Uluslararası sağlık kuruluşları Nipah virüsünü yakından izliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), aşısı ya da doğrudan etkili bir tedavisi bulunmayan Nipah’ı öncelikli ve tehlikeli patojenler arasında sınıflandırıyor. İnsanlarda nadir görülmesine rağmen, bulaştığında ağır ve ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Enfeksiyonların büyük kısmı yarasalarla temas kaynaklı ortaya çıkıyor.
BELİRTİLER SİNSİ BAŞLIYOR
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’ne (CDC) göre Nipah enfeksiyonu çoğu zaman net olmayan şikâyetlerle başlıyor. İlk evrede ateş, baş ağrısı, kas ağrısı ve halsizlik gibi grip benzeri belirtiler görülüyor. Bazı hastalarda öksürük, nefes darlığı ve zatürreye varan solunum problemleri de tabloya eklenebiliyor.
EN AĞIR TABLO: BEYİN İLTİHABI
Virüsün en ciddi sonuçlarından biri ensefalit olarak bilinen beyin iltihabı. Bu komplikasyon, ilk belirtilerden günler ya da haftalar sonra bilinç kaybı, kafa karışıklığı, nöbetler ve komaya kadar ilerleyebiliyor. Bazı vakalarda menenjit geliştiği de bildiriliyor.
ÖLÜM ORANI DİKKAT ÇEKİCİ
Independent'ta yer alan habere göre, Nipah virüsünde ölüm oranı oldukça yüksek. Salgının seyrine göre yüzde 40 ile yüzde 75 arasında değişen fatalite oranları rapor edildi. Hayatta kalan kişilerde ise kalıcı nörolojik hasar, tekrarlayan nöbetler veya kişilik değişiklikleri gibi uzun vadeli etkiler görülebiliyor. Nadir durumlarda, beyin iltihabının aylar ya da yıllar sonra yeniden ortaya çıktığı vakalar da kayıtlara geçti.
NASIL BULAŞIYOR?
Nipah, hem hayvandan insana hem de insandan insana geçebilen zoonotik bir virüs. DSÖ’ye göre ana taşıyıcılar meyve yarasaları. İnsanlara bulaş; yarasa salgılarıyla kirlenmiş meyveler veya içeceklerin tüketilmesiyle gerçekleşebiliyor. İnsandan insana bulaş ise çoğunlukla enfekte kişilerin vücut sıvılarıyla yakın temas sonucu ortaya çıkıyor.
İLK KEZ NEREDE GÖRÜLDÜ?
Virüs ilk olarak 1999 yılında Malezya ve Singapur’da, domuz çiftliklerinde çalışan kişilerde tespit edildi. Bu salgın, Nipah’ın küresel ölçekte ciddi bir tehdit olarak kabul edilmesine yol açtı. Sonraki yıllarda özellikle Bangladeş ve Hindistan’ın bazı bölgelerinde tekrar eden vakalar bildirildi. Kerala eyaletinde 2018’de yaşanan salgın, ülkede geniş yankı uyandırmıştı. Filipinler’de de Nipah benzeri enfeksiyonlar raporlandı.
TEDAVİ YOK, KORUNMA HAYATİ
Nipah virüsü için şu ana kadar onaylanmış bir tedavi ya da aşı bulunmuyor. Uygulanan yöntemler, hastalığın yol açtığı belirtilerin kontrol altına alınmasına dayanıyor. Bu nedenle DSÖ ve diğer sağlık kuruluşları, önleyici tedbirlerin kritik önem taşıdığını vurguluyor.
UZMANLARIN ÖNERDİĞİ ÖNLEMLER
Yarasalarla temasın sınırlandırılması: Yarasa temasına açık meyvelerin iyice yıkanması veya kaynatılması, ısırılmış meyvelerin tüketilmemesi.
Hayvansal bulaşın önlenmesi: Hasta hayvanlarla temas sırasında koruyucu ekipman kullanılması.
İnsanlar arası bulaşın engellenmesi: Enfekte kişilerle yakın temastan kaçınılması, hasta bakımından sonra el hijyenine dikkat edilmesi.
Nipah virüsü, pandemi senaryolarına da ilham verdi. Özellikle 2011 yapımı Contagion (Salgın) filmi, yarasalardan insanlara geçen ölümcül bir virüs üzerinden benzer riskleri kurgusal bir dille anlatması nedeniyle sağlık çevrelerinde sıkça referans gösteriliyor.
