Enflasyon hedefi 3 yılda 13 kez saptı

Enflasyon hedefi 3 yılda 13 kez saptı

Ekonominin 3 yıllık yol haritasını belirleyen ‘Orta Vadeli Program’da yıl sonu için hedeflenen enflasyon tahmini tekrar revize edilerek yüzde 16’dan 28.4’e yükseltildi. Bu son revizyonla birlikte enflasyon hedefi üç yılda 13 kez güncellenmiş oldu. Son bir yılda gerçekleşen 12.4 puanlık sapma ekonomi yönetimine ilişkin güven tartışmasını alevlendirdi.

Hükümetin yeni Orta Vadeli Programı’nda 2026 büyüme hedefi 3.8’den yüzde 3.3’e çekilirken, yıl sonu enflasyon beklentisi bir kez daha revize edildi. Merkez Bankası Enflasyon Raporları ile yıl içindeki farklı tahminler de hesaba katıldığında son üç yılda en az on üç farklı enflasyon hedefi açıklandı. Sürekli güncellenen tablo ekonomi yönetiminin piyasadan kopuk masa başı hedefler belirlediği eleştirisine yol açtı. Bu durum hem sermaye piyasaları hem de vatandaş açısından ‘güven sorunu’ oluştururken dezenflasyon sürecinde beklenen sonuçların henüz alınamadığının da göstergesi oldu.

SEÇİM EKONOMİSİNE GİDİŞ İŞARETİ

Ekonomistler OVP’yi değerlendirdi. Prof. Hakan Kara: Hala iyimser kalsa da en azından daha gerçekçi. Prof. Emre Alkin: Enflasyonla mücadelede daha uzun bir sürece işaret ediliyor. Dr. Altuğ Özaslan: Seçime kadar TCMB, faizleri yüzde 10 aşağı çekebilir. Sonrasında kademeli olarak musluklar açılır. Prof.Serap Durusoy: Nüfusun yarıdan fazlasının açlık sınırının altında ücret aldığı ülkede ‘gelir dağılımında iyileşme var’ demek gerçekliği görmezden gelmeye devam edildiğini gösteriyor. İris Cibre: Veriler seçim ekonomisine girildiğini gösteriyor.

SAVAŞTAKİ ÜLKELER BİZİM KADAR ETKİLENMEDİ

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, savaşın Türkiye’deki enflasyona doğrudan ve dolaylı etkisinin yaklaşık 7 puan olarak hesaplandığını açıkladı. Uzmanlar ise küresel verilere bakıldığında bu savunmanın geçersiz olduğunu kaydetti. Türkiye, savaşın doğrudan içinde olan Ukrayna ve Rusya’dan daha yüksek enflasyona sahip. Türkiye’nin ağustosta yıllık enflasyon verisi 31.5 iken Ukrayna’da 7.5, Rusya’da ise aynı dönem için 5.6 hedefi açıklandı. İsrail’de ise yıl sonu tahmini yüzde 2.5 olarak kaydedildi.

0709krt01a-tum.jpg

OVP’DE HEDEF KÜÇÜLDÜYÜK YİNE VATANDAŞA KALDI

Hükümetin yeni Orta Vadeli Programı’nda 2026 büyüme hedefi yüzde 3,8’den yüzde 3,3’e çekilirken, yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 16’dan yüzde 28,4’e yükseltildi. 2027’de yüzde 21, 2029’da yüzde 9 enflasyon hedeflenirken, ekonomi yönetimi üç yılda 2,1 milyon yeni istihdam ve 2,2 trilyon doların üzerinde milli gelir hedefliyor. Ancak yüksek fiyatlar, eriyen ücretler ve büyüyen hanehalkı borçları vatandaşın programdan ne zaman rahatlama sağlayacağını tartışmalı hale getiriyor.

Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasını belirleyecek 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programı (OVP) açıklandı. Programda 2026 yılı büyüme beklentisi yüzde 3,3’e çekilirken ekonominin 2027’de yüzde 4,2, 2028’de yüzde 4,6 ve 2029’da yüzde 5 büyümesi hedeflendi. Yeni OVP’nin en dikkat çekici başlığı ise enflasyon hedefindeki değişiklik oldu. Geçen yıl açıklanan programda 2026 sonu için yüzde 16 olarak öngörülen enflasyon, yeni programda yüzde 28,4 olarak belirlendi. 2027 için yüzde 21, 2028 için yüzde 12 ve 2029 için yüzde 9 enflasyon hedefleniyor. Verileri değerlendiren uzmanlar fiyat artışlarının daha önce öngörülenden çok daha uzun süre yüksek kalacağının kabul edildiğini dile getirdi. Ekonomi yönetiminin dezenflasyon sürecinin devam edeceğini ve enflasyonun program dönemi sonunda yeniden tek haneye indirileceğini savunduğuna da dikkat çekildi. Ancak bu değişiklik, dezenflasyon sürecinde beklenen sonuçların henüz alınamadığını da ortaya koydu. Ağustos 2026 itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 31,5 olarak kayıtlara geçti. Ekonomistler büyüme oranlarının yüzde 4-5 bandına çıkarılmasının enflasyonla mücadeleyi ikinci plana itebileceğini, politika önceliklerinde fiyat istikrarının geride kaldığını da eleştirdi.

TAHMİNLER DİKİŞ TUTMUYOR

2022’de OVP tahmini yüzde 9,8 iken gerçekleşme yüzde 64,3 civarında oldu. 2023’ün ilk OVP tahmini yüzde 8’di sonrasında 2023-2025 OVP’sinde yüzde 24,9’a çıktı ve gerçekleşme yüzde 64,8 olarak kayıtlara geçti. 2024’ün ilk OVP tahmini yüzde 7,6 olarak açıklandı. Sonraki programlarda yüzde 13,8 revize edildi. Tarihler 2025’i gösterdiğinde ilk OVP tahmini yüzde 9,9 oldu. Sonrasında sırasıyla yüzde 15,2, yüzde 17,5 ve yüzde 28,5’e çıktı. 2026: İlk OVP tahmini yüzde 16 olarak açıklandı. Yeni veri ise yüzde 28,4’e çıktı. Bunun yanında Merkez Bankası Enflasyon Raporları ile yıl içindeki farklı tahminler de hesaba katıldığında son üç yılda en az 13 farklı enflasyon hedefi ve tahmini ortaya çıktı. Bu tablo ekonomi yönetiminin enflasyon tahminlerinin ekonomik gelişmelere bağlı olarak ne kadar sık değişebildiğinin de en güzel göstergesi olarak yorumlandı. Uzmanlar, “Vatandaş açısından da bu tablo güven sorununu gündeme getiriyor. Çünkü hedefin 2029’da yüzde 9 olması tek başına hayat pahalılığının yüzde 9’a ineceği anlamına gelmiyor. Hedefin tutturulması ve bunun ücretlere, kiralara, gıda fiyatlarına ve diğer temel harcamalara yansıması gerekiyor. Enflasyonun yüzde 28,4’ten yüzde 21’e düşmesi, marketteki ürünlerin yüzde 7 ucuzlaması anlamına da gelmeyecek. Fiyatlar artmaya devam edecek ancak artış hızı yavaşlayacak. Örneğin bugün 100 lira olan bir ürünün fiyatı enflasyonun düşmesiyle yeniden 100 liraya dönmeyecek. Sadece daha önceki kadar hızlı zamlanmayacak. Bu nedenle vatandaşın satın alma gücünde gerçek bir toparlanma yaşanması için ücretlerin de fiyat artışlarının üzerinde artması gerekiyor” dedi.

SEÇİM EKONOMİSİ ELEŞTİRİSİ

Dr. Altuğ Özaslan, OVP’nin piyasa açısından kredibilitesinin düşük olduğunu ve programı bir “niyet beyanı” olarak gördüğünü belirtti. Kişi başına milli gelir ve büyüme hedeflerine dikkat çeken Özaslan, TL’nin reel değerlenmesinin 2027 sonuna veya seçimlere kadar sürebileceğini öngörürken, yeni yılda yaklaşık yüzde 25, seçim öncesinde ise yüzde 10-15 civarında ikinci bir asgari ücret artışı beklediğini ifade etti. Ekonomist İris Cibre Lostar ise verileri seçim ekonomisine giriş olarak okuduğunu söyledi. Lostar, “Büyüme, özel tüketim, istihdam ve bütçe gelir gider artışlarına bakıldığında, ekonomik aktivite canlanıyor ve TL’de reel değerlenme bir miktar daraltılıyor ama devam ediyor. Ben burada seçim ekonomisine giriş okuyorum. 2027 ortalama kur beklentisi 56.05 (2026 46.86) - artış beklentisi yüzde 19.61. İstihdamın artması, işsizliğin düşmesi bekleniyor. Dış ticaret açığında değişim beklenmiyor, bu yılla aynı, 105 milyar dolar ama ticaret hacminin GSYH oranının düşmesi bekleniyor. Bu da ihracatın büyümeye negatif katkı sağlayacağını açık ediyor. Bütçe açık artış oranı yüzde 46.8. Ama faiz hariç bütçe fazlası bekleniyor ve artış yüzde 69.4. Faiz hariç harcamalar yüzde 38. Faiz harcamaları yüzde 40.7, gelirler yüzde 37.5” ifadelerini kullandı. Büyüme oranlarının yüzde 4-5 bandına çıkarılmasının enflasyonla mücadeleyi ikinci plana itebileceği, politika önceliklerinde fiyat istikrarının geride kaldığı eleştirileri de ekonomistler tarafından dile getirildi.

SANAYİCİ SÜRECİ TAKİP EDECEK

Sanayi tarafındaki tablonun da daha temkinli olduğu gözleniyor. 2026 sanayi büyümesi tahmini yüzde 2,3’e çekildi. Ekonomi yönetimi, küresel ticaretteki yavaşlama, enerji maliyetlerindeki yükseliş ve bölgedeki savaşın Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini yeni tahminlerin temel gerekçeleri arasında gösterdi. Verileri değerlendiren Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, hedeflere ulaşmanın sanayi yatırımlarından geçtiğini söyledi. Ardıç, “Programın uygulama döneminde finansman, enerji, işgücü ve yatırım ortamına ilişkin adımların eş zamanlı ve kararlı biçimde hayata geçirilmesi önem arz etmektedir. OVP’nin başarısı; açıklanan hedeflerin sanayi yatırımlarına, üretim kapasitesine, verimlilik artışına, teknolojik dönüşüme ve ihracata ne ölçüde yansıdığıyla değerlendirilecektir. Ankara Sanayi Odası olarak, programın hedeflerinin somut uygulama araçlarına dönüştürülmesi sürecinde ilgili kurumlarımızla iş birliği içerisinde katkı sunmaya hazırız” diye konuştu.

DAR GELİRLİ ALIM GÜCÜNE BAKIYOR

Programda 2029 yılı için yüzde 5 büyümenin yanı sıra 2,2 trilyon doların üzerinde milli gelir ve yaklaşık 25 bin dolar kişi başına gelir hedefleniyor. Üç yıllık dönemde 2,1 milyon kişiye ilave istihdam sağlanması ve işsizlik oranının yüzde 8’in altına indirilmesi planlanıyor. Ancak milli gelirdeki artışın vatandaşın cebine aynı oranda yansıyıp yansımayacağı temel soru olarak ortada duruyor. Çünkü kişi başına milli gelir, toplumdaki gelir dağılımını ve hanelerin satın alma gücünü tek başına göstermiyor. Yüksek enflasyon döneminde özellikle ücret ve maaşların fiyat artışlarının gerisinde kalması, ekonomik büyümenin vatandaş tarafından hissedilmesini zorlaştırıyor. Bu nedenle yeni OVP’nin başarısı yalnızca büyüme ve milli gelir rakamlarıyla değil, gerçek ücretlerin ve alım gücünün nasıl değişeceğiyle de ölçülecek.

SAVAŞAN ÜLKELERDE BİLE ENFLASYON TÜRKİYE’DEN AZ

Türkiye’nin yeni OVP’sinde enflasyondaki başarısızlığı bölgedeki savaşa bağlanması, küresel verilere bakıldığında çok geçerli olmadığı ortaya çıkıyor. Buna göre, savaşta olan ülkeler de ciddi enflasyon yaşadı ama Türkiye’nin mevcut enflasyon düzeyiyle karşılaştırıldığında tablonun oldukça farklı olduğu görülüyor. Hatta bugün itibarıyla Türkiye, savaşın doğrudan içinde olan Ukrayna ve Rusya’dan dahi belirgin biçimde daha yüksek enflasyona sahip. Türkiye’de Ağustos 2026 enflasyon yüzde 31,5, Ukrayna 2026 yıl sonu tahmini yüzde 7,5 oldu. Rusya’da işe 2026 yıl sonu hedefi yüzde 5,6, İsrail’de ise 2026 yıl sonu tahmin yüzde 2,5 olarak bekleniyor. Uzmanlar, “Yeni OVP’nin kendisi, Türkiye’de savaş nedeniyle enerji, emtia, gıda ve ulaştırma maliyetlerinde ciddi baskı oluştuğunu söylüyor. Programda bu savaş kaynaklı etkinin Türkiye’nin enflasyonunda yaklaşık 7 puan civarında olduğu belirtiliyor. Türkiye’deki %30 civarındaki enflasyonun tamamını savaşa bağlamak mümkün değil” diye yorum yaptılar. Yıllardır yaptırım altında olan ve savaş nedeniyle bombaların yağdığı İran’da bile enflasyon çok da abartılı seviyelerde değil. 2026’daki ABD-İsrail–İran savaşı öncesinde İran’ın enflasyonu Şubat 2026’da yıllık %47,5’ti. Savaşın başlamasından sonra ise %77,2’ye çıktı. Ağustos 2026’da %84 civarına ulaştı.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN