Back To Top
Arap Birliği Zirvesi'nde Suriyeli mülteciler için geri dönüş çağrısı

Arap Birliği Zirvesi'nde Suriyeli mülteciler için geri dönüş çağrısı

 - Son Güncelleme: 20.01.2019 Pazar 15:14
Arap Birliği Zirvesi\'nde Suriyeli mülteciler için geri dönüş çağrısı
- A +

Arap Birliği'nin Beyrut'ta düzenlenen ekonomi zirvesinde bir konuşma yapan dönem başkanı Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, Suriyeli mültecilerin dönüşü için çağrı yaptı.

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, dönem başkanlığını yaptığı Arap Birliği'nin Beyrut'taki zirvesinde konuştu. Avn, Suriyeli mülteciler için ülkelerine dönüş çağrısı yaptı. Lübnanlı lider ayrıca, kalkınma ve yeniden inşa için bir Arap bankası kurulmasını önerdi.

Avn, Arap Ekonomi Zirvesi sonuç bildirgesinde Suriyeli mültecilerle ilgili çözüm önerilerinin bulunacağını söyledi. 

Suriye rejimi ve Hizbullah'a olan yakınlığıyla bilinen Avn, iki yıl önce de Fransız milletvekillerinden oluşan delegasyonu kabulünde yaptığı konuşmada "Suriye'de güvenli bölgeler olduğunu ve Lübnan'daki Suriyeli mültecilerin buralara gidebileceğini" söylemişti.

MİŞEL AVN KİMDİR?

Beyrut'un kenar mahallesinde, 1935'de fakir bir kasabın çocuğu olarak dünyaya gelen Avn, Maruni Hristiyan bir aileye mensup. Gençlik yıllarında orduya girerek sırayla ABD ve Fransa'da eğitim gören Avn, ülkesinin iç savaşla boğuştuğu 1980'de "Tuğgeneral" rütbesiyle Lübnan'a döndü. General Avn, ülkesinde giderek şiddetlenen iç savaşta taraflardan biri haline gelen orduda 1986 yılında Genelkurmay Başkanlığına kadar yükseldi.

Dönemin Cumhurbaşkanı Emin Cemayel, 1988'de görev süresi sona ermeden dakikalar önce ilan ettiği "geçici askeri hükümetin" başbakanı olarak Avn'ı görevlendirdi. Lübnan'da bu nedenle o dönem Avn'ın ve Sünni Selim el-Hus'un liderliğinde iki farklı hükümet ortaya çıktı.

19-01/20/grafik_2017_ocak_lubnan_avn_555.jpg

Avn, bu sırada iç savaştaki müttefiklerinden Falanjist milislerin oluşturduğu Maruni Hristiyan Semir Caca liderliğindeki Lübnan Güçleri'ne karşı da ayrı bir savaş başlattı. Bu yeni çatışma iç savaş sırasında ortak bir cephe halinde hareket eden Hristiyanlar arasında bir tür alt "iç savaş" çıkmasına ve çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesine yol açtı. Savaşın taraflarından Suriye ve Lübnanlı müttefikleri, Avn'ın başbakanlığındaki hükümete itiraz ederken Avn, savaştaki ana dış aktörlerden biri olan Suriye'ye karşı "Bağımsızlık Savaşı" ismini verdiği silahlı mücadele başlattı.

Lübnan iç savaşını on beş yılın sonunda bitiren Taif Anlaşması imzalandığı sırada Cumhurbaşkanlığı Sarayını askeri birlikleriyle işgal eden Avn, anlaşmayı tanımadığını ve yeni seçilen cumhurbaşkanını geçersiz saydığını duyurdu.

Suriye ordu birlikleri ve Lübnan Güçleri milisleri, Cumhurbaşkanlığı Sarayına karşı kara ve hava operasyonu başlattı. General Avn, Suriyelilerin "teslim ol" çağrısına uyarak Baabda Sarayı'ndan ayrılıp Beyrut'taki Fransız Büyükelçiliğine sığındı.

15 YIL SÜRGÜNDEN SONRA EVE DÖNÜŞ

Fransa'da sürgünde 15 yıl geçiren Avn'ın Lübnan'a dönmesi ve siyasi faaliyetlerine tekrar başlamasında eski başbakanlardan Refik Hariri'ye düzenlenen suikast belirleyici oldu.

Hariri'nin Şubat 2005'te bombalı saldırıda öldürülmesinin yol açtığı travma ve artan uluslararası baskılar üzerine Suriye, Lübnan'daki askeri varlığını geri çekti ve Fransa'da sürgünde olan Avn da Suriye güçlerinin çekilmesinden 11 gün sonra, 7 Mayıs 2005'te ülkesine döndü.

Avn, Lübnan'a dönüşünün ardından üniformasını çıkararak Özgür Yurtsever Hareketi'ni (ÖYH) kurdu ve sivil siyasete adım attı. ÖYH, kurulmasının ardından Mayıs 2005'te gerçekleştirilen seçimlerde, 21 milletvekili ile Maruni Hristiyanlar içinde en güçlü parti oldu.

HİZBULLAH İLE YAKINLAŞMA

Avn, 2006'da ülkede giderek daha da güçlü hale gelen Hizbullah ile bir mutabakat zaptı imzaladı. Bu anlaşmayla Avn, Hizbullah ve müttefiklerinin içinde yer aldığı 8 Mart Bloku'na en güçlü Hristiyan aktör olarak dahil oldu. Mutabakat zaptı, 2006'da İsrail ile giriştiği savaşla Lübnan'a yıkım getiren milis gücü Hizbullah'ın elini güçlendirerek, Lübnan devletini daha da zayıflattı.

İran ve Suudi Arabistan bölgesel çekişmesinin yerel aktörler tarafından yoğun şekilde karşılık bulduğu Lübnan'da Avn, Hizbullah ile imzaladığı anlaşmayla ülkesindeki çatışmada "resmen" İran-Suriye eksenine katıldı.

HİZBULLAH VE AVN HARİRİ HÜKÜMETİ DEVİRDİ

Lübnan'da 2011'e gelindiğinde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararıyla Hariri suikastını araştırmak üzere kurulan Uluslararası Lübnan Özel Mahkemesi'nin Hizbullah ve Suriye'ye yaptırım uygulama kararına hükümetin vereceği tepki iç siyasetteki gerilimi artırdı. Lübnan'da dönemin Başbakanı Saad Hariri'nin ABD Başkanı ile görüşmesi sırasında Avn ve müttefiki Hizbullah, 10 bakanla kabineden istifa etti ve hükümet devrildi.

Aylar süren müzakerelerin ardından Başbakan Necib Mikati'nin 2011'de kurduğu yeni hükümette Avn'ın partisi, 30 bakanlıktan 6'sını elde etti.

AVN'I BAABDA SARAYI'NA TAŞIYAN SÜREÇ

Avn, 2016'nın başında iç savaş zamanındaki siyasi rakibi Semir Caca'nın, daha sonra da Müstakbel Hareketi lideri Hariri'nin desteğini alarak 128 sandalyeli mecliste 83 oy alarak Lübnan'ın 13. Cumhurbaşkanı seçildi.

Mişel Avn, Lübnan'ın seçilen en yaşlı cumhurbaşkanı unvanını taşırken, sırasıyla hem Genelkurmay Başkanlığı hem Başbakanlık hem de Cumhurbaşkanlığı görevi yapan tek figür olma özelliği taşıyor.

 

X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN