Terakki etmenin ‘En Emin Yol’u…

Alaattin Karaca

Geçen hafta, Osmanlının geri kalması üzerine ‘terakki ihtiyacı’nın kuvvetle hissedildiğinden ve Batı’dan bilim/teknoloji alınmasını öneren terakki düşüncesinden, ancak bunun bazı Müslüman aydınlarda birtakım endişeler doğurduğundan bahsetmiştik. Belli ki, ilerleme düşüncesi, sonuçta Batı’dan bazı şeyleri almayı öneriyor. Ama asıl mesele şu: Müslümanların gayr-i Müslimlerden bilim ve teknoloji almalarında, onları bu bakımdan taklit etmelerinde dînen bir mahzur var mı? Veya ilerlemek için tek yol, Batı’nın bilim ve teknolojisini almak mı? Bunları soruyorum; çünkü bugün İslâm dünyasında bu konularda yer yer haklı gerekçelere dayanan bir Batı karşıtlığı var.

***

Mesele terakki olunca, yolumuz mecburen Tunuslu Hayrettin Paşa’ya ve onun ‘En Emin Yol’ adıyla Türkçe’ye çevrilen ‘Akvemü’l-Mesâlik fî Marifeti Ahvâlü’l- Memâlik’ (1868) adlı eserine düşüyor. Çünkü bu eser, Cemil Meriç’in de ifade ettiği üzere bizde ‘ondokuzuncu asırda yazılan düşündürücü’ kitaplardan biridir. Paşa’nın bu kitapta çözmek istediği kördüğüm, ‘İslâm kalarak çağdaşlaşmak’tı. Ancak ‘bir şaşkınlar kervanı’ olan Türk aydınları ‘Amerika’yı her gün yeniden keşfetmeye’ çalıştıkları ve kendimize ait önceki düşüncelerden habersiz oldukları için tabiatıyla Paşa’nın eserinden de bîhaberdirler…

Bu vesileyle şunu da belirteyim; kanaatimce günümüzde Müslüman aydınların yapması gereken ilk şey, kendi fikrî geleneklerini oluşturan zincirin halkalarını ciddi bir biçimde mütalâa etmektir. Aslında bu yazıları yazmaktaki asıl amacım da Müslüman bir aydın olarak fikrî geleneğimizdeki önemli bazı şahsiyet ve eserlere dikkat çekmek, böylece İslâmcı düşünceyle sağlam bir bağ kurmaktır. Bu bağ kurulmadan güçlü bir “İslâmcı düşünce, sanat ve ilim” hareketinin oluşamayacağı kanaatindeyim. Ancak günümüzde bu fikrî/ilmî bağ ne yazık ki oldukça zayıf ve eğitim-öğretim kurumlarımız da bu bağı kuracak alt yapı ve müfredattan yoksun…

***

Dönelim Hayrettin Paşa’nın ‘En Emin Yol’una!.. Paşa, bu eserinde İslâm âleminin geri kalış sebepleri ve ilerlemesi için yapılması gerekenler konusunda bugün dahi tartışılan önemli görüşler ileri sürer. Ama ana fikri, İslâm âleminin ilerleyebilmesi için dünyadaki buluş ve gelişmeleri takip etmesi ve alması gerektiğidir. Paşa bu düşüncesini sık sık İslâmî kaynaklara başvurarak açıklar. Ona göre Müslümanlar, İslâm’a uygun olmak şartıyla iyi, doğru ve güzel nerede ve kimde bulunursa bulunsun almalıdır. İslâm bunu teşvik eder. Bu bakımdan Müslümanların kendilerinden ileri olan Batı’yı taklit etmelerinde beis yoktur. İslâm dünyasında bugün dahi yaygın olan “Gavuru taklit etmek de ne?” tepkisi doğru değildir. Paşa, bu görüşünü çeşitli âyet, hadis ve Müslüman âlimlerden yaptığı alıntılar ve İslâm tarihinden verdiği örneklerle pekiştirir. Ona göre, İslâm dünyası mazide güçlü bir medeniyet kurarken, gayr-i Müslimlerin ilminden ve buluşlarından faydalanmıştır. Buna mukabil Batı da geçmişte İslâm dünyasından ilim ve teknoloji almıştır.

Hâsılı Hayrettin Paşa, İslâm kalarak çağdaşlaşmanın mümkün olduğuna, ancak bunun için Müslümanların dünyadaki gelişmeleri izlemeleri gerektiğine işaret ediyor; hatta geri kalışımızın asıl sebebinin kendi içimize kapanmak olduğu fikrinde. Şimdi soru: İslâm dünyası, kendi içine kapandığı veya Batı’yı taklit edip kendi kültüründen koptuğu için mi geri kaldı? Bence her ikisi de!.. ‘En Emin Yol’da Hayrettin Paşa daha çok ilk soruya cevap arıyor!.. Günümüzde İsmet Özel, ‘Üç Zor Mesele’de bu çetin meseleyle boğuşmakta. Ama ondan önce bir ara Celal Nuri İleri’nin ‘Türk İnkılabı’na yolumuzu düşürmeliyiz…

Yol uzun ve zaman geçiyor!..

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.