ABD ve İran arasındaki müzakerelerin sonuçsuz kalmasıyla Hürmüz Boğazı’nda tırmanan askeri ve siyasi gerilim, enerji piyasalarının ardından küresel hammadde tedarik zincirini de kırılma noktasına getirdi. Stratejik öneme sahip kükürt fiyatlarının ton başına 900 dolara yaklaşması ve sülfürik asit arzında yaşanan daralma; madencilik, gübre ve yüksek teknoloji sektörlerinde üretim krizini tetikledi.
TEMEL HAMMADDELERDE FİYAT VE ARZ KISKACI
Küresel ticaretin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlık, sanayinin temel taşlarından olan kükürt ve sülfürik asit piyasalarını doğrudan etkiledi.
KÜKÜRT VE SÜLFÜRİK ASİT: Kükürt fiyatları rekor seviyelere tırmanırken, Çin’in sülfürik asit ihracatını durdurma hazırlığında olması piyasadaki alarm seviyesini yükseltti. Bu durumun özellikle Endonezya’daki nikel üretimi başta olmak üzere bakır ve gübre sektörlerinde ciddi üretim aksamalarına yol açtığı belirtiliyor.
LME STOKLARINDA ERİME: Londra Metal Borsası (LME) depolarındaki stokların hızla tükenmesi, piyasadaki panik havasını büyüttü. Krizin etkileri sadece baz metallerle sınırlı kalmayıp alüminyum ve grafit piyasalarına da yansıdı.
HELYUM TEDARİKİ RİSK ALTINDA: Katar’da yaşanan üretim sorunları ve lojistik engeller, sağlık ve yüksek teknoloji sektörleri için vazgeçilmez olan helyum tedarikinde büyük riskler oluşturmaya başladı.
"ÜRETİM KİLİTLENEBİLİR" UYARISI
Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, Hürmüz üzerinden gelen kükürt, demir cevheri ve grafit gibi girdilerde yaşanacak en küçük aksamanın dahi tarımdan yüksek teknolojiye kadar geniş bir yelpazede üretimi kilitleyebileceği uyarısında bulundu.
Sürecin sadece bir enerji krizi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, "Bu tablo, küresel sanayi üretiminin her aşamasını etkileyen çok katmanlı bir hammadde krizine işaret ediyor. Yeşil dönüşümden gıda güvenliğine kadar belirleyici rol oynayan bu hammaddelerin fiyatındaki her hareket, ülkelerin ekonomik dengelerini doğrudan sarsıyor," ifadelerini kullandı.
MALİYETLERDE %11,3’LÜK ARTIŞ
S&P Global verilerine dayandırılan bilgilere göre, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler küresel madencilik maliyetlerini ortalama %11,3 oranında artırdı. Bu yükselişte, bölgedeki riskler nedeniyle fırlayan navlun (taşımacılık) bedelleri ve artan dizel fiyatları başrolü oynadı.
Türkiye özelinde ise durumun ciddiyeti ithalat verileriyle destekleniyor. Türkiye'nin toplam ithalatının yaklaşık %68'ini ara malların oluşturduğunu hatırlatan TMD Başkanı, Hürmüz’deki aksamaların doğrudan Türk sanayicisinin üretim maliyetlerine ve üzerindeki baskıya dönüştüğünü ifade etti.
TÜRKİYE İÇİN FIRSAT VE YATIRIM RİSKİ
Krizin derinleşmesi durumunda en büyük tehlikenin "yatırım iştahındaki azalma" olduğunu belirten Yılmaz, finansmana erişimin zorlaşabileceğine dikkat çekti. Ancak bu darboğazın Türkiye için bir fırsat penceresi de açabileceğini öngören Yılmaz, şunları kaydetti:
"Güvenli ve yakın tedarik arayışının arttığı bu dönemde Türkiye, sahip olduğu maden potansiyeliyle öne çıkabilir. Yerli maden arama ve üretim yatırımlarının hızla devreye alınması, bu küresel kriz döneminde ekonomik bağımsızlık açısından kritik bir önem taşıyor."
