Dünyanın nabzını tutan Ipsos’un 2026 yılı projeksiyonu, Türkiye’deki toplumsal ruh halinin ilginç bir ikileme sahip olduğunu gösteriyor. Araştırmaya göre, Türk toplumu makro ölçekli sorunlar karşısında eleştirel duruşunu korurken, bireysel ve ailevi düzlemde umudu elden bırakmıyor.
"SEÇİCİ İYİMSERLİK" DÖNEMİ BAŞLADI
T24'ün haberine göre, Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik, araştırmada ortaya çıkan bu tabloyu "Seçici İyimserlik" olarak tanımlıyor. Gedik’e göre bireyler; ekonomik dalgalanmalar, bölgesel çatışmalar ve küresel belirsizlikler gibi "kontrol edemedikleri" alanlarda karamsar bir tablo çiziyor. Buna karşılık aile, sosyal çevre ve iş hayatı gibi "etki edebildikleri" küçük dünyalarında motivasyonlarını korumaya çalışıyorlar.
Rakamlarla Toplumsal Bakış:
Ülke Genelinde Olumsuzluk: Katılımcıların %66’sı geçtiğimiz yılı Türkiye geneli için "kötü bir yıl" olarak nitelendirdi.
Kişisel Hayatta Denge: Aynı soru aile ve özel yaşam için sorulduğunda, olumsuzluk oranı %50’ye geriledi.
UMUT GRAFİĞİNDE 9 PUANLIK SIÇRAMA
Ekonomik verilere dair temkinli bekleyiş sürse de, genel beklenti düzeyinde bir toparlanma gözleniyor. 2026 yılının bir önceki yıla göre daha iyi geçeceğine inananların oranı, geçtiğimiz yıla kıyasla 9 puan artarak %60 seviyesine yükseldi.
Ancak bu umut, henüz cüzdanlara dair somut bir beklentiye dönüşmüş değil. Araştırmaya göre hem kişisel standartlarının hem de Türkiye ekonomisinin bu yıl düzeleceğini öngörenlerin oranı %25 seviyesinde çakılı kaldı. Bu durum, toplumun "manevi bir iyileşme" beklediğini ancak ekonomik toparlanma konusunda hala somut kanıt aradığını gösteriyor.
