İsrail işgali altındaki Batı Şeria'da Filistinli çiftçiler, zeytin hasadı döneminde İsrailli sivil işgalcilerin artan saldırıları nedeniyle tarlalarına girmekte zorlanıyor. Washington Post'un bölgeden aktardığına göre Filistinliler, evlerine ve tarım arazilerine yönelik saldırılar karşısında nöbet tutarak yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.
Gazetenin Ramallah'ın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünden yayımladığı haberde, İsrailli sivil işgalcilerin saldırılarının yalnızca Filistinlileri değil, bölgede görev yapan gazetecileri, insan hakları aktivistlerini ve Avrupalı diplomatları da hedef aldığı anlatıldı.
16 Ekim'de yaşanan saldırıda Washington Post foto muhabiri Heidi Levine ağır yaralandı. Ancak köy sakinlerine göre uluslararası kamuoyunun dikkatini çeken bu olay, aylardır devam eden saldırıların son örneklerinden biriydi.
GAZETECİYİ YERDE DAKİKALARCA DÖVDÜLER: DÖRT OMURU KIRILDI
Washington Post'un haberine göre 16 Ekim Cuma günü onlarca İsrailli sivil işgalci, Ebu Felah yakınlarında zeytin hasadı yapan Filistinli çiftçilere, aktivistlere ve gazetecilere saldırdı. Üzerlerinde maske bulunan saldırganlar taş atarken bölgede silah sesleri duyuldu. Yaşanan kargaşada görev yapan Washington Post foto muhabiri Heidi Levine, toprak bir yolda yere düştü.
Üzerinde önünde ve arkasında "PRESS" (BASIN) yazılı yelek bulunan Levine, İsrailli sivil işgalcilerin saldırısına uğradı.
Görgü tanıklarının anlatımlarına ve olay yerindeki görüntülere göre saldırganlar, yerde yatan gazeteciyi tekmeledi ve sopalarla dövdü.
Levine'in yaklaşık 10 metre sürüklendiği, fotoğraf makineleri ve telefonunun alındığı belirtildi. Saldırıda gazetecinin dört omuru ve bir kaburgası kırıldı.
Olayı izleyen Filistinli Ehmeid Hamayel, gazetecinin çığlıklarının bir süre sonra kesildiğini ve öldüğünden endişe ettiklerini anlattı.
Levine, Filistinliler ve bölgede bulunan aktivistlerin müdahalesiyle saldırganların arasından kurtarıldı.
GAZETECİYE SALDIRIDAN BİR GÜN SONRA AVRUPALI DİPLOMATLAR HEDEF ALINDI
Washington Post'un haberinde, Ebu Felah'taki saldırının ardından 17 Ekim'de bu kez Avrupalı diplomatlardan oluşan bir heyetin hedef alındığı aktarıldı. Batı Şeria'daki Taybeh kasabası yakınlarında bulunan diplomatlar ve aktivistler, İsrailli işgalcilerin taşlı saldırısıyla karşılaştı.
Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde İbranice konuşan bir kişinin Fransa'dan gelen bir belediye başkanına yumruk attığı görüldü.
Gazeteciye ve Avrupalı diplomatlara yönelik saldırılar uluslararası tepkilere yol açarken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi başlangıçta olaylara ilişkin haberleri sorguladı.
Netanyahu'nun ofisi, zeytin hasadı döneminde İsrail'e ve Batı Şeria'daki Yahudi işgalcilere yönelik koordineli bir karalama kampanyası yürütüldüğünü savundu.
Ancak İsrail güvenlik makamları daha sonra olaylarla ilgili soruşturma başlatıldığını, iki işgalci ileri karakolunun yıkıldığını ve saldırılarla bağlantılı 10 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.
KÖYLÜLER GECE GÜNDÜZ NÖBET TUTUYOR
Washington Post'un haberinde, saldırıların yaşandığı Ebu Felah köyünde Filistinlilerin günlük yaşamlarının büyük ölçüde değiştiği anlatıldı. Köyün çevresindeki tepelerde İsrailli işgalciler tarafından kurulan üç yeni ileri karakol bulunuyor.
38 yaşındaki Filistinli aktivist Ehmeid Hamayel, işgalcilerin hareketlerini izlemek için komşularıyla birlikte nöbet tuttuklarını söyledi.
Hamayel ve 35 yaşındaki marangoz Raed Hamayel, tepelerdeki hareketliliği kontrol ederek köylülerin oluşturduğu WhatsApp grubuna bilgi veriyor.
Köylüler, işgalcilerin evlerine kadar ulaşmasından endişe ettikleri için 24 saat esasına göre nöbet sistemi oluşturmuş durumda.
Ehmeid Hamayel, işgalcilerin evlerine yönelik en az 12 saldırı girişiminde bulunduğunu belirtti.
UYURKEN ÜZERİNE BENZİN DÖKTÜLER
Gazetenin aktardığına göre Ebu Felah köyü, ekim ayında art arda saldırılara sahne oldu. 13 Ekim'de onlarca maskeli işgalci, köye taş atarak girmeye çalıştı. 14 Ekim Çarşamba günü ise gece saat 02.00 sıralarında köyün dış kesimindeki bir karavana kadar ulaşan saldırganların, yatağında uyuyan Filistinli çiftçi Nader Abu Murrah'ın üzerine benzin döktüğü bildirildi.
16 Ekim'de gazeteci Levine'in yaralandığı saldırı gerçekleşti. Ertesi gün de işgalciler aynı zeytinliklere geri dönerek çiftçileri taciz etti.
Washington Post, bu olayların köy sakinleri açısından istisna olmaktan çıktığını belirtti.
"BİR HAPİSHANEDE YAŞIYORUM"
Batı Şeria'nın Taybeh bölgesinde yaşayan Filistinli aileler de benzer güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya. 50 yaşındaki Hussain Kaabneh, ailesiyle birlikte zeytin hasadı yaparken saldırıya uğramaktan korktuğunu anlattı. Kaabneh ailesinin evine daha önce saldırıldığı, pencerelerinin kırıldığı ve araçlarından birinin yakıldığı belirtildi.
Aile, yeniden saldırıya uğramaları halinde kaçabilmek için araçlarını evden uzakta ve kolay ulaşılabilecek bir noktada tutuyor. Evlerinde dönüşümlü olarak uyuyan aile üyeleri, geceleri olası saldırılara karşı nöbet tutuyor.
Hussain Kaabneh'nin eşi Muntaha, yaşadıkları koşulları "Bir hapishanede yaşıyorum" sözleriyle anlattı.
ESKİ İSRAİLLİ GENERAL: HÜKÜMET SALDIRILARA GÖZ YUMUYOR
Washington Post'a konuşan eski İsrailli general Ilan Paz, Batı Şeria'daki işgalci şiddetinin daha önce görülmemiş bir düzeye ulaştığını söyledi. Batı Şeria'da bir piyade tugayına komuta etmiş ve bölgedeki İsrail sivil idaresinin başkanlığını yürütmüş olan Paz, yaşananlardan Netanyahu hükümetini sorumlu tuttu.
Paz, mevcut dönemi bugüne kadarki en kötü dönem olarak nitelendirerek hükümetin saldırıları önlemek için yetkilerini kullanmadığını savundu.
Özellikle 27 Ekim'de yapılacak İsrail seçimleri öncesinde işgalcilere yönelik müdahalelerin siyasi nedenlerle sınırlı kaldığını ileri sürdü.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ise işgalcilerin karıştığı suçlarda idari gözaltı uygulamasına başvurulmayacağını, kolluk görevinin polise ait olduğunu belirtti.
Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir de işgalciler arasındaki bazı gençlerin sınırı aşmış olabileceğini kabul etmekle birlikte, bölgedeki asıl mağdurların Yahudiler olduğunu savundu.
MART AYINDA ÜÇ FİLİSTİNLİ HAYATINI KAYBETMİŞTİ
Ebu Felah sakinlerine göre köy çevresindeki saldırılar 8 Mart'ta, yakındaki tepeye İsrailli işgalcilerin yerleşmesiyle başladı. Köylülerin anlatımına göre ilk saldırıda işgalciler zeytinlikleri ateşe verdi. Yangına müdahale etmeye çalışan Filistinlilerle çıkan çatışmada iki köylü başından vurularak yaşamını yitirdi.
Filistin Sağlık Bakanlığına göre üçüncü bir köylü de olaylara müdahale eden İsrail askerlerinin kullandığı göz yaşartıcı gazı soluması sonucu hayatını kaybetti.
O dönemde Batı Şeria'daki İsrail ordusunun komutanı Avi Bluth, saldırıları kabul edilemez olarak nitelendirmiş ve bu tür eylemlere sıfır tolerans gösterileceğini açıklamıştı.
Ancak köy sakinleri, ölümlerle ilgili kimsenin gözaltına alınmadığını ve saldırıların kısa süre sonra yeniden başladığını söyledi.
ZEYTİN HASADI ARTIK GÜVENLİK SORUNUNA DÖNÜŞTÜ
Batı Şeria'da Filistinli aileler için önemli bir geçim kaynağı olan zeytin hasadı, geleneksel olarak ailelerin bir araya geldiği bir dönemdi. Ancak 2023 yılından bu yana işgalci saldırıları ve İsrail ordusunun uyguladığı araziye erişim kısıtlamaları nedeniyle hasadın önemli ölçüde azaldığı belirtiliyor. Filistinli çiftçiler, saldırı riski nedeniyle son yıllarda zeytinliklerine ancak İsrailli ve uluslararası aktivistlerin eşliğinde gidebiliyor.
Hasada destek veren kuruluşlar arasında Amerikalı hahamların katıldığı insan hakları örgütleri ve İsrailli sivil toplum temsilcileri de bulunuyor.
Amerikan Yahudi insan hakları kuruluşu T'ruah'ın yöneticisi Jill Jacobs, Filistinli çiftçilere eşlik etmenin saldırıları kimi zaman önleyebildiğini ancak her zaman yeterli olmadığını söyledi.
Jacobs, Filistinlilerin kendi arazilerinde zeytin hasadı yapma ve yanlarında destekçiler bulundurma hakkına sahip olduklarını vurguladı.
Washington Post'un haberinin sonunda yeniden Ebu Felah köyüne dönülüyor.
Gazeteci Heidi Levine'in dövüldüğü noktaya giden Ehmeid Hamayel, yerde kalan eşyaları ve kullanılmış gaz fişeklerini gösterirken çevredeki yanmış çalılara dikkat çekiyor.
Köyün yakınındaki tepelere yeni sivil işgalci gruplarının geldiğini belirten Hamayel, durumlarını şu sözlerle özetliyor:
"Her gün, her gün. Etrafımız sarıldı."
