Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in, 30 Ekim'de Ankara'da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılmayacağının açıklanması, iki ülke arasındaki diplomatik gerilime ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Azerbaycan merkezli APA Haber Ajansı, 29 Ekim'de "Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Türkiye'ye neden gitmedi?" başlığıyla yayımladığı analizde, kararın yalnızca resmi program gerekçesiyle değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Ajans, Azerbaycan'daki başörtüsü tartışmalarının ardından Türkiye'den gelen eleştirileri hedef alırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın davetine rağmen Aliyev'in Ankara'ya gitmemesini iki ülke ilişkilerinde yaşanan son gelişmeler çerçevesinde değerlendirdi.
"TÜRKİYE'DE AZERBAYCAN'A KARŞI KİRLİ BİR KAMPANYA YÜRÜTÜLÜYOR"
APA'nın analizinde, Türkiye'de yaklaşık bir aydır Azerbaycan devletine, Cumhurbaşkanı Aliyev'e ve Azerbaycan halkına yönelik haksız bir kampanya yürütüldüğü ileri sürüldü. Bu sürecin aslında üç yıl öncesine dayandığını savunan ajans, tartışmaların merkezinde Azerbaycan'ın İsrail ile ilişkilerinin bulunduğunu belirtti.
Analizde, Türkiye'deki bazı siyasi ve toplumsal çevrelerin Azerbaycan'ın dış politika ve ekonomik ilişkilerini Ankara'nın beklentilerine göre şekillendirmesini istediği iddia edildi. APA, bu yaklaşımı Azerbaycan'ın bağımsızlığına yönelik bir müdahale olarak değerlendirerek, Bakü'nün Ankara'nın yörüngesinde kalması gerektiği düşüncesinin iki ülke arasındaki eşit egemenlik anlayışıyla bağdaşmadığını savundu.
Ajans, söz konusu yaklaşımın "Tek millet, iki devlet" ilkesinin de çarpıtılması anlamına geldiğini öne sürdü.
AK PARTİ VE İSLAMCI GRUPLARI HEDEF ALDI
Analizin en dikkat çekici bölümlerinden birinde doğrudan Türkiye'deki siyasi iktidar hedef alındı. APA, Türkiye'de Azerbaycan'a yönelik eleştirilerin özellikle AK Parti ve iktidara yakın muhfazakar sivil toplum örgütleri tarafından körüklendiğini iddia etti.
Türkiye'deki siyasi ve toplumsal kutuplaşmaya ilişkin sert değerlendirmelere yer verilen analizde, iktidarın radikal dindarlığı teşvik ettiği ve bu durumun toplumsal ilişkileri olumsuz etkilediği savunuldu.
Ajans, Türkiye'de Azerbaycan'ın Ankara ve İstanbul'daki diplomatik temsilcilikleri önünde altı protesto düzenlendiğini, bu gösterilerde Azerbaycan yönetimine yönelik ağır suçlamalarda bulunulduğunu belirtti.
"İRAN'DAN BEKLEDİĞİMİZ SALDIRI KARDEŞ TÜRKİYE'DEN GELDİ"
APA'nın analizinde Türkiye-Azerbaycan ilişkilerindeki gerilimin boyutunu ortaya koyan ifadeler de kullanıldı. Azerbaycan'ın geçmişte İran'dan beklediği türden bir tepkiyle kardeş olarak gördüğü Türkiye'de karşılaştığı savunularak, bunun Bakü açısından ağır bir hayal kırıklığı yarattığı ifade edildi.
Ajans, Türkiye'den gelen eleştirilerin geçmişte başka ülkelerle yaşanan anlaşmazlıklarda karşılaşılan tepkilerden daha ağır olduğunu ileri sürdü.
Analizde özellikle Azerbaycan'ın İsrail ile ilişkileri ve okullardaki başörtüsü uygulamasına yönelik tepkilerin organize bir kampanyaya dönüştüğü iddia edildi.
"ANKARA GEÇ HAREKETE GEÇTİ"
APA, Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetiminin yaşanan gerilime müdahale etmekte geciktiğini de savundu. Analizde, Türkiye'de Azerbaycan'a yönelik eleştirilerin giderek sertleşmesine rağmen resmi Ankara'nın uzun süre etkili bir tutum ortaya koymadığı ileri sürüldü.
Ankara'nın daha sonra attığı adımların da gerilimi azaltmakta yeterli olmadığı belirtilirken, sürecin zamanında yönetilmesi halinde ilişkilerin bu noktaya gelmeyebileceği görüşüne yer verildi.
Ajansa göre, yaşananlar Türkiye'de Azerbaycan'a yönelik olumsuz bir toplumsal atmosfer oluşturdu ve bu atmosferin ortadan kaldırılması kolay olmayacak.
ERDOĞAN'IN KATILMADIĞI ZİRVELERİ HATIRLATTI: DİPLOMASİDE KARŞILIKLILIK VURGUSU
APA, Aliyev'in Ankara'ya gitmeme kararını değerlendirirken Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmişte Azerbaycan'da düzenlenen bazı uluslararası toplantılara katılmadığını da hatırlattı. Ajans, Erdoğan'ın Temmuz 2024'te Şuşa'da gerçekleştirilen TDT gayriresmi zirvesine katılmadığını, Türkiye'yi toplantıda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın temsil ettiğini belirtti.
Aynı şekilde Erdoğan'ın Mayıs 2026'da Bakü'deki Dünya Kentsel Forumu'na ve 15 Ekim'de düzenlenen Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı Zirvesi'ne de katılmadığı hatırlatıldı.
APA, diplomatik ilişkilerde karşılıklılık ilkesinin önemine dikkat çekerek liderlerin her uluslararası toplantıya katılmasının zorunlu olmadığını vurguladı.
"ALİYEV'İN ANKARA'YA GİTMEMESİ DOĞRU KARAR"
Analizin sonuç bölümünde Aliyev'in Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne katılmamasının yerinde olduğu görüşü savunuldu. Ajans, iki ülke arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin devam edeceğini ancak devletlerin kendi ulusal çıkarlarını öncelemesinin doğal olduğunu belirtti.
Türkiye'deki son gelişmelerin Azerbaycan açısından bazı politikaların yeniden değerlendirilmesini gerektirdiği ifade edilen analizde, ikili ilişkilerde daha rasyonel bir yaklaşımın öne çıkmaya başladığı savunuldu.
Bununla birlikte Aliyev'in zirveye katılmamasının Azerbaycan'ın Türk Devletleri Teşkilatı'ndan uzaklaşacağı anlamına gelmediği de vurgulandı. APA, Azerbaycan'ın teşkilatın kurucu ülkelerinden biri olduğunu ve örgütün güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdüreceğini belirtti.
BAŞÖRTÜSÜ KRİZİNİN ARDINDAN GELDİ
APA'nın Türkiye'ye yönelik sert analizi, Azerbaycan'daki başörtüsü yasaklarına ilişkin tartışmalar nedeniyle Ankara ile Bakü arasında yaşanan gerilimin ardından yayımlandı.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın Azerbaycan yönetimini eleştirmesi üzerine Bakü'nün Ankara'dan Saral'ın görevden alınmasını istediği öne sürülmüş, Saral ise 26 Ekim'de görevinden alınmıştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Ekim'de Aliyev'i telefonla arayarak Ankara Zirvesi'ne davet etmişti. Ancak Azerbaycan yönetimi, Aliyev'in daha önceden planlanan FIFA U-15 Dünya Şampiyonası ve Festivali'nin kapanış törenine katılacağını açıklayarak Ankara'ya gelmeyeceğini duyurdu.
