Soma’da 13 Mayıs 2014’te maden çöktü 301 işçi, Ermenek’te 28 Ekim 2014’te maden çöktü 18 işçi, Şişli’de 6 Eylül 2014’te asansör düştü 10 işçi, Beşiktaş’ta 2 Nisan 2024’te gece kulübü yandı 29 işçi öldü... Liste uzayıp giderken yine maden kazalarıyla sarsıldık. Ankara’da maden çöktü 1 kişi öldü 4’ü ağır 12’si yaralandı. Saatler sonra Bilecik’te benzer kazada bir işçi ağır yaralandı. Bu konuda karnesi çok kötü olan Türkiye (nüfus oranına göre) hem kazalarda hem ölümlerde dünyada ilk üçte, Avrupa’da ise ilk sırada. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) raporlarına göre risk oranları ve kaza sayılarıyla alarm veren ülkeler arasındayız.
GÜNDE DÖRT, DÖRT SAATTE BİR İŞÇİ ÖLÜYOR
SGK’nın verilerine göre Türkiye’de 2002 ile 2025 yılları arasında 36 bin 480 işçi iş kazalarında can verdi. 2024’te bu sayı bin 908 iken 2025’te bin 944’te çıktı. Bu yılın ilk 7 ayında ise 44’ü çocuk en az bin 279 işçi hayatını kaybetti. Vahim tabloya dikkat çeken Yeni Parti Milletvekili Aşkın Genç, tablonun bu yıl günde altı, her dört saatte bir işçinin ölümü anlamına geldiğini söyledi. ‘Türkiye’de çalışmak ölüm nedeni olmaktan çıkarılmalı’ dedi ve ekledi: Bunlar sıradanlaştırılabilecek rakamlar değil. Her bir sayının arkasında yarım kalan bir hayat, önlenememiş bir iş cinayeti var. Taziyeler aynı ihmaller sürerken anlam taşımıyor.

HER DÖRT SAATTE BİR İŞÇİ ÖLÜYOR
Ankara ve Bilecik’teki maden faciaları Türkiye’deki acı tabloyu hatırlattı. Ankara Çayırhan ve Bilecik’te yaşanan göçüklerde 1 işçi hayatını kaybetti, 5’i ağır 13 madenci ise yaralandı. Peş peşe gelen iki ayrı maden faciası, Türkiye’nin iş kazası ve işçi ölümlerinde dünyada üçüncü, Avrupa’da ise birinci olduğu alarm veren karnesini yeniden hatırlattı. Bu acı tabloyu ‘Çalışmak ölüm nedeni olmaktan çıkarılmalı’ diyerek özetleyen Yeni Partili Aşkın Genç ‘Her dört saatte bir işçi ölüyor. İlk 7 ayda bin 279 işçi hayatını kaybetti’ dedi.
Soma’dan İliç’e, Zonguldak’tan Amasra’ya kadar tarihinde büyük maden faciaları ile sarsılan Türkiye, son iki günde meydana gelen iki maden kazası ile iş kazaları ve işçi ölümleri alanında acı veren sicilini yeniden hatırladı. Ankara’nın Beypazarı ilçesindeki Hırkatepe Mahallesi’nde bulunan Çayırhan Kömür İşletmeleri’nde meydana gelen göçükte işçi Erdi Kahveci hayatını kaybetti, 12 işçi yaralandı. Yaralılardan 4’ünün durumunun ağır olduğu öğrenildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında Maden Direktörü F.U., Maden İşletme Müdürü K.D., Maden Sektör Sorumlusu A.K. ve Maden Vardiya Amiri A.D.’nin de bulunduğu dokuz kişi gözaltına alındı. Yaralılar Beypazarı ve Ankara’daki hastanelere kaldırılırken, hayatını kaybeden Kahveci’nin cenazesi memleketi Bartın’a gönderildi. Saatler sonra Bilecik’te ise İnönü Mahallesi’nde bulunan bir iş yerinin maden sahasının döküm alanında göçük meydana geldi. Göçük altından çıkarılan bir işçinin durumunun ağır olduğu bildirildi. Yeni Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Çayırhan’daki facianın ardından İSİG Meclisi’nin verilerini değerlendirdi. İSİG’in Temmuz 2026 raporuna göre yılın ilk 7 ayında en az bin 279 işçi hayatını kaybetti. Ocak ayında 155, şubatta 129, martta 150, nisanda 190, mayısta 213, haziranda 228 ve temmuzda 214 işçi yaşamını yitirdi. Genç, 212 günde bin 279 işçinin hayatını kaybetmesinin yaklaşık her 4 saatte bir işçi ölümü anlamına geldiğini belirterek “Bunlar sıradanlaştırılabilecek rakamlar değil. Her bir sayının arkasında yarım kalan bir hayat ve önlenememiş bir iş cinayeti bulunuyor. Türkiye’de çalışmak ölüm nedeni olmaktan çıkarılmalıdır” dedi. İSİG’in güncellediği verilere göre 2025’in ilk 7 ayında bin 176 işçi hayatını kaybetmişti. Böylece 2026’nın aynı döneminde iş cinayetleri yüzde 8,8 arttı. Temmuzda 40 işçi trafik ve servis kazalarında, 38 işçi ezilme ve göçüklerde, 31 işçi ise yüksekten düşerek hayatını kaybetti. Bu üç neden, ay içindeki ölümlerin yüzde 50,9’unu oluşturdu.

7 AYDA 44 ÇOCUK YAŞAMINI YİTİRDİ
İSİG kayıtlarına göre 2026’nın ilk 7 ayında en az 44 çocuk işçi hayatını kaybetti. Temmuz ayında ölen 12 çocuğun 4’ü 14 yaşında veya daha küçüktü. 2025’te ise 94 çocuk işçi yaşamını yitirdi. 2024’te 71 olan çocuk işçi ölümü, geçen yıl yüzde 32,4 arttı. 2013’ten Temmuz 2026’ya kadar hayatını kaybeden çocuk işçi sayısı en az 880 oldu. TÜİK verilerine göre 15-17 yaş grubunda istihdam edilen çocuk sayısı da 2021’de 520 binden 2025’te 882 bine yükseldi. Dört yıldaki artış yüzde 69,6’ya ulaştı. Aynı yaş grubundaki istihdam oranı yüzde 14’ten yüzde 22,8’e çıktı. SGK’nın 2025 verilerinde iş kazası sonucu bin 944 ölüm yer alırken, İSİG aynı yıl en az 2 bin 105 iş cinayeti tespit etti. Çocuk ölümlerindeki fark ise daha belirgin. SGK tablolarında 18 yaş altında 22 ölüm bulunurken İSİG 94 çocuk işçinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
13 YILDA BİN 267 MADENCİ HAYATINI KAYBETTİ
İSİG Meclisi’nin ‘Maden İşkolu İş Cinayetleri’ raporuna göre 2013-2025 yılları arasında maden işkolunda en az 1.267 işçi hayatını kaybetti. Ölümlerin yaklaşık yüzde 70’i “göçük, ezilme” ile “zehirlenme, boğulma” nedenlerinde yoğunlaştı. Hayatını kaybeden madencilerin yüzde 68,2’sinin sendikasız olduğu belirtildi. Öte yandan Karaelmas İş Sağlığı ve Güvenliği Dergisi’nde Ağustos 2023’te yayımlanan, ILO verilerine dayanan ‘Türkiye’de ve Dünyada Maden Kazaları’ başlıklı makaleye göre, 2018’de madencilikte 100 bin işçi başına ölüm hızının Türkiye’de 44 olduğu, bu oranın ABD’de 14,1, Polonya’da 9,3 ve Avustralya’da 3,7 olarak kaydedildiği belirtildi. Türkiye’nin en büyük maden faciası ise 13 Mayıs 2014’te Soma’da yaşandı. Facia 301 işçinin hayatına mal oldu. Yeraltı kömür madenlerinde meydana gelen büyük kazaların başlıca nedenleri arasında grizu ve kömür tozu patlamaları, ani gaz püskürmeleri, göçükler, yangınlar, su baskınları ile nakliye ve mekanizasyona ilişkin sorunlar bulunuyor.

‘ÇALIŞIRKEN ÖLMEK İSTEMİYORUZ’
İş cinayetlerine ilişkin davalarda cezaların caydırıcılığı ve iş güvenliği denetimlerinin yetersizliği tartışmaları sürerken, Çayırhan’daki yeni facia Türkiye’de iş güvenliği sorununu yeniden gündeme taşıdı. Soma’ ve İliç maden faciasına ilişkin davada tutuklu sanık kalmazken, Davutpaşa’daki 21 kişinin öldüğü patlamada bina sahibi 2 kişi 5’er yıl hapis cezası aldı, bazı kamu görevlileri hakkındaki dava zaman aşımından düştü. Mecidiyeköy’de 10 işçinin öldüğü asansör kazasında ise verilen cezalar para cezasına çevrildi. Öte yandan Bakanlık önündeki eylemlerinin 13’üncü gününde Doruk Maden işçileri, hayatını kaybeden madenci Erdi Kahveci’yi andı. “Çalışırken ölmek istemiyoruz” sloganı attı. Başaran Aksu ise maden facialarında sorumluların cezalandırılmadığını savunarak, “Bir tane itibarı kıymetli adam ceza almıyor. Bağımsız yargıymış, ne bağımsız yargısı? Onlar kâr edecekler, biz öleceğiz” dedi.
