Bir kereliğine kültür…

Ömer Erdem

İçinde yaşadığımız çağın kültür bakımından büyük handikaplarından birisi de bir kereliğine kültür sorunudur. Hemen her şeyin günlük ihtiyaçlar ve hızlı tüketim üzerine kurulduğu bir sistemde kültür gibi kırılgan ve savunmasız bir olgunun bu döngüden kurtulması beklenemez. Yalnız burada çarpıcı olan kültürün seçkinler değil daha çok kitleler tarafından bir kereliğine kültür olgusuna dönüştürülmesidir. Özünde seçkinci olan kültür dünyası, teknolojinin yaygınlaşması ve sosyal sınırların ortadan kalkması sebebiyle bu vasfını sürdürememekte, kültürün ontolojik alanı sürekli irtifa kaybetmektedir.

***

Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa tablosu kitle için anlık ve bir kereliğine tüketilen bir kültür nesnesidir mesela. İhtiyaç sahibi, anında dijital bir ortamda ona ulaşabilmekte, resim sanatının bütün değerlerinin dışında onu istediği forma sokmakta, sanatın ana ereklerinden birisi olan estetik temas aradan çekilmekte, o kişi, ressamı sadece popüler kültürün bir unsuru olarak görmektedir. Aynı durum Cemal Süreya’nın herhangi bir şiiri, Oğuz Atay’ın herhangi bir cümlesi, herhangi bir Avrupa şehrindeki tarihi bir yapı için de sonuna kadar geçerlidir. Meşhur köprünün önünde selfie çekildikten, şairin şiiri yalan yanlış paylaşıldıktan, romancının sözü dayanak olarak kullanıldıktan sonra amaca ulaşılmış olmaktadır. Bir tür kültürel yağma dönemini yaşıyor dünya. Kültürel kodlar hızla söndürülüyor, bu kodlar sayesinde sağlanacak ruhsal akış engelleniyor. Bir kereliğine işe yaramadıkça bir değer sonsuza kadar gündemden düşürülüyor.

Aynı durum politikacıların dilinde de geziyor. Konuşma metni yazarları adeta büyütme ve bulma kapasitesi çok gelişmiş büyüteçler ve makinelerle hangi konuda hangi sanatçı ne yapmış ne söylemiş onu buluyorlar, kesip yapıştırıp sonra da kitlelerin önüne salıveriyorlar. Bunca atıf, yüceltme, övgü ve anışa rağmen, bu yolla sanat ve kültür adına bir yolun açılmıyor olması yine bir kereliğine kültür meselesiyle ilgili. Çünkü kitle biliyor ki o orada ve o amaç için geçerli. Sonrası yok. İhtiyaç da yok zaten sonraya. Uykuları kaçıracak, hesapları alt üst edecek, dili düşünceyi hesaba çekecek, ruhumuzu inceltip hayatımızı güzelleştirecek kültüre ne gerek var ki…

Akıllı cep telefonu benzeri aletlerin, müzik, resim, sinema gibi görsel ve işitsel eserlere ulaşmakta kolaylık sağladığı, hayatımızı kolaylaştırdığı inkar edilemez. Televizyon dizileri, film uyarlamaları da bir dereceye kadar ilgiyi gündemde tutabilir. Ancak, unutulmaması gereken endüstriyel kültür çağında, medya planlaması, reklam ve tanıtım organizasyonlarıyla kültürü öznelere bir varoluş ve hayat memat meselesi olarak ulaştıramayacağımız, hazır gıdalar gibi alışkanlık yapıp sonra da büyük tembelliklere yol açacağımız unutulmamalı. Şiiri bir performans sanatı, şairi de bir kitle aktörü olmaktan öte düşünemez böylesi bir ortamda yaşayanlar. Görünme ve kendisini de tüketme tutkusu, Andy Warhol’un formüle ettiği ‘bir gün herkes 15 dakikalığına ünlü olacak’ sözü, yine kendisinin Campell çorbaları reklamında kullandığı kutular gibi çoğul aynılığı yani öznesel etkinsizliği doğuracaktır. Birbirine çok benzeyenlerin egemenliğine gidilir böylece.

***

Öznenin öznesel etkinsizliğe düştüğü bir dünyada, hiçbir ideal sonuna kadar sürdürülemez. Başta dini değerler olmak üzere bütün evrensel insani kanunlar, yeryüzünün her köşesinde üretilmiş kültür varlıkları daha güçlü olanın ya pazarladığı ya da kimi fanatiklerin kendisini yıkmaktan alamadığı nesnelere dönüşürler. Çağımızda felsefesiz, poetikasız ve ontolojisiz sanat ne yaratılabilir ne de yüksek bir değer olarak algılanabilir. Hatta çok eski çağlarda bugünkü değerlerin dışında yaratılmış sanat eserleri de korunamaz. Böyle olduğu için mesela Konya- Ereğli’de bulunan ‘İvriz Kaya Kabartması’ her tür popülist tahribata kolayca uğramakta, sanat, bir fotoğraflık kullanım itibarı görmektedir.

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.