Son dönemde artan icra takiplerinde, borçluyla hukuki ilişkisi bulunmayan üçüncü kişilere ve bankalara gönderilen İİK 89/1 haciz ihbarnameleri yeni bir tartışma konusu yarattı. Hukuk kulislerinde, yasal itiraz sürelerini kaçıran vatandaşların ve kurumların asıl borçlu statüsüne düşerek mağduriyet yaşadığı ifade ediliyor. Sürecin teknik boyutlarına dikkat çeken Avukat Gizem Gonce, özellikle yedi günlük kritik sürenin kaçırılmasının üçüncü kişiler açısından telafisi güç hak kayıplarına yol açabileceği konusunda kamuoyunu uyardı.
89/1 HACİZ İHBARNAMESİ SÜRECİ
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 89. maddesi, borçlunun üçüncü kişilerdeki hak, alacak veya mallarının tespit edilerek haczedilmesini düzenliyor. Hukuki sürecin sorunsuz işlemesi ve mağduriyet yaşanmaması adına kanunda belirlenen itiraz aşamaları şu şekilde işliyor:
89/1 Aşaması: Üçüncü kişiye veya bankaya gönderilen ilk tebligat olup, tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük yasal itiraz süresi bulunmaktadır.
89/2 Aşaması: İlk ihbarnameye süresinde itiraz edilmemesi halinde kanuni şartlar çerçevesinde gönderilen ikinci ihbarnamedir ve yine 7 günlük itiraz hakkı tanır.
89/3 ve Dava Aşaması: İkinci ihbarnameye de sessiz kalınması durumunda gönderilir; bu aşamada üçüncü kişinin 15 gün içinde menfi tespit davası açması veya ödeme yapması zorunludur.

bir beyanda bulunmasının ilerleyen süreçlerde yetersiz kalabileceğini vurguluyor. Gonce'ye göre; varsa banka lehine rehin hakkı, takas, mahsup veya önceki hacizlerin açıkça icra dosyasına bildirilmesi, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararları doğrultusunda geçerli bir hukuki savunma kalkanı oluşturuyor.
MENFİ TESPİT DAVASI DEVREYE GİRER
İcra hukukunda teknik bir terim olan Menfi Tespit Davası, bir kişinin iddia edilen borcun gerçekte var olmadığını (kendi zimmetinde bulunmadığını) ispatlamak amacıyla açtığı spesifik bir tespit davasıdır. 89/1 ve 89/2 ihbarnamelerine yasal süresi içinde itiraz edilmeyip sürecin 89/3 haciz ihbarnamesi aşamasına gelmesi halinde, bu davanın açılması yasal bir mecburiyet halini alır. Üçüncü kişinin tebligatı aldıktan sonraki 15 günlük süre içinde icra mahkemelerinde bu davayı açmaması, hukuken asıl takip borçlusu konumuna geçmesine neden olur. Bu durum, üçüncü kişinin gerçekte borçlu olmadığı bir tutarın kendi zimmetinde sayılması gibi ağır bir neden-sonuç ilişkisini doğurur.

89/1 İHBARNAMESİNE İTİRAZ EDİLMESİNE RAĞMEN 89/2 GELİRSE NE YAPMALI?
İtirazın icra müdürlüğü dosyasına yasal süresinde girip girmediği tebliğ mazbatası ve dilekçeler üzerinden derhal teyit edilmelidir. Eğer yasal sürede yapılan itiraza rağmen icra işlemleri devam ettirilip yeni ihbarname gönderilmişse, icra hukuk mahkemesinde şikayet yoluyla işlemin iptali talep edilebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre, takip borçlusu ile üçüncü kişi arasında mevcut ve devamlılık gösteren somut bir hukuki ilişki bulunmuyorsa, herhangi bir ilişkiye dayanmayan soyut "doğacak her türlü alacak" şeklindeki haciz talepleri hukuken sorun oluşturabilmektedir.
TEBLİGAT GÖRÜNMEZDEN GELİRSE NE OLUR?
Tebligatı görmezden gelmek ve cevapsız bırakmak en tehlikeli senaryodur. Borcunuz olmadığını bilseniz dahi hukuki sürecin süreler üzerinden yürüdüğünü unutmamalı; 7 günlük süre içerisinde somut hukuki gerekçelerle mutlaka itirazınızı sunmalısınız.
