğin İlk Sesi (1978), Hadi Gidelim (1982), Hayatı Savunma Biçimleri (1997), Toplu Öyküler I (2001), Toplu Öyküler II (2001).

DENEME-ELEŞTİRİ-SÖYLEŞİ: Geçerken (1986), Gece Hayatım (anlatı, 1992), Karşılaşmalar (1993), Başka Karşılaşmalar (1996), Öyle Kargaşada Böyle Karşılaşmalar (2002).

DERLEME: Güner Sümer / Toplu Eserleri I-II (1983), Seçmeler (1993).

ÇEVİRİ: Mezarsız Ölüler (J. P. Sartre’dan, 1962), Kafkas Tebeşir Dairesi (B. Brecht’en,1963), Durand Bulvarı (Armand Salcrou’dan, 1967), Amerikano Manyaklar (Razvani’den, 1973).

OYUN: Sınırlarda (1966), Bir Kahramanın Ölümü (1968), Çıkış (1970), Kozalar (1971).

KAYNAK: Ömer Nida / Kadın Romancılarımız - Başlangıçtan Günümüze Kadar 1892-1991 (1991), Gürsel Aytaç (Cumhuriyet Kitap, 2.12.1993), Sennur Sezer (Varlık, Şubat 1997), Fethi Naci / Yüzyılın 100 Romanı (1999), Ömer Lekesiz / Yeni Türk Edebiyatında Öykü - 4 (2001), TBE Ansiklopedisi (2001), Feridun Andaç / Adalet Ağaoğlu Kitabı (2001, söyleşi), Hayriye Ünal / Delirmek Hakkı (Kırklar, Sayı: 25, Ocak-Şubat 2003), Enver Aysever / Damla Damla Damıtılmış Bir Yaşam (Varlık, Aralık 2004).

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN