Küresel finans devi Citigroup, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikası duruşuna dair sarsıcı bir analiz yayımladı. Citi Ekonomisti İlker Domaç imzalı raporda, Merkez Bankası'nın yılın ikinci Enflasyon Raporu ile birlikte vites yükselttiği ve "arka kapıdan" (informal) sıkılaşma adımlarını devreye soktuğu vurgulandı.
"DE FACTO" SIKILAŞMA: REPO İHALELERİ VE 300 BAZ PUAN
Ekonomim'in haberine göre analizde, TCMB’nin bir hafta vadeli repo ihalelerine ara vermesinin piyasa üzerindeki mekanik etkisi rakamlarla ortaya kondu. Resmi faiz değişmese de bu hamlenin piyasa faizlerini yukarı çektiği belirtilen raporda şu tespitlere yer verildi:
Fiili Sıkılaşma: Repo ihalelerinin durdurulması, piyasada fiili (de facto) olarak yaklaşık 300 baz puanlık bir faiz artışına eş değer bir daralma yarattı.
Geri Döndürülebilirlik Riski: Citi, bu tür örtülü adımların esneklik sağlasa da "geri döndürülebilir" doğası nedeniyle piyasadaki kalıcı güveni inşa etmekte zorlanabileceğine dikkat çekti.
"FAİZ İNDİRİMİ İÇİN ALAN KALMADI"
Nisan ayında yayımlanan Enflasyon Raporu'nun, savaşın yarattığı yeni küresel ekonomik gerçekleri yansıtan ilk resmi belge olduğunu belirten Domaç, tahminlerin yukarı yönlü revize edilmesinin para politikasında gevşeme beklentilerini sona erdirdiğini ifade etti. Rapora göre, yılın ikinci yarısında bir faiz indirimi yapılması mevcut enflasyonist baskılar altında rasyonel bir seçenek olmaktan çıktı.
REKABETÇİLİK VE KUR DENGESİ UYARISI
Citi raporunda, Türk lirasının seyri ve reel sektörün rekabet gücü arasındaki hassas dengeye de değinildi:
Kurun, enflasyon farkından daha yavaş hareket etmesi Türk mallarının küresel pazardaki rekabetçiliğini aşındırıyor.
İlker Domaç’a göre, kurdaki değer kaybı hızını piyasa güvenini sarsmadan yönetmenin tek yolu, bu süreci "yeni ve net bir faiz artırımıyla" desteklemekten geçiyor. Sadece kura müdahale etmenin veya örtülü sıkılaşmanın etkinliğinin sınırlı kalacağı uyarısında bulunuldu.
