Uluslararası Af Örgütü, İran'da Ocak 2026'da yaşanan protestoların bastırılması sırasında meydana gelen ölümlerin ardından geçen altı aylık sürece ilişkin açıklama yayımladı.
Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Uluslararası Af Örgütü Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Direktörü Diana Eltahawy, protestolar sırasında güvenlik güçlerinin iki gün içinde ülke genelinde binlerce kişinin hukuk dışı şekilde öldürüldüğünü savunarak, uluslararası toplumun bugüne kadar etkili bir adalet mekanizması oluşturmadığını belirtti.
Eltahawy, "İran güvenlik güçlerinin iki gün içinde ülke genelinde binlerce erkeği, kadını ve çocuğu hukuk dışı bir şekilde öldürmesinden altı ay sonra uluslararası toplumun uluslararası adaleti sağlamak için hâlâ hiçbir somut adım atmamış olması bağışlanamaz. Bu eylemsizlik, öldürülenleri ve ailelerini adaletten yoksun bırakan ölümcül baskı döngüsünün kalıcılaşmasına hizmet ediyor ve gelecekteki katliamlar daha da kaçınılmaz hale geliyor." ifadelerini kullandı.
"İNSAN HAKLARI İHLALLERİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ"
İran'daki insan hakları ihlallerinin, ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik girişimlerin gölgesinde bırakılmaması gerektiğini ifade eden Eltahawy, İranlı yetkililerin muhalefeti bastırmak amacıyla hukuka aykırı şekilde ölümcül güç kullanımına başvurduğunu öne sürdü.
Eltahawy, "Dünya, protestoculara yönelik gitgide artan uluslararası hukuk suçları döngülerinin gözardı edilmesine veya savaşı sonlandırmak için kalıcı bir ABD-İran anlaşması sağlamaya dönük devam eden çabaların gölgesinde kalmasına izin vermemeli. İran yetkilileri, muhalefeti bastırmak ve cezalandırmak için defalarca ve hukuksuz şekilde kitlesel çapta kasıtlı olarak öldürücü güç kullanmalarından ötürü hiçbir sonuçla karşılaşmadı. Uluslararası toplumun, bu ciddi suçlara ilişkin uluslararası adaleti sağlayacak adımlar atmaması, İran yetkililerini 'düşman' olarak yaftaladıkları protestocuları ve muhalifleri hedef alarak, 'elleri tetikte' güvenlik güçlerinin başka kitlesel katliamlar işleyebileceği tehdidinde bulunma konusunda cesaretlendiriyor." dedi.
Uluslararası Af Örgütü'nün, İran'da cezasızlık krizinin devam ettiğini belirten Eltahawy, şu ifadeleri kullandı:
"İran’da sistemsel cezasızlık krizi devam ederken adalet beklentisinin olmadığı bir durumda, acil ve müzakereye kapalı bir öncelik olarak uluslararası ceza adaleti adımları izlenmelidir. Uluslararası Af Örgütü, uluslararası topluma ve BM üye devletlerine hitaben dile getirdiği, İran’ın insan hakları ve cezasızlık krizini öncelikli gündem olarak belirleme, İran hakkında bağımsız uluslararası adalet mekanizmasının kurulmasını destekleme ve BM Güvenlik Konseyi’ni İran’daki durumu Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taşımaya davet etme çağrılarını yinelemektedir."
İran'da protestolar büyüyor: Hamaney'den 'idam' tehdidi
PROTESTOLAR NASIL BAŞLADI?
Uluslararası Af Örgütü'nün aktardığı bilgilere göre protestolar, 28 Aralık 2025'te hızla yükselen enflasyon, temel kamu hizmetlerindeki aksaklıklar, suya erişimde yaşanan sorunlar, para birimindeki değer kaybı ve kötüleşen yaşam koşulları nedeniyle Tahran'da başladı. Kısa sürede ülke geneline yayılan gösteriler, insan hakları, özgürlük, demokrasi ve İslam Cumhuriyeti yönetiminin sona erdirilmesi taleplerini içeren geniş çaplı bir halk hareketine dönüştü.
Örgüt, İran güvenlik güçlerinin protestoları bastırmak amacıyla geniş çaplı ve hukuka aykırı güç kullandığını, ateşli silahlarla müdahalede bulunulduğunu ve uzun süreli internet kesintileri uygulandığını öne sürdü.
CAN KAYBINA İLİŞKİN FARKLI AÇIKLAMALAR
Uluslararası Af Örgütü'nün paylaştığı bilgilere göre İran Milli Güvenlik Yüksek Konseyi, 21 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamada protestolar sırasında 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.
İran Hakkında BM Özel Raportörü Mai Sato ise 16 Ocak'ta basına verdiği demeçte, güvenlik güçlerinin müdahaleleri sonucu en az 5 bin kişinin öldürüldüğünü ileri sürdü.
BASKININ SÜRDÜĞÜ İDDİASI
Uluslararası Af Örgütü, protestoların ardından İran'da kitlesel gözaltılar, zorla kaybetmeler, toplanma yasakları, hayatını kaybedenlerin ailelerine yönelik baskılar ve muhaliflere yönelik infazların sürdüğünü iddia etti.
Açıklamada ayrıca, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından yetkililerin "savaş koşulları" olarak tanımladığı dönemde baskının daha da yoğunlaştığı, siyasi nitelikli yargılamaların arttığı ve en az 44 kişinin idam edildiği öne sürüldü.
Uluslararası Af Örgütü, 18 Haziran'da ABD ile İran arasında imzalanan ve savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakerelerin sürdürülmesini öngören mutabakat metninde insan hakları, adalet ve mağdurların tazminine ilişkin hükümlerin yer almadığını belirterek bu durumun uluslararası toplum tarafından dikkate alınması gerektiğini savundu.

