Trump, Putin ve Netanyahu, Orban’ı iktidarda tutmak için seferber oldu: Kötülük ittifakı

Trump, Putin ve Netanyahu, Orban’ı iktidarda tutmak için seferber oldu: Kötülük ittifakı

Halkın desteğini kaybeden Macaristan Başbakanı Orban’a seçim kazandırmak için ‘dünyanın kötüleri’ seferber oldu. Ukrayna’yı kana boğan Putin’den sonra Orta Doğu’yu ateşe veren ABD ile İsrail de harekete geçti. Trump İran savaşının en kritik aşamasında yardımcısı Vance’i Budapeşte’ye yollarken, Netanyahu da oğlunu Orban’ın seçim kampanyasında görevlendirdi.

Avrupa'da ‘aşırı sağ otokrasi’nin kalesi Macaristan'da 16 yıldır iktidarda olan Başbakan Orban, pazar günü yapılacak seçimlerde koltuğunu kaybetme riskiyle karşı karşıya. Anketlerde muhalefetin fark attığı Orban'a destek, Rusya Lideri Putin, ABD Başkanı Trump ve İsrail Lideri Netanyahu'dan geldi. 'Küresel aşırı sağ', benzeri görülmemiş bir 'kurtarma operasyonu' başlattı. Rusya, AB içinde veto gücü ve yaptırımları zayıflatma potansiyeli nedeniyle Orban'ın yardımına koşarken, ABD ve İsrail Budapeşte'ye çıkarma yaptı.

TRUMP VANCE’İ NETANYAHU OĞLUNU YOLLADI

İran savaşının en kritik aşamasında ABD Başkan Yardımcısı Vance apar topar Budapeşte'ye uçtu, iktidar partisinin mitinginde kürsüye çıkıp 'Orban’ın seçilmesi için her şeyi yapacağız' dedi. Vance’in telefonundan canlı olarak mitinge bağlanan Trump da Macar halkından mevcut başbakanın partisi için oy istedi. Ardından 'Gazze kasabı' Netanyahu da oğlu Yair'i göndererek, Trump gibi video mesajıyla Macar otokrata destek istedi. 16 yıllık iktidarı devirmeye en yakın isim olan Tizsa Lideri Magyar yapılanların ülkenin içişlerine müdahale olduğunu söyledi.

1004krt01a-tum.jpg

KÜRESEL AŞIRI SAĞIN ORBAN SEFERBERLİĞİ

Anketlerde eriyen Macaristan Başbakanı Viktor Orban için tam bir “küresel aşırı sağ kurtarma operasyonu” başladı. Trump telefonla oy istedi, Vance bizzat Budapeşte’ye gidip miting düzenledi, Netanyahu video mesaj gönderdi, oğlu Yair bile İslamofobik konuşmayla Orban’a destek verdi. Muhalefet “bu dış müdahale” diye isyan etti.

Macaristan’da 12 Nisan’daki kritik seçimler öncesi Başbakan Viktor Orbán, 16 yıllık iktidarının en zorlu sınavıyla karşı karşıya. Reuters ve AP’nin aktardığına göre merkez sağ Tisza Partisi’nin lideri Péter Magyar son anketlerde öne çıkarken, iktidar yorgunluğu, hayat pahalılığı ve yolsuzluk eleştirileri Orbán üzerindeki baskıyı artırdı. Bu tablo karşısında, Avrupa aşırı sağının simge isimlerinden biri haline gelen Orbán için Washington’dan Budapeşte’ye, oradan da İsrail sağından destek mesajları peş peşe geldi. Bu desteğin en dikkat çekici ayağı ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Budapeşte ziyareti oldu. Vance, seçimlere günler kala Macaristan’a giderek Orbán’a açık destek verdi, Avrupa Birliği’ni seçimlere müdahale etmekle suçladı ve Macar seçmene dolaylı değil doğrudan bir siyasi mesaj verdi. Vance’in katıldığı etkinlikte Donald Trump’ın telefonla bağlanarak Orbán için övgü dolu ifadeler kullandığı ve Macar seçmene destek çağrısında bulunduğu bildirildi. Bu tablo, Washington’un bir yabancı seçime alenen taraf olduğu tepkilerine ol açtı. İsrail cephesinden gelen destek de dikkat çekti. Netanyahu’nun, İran savaşı nedeniyle Budapeşte’deki Muhafazakâr Siyasi Eylem Konferansı’na fiziksel olarak katılamasa da video mesajla Orbán’a destek verdiği; oğlu Yair Netanyahu’nun ise etkinlikte sahneye çıkarak Macar lideri öven, göçmenler ve Müslümanlar hakkında sert ifadeler kullanan bir konuşma yaptığı aktarıldı. Böylece Orbán’a verilen destek yalnızca Amerikan sağından değil, İsrail’deki milliyetçi-sağ çevrelerden de görünür hale geldi. Muhalefet ise bu tabloya sert tepki gösterdi. Orbán’ın en güçlü rakibi olarak görülen Péter Magyar, seçimlerin Macaristan’ın yönü konusunda bir referanduma dönüştüğünü söylerken, dış aktörlerin devreye girmesini ülkenin egemenliğine müdahale olarak çerçeveliyor. Muhalefet çevreleri, Trump’ın telefon desteğini, Vance’in Budapeşte çıkarmasını ve Netanyahu cephesinden gelen desteği “küresel aşırı sağın Orbán’ı kurtarma hamlesi” olarak yorumluyor. Orbán yıllardır Avrupa’daki milliyetçi-popülist siyasetin en güçlü figürlerinden biri olarak görülüyordu; ancak bugün hem ekonomik sıkıntılar hem de Avrupa Birliği ile gerilim, iktidarını önceki seçimlere kıyasla çok daha savunmasız hale getirmiş durumda. Bu nedenle 12 Nisan sandığı, yalnızca Macaristan’ın değil, Avrupa’daki aşırı sağ blokun geleceği açısından da kritik bir sınav sayılıyor.

NATO’YA GRÖNLAND SOPASI GÖSTERDİ

ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşı sırasında yeterli destek vermediğini savunduğu NATO’ya sert çıktı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Beyaz Saray’daki görüşmesinin ardından Truth Social’dan paylaşım yapan Trump, “İhtiyaç duyduğumuzda yanımızda değillerdi, yine olmayacaklar. Grönland’ı hatırlayın” diyerek ittifaka hem sitem etti hem de Danimarka’ya bağlı ada üzerindeki emellerini yeniden gündeme taşıdı. Reuters ve AP’ye göre Trump, İran savaşı nedeniyle bazı Avrupalı müttefiklerin hava sahası ve askeri destek vermemesinden öfkeli. Wall Street Journal’ın aktardığına göre Beyaz Saray, savaşa destek vermeyen NATO ülkelerinden Amerikan askerlerini çekip daha uyumlu ülkelere kaydırmayı da tartışıyor. Trump’ın çıkışı, Washington’un NATO’ya bağlılığının yeniden sorgulandığı bir dönemde, Grönland restini de masaya sürerek transatlantik gerilimi yeni bir eşiğe taşıdı.

TRUMP’TAN PAPA’YA İRAN İÇİN GÖZDAĞI: DURDUĞUN YERİ İYİ SEÇ

ABD ile Vatikan hattında, İran savaşı nedeniyle yeni bir kriz iddiası gündemde. Reuters ve AP, Papa XIV. Leo’nun Trump’ın İran’a yönelik tehditlerini “gerçekten kabul edilemez” diye nitelediğini ve savaşa karşı daha sert bir tutum aldığını aktardı. Buna karşılık The Free Press ve başka yayınlarda, Pentagon’un üst düzey yetkilisi Elbridge Colby’nin Papa XIV. Leo’nun Washington temsilcisini Pentagon’a çağırarak Vatikan’ın savaş karşıtı tutumundan duyulan rahatsızlığı sert ifadelerle ilettiği öne sürüldü. İddiaya göre görüşmede Colby ve ekibi, Kardinal Christophe Pierre’e “Biz dünya gücüyüz, istediğimizi yaparız. Durduğunuz yeri iyi seçin” mesajı verdi. Beyaz Saray ise bu anlatımı “abartılı ve çarpıtılmış” diyerek reddetti. Aynı haberlerde Papa’nın, JD Vance’in ABD davetini geri çevirip 4 Temmuz’da Lampedusa’ya gitmeyi tercih ettiği bildirildi.

JOE KENT’TEN YENİ İDDİA: TÜRKİYE’YLE SAVAŞ İÇİN NATO’DAN AYRILABİLİRİZ

Donald Trump tarafından atanan ve İran savaşını eleştirerek istifa eden ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi eski Direktörü Joe Kent, Washington’un Orta Doğu politikasını sert bir dille eleştirdi. Kent, ABD’nin NATO’dan ayrılma ihtimalinin arkasındaki temel motivasyonun, Suriye’de yaşanabilecek olası bir Türkiye-İsrail çatışmasında İsrail’in yanında saf tutabilmek olduğunu öne sürdü. Kent’in iddiasına göre, ABD Suriye’deki seküler yönetimi devirerek yerine “El Kaide/IŞİD geçmişi olan” bir ismi getirdi ve bölgede hem “kundakçı hem itfaiyeci” rolü oynadı. NATO üyeliğinin, müttefik olan Türkiye’ye karşı İsrail’i destekleme noktasında engel teşkil ettiğini savunan Kent, ABD’nin müdahaleci politikasının “buna değmediğini” belirtti.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN