Ortadoğu’daki savaşın petrol fiyatlarını hızla yukarı taşıması, Türkiye’de faiz beklentilerini de tamamen değiştirdi. Nisan ayında faiz indirimi ihtimali ortadan kalkarken, bankalar ticari kredi faizlerinde 5-6 puanlık sert artışa hazırlanıyor. Yeni haftayla birlikte kredi maliyetlerinde “yeni bir dönem” başlıyor. KARAR’a konuşan iş insanları, tüm iş dünyasının faiz oranlarının düşmesini beklerken yeniden artış sürecine girilmesini, gelecek karanlık şeklinde yorumladı. İş insanları, “Bizler kredi ile işleri çevirmeye çalışırken önce limitler azaltıldı. Ardından kredi verilmesi zorlaştırıldı. Şimdi de ‘kredi var ama faiz oranları yükselecek’ deniliyor. Ölümü gösterip, sıtmaya razı ediyorlar. Bu şartlarda özellikle KOBİ’lerin ayakta kalması zor. Çünkü maliyetler artıyor, satışlar ve siparişler azalıyor” dedi.
PARA DÖVİZDE PARK ETMEZ İSYANI
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB), resmi politika faizini değiştirmese de fonlama maliyetini yukarı çektiğini belirten iş insanları Merkez’in üst koridor kullanımıyla fiili faizin yüzde 40-41’e ulaştığını söyledi. Hürmüz Boğazı’ndaki risklerin petrolü 100 doların üzerine taşıdığına da vurgu yapan reel sektör temsilcileri, “Enflasyon beklentileri yeniden yükseldi. Zaten zorlu bir süreç bizi bekliyor. Özel sektörün dış borç kredi ödemeleri de var. Kimse döviz yükselecek diye kredi çekip parasını dövize park etmez. İş insanı dövize ihtiyacı olduğu için döviz alır. Ancak biz bankacıların kredi faizlerini yukarıya taşıma telaşında gerekçe olarak ucuza kredi çekip parayı dövize yatırma ihtimali üzerinden kredi faizlerini yükseltme eğilimi içinde olduğunu görüyoruz. Bu doğru bir yaklaşım olmaz. Münferit bir kaç örnek üzerinden geçmişte yaşanılan bu tecrübe tüm iş dünyasına mal edilemez. Böyle bir durum oluşur ve krediye yüksek faizler nedeniyle erişim zorlaştırılırsa kurunun yanında yaş da yanar” ifadelerini kullandı. İş insanları sektörleri yaşatmanın ve istihdama katkı sağlamanın öncelikli hedef olması gerektiğine de dikkat çekti.
KUR HAREKETİ ENFLASYONU BESLİYOR
Bankacılık kaynaklarına göre krediyle yaratılan likiditenin dövize kayması rezervleri de eritiyor. Ekonomistler ise “Kur artışı enflasyonu besliyor” diyor. Bu nedenle TCMB, kredi kanalını sıkılaştırarak döviz talebini kontrol altına almaya çalışıyor. Bunun kaçınılmaz bir süreç olduğunu belirten uzmanlar, “Fonlama maliyetleri arttı. 10 liraya aldığınızı 9 liraya satamazsınız. Sonuç olarak faizler yükselir. Bu kaçınılmaz. 22 Nisan’daki TCMB toplantısı kritik olacak. Piyasanın beklentisi faizin yüzde 37’de sabit tutulması. Ancak riskler artıyor. Faizlerin aşağıya gelmesi için savaşın bitmesi lazım. İran-ABD gerilimi azalırsa ve petrol fiyatları düşerse ancak o zaman sıkılaşma adımları kademeli olarak geri alınabilir. Ancak mevcut tabloda jeopolitik riskler yüksek ve enerji fiyatları baskı yaratıyor. Bu nedenle kısa vadede gevşeme ihtimali zayıf” öngörüsünde bulundu.
