Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) Sözcüsü Clare Nullis, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi’nin haftalık basın toplantısında küresel hava koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ağustos ayının Avrupa ve Kuzey Yarımküre’nin diğer bölgelerinde tatil sezonunun en yoğun dönemi olduğuna işaret eden Nullis, buna rağmen ulusal meteoroloji ve hidroloji servisleri ile acil durum ekiplerinin aşırı hava koşulları nedeniyle yoğun mesai yaptığını belirtti.
BATI AVRUPA’DA REKOR SICAK DÖNEM
Nullis, Copernicus verilerine işaret ederek, “Avrupa Birliği’nin (AB) Dünya Gözlem Programı Copernicus’a göre Batı Avrupa, kayıtlara geçen en sıcak haziran-temmuz dönemini yaşadı. Küresel olarak ortalama yüzey hava sıcaklığının sanayi öncesi tahmini temel değerden (1850-1900 ortalaması) 1,47 santigrat derece daha yüksek olmasıyla kayıtlara geçen en sıcak ikinci temmuz ayı yaşandı.” dedi.
Temmuz ayında deniz yüzeyi sıcaklıklarının da bu ay için şimdiye kadarki en yüksek seviyeye ulaştığını belirten Nullis, Batı Avrupa’daki bazı ülkelerin yaz mevsiminin dördüncü sıcak hava dalgasıyla karşı karşıya olduğunu ifade etti.
KURAKLIK YANGIN RİSKİNİ ARTIRIYOR
Aşırı sıcakların etkilerine değinen Nullis, “Yoğun ve uzun süreli kuraklık, tarım, nehir seviyeleri, ulaşım ve enerji üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip olmanın yanı sıra yangın riskini de artırıyor.” ifadelerini kullandı.
Japonya ve Güney Kore’nin geçen hafta rekor sıcaklıklarla mücadele ettiğini hatırlatan Nullis, Asya, Orta Doğu ve Latin Amerika’nın bazı bölgelerinde de olağanüstü sıcaklıkların görüldüğünü söyledi. Batı Afrika’nın bazı kesimlerinde ise şiddetli muson yağışları ve sellerin etkili olduğunu aktardı.
SEL VE HEYELAN UYARISI
Nullis, WMO’nun haftalık Küresel Hidrometeoroloji Tarama raporunda, “bu hafta Kuzeydoğu ve Batı Hindistan, Doğu Pakistan, Nepal, Bangladeş, Bhutan, Myanmar ve Güneydoğu Asya’nın bazı bölgelerinde ani sel ve toprak kayması riskiyle birlikte şiddetli ve yer yer çok şiddetli yağışlar konusunda da uyarıda bulundu.” diye konuştu.
Aşırı hava olaylarının güvenilir tahmin ve erken uyarı sistemlerinin önemini bir kez daha gösterdiğini vurgulayan Nullis, bu nedenle “Herkes İçin Erken Uyarılar” girişiminin WMO’nun en önemli öncelikleri arasında yer almaya devam ettiğini kaydetti.
