Şimşek başarmalı

Taha Akyol

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek iktisat ilminin kavramlarıyla konuşuyor. Hatta Ak Parti’nin ‘mücadeleci’ dilinin dışında, objektif ve rasyonel bir dil kullanıyor.

Doğru dil kullanması, doğru başlangıç yapmış olması başarısının garantisi değil. Erdoğan’ın sürekli desteği lazım, bu da Şimşek’in yapmak isteyeceği reformları, mesela Merkez Bankası’nın yeni bir kadroyla bağımsız kılınmasını, faizin piyasaya bırakılmasını Erdoğan’ın içine sindirmesine bağlı.

Kavramlar meselesini ‘iktisat zihniyeti’ bakımından olağanüstü derecede önemli buluyorum, önce buna bakalım.

EKONOMİNİN TRAFİK İŞARETLERİ

Sayın Şimşek’in son tivitinde “yol gösterici ilkelerimiz” diyerek vurguladığı kavramlara bakalım:

Tutarlılık, hesap verebilirlik ve öngörülebilirlik

Acil önceliğimiz, ekibimizi güçlendirmek ve güvenilir bir program tasarlamaktır

Öngörülebilirliği artırmak için kurallara dayalı politika…

Önceki tivitinde de şöyle demişti:

Hedefe ulaşmada şeffaflık, tutarlılık, öngörülebilirlik ve uluslararası normlara uygunluk temel ilkelerimiz olacaktır. Türkiye’nin rasyonel bir zemine dönme dışında bir seçeneği kalmamıştır.”

Şimdi soralım: Türkiye’yi içine düştüğü iktisadi çıkmazdan düzlüğe çıkarması beklenen politikaların temeli olarak ifade edilen bu ilkeler “yerli ve milli” dir? Yoksa “gayri milli” midir? “İslami” midir, sağcı, solcu, Atatürkçü müdür?...

Hiçbiri değildir, bu sorular yanlıştır. Çünkü bu sorular “değerler” dünyamızla ilgilidir. Şimşek’in saydığı ilkeler ise “değerler” sahasının dışında, uzun asırların tecrübesiyle oluşmuş, objektif prensiplerdir. Bir bakıma ekonomiyi iyi yönetmenin trafik işaretleri.

EKONOMİDE İDEOLOJİ DİLİ

Şimşek’in saydığı “ilkeler” özellikle son beş yılda ne kadar “trafik ihlalleri” yapıldığını da gösteriyor. Mefhumu muhalifinden okunduğunda; rasyonel zeminden uzaklaşma, kural eksikliği, uluslararası normlara uyumsuzluk, zayıf ekipler, programsızlık, tutarsızlık…

İktidarın ilk on yılında, Kemal Derviş’ten devraldığı ekonomiyi AB sürecinin de katkısıyla Erdoğan başarılı bir şekilde büyütmüştü. Babacan ve Şimşek te o ekipteydi. Rasyonel ekonomi dili kullanan Erdoğan, mesela “faiz hayatın gerçeğidir” diyordu…

Sonra… 2018 Temmuz’unda CB sisteminde Berat Albayrak’ın başlattığı bir yola girildi. “Dış güçler, saldırı, İslam ekonomisi, kurtuluş savaşı, emperyalizm” gibi kavramların altında ekonominin trafik işaretleri silikleşti. Bu söylem seçimler kazandırdı ama bugünkü krizi hazırladı!

Sosyalist iktisatçı Oscar Lange, sosyalistlerin ekonomiyi “savaş kavramlarıyla” izah ettiklerini yazmıştı: Emperyalizmin kuşatmasını yarmak… proleteryanın üretim gücü falan gibi… Ne verimliliği artırdı ne inovasyonu, ne de ‘iktisadi hesap’ sorununun içinden çıkabildi… Çöktü.

Bizde de ideolojik dilin ekonomiyi getirdiği nokta belli; ortodoks iktisada, ekonominin trafik işaretlerine dönüş, “bunun dışında bir seçenek kalmamıştır.”

BAŞARILI OLMALI

Saygın iktisatçılarımızdan Durmuş Yılmaz, Şimşek’in "Acil önceliğimiz, ekibimizi güçlendirmek ve güvenilir bir program tasarlamaktır” sözünü alıntılayarak şöyle diyor:

Çok geç değil mi? Su köprüyü yıkalı çok oldu. Yazılacak reçeteye baz olacak doğru veri ortada yokken ekip güçlendirmekten, program tasarlamaktan söz ediyorsunuz. Başarılar.”

Evet, çok geç kalındı, hasar ve gereken ilacın acılık dozu çok arttı. Hasarı seçim ekonomisi büsbütün büyüttü. Yine de Şimşek başarılı olmalı elbette. Bu ülke bizim. Türkiye Putin’in erteleyeceği alacağa, Körfez’in “depo” edeceği paralara muhtaç olmaktan kurtulmalı.

Merhum Demirel 24 Ocak 1980 kararlarında merhum Turgut Özal’a nasıl müdahalesiz destek olduysa… Merhum Ecevit 14 Nisan 2001 kararlarında merhum Kemal Derviş’e, hiç olmazsa koalisyonda sorunlar çakana kadar, nasıl müdahalesiz destek olduysa, Erdoğan da Şimşek’e müdahalesiz destek olmalı.

Şimşek teknik ekonomiyle yetinmeyip hukuku ve özgürlükleri da kararlılıkla savunmalı

Uzun vadede umudum, iktisadi zihniyet alanında bir değişim yaşayabilmemizdir. Umuyorum ki “değerler”in coşkusuyla modern iktisadın trafik işaretlerini ihmal etmenin acı faturası kitlelere kurumların, kuralların, modern iktisadın ne kadar önemli olduğunu bir ölçüde de olsa öğretir.

Gelişmiş ülkelerde de krizler öğretici oldu, hatta iktisat biliminin kendisi krizleri bilimsel metotlarla tahlil ederek gelişti

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (105)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.