ABD Başkanı Donald Trump, 1 Mayıs'taki Truth Social paylaşımında AB menşeli binek ve ticari araçlara uygulanan gümrüğü yüzde 15'ten yüzde 25'e çıkaracağını açıkladı. ABD Başkanı, kararı AB'nin Turnberry ticaret anlaşmasına uymamasına bağladı. Böylece Trump, bir önceki haberimizde aktardığımız gibi Temmuz 2025'te vardığı çerçeveyi bir yıl dolmadan bozma yoluna gitti.
Uzmanlara göre Trump, hamlenin arkasındaki mantığı da bir mesaj vererek açıklamış oldu. Paylaşımında, AB menşeli araçların Amerikan topraklarındaki fabrikalarda üretilmesi halinde gümrük ödemeyeceğini hatırlattı. Hedef, dünya genelindeki üreticileri daha yüksek maliyete rağmen ABD'de üretim yapmaya zorlamak. Trump, halihazırda 100 milyar doları aşan yatırımla "çok sayıda" fabrikanın inşa halinde olduğunu öne sürdü.

"TÜM SEÇENEKLER MASADA"
Trump'ın kararı Brüksel'de sert bir yanıtla karşılandı. Ancak Avrupa Komisyonu önce ölçülü bir dil tercih etti. Komisyon sözcüsü, "Öngörülebilir ve karşılıklı yarar sağlayan transatlantik ilişkiye bağlılığımız sürüyor" dedi. Sözcü hemen ardından çıtayı yükseltti, "ABD ortak ticaret anlaşmasıyla çelişen adımlar atarsa AB'nin çıkarlarını korumak için tüm seçenekleri saklı tutuyoruz.".
Bu ihtiyatlı dilin aksine Avrupa Parlamentosu Ticaret Komisyonu Başkanı Bernd Lange, 2 Mayıs'taki resmi açıklamasında Trump'ın tutumunu "kabul edilemez" olarak nitelendirdi. SPD'li politikacı, ABD Başkanı'nın baskı kurmak için "gümrük çekicini yeniden kaldırdığını" söyledi.
Lange, asıl dikkat çekici mesajı ise AB'nin elindeki araçları sıralarken verdi. "Artık kapsamlı bir ticari savunma araçlarımız var" diyen Lange, üçüncü ülkelerin ekonomik zorlama önlemlerine karşı kullanılan Anti-Zorlama Aracı'na (ACI) doğrudan işaret etti. ACI, AB'ye baskı uygulayan ülkelere karşı gümrük, ithalat-ihracat kısıtlaması, kamu alımlarına erişim engeli ve fikri mülkiyet alanında yaptırım uygulama yetkisi tanıyor.
Lange asıl ihlalin ABD tarafından geldiğini de savundu. Washington'un çelik ve alüminyum içeren 400'ü aşkın ürüne, Turnberry'de mutabık kalınan yüzde 15 yerine ortalama yüzde 25 gümrük uyguladığını belirtti.

ALMAN EKONOMİSTLERDEN YORUMLAR
Siyasi cepheden gelen bu tepkiler, ekonomistler arasında tartışmayı da alevlendirdi. Tartışmada öne çıkan soru şuydu: AB hemen bir cevap mı vermeli yoksa temkinli olup, bekleyip görmeli mi?
Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü (IfW) Başkanı Moritz Schularick, Handelsblatt'a yaptığı açıklamada gümrük artışının Almanya'daki zayıf büyümeyi daha da baskılayacağını vurguladı ve "Etkiler kayda değer olur" dedi.
Alman Maliye Bakanı Lars Klingbeil'in baş danışmanı Jens Südekum ise daha temkinli bir yol önerdi. Südekum'a göre AB önce beklemeli çünkü Trump'ın büyük gümrük tehditlerini hızla askıya aldığı ya da geri çektiği biliniyor.
Ifo Enstitüsü Başkanı Clemens Fuest ise daha karamsar bir senaryo çizdi. Fuest, Bild gazetesine verdiği demeçte AB'nin de ABD ürünlerine gümrük getirmesi durumunda Almanya'nın 2026'da resesyonla karşılaşabileceğini söyledi.
Dik duruş çağrısı ise Alman Ekonomi Araştırmaları Enstitüsü (DIW) Başkanı Marcel Fratzscher'den geldi. Fratzscher, "Trump, Avrupa'nın sürekli geri adım atmasını zayıflık olarak kullanıyor. Federal hükümet ve Komisyon artık dik durmalı" ifadelerini kullandı.
OTOMOTİV SANAYİSİNDEN YARDIM ÇAĞRISI
Kriz doğrudan otomotiv sanayisini etkiliyor. Alman Otomobil Endüstrisi Birliği (VDA) Başkanı Hildegard Müller, yeni tehdidi "transatlantik ilişkiler için ağır yeni bir yük" olarak değerlendirdi. Müller, ek gümrüklerin hem Avrupa otomotiv sanayisine hem de ABD'li tüketicilere yüksek maliyet getireceği uyarısında bulundu.
VDA Başkanı, okları Brüksel'e de çevirdi. Müller, "Anlaşma her iki taraf için bağlayıcıdır. AB'nin de geçen yaz vardığı mutabakatın kendi bölümünü artık hayata geçirmesi gerekiyor" diyerek hızlı müzakere çağrısında bulundu.
TRUMP'IN VAADİ MAHKEMEYE TAKILDI
Trump'ın yeni hamlesi, ABD Başkanı'nın iç kamuoyunda zorlandığı bir döneme denk geldi. Gümrük politikasının vitrinindeki temettü sözü ise rafa kalktı. Trump Kasım 2025'te Truth Social'da "Yüksek gelirliler hariç herkese kişi başı en az 2 bin dolarlık temettü" vaadinde bulunmuş, Ocak 2026'da çeklerin "yıl sonuna doğru" gönderileceğini söylemişti.
Bu planı bozan ABD Yüksek Mahkemesi oldu. Mahkeme, 20 Şubat 2026'da Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası (IEEPA) kapsamındaki gümrükleri hukuka aykırı buldu. Karar, 166 milyar doların federal bütçeden ithalatçılara geri dönmesinin yolunu açtı. Tüketiciye doğrudan iade hakkı ise tanınmadı.
Gümrüklerin asıl yükünü taşıyan taraf da bu süreçte netleşti. Tax Foundation'a göre IEEPA gümrükleri 2025'te ortalama bir ABD hanesine 700 dolara mal oldu. Kiel Enstitüsü ise gümrük yükünün yüzde 96'sının ABD'li alıcılara yansıdığını tespit etti. Yeni araç fiyatları aynı dönemde ortalama yüzde 10,4 yükseldi.
Faturanın seçmene çıkması, anket sonuçlarına da yansıdı. Washington Post ve ABC News'in ortak anketine göre ara seçimlere altı ay kala katılımcıların yaklaşık yüzde 70'i Trump'ı dürüst ve güvenilir bulmuyor. Üçte ikisi ABD Başkanı'nın önemli kararları yeterince dikkatli tartmadığını, yüzde 54'ü ise güçlü bir liderlik sergilemediğini düşünüyor.
GÜMRÜK CEPHESİ GENİŞLİYOR
Bu iç baskıya rağmen Trump yönetimi gümrük cephesini daraltmak yerine genişletti. ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, 16 önemli ticaret ortağına yönelik Section 301 soruşturması başlattı. Çin, AB, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Meksika, Tayvan, Vietnam ve İsviçre hedef ülkeler arasında yer aldı. Soruşturma yaz aylarında yeni gümrüklere dönüşebilir.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise CNBC'ye verdiği demeçte küresel temel gümrük oranının bu hafta yüzde 10'dan yüzde 15'e çıkarılacağını açıkladı. Bu oran, 2025'te müzakere edilen AB-ABD anlaşmasındaki seviyeye denk geliyor.

YANITIN ADRESİ BRÜKSEL
AB'nin vereceği yanıtın zamanlaması ise kritik. IMD Business School'dan ticaret uzmanı Simon Evenett, BBC'ye verdiği demeçte Brüksel'in muhtemelen kararın resmi metnini görmeden tepki vermeyeceğini söyledi. Evenett, "Sosyal medya paylaşımı yasa değildir. Brüksel'in metni beklemesi gerek" dedi.
Avrupa'nın ticaret cephesindeki en yüksek sesli figürü ise son sözü söylemekte tereddüt etmedi. Lange, açıklamasını şu uyarıyla bitirdi, "Güven iyidir ancak keyfiliğe karşı yalnızca açık kurallar yardım eder. Yakın ortaklara böyle davranılmaz."

