Alman yazar Alexandra Cavelius'tan Çin toplama kamplarıyla ilgili ikinci kitap

Alman yazar Alexandra Cavelius'tan Çin toplama kamplarıyla ilgili ikinci kitap

Ekim ayında İsveç’te sığınmacı olarak yaşayan Sayragül Savutbaykızı ile ve Çin’in kamplarından çıkan 5 kişinin anılarına dayanarak belgesel roman niteliğinde olan ikinci kitabı 'China protokole' (Türkçesi Çin İle Protokol) Almanca olarak yayımlandı.

İnsani konulara duyarlılığı ile tanınan, Uygur Türklerinin samimi ve değerli dostu, Alman yazar Alexandra Cavelius, Çin'deki toplama kamplarından çıkan, kamp mağduru ve tanıkların anılarını kitaplaştırarak Çin’in Uygur bölgesinde yaşayan Türklere yönelik baskı, zulum ve soykırım iddialarını dünyaya duyurmaya devam ediyor.

Uyghur Haber ve Araştırma Merkezi'nde yer alan habere göre, Alman yazar Alexandra Cavelius, son bir yıl içinde Çin toplama kampı öğretmeni ve Çin'in baskı yaptığı iddia edilen ve tanık olan Kazakistanlı Sayragül Savutbaykızı’nın anılarını 'Die Kron Zeugın' adı ile yayımladı. Bu kitap daha sonra İngilizce, Fransızca ve İsveççe dillerine çevrilerek yayınlandı. Bu yılın Kasım ayında İstanbul’da Pegasus yayınlarınca Türkçe olarak 'İlk Tanık: Leyla' adı ile yayımlanmıştı.

TOPLAMA KAMPLARINDAN 5 KİŞİNİN ANILARINDAN ROMAN

Ekim ayında İsveç’te sığınmacı olarak yaşayan Sayragül Savutbaykızı ile ve Çin’in kamplarından çıkan 5 kişinin anılarına dayanarak belgesel roman niteliğinde olan ikinci kitabı 'China protokole' (Türkçesi Çin İle Protokol) Almanca olarak yayımlandı.

Savutbaykızı kitapta yer alan şu çarpıcı ve önemli ifadelerine de yer veriliyor:

''Çin’in toplama kamplarını kurmalarından amacı ve gerçek niyeti şudur: Doğu Türkistan’da yaşayan Müslüman Türk halklarına baskı, zulüm ve işkenceleri yaparak onları ebedi olarak bu dünyadan toptan yok etmektir. Bu suretle anavatanımızı sadece etnik Han Çinlilerinin yaşadığı bir Çin toprağı haline dönüştürmektir. Ayrıca Çin’in gerçek niyeti komşu Türkistan bölgesini sömürgeleştirerek işgal etmek ve 'Çin Rüyası' olarak ortaya attığı 'Bir Kuşak-Bir Yol' projesi ile tüm dünyayı ele geçirmek ve bu suretle cihana hakim olmaktır. Çinli işgalcilerin bu yönde ileriye dönük sinsi emellerini de bu kitapta anlatarak analiz etmeye çalıştım.''

Alman Yazar Alexandra Cavelius’un Türk halkına ve Doğu Türkistanlılara şu cümlelerle bir mesaj yolladı:

''Çin’in Doğu Türkistan’da 2017’den itibaren açtığı Çin tipi Toplama Kamplarından kurtulan 5 Uygur ve Kazak Kamp mağdurlarının uğradıkları baskı, zulüm ve işkenceler ile onların kamp anılarının yer aldığı bir kitap tarafımdan Almanca olarak kaleme alınmış ve Çin ile Protokol (Almanca China Protocole) adı ile yayımlanmıştır.

İLK KİTAP, BAŞ TANIK

Ben daha önce de Sayragul Savutbaykızı hanımın anılarını Dei Kror Zeign (Baş Tanık) adı ile kitaplaştırarak Almanca neşretmiştim. Son yazdığım ikinci kitap ise 'Çin ile Protokol' adlı kitabımda ise toplam 5 Uygur ve Kazak Kamp mağduru ve şahitlerinin kampta yaşadığı acımasız baskı, zulüm ve işkenceleri anlattım. Kitapta,Çin’in Türklere baskı ve zulmünü insani yönden özellikle öne çıkardım. Bunun yanında olanlar siyasi yönden de çok güçlü şekilde vurgulanmıştır. Doğu Türkistan Türklerinin kardeşleri ve dindaşları olan Türk milletine özellikle müracaat ediyorum.

KİTABIMIN GENİŞ KİTLELERE YAYILMASINDA DESTEK

Bunun yanında özellikle dünyanın değişik ülkelerinde yaşayan Uygurlar, Kazaklar ile ve onların kurdukları Sivil Toplum Kuruluşları ve çeşitli teşkilatlar, Uygurların çektiği baskı ve zulmü belgesel olarak anlatan bu kitabımın geniş halk kitlelerine duyurulması ve tanıtılması hususunda bize destek olsun. Kitabımın resimlerini yolluyorum. Bu not ve gönderdiğim resimleri medyada lütfen paylaşın. Uluslararası toplumun Çin’in baskı ve zulmü ile Uygurların dramatik durumu hakkında bilgilenmesine katkı sağlayarak hem kendi davanıza hem de kitabımın tanıtılmasına ve daha çok insan tarafından okunmasına destek ve yardımcı olun.

En önemlisi Şubat 2022’de Pekin’de yapılması düşünülen Kış Olimpiyatlarının boykot edilmesi yolundaki girişimler ve faaliyetler için bu kitabımı Çin Komünist yönetimine karşı bir kanıt ve silah olarak da kullanabilirsiniz. Kitap çok sayıda basılır ve geniş halk kitlelerine ulaşırsa (satış yaparsa) uluslararası toplumun Uygur meselesine olan bilgisi ve ilgisi ve duyarlılığı artacağını düşünüyorum. Ayrıca kitabım dünyanın bir çok dillerine de çevrilerek yayımlanması mümkün olabilir. Uygur bölgesinde yaşayan tüm Türk halkların bir an önce doğal insanı hakkı olan temel haklarına özgürlüklerine sahip olarak kendi vatanlarında huzurlu ve mutlu yaşamalarını yürekten temenni ediyorum. Kitabımın geniş halk kitlelerine duyurulması ve tanıtılması için yapacağınız katkı ve yardımlarınız için şimdiden teşekkür eder, hepinize iyi dileklerimi sunuyorum.''

Öne Çıkanlar
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN