Türkiye’de serbest fonlara yönelik yeni düzenleme süreci devam ederken, piyasanın bir sonraki adımı şimdiden tartışılmaya başlandı. Serbest fonlarda kurallar yeniden şekillenirken, gözler ABD’de yıllardır kullanılan kaldıraçlı ETF modeline çevrildi. Borsa İstanbul’un Mayıs 2025’ten bu yana kaldıraçlı ve ters endeksleri hesaplamaya başlaması da beklentileri güçlendirdi. BIST 100 Kaldıraçlı 2X ve BIST 30 Kaldıraçlı 2X gibi endekslerin hesaplanması, ileride bu endeksleri takip eden yatırım ürünlerinin oluşturulabileceği yorumlarına neden oluyor. Henüz Türkiye’de kaldıraçlı fonların çıkacağına ilişkin kesinleşmiş bir takvim bulunmuyor ancak piyasanın altyapısının oluştuğuna dikkat çekiliyor.
ABD’DE YILLARDIR UYGULANIYOR
ABD’de kaldıraçlı ETF’ler uzun yıllardır yatırımcıların kullanımında. Nasdaq-100’ün günlük hareketinin 3 katını hedefleyen TQQQ, çip hisselerinde SOXL, altın için UGL ve gümüşte AGQ bu ürünlerin bilinen örnekleri arasında yer alıyor. Model artık tek hisseye de uygulanıyor. Nvidia’nın günlük performansının 2 katını hedefleyen NVDL ve Tesla için TSLL bunlardan bazıları. Türkiye’de benzer ürünlerin BYF yapısıyla hayata geçmesi halinde yatırımcı, VİOP’a gitmeden borsada hisse alır gibi kaldıraçlı pozisyon alabilecek. Kaldıraçlı fonların en kritik özelliği günlük çalışması. BIST 30 bir günde yüzde 1 yükselirse 2X ürün yaklaşık yüzde 2 yükselmeyi hedefliyor. Ancak bu oran uzun vadede endeks getirisinin iki katı anlamına gelmiyor. Kaldıraç her gün yeniden dengeleniyor. Örneğin 100 liralık yatırım, ilk gün endeks yüzde 10 yükseldiğinde 120 liraya çıkıyor. Ertesi gün endeks yüzde 10 gerilediğinde 96 liraya düşüyor.
Endeks ise iki günün sonunda yaklaşık 99 seviyesinde kalıyor. Piyasa neredeyse başladığı yere dönerken yatırımcının para kaybetmesi, volatilite erimesinin etkisini gösteriyor. Bu nedenle güçlü ve istikrarlı trendlerde yüksek getiri sağlayabilen kaldıraçlı ürünler, dalgalı ve yönsüz piyasalarda yatırımcı açısından ciddi kayıplara yol açabiliyor.
VİOP’TAN KOLAY AMA BU DA RİSKLİ
Kaldıraçlı BYF’ler VİOP’tan farklı bir yapıya sahip. VİOP’taki teminat ve vade mekanizmasının aksine, Borsa Yatırım Fon’ları (BYF) borsada hisse senedi gibi alınıp satılabiliyor. Bu durum yatırımcı açısından erişimi kolaylaştırırken riski de artırabilir. Çünkü yatırımcı, vadeli işlem piyasasının teknik mekanizmalarıyla uğraşmadan kaldıraçlı pozisyon alabilecek. Kaldıraçlı fonların yaygınlaşması halinde ilk ürünlerin BIST 30 ve BIST 100 gibi geniş endeksleri, ardından altın, gümüş ve sektör endekslerini takip etmesi beklenebilir. Daha ileri aşamada ise ABD’deki modele benzer şekilde tek hisseye dayalı ürünler gündeme gelebilir. Kaldıraçlı fonların Türkiye’de yaygınlaşması halinde yatırımcının karşılaşabileceği en kritik soru ise ‘endeks yükseldi ben niye kaybettim’ olabilir. Çünkü 2X fon, endeksin uzun vadeli getirisinin iki katını değil günlük hareketini. İki katını hedefliyor. Bu nedenle kaldıraçlı ürünler “al ve unut” araçları olarak değil, günlük hareketi ve riski yakından takip edilmesi gereken yatırım araçları olarak öne çıkıyor. Serbest fon düzenlemesiyle başlayan dönüşüm, fon piyasasının son değişimi olmayabilir. Uzmanlar, Borsa İstanbul’da kaldıraçlı endekslerin hesaplanması ve dünyadaki ETF modelinin Türkiye’de karşılık bulabilecek olması nedeniyle piyasanın bir sonraki durağının kaldıraçlı BYF’ler olabileceğine işaret ettiğini bu nedenle yatırımcıların bu piyasanın işleyişini şimdiden araştırmasının yerinde olacağını tavsiye ediyor.
