Prof. Dr. Demiralp’ten siyasi şok uyarısı: Finansal piyasalar kontrol edilebilir ama kalıcı hasar kaçınılmaz

Prof. Dr. Demiralp’ten siyasi şok uyarısı: Finansal piyasalar kontrol edilebilir ama kalıcı hasar kaçınılmaz

Ekonomist Prof. Dr. Selva Demiralp, siyasi şokların ekonomi üzerindeki etkisini değerlendirdi. Piyasalarda ilk anda büyük dalgalanma görülmemesinin maliyet olmadığı anlamına gelmediğini belirten Demiralp, siyasi risklerin Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelesini zorlaştırdığını ve yüksek faizin daha uzun süre devam etmesine yol açtığını söyledi.

Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selva Demiralp, Bloomberg HT yayınında Türkiye ekonomisinde siyasi şokların etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Finansal piyasalarda kısa vadede sınırlı hareket görülmesinin, siyasi gelişmelerin ekonomi üzerinde maliyet yaratmadığı anlamına gelmeyeceğini belirten Demiralp, bu tür şokların özellikle uzun vadeli makro göstergeler üzerinde kalıcı hasar oluşturabildiğine dikkat çekti.

“PİYASALAR ALIŞTI DEMEK DOĞRU SONUÇ DEĞİL”

Demiralp, son dönemde yaşanan siyasi gelişmelerin ardından borsa ve kurda sınırlı hareketler görülmesinin bazı çevrelerde “piyasalar artık alıştı” şeklinde yorumlandığını belirtti.

Bu değerlendirmenin eksik olduğunu söyleyen Demiralp, “Türkiye ekonomisinin direnci olduğu doğru. Fakat bundan çıkacak sonuç, bu tür siyasal şokların ekonomik bir maliyeti olmadığı sonucu olmamalı” dedi.

“FİNANSAL PİYASALAR KISA VADEDE KONTROL EDİLEBİLİR”

Demiralp, finansal piyasaların kısa vadede kamu müdahaleleriyle kontrol edilebildiğini ifade etti.

Kur, borsa ve faizlerde gerektiğinde kamu alımları ya da politika araçlarıyla denge sağlanabildiğini belirten Demiralp, asıl etkinin uzun vadeli göstergelerde ortaya çıktığını söyledi.

Demiralp, “Finansal piyasalar kısa vadede rahat bir şekilde kontrol edilebiliyor. Ama uzun vadeli etkilere, yani makro göstergelere baktığımız zaman çok kalıcı bir hasar yaratabildiğini görebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

İŞSİZLİK VE ENFLASYON ÖRNEĞİ

Demiralp, Türkiye ekonomisindeki kalıcı hasarı işsizlik ve enflasyon göstergeleri üzerinden örneklendirdi.

Son 20 yılda işsizliğin yüzde 8’in altına düşmediğini hatırlatan Demiralp, 2018 sonrasında da enflasyonun yüzde 20’nin altına inmediğini söyledi.

Bu tablonun, siyasi risklerin ve kurumsal erozyonun ekonomide yalnızca anlık değil, yapısal etkiler de yarattığını gösterdiğini belirtti.

“SİYASİ ŞOK BEKLENTİ YÖNETİMİNİ ZORLAŞTIRIYOR”

Demiralp, siyasi şokların Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelesini de zorlaştırdığını vurguladı.

Merkez Bankası’nın faiz artırarak talebi baskılamaya çalıştığını belirten Demiralp, bu politikanın başarılı olabilmesi için beklentilerin de aşağı çekilmesi gerektiğini söyledi.

Ancak siyasi şokların devreye girmesiyle genel bir karamsarlık ortamı oluştuğunu ifade eden Demiralp, bunun enflasyon beklentilerini yukarı çektiğini belirtti.

“MERKEZ BANKASI FAİZİ DAHA UZUN SÜRE YÜKSEK TUTMAK ZORUNDA KALIYOR”

Demiralp’e göre siyasi riskler nedeniyle beklenti yönetimi bozulduğunda, Merkez Bankası enflasyonla mücadelede daha fazla faiz silahına yaslanmak zorunda kalıyor.

Bu durumda sıkı para politikasının süresinin uzadığını söyleyen Demiralp, “Merkez Bankası beklentileri arkasına alamadığı için ve yabancı sermayeyi arzu ettiği gibi getiremediği için sadece faizle, sadece talebi baskılamak üzerinden gelen bir politika fazla mesafe alamıyor” dedi.

“SİYASİ RİSK EKONOMİK KAZANIMLARI TÖRPÜLÜYOR”

Prof. Dr. Demiralp, siyasi risklerin özellikle yargı bağımsızlığı ve kurumsal bağımsızlık konularında soru işaretleri yarattığında ekonomik maliyetin daha belirgin hale geldiğini söyledi.

Demiralp, “Siyasi risk, kurumsal bağımsızlık üzerine bir tehdit olduğu için ister istemez çok somut bir şekilde ekonomiyi, ekonomik kazanımları törpülemek suretiyle Türkiye ekonomisine maliyet yaratıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Demiralp’in açıklamaları, siyasi gelişmelerin yalnızca piyasa fiyatlamaları üzerinden değil, enflasyon beklentileri, sermaye girişi, faiz politikası ve kurumsal güven üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN