ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü acımasız savaş, enerji ithalatçısı Türkiye'nin ekonomisinde sert rüzgarlar estiriyor. Artan ithalat maliyetleri, yabancı yatırımcı çıkışı ve Kapalıçarşı'daki döviz talebine karşı Merkez Bankası'nın (TCMB) Türk Lirası'nı savunmak için devasa altın rezervlerini eritmeye başladığı ortaya çıktı.
Uluslararası finans ajansı Bloomberg'in kulislere dayandırdığı "Yeni savunma kalkanı Londra'daki altınlar olacak" analizinin mürekkebi kurumadan, Ekonomist Uğur Gürses'ten piyasaları sarsan resmi veri ifşası geldi.
56 TON ALTIN SAHAYA SÜRÜLDÜ
TCMB analitik bilançosunu inceleyen Ekonomist Uğur Gürses, X (Twitter) hesabından yaptığı paylaşımla Merkez Bankası'nın piyasaya müdahale boyutunu gözler önüne serdi.
Gürses ilk paylaşımında, "Merkez Bankası bayram öncesi hafta 50 ton altını swap yaparak karşılığında dolar borç almış görünüyor. Altın mevcudu 50 ton azalmış..." ifadelerini kullandı. Ardından verileri daha da detaylandıran Gürses, tablonun vehametini şu sözlerle aktardı: "Daha ayrıntılı bilgiye bakınca tablo şöyle: 13 ve 20 Mart haftası, 35 ton altın swap yapılmış, 21 ton kesin satış yapılmış."
İNGİLTERE'DEKİ 30 MİLYAR DOLARLIK KASA
Gürses'in ortaya koyduğu bu "35 ton swap, 21 ton kesin satış" operasyonu, Bloomberg'in saatler önce yayımladığı raporla birebir örtüşüyor. Bloomberg, ismini gizli tutan kaynaklara dayandırdığı haberinde, TCMB yetkililerinin Londra piyasasında "altın karşılığı döviz swap" işlemleri yürütmek üzere görüşmeler yaptığını yazmıştı.
JPMorgan Chase & Co. ekonomisti Fatih Akçelik'in hazırladığı rapora göre; Türkiye'nin yaklaşık 135 milyar doları bulan devasa altın rezervinin 30 milyar dolarlık kısmı halihazırda İngiltere Merkez Bankası'nda (Bank of England) tutuluyor. Merkez Bankası'nın, lojistik kısıtlama olmaksızın döviz müdahalesi yapabilmek için Gürses'in bahsettiği bu operasyonları doğrudan Londra'daki bu rezervler üzerinden yürüttüğü değerlendiriliyor.
SAVAŞIN EKONOMİYE BASKISI ARTIYOR
Ekonomi yönetimini bu denli agresif bir rezerv satışına iten ana etken ise İran savaşının tetiklediği maliyet enflasyonu. Petrol varil fiyatının kriz öncesi 70 dolar seviyelerinden savaşla birlikte 100 doların üzerine fırlaması, şubat ayında yüzde 31,5 olan enflasyonla mücadele planlarını riske attı.
Türk Lirası'nın hızlı değer kaybını önlemek isteyen TCMB'nin "savunma maliyetleri" sadece altınla da sınırlı kalmadı. Bloomberg'in kaynaklarına göre, TCMB son haftalarda kasasındaki yaklaşık 16 milyar dolar değerinde ABD Hazine tahvilini de elden çıkardı. Ocak sonu itibarıyla 17 milyar doların altına gerileyen ABD tahvili stoku, TCMB'nin likidite yaratmak için tüm tuşlara bastığını gösteriyor.
KAPALIÇARŞI'DA PRİMLİ SATIŞ, DOLAR 44.35'TE
Yabancı yatırımcıların 13 Mart haftasında Türk devlet tahvillerinden rekor hızda çıkış yapması, iç piyasadaki stresi de artırmış durumda. Kapalıçarşı'daki döviz tüccarlarının doları bankalararası kura kıyasla daha yüksek (primli) fiyatla satması, sokağın dövize yöneldiğinin en büyük işareti olarak yorumlanıyor.
Merkez Bankası mart ayı başında politika faizinden (yüzde 37) fonlamayı durdurarak dolaylı yoldan faizi yüzde 40'a çekmiş olsa da, piyasalar önümüzdeki ay için en az 100 baz puanlık net bir faiz artırımı daha bekliyor. Tüm bu altın takaslarına ve tahvil satışlarına rağmen Dolar/TL kuru, salı günü itibarıyla İstanbul piyasasında 44.35 seviyelerinde işlem görmeye devam ediyor.
Merkez Bankası bayram öncesi hafta 50 ton altını swap yaparak karşılığında dolar borç almış görünüyor.
— Uğur Gürses ???? (@ugurses) March 26, 2026
Altın mevcudu 50 ton azalmış...

