Merkez Bankası, yılın dördüncü faiz kararını yüzde 37 olarak açıkladı. Döviz kurunu baskılamak için yüksek tutulan oranlar sanayiyi ve ticareti daralttı. Türkiye dünyada en yüksek faiz veren ülke sıralamasında ikinci. Sıralamada Venezüella yüzde 59 ile birinci olurken üçüncü sırada yüzde 35 ile Zimbabwe yer aldı. Yüksek faiz Hazine borçlanmalarında da maliyetleri artırdı. Yeni borçlanmalarda oran yüzde 41'in üzerine çıktı. Böylece enflasyonla mücadelede yüksek faturalar ödemek zorunda kalan vatandaşın gelecek dönemde de emeğinin faize gideceği netleşti.
EN ÇOK KAZANDIRAN YATIRIM ARACI
Düşük maaşlarla ayakta kalmaya çalışan asgari ücretlinin kazancı 5 ayda enflasyon karşısında 4 bin 663 lira, en düşük emekli aylığı da aynı sürede 3 bin 322 lira eridi. Bütçeden faize giden kaynak ise günlük ortalamada 8 milyar liranın üzerine çıktı. Paradan para kazananlar aynı süreçte faizdeki her bir 100 lirası için bin 500 lira para aldı. TÜİK, mayıs ayı verileri en çok kazandıran yatırım aracının 'faiz' olduğunu açıkladı. Uzmanlar, üretmeden tüketen, borçla büyüyen, denk bütçeden uzaklaşan bir ekonomide faizin uzun bir süre daha düşmeyeceğini kaydetti.

VATANDAŞ ENFLASYONA YENİLDİ FAİZCİ KAZANDI
Üretmeden tüketen, borçla büyüyen ekonomide yüksek faiz, parası olanı daha da zenginleştirdi. Parasını faize yatıranlar her bir 100 lira için günde 10 liradan 5 ayda 1500 lira para aldı. Aynı süre içerisinde her yüz liralık verginin de 23 lira 81 kuruşu faize gitti. Bu süre zarfında asgari ücretlinin maaşı 4 bin 663 lira, emeklinin 3 bin 322 lira eridi. 5 ayda bütçeden yani vatandaşın alın terinden faize giden günlük tutar da 8 milyar liraya ulaştı.
Yılın dördüncü faiz kararını açıklayan ve arka arkaya 3 kez faizleri değiştirmeyerek yüzde 37’de tutan Merkez Bankası, faizcilerin ekmeğine yağ sürdü. Türkiye dünya sıralamasında da yüzde 37 faizle en yüksek faiz veren ikinci ülke olarak kayıtlara geçti. Sıralamada Venezuella yüzde 58.91 birinci olurken üçüncü sırada yüzde 35 ile Zimbabwe yer aldı. Yüksek faiz, Hazine borçlanmalarında da maliyetleri artırdı. Yapılan yeni borçlanmalarda oran yüzde 41’in üzerine çıktı. Böylece enflasyonla mücadelede yüksek faturalar ödemek zorunda kalan vatandaşın gelecek dönemde de emeğinin faize gideceği netleşti. Düşük maaşlarla ayakta kalmaya çalışan asgari ücretlinin maaşı 5 ayda enflasyon karşısında 4 bin 663 lira, en düşük emekli aylığı da aynı süre içerisinde 3 bin 322 lira eridi. Ocak-mayıs döneminde Hazine gelirleri 6 trilyon 426 milyar lira olurken, giderler 7 trilyon 537 milyar liraya yükseldi. Toplam nakit açığı 1 trilyon 108 milyar lirayı aştı. Böylece bütçeden faize giden kaynak günlük ortalamada 8 milyar liranın üzerine çıktı. Paradan para kazananlar ise kolunu kıpırdatmadan 5 ayda faizdeki her bir 100 lirası için 1500 lira para aldı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Mayıs ayına ilişkin “finansal yatırım araçlarının reel getiri oranlarına göre de Mayıs’ta aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 0,35, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 1,38 oranlarıyla mevduat faizinde görüldü. Türkiye dünya sıralamasında da bu oranla 58.91 faiz veren Venezuella’dan sonra en yüksek faiz veren ülke oldu.
HAZİNE KASASINDAN GÜNLÜK 8 MİLYAR LİRA GİTTİ
Türkiye’nin merkezi yönetim bütçe gelirleri Mayıs’ta 1 trilyon 86,2 milyar lira, giderleri 1 trilyon 384,4 milyar lira olarak hesaplandı. Merkezi yönetim bütçesi, Mayıs’ta 298 milyar 223 milyon lira, Ocak-Mayıs döneminde de 1 trilyon 56 milyar 999 milyon lira açık verdi. Böylece bütçeden faize giden kaynak günlük ortalamada 8 milyar liraya yaklaştı. 2026 yılı merkezi yönetim bütçesinde faiz giderleri için toplam 2 trilyon 742 milyar lira ödenek ayrıldı. Söz konusu dönemde faiz için ödenen tutar 1 trilyon 262 milyar lira oldu. Aynı dönemde saniyede 406 bin 555 lira vergi öderken, bu ödediğimiz verginin saniyede 96 bin 781 lirası faize gitti. Yani her yüz liralık verginin 23 lira 81 kuruşu faize gitti. Bundan sonraki süreçte de kasadan faize 1 trilyon 480 milyar lira çıkacak. Bu paraların dar gelirli vatandaşın alın teriyle ödeneceğine vurgu yapan uzmanlar, AK Parti iktidarları döneminde faize ödenen toplam tutarın resmi bütçe raporları üzerinden yapılan hesaplamalara göre; bugünkü kur ve enflasyon değerine göre güncel karşılığının tam 27 trilyon 663 milyar Türk Lirası yani yaklaşık yaklaşık 600 milyar dolar olduğuna dikkat çekti. Ekonomistler de üretmeden tüketen, borçla büyüyen, denk bütçeden uzaklaşan bir ekonomide faizin düşmeyeceğini dile getirdi.
YÜK AZALMIYOR ARTIYOR
Borcu borçla kapatma telaşı içinde olan Hazine yılın ilk 5 ayında toplamda 12 sabit faizli senet ihalesi gerçekleştirdi. 11 ihalede oluşan faiz aralığı yüzde 33 ile yüzde 38,33 arasında oluştu. Son yapılan ihalelerde faizin giderek yükseldiği gözlendi. Haziran ayının ikinci haftasında yapılan ihalelerde ise oranların enflasyon hedefinin çok daha üzerinde olduğu gözlendi. Vadesi 2030 olan iki borçlanma ihalesinden birinin faizi yüzde 42,19 olurken değişken faizli tahvil ihalesinde faiz yüzde 46,28’e çıktı. Karar Ekonomi’ye konuşan ekonomistler bu verilerin enflasyonun daha da yukarıya çıkacağına işaret ettiğini dile getirdi. 3 yıllık enflasyon verilerine de değinen ekonomistler, “Haziran 2023-Mayıs 2024 dönemindeki resmi enflasyon yüzde 75,45 olmuştu. İkinci 12 aylık dönemin enflasyonu ise yüzde 35,41’e indi. Bu yılın mayıs ayı itibarıyla son 12 aydaki enflasyon ise pek değişmedi ve yüzde 32,61’de kaldı. Üç yılın birikimli toplamı da yüzde 215 oluyor. Özetle Türk halkına mutluluk diye vaat edilen oran, ine ine yüzde 40’tan yüzde 33’e indi, ama başlangıçta 100 olan genel fiyat düzeyi 315’e çıktı. Özetle ülkemiz son 3 yılda duman olmuş. Fiyat artış oranları yüzde 200 ile 700 arasında, bozuk madeni paraları geçtik, 10-20 liralar bile artık değersiz” ifadelerini kullandı.
